Ana Sayfa Psikoloji Tetiklenen psikolojik travma sonucu neler yaşanabilir?

Tetiklenen psikolojik travma sonucu neler yaşanabilir?

Psikolojik travma, özellikle de afet kaynaklı psikolojik travma, kısa sürede kolayca ortadan kalkacak bir şey değildir ve toplumun büyük bir kesimini etkiler.

psikolojik travma

Deprem travmasına yönelik yürütülen psikososyal destek çalışmalarında, akut dönemde destek hizmetleri oldukça yaygın olsa da sonrasında bu desteklerin zamanla azalmakta ve ortalama 6 ay içinde tamamen kesilmekte olduğunu belirten Hidoctor Uzman Klinik Psikoloğu Gizem Konuş, “Bir anda sağlanan psikolojik destek sonrası sistematik bir desteğin sürmemesi travma etkilerini daha da yıkıcı hale getirebilir.” diyor.

15.08.2023 Afet kaynaklı psikolojik travmaların üstesinden gelmek için 2 yıla kadar devam edebilen uzun süreli bir müdahale gerekir. Bu nedenle tedaviye iyi bir planlamayla başlamak önemlidir. Genelde doğal afet travmasına yönelik destek çalışmalarında, travma sonrası dönemde destek hizmetleri oldukça yaygındır. Fakat bu desteklerin zamanla azaldığı ve ortalama 6 ay içinde tamamen kesildiği görülmektedir. Travma akabinde sağlanan psikolojik desteğin sürmemesi, travma etkilerini daha zorlayıcı hale getirebilir.

Afet kaynaklı gelişen psikolojik travmaların sadece afet bölgesinde yaşayan insanları değil toplumu da etkilediğini belirten HiDoctor Uzman Klinik Psikoloğu Gizem Konuş “Türkiye’de yaşayan çoğu kişi bir şekilde deprem korkusunu ve acısını tattı. Deprem olan şehirlerde yaşamayanlar bile sanki deprem kendi şehirlerinde olmuşçasına tepki verdiler. Bu maalesef depremin toplumumuz için bir “kolektif travma” haline geldiğine işaret ediyor. Afet görüntülerini, haberlerini ekranlarda izleyerek dehşete kapılan pek çok insanın travma yaşamış veya travmalarının tetiklenmiş olduğu söylenebilir” diyor.

Toplumda iki ayrı yaklaşım ortaya çıktı

Bir deprem ülkesi olan Türkiye’de insanların deprem korkusuna iki uç yaklaşım geliştirdiğini belirten Konuş, bazı insanların “Her an başıma bir şey gelebilir” korkusuyla hareket ederken, bazılarının da “Benim başıma gelmez” inkarcılığına kapıldığını vurguluyor. Konuş, her iki yaklaşımın altında da çaresizlik hissinin olduğunu söylüyor ve ekliyor:

“Depreme hazır olmak için güvenli binalarda oturmak, güvenli bir şehirde yaşamak gibi bazı gereksinimler var. Biz de gelişmekte olan bir ülke olarak hazırlıksız hissettiğimiz için toplumca çaresizliğe kapılıyoruz. Bu çaresizlik duygusuyla başa çıkmanın yolu da inkardan ya da her an bir koruma kalkanı oluşturma çabası içinde olmaktan geçiyor. Birbirinden taban tabana farklı bu tepkiler, çaresizlik duygusu ile baş etmek için ortaya çıkan uç davranışlar.”

Bilgilenin, önlem alın, kontrolünüzü kaybetmeyin

“Deprem korkusu yaşayanların, bütün bu belirsiz, sisli atmosfere rağmen, birey olarak yapabileceği bir şeyler var” diyen Konuş, “Durum ne kadar kötü olursa olsun, şartlar ne kadar ağır olursa olsun umut ve çözüm her zaman mümkündür. En çaresiz, en sıkışmış ortamlarda bile içindeki ‘kontrol hissini’ uyandırabilirseniz travmatize olmazsınız. Çevresel şartlar ne kadar çetin olursa olsun önemli olan insanın içindeki o kontrol hissini pekiştirmesidir. Bunun yolu da kendini güvende hissetmekten ve bilgilenmekten geçer. Bilgi güçtür. O yüzden binalar değiştirilemiyorsa bile, yaşadığınız ortam içerisinde deprem çantası hazırlamanız, nerede yaşam üçgeni kuracağınızı belirlemeniz güvende hissettirmeyi sağlayabilir” diyor.

Deprem korkusu travma sonrası stres bozukluğuna yol açıyor!

Editor
İndigo Dergisi Editör – Haber Merkezi, 2005 yılından bu yana yayında olan bağımsız dijital medya kuruluşu İndigo Dergisi'nin (indigodergisi.com) haber ve güncel içerik ekibidir. İstanbul merkezli ekip, gündem, ekonomi, sağlık, bilim, teknoloji ve yaşam alanlarında araştırmaya dayalı haberler, açıklayıcı içerikler ve rehberler hazırlar. "Editör" imzasıyla bugüne kadar 26.500’ü aşkın içerik yayımlanmıştır. "Editör" imzası tek bir kişiyi değil, İndigo Dergisi Yazı İşleri bünyesinde çalışan editör ekibini temsil eder. Bu imzayla yayımlanan her içerik araştırma, yazım, doğrulama ve editoryal kontrol aşamalarından geçer ve ortak bir ekip çalışmasının ürünüdür. Ekip, Yönetici Editör ve yayın yönetimi altında çalışır. Editör – Haber Merkezi, okurun kararlarını doğrudan etkileyebilecek sağlık, beslenme ve finans konularında ek özen gösterir. Bu alanlardaki içerikler güncel bilimsel verilere ve resmi kaynaklara dayanır. İndigo Dergisi hiçbir siyasi parti, ideoloji, dini oluşum ya da çıkar grubuyla bağlantılı değildir. Editör Masası, Basın Konseyi'nin Basın Meslek İlkeleri'ne uymayı taahhüt eder. Türkiye Gazeteciler Cemiyeti'nin Türkiye Gazetecileri Hak ve Sorumluluk Bildirgesi'ni ve İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi'ni benimser. Irk, renk, cinsiyet, dil, din, siyasi görüş, köken ya da ekonomik durum gözetmeksizin herkesin eşitliğini esas alır. Ayrımcı ve yanıltıcı içeriğe yer vermez. Köşe yazılarındaki görüşler yazarlarına aittir; Editör Masası habere ve bilgiye dayalı içeriklerden sorumludur.