Kolon kanseri çoğu zaman erken evrede hiçbir belirti vermeden ilerliyor; belirtiler ortaya çıktığında hastalık ilerlemiş olabiliyor. Kalın bağırsağın iç yüzeyinde gelişen poliplerin yıllar içinde kanserleşmesiyle ortaya çıkan bu hastalık, düzenli taramalar sayesinde henüz başlangıç aşamasındayken durdurulabiliyor. Uzmanlar, risk grubundaki bireylerin belirti beklemeden taramaya katılması gerektiğini vurguluyor.
Türk Kanser Derneği Sağlık Direktörü Ezgi Polat ile 1-31 Mart Kolon Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında açıklama yapan Memorial Şişli Hastanesi Gastroenteroloji Bölümü’nden Prof. Dr. Erdem Akbal, erken tanının önemine dikkat çekti.
Kolon kanseri sessiz ilerliyor
Ezgi Polat, “Kanserle mücadelede en güçlü araç tedavi değil, zamanında harekete geçmektir. Çünkü bazı kanser türleri sessiz ilerler. Kişi hiçbir belirti hissetmezken risk büyümeye devam edebilir. Kolon kanseri bu açıdan özel bir dikkat gerektirir” diyor. Polat’a göre hastalık çoğu zaman aniden ortaya çıkmıyor, yıllar içinde gelişiyor: “Bağırsakta oluşan küçük polipler, kontrol edilmediği takdirde zamanla kansere dönüşebilir. Oysa düzenli taramalar sayesinde bu süreç henüz başlangıç aşamasındayken durdurulabilir.”
Prof. Dr. Erdem Akbal da kolorektal kanserlerin büyük çoğunluğunun adenomatöz poliplerden geliştiğini belirtiyor. Adenom-karsinom sekansı olarak tanımlanan bu süreç genellikle 5-10 yıllık bir zaman dilimini kapsıyor. Akbal’a göre bu biyolojik süreç, hastalığın tarama programlarıyla erken evrede saptanmasına, hatta kanser öncesi lezyon aşamasında önlenmesine olanak tanıyor. Poliplerle ilgili ayrıntılar için kolon polipleri ve kolonoskopi yazımıza da göz atabilirsiniz.
Hangi belirtiler hastalığın ilerlediğini gösterebilir?
Polat, erken evrede hastalığın çoğunlukla belirti vermediğine dikkat çekiyor: “Dışkıda kan, uzun süren kabızlık ya da ishal atakları, açıklanamayan kilo kaybı, demir eksikliği anemisi ve geçmeyen karın ağrısı gibi belirtiler ortaya çıktığında hastalık ilerlemiş olabilir. Bu nedenle belirtileri beklemek doğru bir yaklaşım değildir.” Prof. Dr. Akbal’ın sıraladığı ileri evre belirtileri de benzer:
- Dışkılama alışkanlığında değişiklik
- Rektal kanama
- Demir eksikliği anemisi
- Karın ağrısı
- Açıklanamayan kilo kaybı
Kolon kanseri riskini artıran 7 faktör
Prof. Dr. Akbal’a göre kalın bağırsak ve rektum kanserleri ailesel, genetik geçişli ve rastlantısal olarak üç sebeple ortaya çıkıyor; genetik ve çevresel faktörler birlikte rol oynuyor. Ailesinde birden fazla kalın bağırsak kanseri olanlarda ve kolonoskopide 1 cm’den büyük, yüksek derecede farklılaşma gösteren polip saptananlarda diğer aile bireylerinin riski de artıyor. Akbal’ın sıraladığı başlıca risk faktörleri şunlar:
- 45 yaş ve üzeri olmak
- Ailede kolorektal kanser öyküsü
- Obezite ve metabolik sendrom
- Hareketsiz (sedanter) yaşam
- Liften fakir, kırmızı ve işlenmiş etten zengin beslenme
- Sigara ve aşırı alkol tüketimi
- İnflamatuvar bağırsak hastalıkları
Ezgi Polat da hareketsiz yaşamı, liften fakir beslenmeyi, obeziteyi, tütün ürünlerini ve düzenli alkol kullanımını risk faktörleri arasında sayıyor: “Bu faktörler bir araya geldiğinde risk daha da artmaktadır.”
Kolon kanseri taramasında yaş: 50 mi, 45 mi?
Ezgi Polat, Türkiye’de vakaların yüzde 85’e yakınının 50 yaş ve üzerindeki bireylerde görüldüğünü, tanı konan hastaların ortalama yaşının ise 58-61 aralığında olduğunu belirtiyor. Polat’a göre ailesinde bu hastalık öyküsü bulunanlarda risk daha erken yaşlarda başlayabiliyor.
Prof. Dr. Akbal ise son yıllardaki çalışmaların hastalığın görülme yaşının giderek daha erken yaş gruplarına kaydığını ortaya koyduğunu hatırlatıyor: “Bu nedenle birçok uluslararası kılavuz, ortalama riskli bireylerde tarama başlangıç yaşını 45 olarak güncellemiştir.” Akbal’a göre bu yaklaşım, erken başlangıçlı vakalardaki artışa karşı koruyucu bir strateji.
Kolonoskopi hem teşhis hem tedavi sağlıyor
İki uzman da kolonoskopinin taramada altın standart olduğu görüşünde. Polat, “Kısa sürede tamamlanan bu işlem sırasında saptanan poliplerin çıkarılması, kanser gelişimini büyük ölçüde engelleyebilmektedir. Erken evrede yakalanan vakalarda tedavi başarısı oldukça yüksektir. Tarama bir tercih değil, sorumluluktur” diyor.
Akbal’a göre aynı işlem sırasında poliplerin çıkarılabilmesi, kolonoskopinin önleyici etkisinin temelini oluşturuyor. Normal bir kolonoskopi sonrasında ortalama riskli bireylerde genellikle 10 yıl arayla tekrar öneriliyor; bu süre bireysel risk faktörlerine ve saptanan lezyonların özelliklerine göre değişebiliyor.
Erken evrede sağkalım yüzde 90’ın üzerinde
Polat, Türkiye’de kolorektal kanserin en sık görülen ilk 5 kanser türü arasında yer aldığını söylüyor. 50-70 yaş arası hedef nüfusta tarama katılım oranı bölgesel farklılıklarla birlikte yaklaşık yüzde 25-40 aralığında bildiriliyor ve bu oran istenen düzeyin altında kalıyor; önerilen aralıklarla kolonoskopi yaptırma oranı ise bunun da altında. Polat, “Erken evrede (Evre I) saptanan kolorektal kanserde 5 yıllık sağkalım oranı %90’ın üzerindeyken, ileri evrelerde bu oran belirgin şekilde düşmektedir” diyor. Akbal’a göre ileri evrede saptanan hastalıkta bu oran yüzde 15’lere kadar düşebiliyor.
Riski azaltmak için neler yapılabilir?
Polat’ın önerileri şöyle:
- Haftada en az 150 dakika fiziksel aktivite
- Liften zengin ve dengeli beslenme
- Sağlıklı kilo kontrolü
- Tütün ve tütün ürünlerini kullanmamak
- Alkol tüketimini sınırlamak
Polat, 50 yaş ve üzerindeki bireylerin herhangi bir belirti beklemeden en yakın sağlık kuruluşuna başvurarak genel cerrahi ya da gastroenteroloji uzmanından randevu almasını ve tarama amacıyla kolonoskopi talep etmesini öneriyor. Türk Kanser Derneği, risk grubundaki bireylere ücretsiz tarama olanakları hakkında da bilgi veriyor. Akbal da ailesinde kanser öyküsü olanların hiçbir belirti beklemeden hekim önerisiyle kolonoskopi yaptırmasının, 45 yaşını dolduran herkesin ise tarama programına katılmasının yaşam kurtarıcı olduğunu vurguluyor.
Polat sözlerini şöyle tamamlıyor: “Kanserle mücadelede korku değil, bilinç yol gösterici olmalıdır. Geç kalınmış bir teşhis yerine, zamanında yapılmış bir tarama hayat kurtarır.”
Kolon kanseri hakkında sık sorulan sorular
Kolon kanseri belirti verir mi?
Erken evrede çoğunlukla belirti vermiyor. Dışkıda kan, dışkılama alışkanlığında değişiklik, açıklanamayan kilo kaybı, demir eksikliği anemisi ve karın ağrısı genellikle hastalık ilerlediğinde ortaya çıkıyor.
Taramaya kaç yaşında başlanmalı?
Türk Kanser Derneği’nden Ezgi Polat 50 yaş ve üzerini vurguluyor; Prof. Dr. Erdem Akbal’a göre birçok uluslararası kılavuz ortalama riskli bireylerde başlangıç yaşını 45’e çekti. Ailesinde kolorektal kanser öyküsü olanlarda tarama daha erken başlayabiliyor.
Kolonoskopi ne sıklıkla yapılmalı?
Prof. Dr. Akbal’a göre normal bir kolonoskopi sonrasında ortalama riskli bireylerde genellikle 10 yıl arayla tekrar öneriliyor; bu süre kişisel risk faktörlerine göre değişebiliyor.
Görüş: Ezgi Polat, Sağlık Direktörü, Türk Kanser Derneği; Prof. Dr. Erdem Akbal, Gastroenteroloji, Memorial Şişli Hastanesi
Kaynaklar









