Özkan Uğur hayatını kaybetti

Daha önce üç kez lenf kanserini yenen ancak geçtiğimiz aylarda tekrar kansere yakalanan ve yoğun bakımda tedavi gören sanatçı Özkan Uğur hayatını kaybetti. Yaklaşık bir aydır gördüğü tedaviye cevap vermeyen sanatçı, 69 yaşında hayata veda etti.

Özkan Uğur

Yaklaşık bir aydır yoğun bakımda tedavi gören ve solunum cihazına bağlı olarak hayatını sürdüren sanatçı Özkan Uğur hayatını kaybetti. Mazhar-Fuat-Özkan (MFÖ) grubunun üyesi olan Uğur, 69 yaşındaydı.

Sanatçının hayatını kaybettiğini Sağlık Bakanı Fahrettin Koca duyurdu. Koca, “Sevgili Özkan Uğur’u kaybettik. Her kulak verene dost ve kaynağı gönül olagelen bu sesi unutmayacağız. Çok üzgünüz. Kendisine Allah’tan rahmet, ailesine ve sevenlerine başsağlığı diliyorum” açıklamasını yaptı.


Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, sanatçının sevenlerine ve ailesine başsağlığı dilediği mesajında, “Bugün vefat haberini aldığımız, müzik alanında Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü sahibi olan, ülkemizin sevilen ses ve sinema sanatçısı Özkan Uğur’a Allah’tan rahmet niyaz ediyor; ailesine, sevenlerine ve tüm sanat camiamıza başsağlığı diliyorum” dedi.

Özkan Uğur kimdir?

17 Ekim 1953’te İstanbul’da dünyaya gelen Özkan Uğur, ilkokulda mandolinle tanıştı. Müzik hayatına 1970 yılında birçok ünlü ismin de zaman zaman yer aldığı Şerif Yüzbaşıoğlu Orkestrası’nda başladı. 1971 yılında Kızıltoprak’ta tanıştığı Mazhar Alanson ve Fuat Güner ile ilk grubu Kaygısızlar’la profesyonel bas gitaristliğe başladı. O dönem Sadık Kuyaş da grupta bas gitaristlik yapmaktaydı. Bir süre beraber çaldıktan sonra Kuyaş gruptan ayrıldı ve Uğur grubun tek bas gitaristi oldu.

Kaygısızlar’ın dağılmasından sonra 1972 yılında Barış Manço’nun kendisine eşlik etmesi için kurduğu rock grubu Kurtalan Ekspres adlı grubun ilk kadrosunda yer aldı ve Ankara Dedeman’daki ilk konserde yer aldı. İlk plaklarından sonra Barış Manço askere gitti. Grup bir süreliğine dağılınca Özkan Uğur, Aydın Çakuş ve Nur Yenal ile birlikte Ter grubunu kurdu. Grup, o dönem kendi grubunu dağıtmış Erkin Koray ile birleşti ve 1972 yılında “Hor Görme Garibi / Züleyha” 45’liğini çıkardı.

Barış Manço’nun askerden dönmesiyle Özkan Uğur tekrar Kurtalan Ekspres’e döndü. 1973-1974 yılları arasında bu grupla çalıştı. 2 plak kaydında yer aldı. 1974 yılında gruptan ayrıldıktan sonra bu dönemden eski arkadaşları Mazhar – Fuat’ın hazırladığı stüdyo albümünde de bas çaldı. Kurtalan Ekspres’e 1976 yılında kısa süreli bas gitarist, 1978’de bir Anadolu turnesi için de gitarist olarak grupta yer aldı.

1974 yılında Kurtalan Ekspres’ten arkadaşı Murat Ses ile bir süre Edip Akbayram’ın Dostlar Orkestrası’nda yer aldı. Ancak müzikal anlaşmazlıklardan dolayı ayrıldı. Anadolu Rock’ın başka bir ünlü ismi olan Ersen ve Dadaşlar grubuna Taner Öngür’ün yerine bas gitara geçti. Üç 45’likten sonra dönemin siyasi koşulları nedeniyle Ersen Dinleten ile Dadaşlar’ın yolları ayrıldı. Özkan Uğur bir süre daha Dadaşlar’da kaldı ve Selda Bağcan ile “Selda ve Dadaşlar” adıyla çıkan Türkülerimiz LP’sinde bas gitar çaldı. 1976 yılında Seyhan Karabay ve Kardaşlar grubunun bir 45’liğinde yer aldı.

1976’da yine Fuat Güner ve Mazhan Alanson ile İpucu Beşlisi’ne geçti. Bir 45’lik yayımlayıp, Seyyal Taner ile çalıştılar. Grubun dağılmasıyla 1978 yılında Galip Boransu ve Cengiz Teoman ile Grup Karma’yı kurdu. Bu grup ile katıldıkları 1978 Türkiye Eurovision elemelerinde bestesi Galip Boransu’ya ait “İmkansız” adlı şarkıyla dördüncü oldu.


1980’lerin başında Özkan Uğur, Mazhar Alanson ve Fuat Güner, ünlü isimlerin de arkasında çalıp para biriktirdiler.

1980-1983 tarihleri arasında Fuat Güner’le birlikte, Ferhan Şensoy’un “Şahları da Vururlar” ve “Kahraman Bakkal Süpermarkete Karşı” adlı oyunlarında müzisyen ve oyuncu olarak yer aldı.

1984 yılında MFÖ olarak ilk albümleri Ele Güne Karşı Yapayalnız ile şöhreti yakaladılar. 1985 yılında Diday Diday Day ve 1988 yılında Sufi şarkısı ile olmak üzere iki kez Türkiye’yi Eurovision’da temsil etmiştir.

Özkan Uğur, MFÖ’de bas gitar çalarken, aynı anda inanılmaz zor derecedeki vokalleri tenor ses rengi ile başarıyla icra etmektedir. Ayrıca sanatçının hiçbir anlama gelmeyen sözlerle yaptığı şarkılar bulunmaktadır. Yayınladıkları birçok şarkıda besteciliğiyle dikkat çekti. “Lay Lili Lili Lay”, “Mecburen”, “No Problem”, “New York Sokaklarında” gibi şarkıların bestesinde yer almış, “Hep Aynı” şarkısının bas performansıyla dikkat çekmiştir. “Bazen”, “Amanın Aman”, “O Neydi O” gibi bestelerinin vokalinde de yer almıştır. “Ali Desidero” ve “İdare Edip Gidiyoruz” şarkılarında ses rengini değiştirerek vokalle düet yapmıştır.

Özkan Uğur’un oyunculuktaki başarısı

Müzik dünyasında olduğu kadar sinema dünyasında da başarısını kanıtlayan Uğur, 1996 yılında Yavuz Turgul’un yönettiği, Şener Şen ve Uğur Yücel’in başrollerini paylaştığı Eşkıya filminde rol aldı. 1998-2001 yılları arasında atv’de yayınlanan İkinci Bahar dizisinde zabıta rolünde oynadı. Komser Şekspir filminde Yeter Anne, Alacakaranlık ve Cennet Mahallesi dizilerinde rol aldı. G.O.R.A. filminde Garavel rolünde, A.R.O.G. filminde ise Dimi rolünde oynadı.

2009 yapımı olan Yahşi Batı filminde de Kızılderili şefi Kızılkayalar rolüyle beyazperdede Cem Yılmaz’a eşlik etti. 2010 yılında başlayan Türk Malı dizisinde oynadı. 2014 yılında Pek Yakında filminde Ejder rolüyle beyazperdeye bir kez daha çıktı.


Aysun Aslan Uğur ile evli olan Özkan Uğur’un Alişan adında bir oğlu bulunuyor.

Gündem – Kültür Sanat


Editor
Haber Merkezi ▪ İndigo Dergisi, 18 yıldır yayın hayatında olan bağımsız bir medya kuruluşudur. İlkelerinden ödün vermeden tarafsız yayıncılık anlayışı ile çalışmaktadır. Amacı; gidişatı ve tabuları sorgulayarak, kamuoyu oluşturarak farkındalık yaratmaktır. Vizyonu; okuyucularında sosyal sorumluluk bilinci geliştirerek toplumun olumlu yönde değişimine katkıda bulunmaktır. Temel değerleri; dürüst, sağduyulu, barışçıl ve sosyal sorumluluklarının bilincinde olmaktır. İndigo Dergisi, Türkiye’nin saygın İnternet yayınlarından biri olarak; iletişim özgürlüğünü halkın gerçekleri öğrenme hakkı olarak kabul etmekte; Basın Meslek İlkeleri ve Türkiye Gazetecileri Hak ve Sorumluluk Bildirgesi’ne uymayı taahhüt eder. İlaveten İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’ni benimsemekte ve yayın içeriğinde de bu bildiriyi göz önünde bulundurmaktadır. Buradan hareketle herkesin ırk, renk, cinsiyet, dil, din, siyasi veya diğer herhangi bir milli veya içtimai menşe, servet, doğuş veya herhangi diğer bir fark gözetilmeksizin eşitliğine ve özgürlüğüne inanmaktadır. İndigo Dergisi, Türkiye Cumhuriyeti çıkarlarına ters düşen; milli haysiyetimizi ve değerlerimizi karalayan, küçümseyen ya da bunlara zarar verebilecek nitelikte hiçbir yazıya yer vermez. İndigo Dergisi herhangi bir çıkar grubu, örgüt, ideoloji, politik hiçbir oluşumun parçası değildir.