İşitme sağlığı denildiğinde akla genellikle yaşlanma ve yüksek ses geliyor. Oysa uzmanlara göre sesin düzeyi kadar maruz kalınan süre ve sıklık da belirleyici; kulaklıkla uyumak, gürültülü ortamda sesi yükseltmek ya da kulağı pamuklu çubukla temizlemeye çalışmak gibi gündelik alışkanlıklar da riski artırabiliyor. Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Odyoloji Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Yeter Saçlı, 10 Ekim Dünya Odyologlar Günü dolayısıyla işitmeyi tehdit eden alışkanlıkları, gözden kaçabilen belirtileri ve korunma yollarını anlattı.
İşitmenin iletişimin yanı sıra günlük yaşamı güvenli ve bağımsız sürdürebilmenin de temel unsurlarından biri olduğunu hatırlatan Saçlı, “Gürültüden kulaklık kullanımına, bazı kronik hastalıklardan yanlış kulak temizleme alışkanlıklarına kadar pek çok faktör işitme sistemini etkileyebilir. Bu nedenle işitme sağlığını korumak, yalnızca yüksek sesten uzak durmakla değil, günlük yaşam alışkanlıklarının tamamına daha bilinçli yaklaşmakla mümkündür” diyor.
1. İşitme sağlığı için sesin düzeyi kadar süresi de önemli
Gürültülü çalışma ortamları ve kulaklık kullanımı önemli riskler arasında yer alıyor. Ancak Saçlı, ses maruziyetinin birden fazla boyutuyla değerlendirilmesi gerektiğini vurguluyor: “Kişinin yalnızca gürültülü bir ortamda bulunması ya da yüksek sesle kulaklık kullanması tek başına işitme kaybı açısından belirleyici değildir. Çünkü maruz kalınan sesin düzeyinin yanı sıra, maruziyetin süresi ve sıklığı da kritik önem taşır.”
Saçlı, kulaklık kullanırken yapılan bazı tercihlerin de riski büyüttüğü uyarısında bulunuyor: “Kulaklığı gürültülü ortamlarda kullanmak ve gürültüyü bastıracak şekilde sesi yükseltmek veya kulaklıkla uyumak gibi alışkanlıklar da uzun süreli ses maruziyetini artırarak işitme sağlığı açısından risk oluşturabilmektedir.”
2. Gürültüyü bastırmak için kulaklığın sesini yükseltmeyin
Daha güvenli dinleme alışkanlıkları için Saçlı’nın önerisi net: “Günlük kullanımda sesi cihazın maksimum seviyesinin yaklaşık yüzde 60’ının altında tutmak, gürültülü ortamlarda sesi yükseltmek yerine dış sesi izole eden gürültü azaltıcı özellikte kulaklıklar tercih etmek ve dinleme molaları vermek daha güvenli bir yaklaşımdır.”
Günlük hayattaki her gürültünün işitmeye zarar verecek düzeyde olmadığını da belirten Saçlı; saç kurutma makinesi, mutfak aletleri, trafik ya da spor salonundaki müzik gibi seslerin maruziyet koşullarıyla birlikte değerlendirilmesi gerektiğini söylüyor. Gürültünün fazla olduğuna dair ipuçlarını ise şöyle sıralıyor: “Ses kaynağına çok yakın olmak, uzun süre maruz kalmak veya ortamda normal bir konuşmayı sürdürebilmek için sesi yükseltmek zorunda kalmak, gürültü düzeyinin yüksek olduğuna dair önemli bir ipucu olabilir. Gürültülü bir ortamdan çıktıktan sonra kulakta oluşan çınlama, uğultu veya seslerin boğuk gelmesi de maruziyetin fazla olduğuna işaret edebilir.”
3. Bazı ilaçlar ve kronik hastalıklar da işitmeyi etkileyebiliyor
Saçlı’ya göre işitme sistemini etkileyen riskler yalnızca sesle sınırlı değil; bazı ilaçlar ve kimyasallar, baş bölgesine alınan darbeler ve çeşitli hastalıklar da işitme üzerinde olumsuz etki oluşturabiliyor. “Bazı ilaçlar ve kimyasallar işitmenin yanı sıra denge sistemini de etkileyebildiğinden, bu tür risklerin farkında olmak önemlidir” diyen Saçlı, şöyle devam ediyor: “Özellikle diyabet, kalp ve damar rahatsızlıkları ve bazı kronik hastalıklar işitme sistemi açısından ek risk oluşturabilir. İşitme kaybına yol açabilecek risklere maruz kalan kişilerde kronik hastalıkların da bulunması, ortaya çıkan tablonun daha ağır seyretmesine katkıda bulunabilir.”
4. “Duyuyorum ama anlayamıyorum” şikayetini ciddiye alın
Restoran, toplantı veya kalabalık ortamlarda konuşmaları takip etmekte zorlanmak çoğu zaman dikkat dağınıklığına ya da yaşa bağlanıyor. Saçlı ise bunun gözden kaçırılmaması gerektiğini söylüyor: “Bazı kişilerde standart işitme testi normal olduğu halde gürültü içerisinde konuşmayı anlamada belirgin güçlük görülebilir. Bu nedenle ‘duyuyorum ama anlayamıyorum’ şeklindeki bir şikayet, işitme değerlendirmesi açısından önemli bir ipucu olarak kabul edilmelidir.”
5. Kulağı fazla temizlemeye çalışmak zarar verebilir
Kulak hijyeninde en sık yapılan hatalardan biri kulağı fazla temizlemeye çalışmak. Kulak kirinin doğal bir savunma mekanizması olduğunu hatırlatan Saçlı, şu uyarıda bulunuyor: “Pamuklu çubuk veya başka cisimlerle kulak kanalının içine müdahale etmek, kiri daha derine itebildiği gibi kulak kanalında tahriş ve yaralanmaya, hatta kulak zarında hasara yol açabilir. Bilinçsiz damla kullanmak veya kulağı yıkamaya çalışmak da doğru değildir.”
Herhangi bir şikayet yokken kulak kanalını düzenli olarak temizlemenin çoğu zaman gerekli olmadığını belirten Saçlı, “İşitmede azalma, dolgunluk, ağrı, akıntı veya çınlama gibi şikayetler varsa, nedenin gerçekten kulak kiri olup olmadığı değerlendirilmelidir” diyor. Kulakta kaşıntı ve tahrişin olası nedenleri için kulak kaşıntısı yazımıza da bakabilirsiniz.
6. İşitme güçlüğü dinleme yorgunluğuna ve yalnızlaşmaya yol açabiliyor
Saçlı, işitme kaybının etkilerinin sesleri daha az duymakla sınırlı kalmadığını vurguluyor: “Bir konuşmayı anlamak için sürekli daha fazla çaba harcamak, özellikle gürültülü ortamlarda kişide dinleme yorgunluğuna neden olabilir. İletişimde yaşanan güçlükler zamanla sosyal ortamlardan uzaklaşmaya ve kişinin kendisini yalnız hissetmesine de yol açabilir.”
Uzun süre müdahale edilmeyen işitme kaybı ile bilişsel işlevlerdeki değişiklikler ve demans riski arasında ilişki bildirildiğini aktaran Saçlı, bu ilişkinin doğrudan neden-sonuç şeklinde yorumlanmaması gerektiğinin altını çiziyor: “Bu ilişki doğrudan bir neden-sonuç ilişkisi olarak değerlendirilmemekle birlikte, işitme kaybının erken fark edilmesi ve uygun şekilde yönetilmesinin genel yaşam kalitesi açısından önemli olduğu açıktır.”
Saçlı sözlerini şöyle tamamlıyor: “İşitme kaybını beklemek yerine riskleri azaltmak, gürültüden korunmak, kulaklık kullanımını daha bilinçli hale getirmek, kulağa gelişigüzel müdahale etmemek ve işitmeyle ilgili şüpheli durumlarda bir odyologa başvurmak, yaşam boyu işitme sağlığını korumada önemli olacaktır.”
Sık sorulan sorular
Kulaklıkla müzik dinlerken ses ne kadar olmalı?
Dr. Öğr. Üyesi Yeter Saçlı’ya göre günlük kullanımda sesi cihazın maksimum seviyesinin yaklaşık yüzde 60’ının altında tutmak ve dinleme molaları vermek daha güvenli bir yaklaşım.
Kulaklıkla uyumak işitmeye zarar verir mi?
Kulaklıkla uyumak, uzun süreli ses maruziyetini artırdığı için işitme sağlığı açısından risk oluşturabilir.
Kulağı pamuklu çubukla temizlemek doğru mu?
Hayır. Pamuklu çubuk kiri daha derine itebilir, kulak kanalında tahriş ve yaralanmaya, hatta kulak zarında hasara yol açabilir. Şikayet yoksa düzenli temizlik çoğu zaman gerekmez.
İşitme testi normal ama kalabalıkta konuşmaları anlayamıyorum, ne yapmalıyım?
Bu durum önemli bir ipucu olabilir. Standart test normal olsa bile gürültüde konuşmayı anlama güçlüğü yaşanabileceği için bir odyolog tarafından değerlendirilmek gerekir.