Ana Sayfa Kadın PMOS hakkında doğru bilinen 8 yanlış: Polikistik over sendromunun yeni adı

PMOS hakkında doğru bilinen 8 yanlış: Polikistik over sendromunun yeni adı

Üreme çağındaki kadınlarda sık görülen polikistik over sendromu (PCOS) artık yeni bir adla anılıyor: PMOS, yani Poliendokrin Metabolik Over Sendromu. Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi’nden Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Zeynep Yılmaz, hastalığın yalnızca üreme sağlığını değil yumurtalıkları, hormon dengesini ve metabolizmayı da etkilediğini vurguluyor ve PMOS hakkında doğru bilinen 8 yanlışı anlatıyor.

PMOS belirtileri nedeniyle kadın doğum uzmanıyla görüşen kadın hasta

PCOS neden PMOS oldu?

Op. Dr. Yılmaz, isim değişikliğinin hastalığın çok yönlü yapısını daha doğru yansıtmak için yapıldığını söylüyor:

“Hastalığın adı Poliendokrin Metabolik Over Sendromu (PMOS) olarak güncellendi. Bu değişiklikte, yumurtalıklarda görülen oluşumların gerçek kistler olmaması ve hastalığın eski adının düşündürdüğünden çok daha geniş bir tabloyu ifade etmesi etkili oldu.”

İsim değişikliğinin ayrıntıları Amerikan Aile Hekimleri Akademisi’nin (AAFP) değerlendirmesinde de yer alıyor.

PMOS belirtileri neler? 35 günü aşan adet aralıklarına dikkat

Op. Dr. Yılmaz’a göre PMOS’un en sık görülen belirtisi, yumurtlama bozukluğuna bağlı adet düzensizliği:

“Adetlerin 35 günden uzun aralıklarla gerçekleşmesi, yılda sekizden az görülmesi, tamamen kesilmesi ya da yoğun ve öngörülemeyen kanamalar yaşanması bu duruma işaret edebilir. Androjen yüksekliğine bağlı olarak aşırı tüylenme, inatçı akne, ciltte yağlanma ve saçlarda incelme görülebilir.”

Diğer belirtiler şöyle sıralanıyor:

  • Özellikle karın bölgesinde kilo artışı ve kilo vermede güçlük
  • Sık acıkma ve tatlı isteği
  • Boyun, koltuk altı ve kasıklarda koyu renkli, kadifemsi cilt kalınlaşması (insülin direnci belirtisi)
  • Gebe kalmada güçlük
  • Yorgunluk, uyku apnesi, ruh hâli değişiklikleri, anksiyete ve depresyon

Belirtiler kişiden kişiye değiştiği için benzer yakınmaları olanların bir sağlık kuruluşuna başvurması gerekiyor.

Yaşam tarzı değişiklikleri uzun vadeli koruma sağlıyor

Op. Dr. Yılmaz, yaşam tarzı değişikliklerinin PMOS’un gelişiminde önemli rol oynayan insülin direncini kontrol altına almaya yardımcı olduğunu belirtiyor:

“Düşük glisemik indeksli, lif açısından zengin ve dengeli beslenmenin düzenli egzersizle desteklenmesi; insülin duyarlılığını artırıyor, kan şekerini dengeliyor ve hormonları olumlu etkiliyor. Vücut ağırlığının yalnızca yüzde 5-10’unun kaybedilmesi bile adet düzenini ve yumurtlamayı iyileştirebiliyor, androjen seviyelerini düşürerek tüylenme, akne ve saç dökülmesini azaltabiliyor.”

Uzmana göre sağlıklı beslenme ve düzenli egzersiz; tip 2 diyabet, kalp-damar hastalıkları, karaciğer yağlanması ve endometriyum kanseri riskini de azaltıyor. “İlaçlar belirtilerin kontrol altına alınmasına yardımcı olsa da bu alışkanlıkların kazanılması çok daha kıymetli.”

PMOS hakkında doğru bilinen 8 yanlış

1. “PMOS’lu her kadının yumurtalıklarında kist görülür”

Yumurtalıklarda görülen yapılar gerçek kist değil, gelişimini tamamlayamamış foliküllerdir. Bu görünüm her hastada olmaz ve tanı için tek başına belirleyici değildir. Ultrasonda kist görülmemesi, PMOS olmadığı anlamına gelmez.

2. “PMOS yalnızca kilolu kadınlarda görülür”

Kilo artışı yaygın bir belirti olsa da zayıf ya da normal kilolu kadınlarda da PMOS ve insülin direnci gibi metabolik sorunlar görülebilir.

3. “PMOS’tan tamamen kurtulmak mümkündür”

PMOS kronik bir sağlık sorunudur. Tamamen ortadan kalkmasa da ilaç tedavisi ve yaşam tarzı değişiklikleriyle belirtiler kontrol altına alınabilir. Sosyal medyada belirli diyet ya da takviyelerle tamamen iyileşileceği iddialarına temkinli yaklaşılmalı.

4. “PMOS’lu kadınlar çocuk sahibi olamaz”

PMOS gebe kalmayı zorlaştırabilir ancak çocuk sahibi olmaya engel değildir. Birçok kadın doğal yolla ya da yumurtlamayı destekleyen tedavilerle gebe kalabilir.

5. “PMOS’un tek tedavisi doğum kontrol hapıdır”

Doğum kontrol hapları adet düzensizliği ve tüylenmenin kontrolüne yardımcı olsa da tek başına yeterli değildir. İnsülin direnci ve uzun vadeli riskler de göz önünde bulundurularak beslenme ve egzersizi içeren bütüncül bir yaklaşım benimsenmeli.

6. “PMOS yalnızca üreme sağlığını etkiler”

PMOS hormonları ve metabolizmayı da etkileyen çok yönlü bir sorundur. Uzun vadede tip 2 diyabet, kalp-damar hastalıkları, karaciğer yağlanması ve ruh sağlığı sorunlarıyla ilişkili olabilir.

7. “Kilo verirsem PMOS tamamen düzelir”

Vücut ağırlığının yüzde 5-10’unu kaybetmek belirtilerde önemli iyileşme sağlayabilir ama PMOS’u ortadan kaldırmaz; genetik ve hormonal etkenler de rol oynar. Üstelik PMOS kilo vermeyi zorlaştırabildiği için kilo veremeyenleri çaba göstermemekle suçlamak doğru değildir.

8. “Düzensiz adet görmek kesinlikle PMOS demektir”

Adet düzensizliği tek başına tanı için yeterli değildir. Tiroid hastalıkları, stres ve farklı hormonal sorunlar da döngüyü etkileyebilir. Tanı, diğer olası nedenler dışlandıktan sonra konulmalı.

PMOS’un eski adıyla anlatılan belirtileri için polikistik over sendromu belirtileri ve tedavisi yazımıza da göz atabilirsiniz.

PMOS hakkında sık sorulan sorular

PMOS ile PCOS aynı hastalık mı?

Evet. Polikistik over sendromunun (PCOS) adı, hastalığın hormonal ve metabolik yönlerini daha iyi yansıtmak için Poliendokrin Metabolik Over Sendromu (PMOS) olarak güncellendi.

PMOS’ta kilo vermek işe yarar mı?

Op. Dr. Zeynep Yılmaz’a göre vücut ağırlığının yüzde 5-10’unun kaybedilmesi bile adet düzenini ve yumurtlamayı iyileştirebilir, ancak hastalığı tamamen ortadan kaldırmaz.

PMOS’lu kadın hamile kalabilir mi?

Evet. PMOS gebe kalmayı zorlaştırabilir ama engel değildir; birçok kadın doğal yolla ya da tedavi desteğiyle gebe kalabilir.

Kaynaklar:

Polikistik Over Sendromu, anne olmayı engelleyebiliyor!

Editor
İndigo Dergisi Editör – Haber Merkezi, 2005 yılından bu yana yayında olan bağımsız dijital medya kuruluşu İndigo Dergisi'nin (indigodergisi.com) haber ve güncel içerik ekibidir. İstanbul merkezli ekip, gündem, ekonomi, sağlık, bilim, teknoloji ve yaşam alanlarında araştırmaya dayalı haberler, açıklayıcı içerikler ve rehberler hazırlar. "Editör" imzasıyla bugüne kadar 26.500’ü aşkın içerik yayımlanmıştır. "Editör" imzası tek bir kişiyi değil, İndigo Dergisi Yazı İşleri bünyesinde çalışan editör ekibini temsil eder. Bu imzayla yayımlanan her içerik araştırma, yazım, doğrulama ve editoryal kontrol aşamalarından geçer ve ortak bir ekip çalışmasının ürünüdür. Ekip, Yönetici Editör ve yayın yönetimi altında çalışır. Editör – Haber Merkezi, okurun kararlarını doğrudan etkileyebilecek sağlık, beslenme ve finans konularında ek özen gösterir. Bu alanlardaki içerikler güncel bilimsel verilere ve resmi kaynaklara dayanır. İndigo Dergisi hiçbir siyasi parti, ideoloji, dini oluşum ya da çıkar grubuyla bağlantılı değildir. Editör Masası, Basın Konseyi'nin Basın Meslek İlkeleri'ne uymayı taahhüt eder. Türkiye Gazeteciler Cemiyeti'nin Türkiye Gazetecileri Hak ve Sorumluluk Bildirgesi'ni ve İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi'ni benimser. Irk, renk, cinsiyet, dil, din, siyasi görüş, köken ya da ekonomik durum gözetmeksizin herkesin eşitliğini esas alır. Ayrımcı ve yanıltıcı içeriğe yer vermez. Köşe yazılarındaki görüşler yazarlarına aittir; Editör Masası habere ve bilgiye dayalı içeriklerden sorumludur.