Ana Sayfa Psikoloji Sosyal izolasyon sonbaharda nasıl başlar? 4 erken uyarı işareti

Sosyal izolasyon sonbaharda nasıl başlar? 4 erken uyarı işareti

Havalar serinleyip günler kısaldıkça yalnız kalma isteği artabilir; ancak kendine zaman ayırmak ile sosyal izolasyon aynı şey değil. Yazın hareketli temposunun yerini iş, okul ve sorumluluklara bırakmasıyla birlikte sonbaharda pek çok kişi daha fazla içe dönüyor. Peki bu ne zaman bir uyarı işaretine dönüşüyor?

Sonbaharda sosyal izolasyon yaşayan bir kadının evde pencere kenarında tek başına oturması

Erdem Hastanesi Çakmak Şubesi Klinik Psikoloğu Tuğçe R. Tuncel Dursun, yalnız kalma ihtiyacının her zaman olumsuz olmadığını, ancak süresinin ve günlük yaşama etkisinin izlenmesi gerektiğini söylüyor:

“Yalnız kalmak dinlenmek ve zihnimizi toparlamak için sağlıklı bir ihtiyaç olabilir. Ancak bu durum uzuyor, sosyal ilişkileri ve günlük yaşamı etkilemeye başlıyorsa dikkat etmek gerekir.”

Sonbahar ruh halimizi neden etkiliyor?

Dursun’a göre sonbaharın ruh hali üzerindeki etkisi yalnızca havaların değişmesiyle açıklanamıyor. Yaz döneminin ardından değişen yaşam temposu da belirleyici bir rol oynuyor. Bu dönemde kişinin geçmişi değerlendirme, değişimleri düşünme ve kendine daha fazla dönme eğilimi artabiliyor.

Ancak uzman, yalnız kalma ihtiyacının her zaman olumsuz değerlendirilmemesi gerektiğinin altını çiziyor. Sağlıklı içe dönüş ile sosyal izolasyon arasındaki farkı şöyle tanımlıyor:

“Burada belirleyici olan, kişinin istediğinde sosyal yaşamına ve günlük rutinlerine geri dönebilmesidir. İnsanlardan uzaklaşma giderek artıyor ve iş, okul ya da aile yaşamını etkilemeye başlıyorsa sosyal izolasyondan söz edilebilir.”

Sosyal izolasyon nasıl başlar? Dikkat edilmesi gereken 4 işaret

Sosyal izolasyon çoğu zaman bir anda değil, küçük davranış değişiklikleriyle başlıyor. Dursun’un dikkat çektiği önemli işaretler şunlar:

  • İlgi kaybı: Daha önce keyif alınan aktivitelere ilginin azalması
  • Sürekli erteleme: Arkadaş buluşmalarının sürekli ertelenmesi
  • İletişimden kaçınma: Telefon ve mesajlara yanıt vermekten kaçınılması
  • Eve kapanma: Evde kalma isteğinin giderek artması

Uzman, tek tek bu davranışların sorun olmadığını, asıl önemli olanın bunların bir düzene dönüşüp dönüşmediği olduğunu vurguluyor:

“Bir daveti geri çevirmek ya da hafta sonunu evde geçirmek tek başına sorun değildir. Önemli olan bunun giderek bir düzene dönüşüp dönüşmediğidir. Kişinin hayatında kendisine iyi gelen insanlarla kurduğu bağın azalması önemli bir göstergedir.”

Bu konu yalnızca bireysel bir mesele de değil. Dünya Sağlık Örgütü’nün Sosyal Bağlantı Komisyonu verilerine göre dünyada yaklaşık her 6 kişiden 1’i yalnızlık yaşıyor. Konunun küresel boyutunu dünyadaki yalnızlık salgınını ele aldığımız yazıda okuyabilirsiniz.

Kendinize sorun: Dinleniyor muyum, kaçıyor muyum?

İçe kapanma isteği arttığında kişinin kendi davranışlarının nedenini sorgulaması faydalı olabiliyor. Dursun’a göre şu soru önemli bir ayrım sağlıyor:

“Gerçekten dinlenmeye mi ihtiyacım var, yoksa insanlardan uzaklaşmama neden olan başka bir durum mu var?”

Sosyal bağları korumak, sürekli kalabalık ortamlarda bulunmak anlamına gelmiyor. Uzmana göre ruhsal iyi oluş açısından önemli olan, kişinin kendisini güvende ve anlaşılmış hissettiği insanlarla iletişimini sürdürmesi. Yani sosyal izolasyondan korunmak için çok sayıda insanla görüşmek değil, nitelikli bağları canlı tutmak yeterli olabiliyor.

Sonbaharda ruh sağlığını destekleyen 5 küçük adım

Mevsim geçişlerinde iyi hissetmek için yaşam düzenini baştan aşağı değiştirmek gerekmiyor. Dursun, günlük hayata eklenebilecek küçük alışkanlıkların etkili olabileceğini söylüyor:

  1. Gün ışığından yararlanın: Özellikle sabah saatlerinde dışarı çıkın ve mümkünse kısa bir yürüyüş yapın.
  2. Hareketi bırakmayın: Açık havaya çıkamadığınız günlerde kısa egzersizlerle hareket etmeyi sürdürün.
  3. Uyku saatlerinizi koruyun: Hafta içi ve hafta sonu uyku saatleri arasında büyük farklar oluşturmamaya çalışın.
  4. Bağları küçük adımlarla sürdürün: Uzun sosyal programlar yerine bir telefon görüşmesi, kahve ya da kısa bir yürüyüşle sosyal bağlarınızı koruyun.
  5. Size iyi gelene zaman ayırın: Kitap, müzik, hobiler veya yaratıcı faaliyetler gibi uğraşlara yer açın.

Uyku düzeninin mevsimsel ruh hali üzerindeki etkisini merak ediyorsanız kış depresyonu ve uyku düzeni yazımıza da göz atabilirsiniz.

Her sonbahar hüznü depresyon değil: Ne zaman destek almalı?

Enerjinin azalması, daha fazla dinlenme ihtiyacı ya da dönemsel olarak içe dönme isteği tek başına depresyon göstergesi değil. Dursun’a göre burada belirleyici olan, belirtilerin süresi, yoğunluğu ve günlük yaşam üzerindeki etkisi. Uzman, şu belirtilerin dikkate alınması gerektiğini söylüyor:

“Uzun süren çökkünlük, belirgin isteksizlik, hiçbir şeyden keyif alamama, yoğun kaygı, uyku veya iştahta belirgin değişiklikler, sürekli yorgunluk ve günlük sorumlulukları yerine getirmekte zorlanma dikkate alınmalıdır. Değersizlik, yoğun umutsuzluk veya çaresizlik düşünceleri artıyorsa profesyonel destek alınması önemlidir. Kişinin yaşamına son verme veya kendisine zarar verme düşünceleri varsa vakit kaybetmeden profesyonel ve gerektiğinde acil desteğe başvurulmalıdır.”

ABD Ulusal Ruh Sağlığı Enstitüsü (NIMH) de mevsimsel duygudurum bozukluğu rehberinde, belirtileri her yıl aynı mevsimde tekrarlayan depresyon türünün tedavi edilebilir olduğunu belirtiyor.

“Mevsim değişiyor diye kendimizi değiştirmek zorunda değiliz”

Mevsim geçişlerinde yaşanan ruhsal değişimler kişiden kişiye farklılık gösterebiliyor. Dursun, sonbaharda iyi hissetmenin anahtarının uyum ve süreklilik olduğunu hatırlatıyor:

“Mevsim değişiyor diye kendimizi değiştirmek zorunda değiliz. Önemli olan değişen koşullara uyum sağlarken bize iyi gelen alışkanlıkları koruyabilmek. Uyku düzenine dikkat etmek, gün ışığından yararlanmak, hareket etmek ve sosyal bağlarımızı sürdürmek gibi küçük adımlar psikolojik iyi oluşumuz üzerinde önemli bir fark yaratabilir.”

Sık sorulan sorular: sosyal izolasyon ve sonbahar

Yalnız kalmak istemek sağlıksız mı?

Hayır. Yalnız kalmak dinlenmek ve zihni toparlamak için sağlıklı bir ihtiyaç olabilir. Durum uzuyor ve sosyal ilişkileri, günlük yaşamı etkilemeye başlıyorsa dikkat etmek gerekir.

Sosyal izolasyon ile yalnız kalma ihtiyacı nasıl ayırt edilir?

Belirleyici olan, kişinin istediğinde sosyal yaşamına ve günlük rutinlerine geri dönebilmesi. İnsanlardan uzaklaşma giderek artıyor ve iş, okul ya da aile yaşamını etkiliyorsa sosyal izolasyondan söz edilebilir.

Sosyal izolasyonun ilk işaretleri nelerdir?

Keyif alınan aktivitelere ilginin azalması, arkadaş buluşmalarının sürekli ertelenmesi, telefon ve mesajlardan kaçınma ve evde kalma isteğinin giderek artması önemli işaretler arasında.

Sonbahar hüznü depresyon mudur?

Her zaman değil. Enerji düşüklüğü ya da içe dönme isteği tek başına depresyon göstergesi değildir. Belirtilerin süresi, yoğunluğu ve günlük yaşama etkisi belirleyicidir.

Ne zaman profesyonel destek almalıyım?

Uzun süren çökkünlük, hiçbir şeyden keyif alamama, yoğun kaygı, uyku ve iştahta belirgin değişiklikler ya da değersizlik ve umutsuzluk düşünceleri varsa bir ruh sağlığı uzmanına başvurmak önemlidir. Kendine zarar verme düşünceleri varsa vakit kaybetmeden acil destek alınmalıdır.

Görüş: Tuğçe R. Tuncel Dursun, Klinik Psikolog, Erdem Hastanesi Çakmak Şubesi.

Kaynaklar:

Yalnızlık beyni zayıflatıyor: Kortizol artıyor, hafıza zayıflıyor!

Editor
İndigo Dergisi Editör – Haber Merkezi, 2005 yılından bu yana yayında olan bağımsız dijital medya kuruluşu İndigo Dergisi'nin (indigodergisi.com) haber ve güncel içerik ekibidir. İstanbul merkezli ekip, gündem, ekonomi, sağlık, bilim, teknoloji ve yaşam alanlarında araştırmaya dayalı haberler, açıklayıcı içerikler ve rehberler hazırlar. "Editör" imzasıyla bugüne kadar 26.500’ü aşkın içerik yayımlanmıştır. "Editör" imzası tek bir kişiyi değil, İndigo Dergisi Yazı İşleri bünyesinde çalışan editör ekibini temsil eder. Bu imzayla yayımlanan her içerik araştırma, yazım, doğrulama ve editoryal kontrol aşamalarından geçer ve ortak bir ekip çalışmasının ürünüdür. Ekip, Yönetici Editör ve yayın yönetimi altında çalışır. Editör – Haber Merkezi, okurun kararlarını doğrudan etkileyebilecek sağlık, beslenme ve finans konularında ek özen gösterir. Bu alanlardaki içerikler güncel bilimsel verilere ve resmi kaynaklara dayanır. İndigo Dergisi hiçbir siyasi parti, ideoloji, dini oluşum ya da çıkar grubuyla bağlantılı değildir. Editör Masası, Basın Konseyi'nin Basın Meslek İlkeleri'ne uymayı taahhüt eder. Türkiye Gazeteciler Cemiyeti'nin Türkiye Gazetecileri Hak ve Sorumluluk Bildirgesi'ni ve İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi'ni benimser. Irk, renk, cinsiyet, dil, din, siyasi görüş, köken ya da ekonomik durum gözetmeksizin herkesin eşitliğini esas alır. Ayrımcı ve yanıltıcı içeriğe yer vermez. Köşe yazılarındaki görüşler yazarlarına aittir; Editör Masası habere ve bilgiye dayalı içeriklerden sorumludur.