Kulak kaşıntısı çoğu kişi tarafından basit ve geçici bir rahatsızlık olarak görülse de bazı durumlarda altta yatan önemli sağlık sorunlarının habercisi olabiliyor. Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Murat Topdağ, özellikle uzun süre devam eden kaşıntının dikkate alınması gerektiğini vurguluyor: “Kulak kaşıntısı basit bir kuruluk ya da alerji kaynaklı olabileceği gibi, mantar enfeksiyonları, egzama, kulak yolu iltihapları hatta bazı sistemik hastalıkların da belirtisi olabilir.”
Kulağı yabancı cisimle kaşımak risk yaratıyor
Topdağ’a göre kulak kaşıntısı toplumda oldukça yaygın; ancak pek çok kişi bunu önemsemeyip kulak çubuğu, kürdan ya da saç tokası gibi cisimlerle kulağını kaşımaya çalışıyor: “Kulak kanalı çok hassas bir yapıya sahiptir. Sert veya sivri cisimlerle kulağı kaşımak hem kulak kanalının tahriş olmasına hem de enfeksiyonların gelişmesine zemin hazırlar.” Doğru temizlik için kulak kiri nasıl temizlenmeli yazımıza da göz atabilirsiniz.
Kulak kaşıntısının en sık nedenleri
Mantar enfeksiyonları
Uzmanlara göre en sık nedenlerden biri kulak yolu mantar enfeksiyonları. Özellikle yaz aylarında deniz ve havuz kullanımıyla kulak kanalındaki nem artıyor ve mantarlar için uygun ortam oluşuyor. Kaşıntıya genellikle dolgunluk hissi, akıntı ve bazen işitmede azalma eşlik ediyor. Erken tedavi edilmezse enfeksiyon ilerleyebiliyor. Korunma yolları için kulak mantarını önlemek için 6 kural yazımızı da okuyabilirsiniz.
Kulak egzaması
Özellikle alerjik bünyeli kişilerde kulak kanalındaki derinin kuruması ve pullanması kaşıntıya neden olabiliyor; kaşıdıkça tahriş artıyor. Topdağ, “Kulak egzaması olan hastalar kulaklarını sürekli kaşıma eğiliminde olur. Bu durum deri bariyerini bozarak enfeksiyon riskini artırabilir” diyor.
Kulak kiri birikimi
Kulak kiri (serumen) aslında kulağı koruyan doğal bir salgı. Fazla biriktiğinde ise dolgunluk hissi, kaşıntı ve işitme azalmasına yol açabiliyor. Topdağ, kulak çubuğunun kiri dışarı çıkarmak yerine daha derine itebileceğini, temizliğin hekim tarafından yapılması gerektiğini vurguluyor.
Cilt ve sistemik hastalıklar
Sedef hastalığı ve seboreik dermatit gibi cilt hastalıkları kulak kanalında kaşıntıya neden olabiliyor. Diyabet gibi kronik hastalıklar da kulak enfeksiyonlarına yatkınlığı artırabiliyor. Bu nedenle uzun süre geçmeyen ya da sık tekrarlayan kaşıntılar mutlaka değerlendirilmeli.
Kulak kaşıntısına karşı önlemler
- Kulak içine yabancı cisim sokulmamalı.
- Kulak çubuğu alışkanlığından mümkün olduğunca uzak durulmalı.
- Deniz ya da havuz sonrası kulaklar nazikçe kurulanmalı.
- Kaşıntı uzun süre devam ediyorsa bir kulak burun boğaz uzmanına başvurulmalı.
Kulakta ağrı, akıntı, kötü koku, işitme kaybı ya da baş dönmesi eşlik ediyorsa zaman kaybetmeden doktora gidilmeli; erken teşhis tedaviyi kolaylaştırıyor.
Kendi kendine tedavi sorunu büyütebilir
Topdağ’a göre en sık yapılan hatalardan biri internetten ya da çevreden duyulan yöntemlerle kendi kendine tedavi uygulamak. Kulak damlalarının ya da çeşitli yağların bilinçsiz kullanımı kulak kanalında tahrişe ve enfeksiyonun derinleşmesine yol açabiliyor. “Kulakta kaşıntı küçük bir rahatsızlık gibi görünse de bazen ciddi hastalıkların erken belirtisi olabilir. Bu nedenle özellikle geçmeyen kaşıntıların mutlaka uzman tarafından değerlendirilmesi gerekir.”
Kulak kaşıntısı hakkında sık sorulan sorular
Kulak kaşıntısı neden olur?
Prof. Dr. Murat Topdağ’a göre kuruluk, alerji, mantar enfeksiyonları, egzama, kulak kiri birikimi, sedef ve seboreik dermatit gibi cilt hastalıkları başlıca nedenler arasında.
Kulak çubuğu kullanmak zararlı mı?
Kulak çubuğu kiri dışarı çıkarmak yerine daha derine itebiliyor ve kulak kanalını tahriş edebiliyor; uzmanlar bu alışkanlıktan uzak durulmasını öneriyor.
Kulak kaşıntısında ne zaman doktora gidilmeli?
Kaşıntı uzun sürüyor ya da sık tekrarlıyorsa, ağrı, akıntı, kötü koku, işitme kaybı ya da baş dönmesi eşlik ediyorsa bir kulak burun boğaz uzmanına başvurulmalı.
Görüş: Prof. Dr. Murat Topdağ, Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı
Kaynaklar



