10 Kasım

Saat 9’u 5 geçe
Atam Dolmabahçe’de
Gözlerini kapamış
Bütün dünya ağlamış
***
Doktor, doktor, baksana
Lambaları yaksana
Atam elden gidiyor
Çaresine baksana

Yukarıdaki iki kıtalık şiiri kaç yaşında ezberlediğimi bilmiyorum. Ancak halen aklımda çakılı. Bilmediğim bir başka şey de, kaç kez saat 9’u 5 geçe saygı duruşunda durduğum.


10 kasım atatürk

Bir gerçek var ki, Atatürk’ü anma gününü onun arzusuna göre yaşıyoruz. Zira o, kesinlikle doğum günüyle anılmak istemezdi.

‘Atatürk’ün Yanı Başında’ başlıklı kitaptan alıntılamak isterim:

Herkes Atatürk’ün nüfus kağıdında doğduğu gün ve ay neden yok diye biz de merak ederdik. Sofra Şefimiz İbrahim bunun sebebini bana şöyle anlatmıştı. Bir gün sofrada Münir Hayri Egeli Bey anlatmış, o da bize intikal ettirmişti. Atatürk yeni nüfus kağıdını alırken özelikle ayı ve günü kendi yazdırtmamış ve şöyle demiş: “Beni öldüğüm günle hatırlasınlar, doğduğum günü, ayı bilirlerse doğum günü falan filan yaparlar, beni padişaha benzetirler, istemem” demiş. İşte doğduğu gün ve ayı da bu sebeple nüfus kağıdına yazdırtmamıştır. (*)

Atatürk’ün insani yönlerini ve farklı konulardaki düşüncelerini merak edenleriniz olabilir. Sizler için yukarıdaki alıntı için de faydalandığım ‘Atatürk’ün Yanı Başında’ isimli eseri tavsiye ederim. Kurucumuzun 12 yıl boyunca Çankaya Köşkü’nde kütüphanecisi olarak çalışmış olan Nuri Ulusu’nun hatıratını içeren kitap gerçekten de çok renkli.

atatürk nüfus cüzdanı

Ulu önderin edebiyattan Türk dili çalışmalarına, tarihten dine, Cumhuriyet Bayramlarından inkılaplara, tatbikatlardan yurtiçi seyahatlerine, ağırlanan yabancı devlet adamlarından şahsi özelliklerine kadar birçok hususta pek de rastlayamayacağınız bilgilere bu kitap sayesinde ulaşabilirsiniz.


10 Kasım’da Bir Temenni

Bugün yine milyonlarca insan sabah saat 09:05’te bir dakikalığına saygı duruşunda duracak. Kısmen de olsa hayat Türkiye Cumhuriyeti’nde donacak. Toplumsal hafızamız için bu toplu halde yapılan anma geleneğini önemsiyor ve ilelebet geleceğe taşınmasını ümit ediyorum.

Ancak yine de bir dileğimi dile getirmek istiyorum. Her ne kadar saygı duruşu sırasında hayat kısmen duruyor olsa da, aksamaması gereken faaliyetlerin sürekli olacağını da aklımızdan çıkartmayalım. Özellikle ana arterler ve otobanlardaki trafik aksadığından, acil durum araçları zor durumda kalabilirler.

Trafikte temel eksiklerimizden biri, emniyet şeridinin acil durumlarda ambulanslar için tahsis edildiğini sanmamızdır. Esasında emniyet şeritleri, zorda kalan veya acil bir durumda durmak zorunda kalan araçların güvenliği içindir.

Ambulansların ve diğer acil durum araçlarının kullanması gereken ise, kurtarma şerididir. Kurtarma şeridi, yollarda en sol şerit ile onun hemen yanındaki şeritte seyir halinde olan araçların birbirlerinden biraz uzaklaşarak açtıkları ve şerit çizgisi üzerinde oluşturulan bir geçici yoldur.

Şüphesiz, bugünkü saygı duruşunda bu temennim gerçekleşmeyecek. Ancak umarım ki bir gün, kurtarıcımızın anıldığı gün esas alınarak toplumsal bilincimiz yükseltilerek hem kurtarma şeridi mefhumu topluma kazandırılacak hem de her kurtarma şeridi açıldığında kurtarıcımızı yeniden yad etme imkanı bulacağız.


Kaynak: Atatürk’ün Yanı Başında, Nuri Ulusu’nun Hatıraları, Derleyen: Mustafa Kemal Ulusu, Doğan Egmont Yayıncılık ve Yapımcılık Tic. A.Ş.

10 Kasım 1938’de dünya gazetelerinde manşetler: Bir milleti ayağa kaldıran kahraman