yeni başlık  |  kontrol paneli  |  profil  |  üye olun | indigo dergisi |

İndigo Dergisi Blog » 2008 » Nisan


Gaia - Dünya Senfonisi

Apr 30, 2008 @ 04:54 am by Mehmet Karaarslan

James Lovelock - Gaia Konseri

Sanatçı Sabri Tuluğ Tırpan’ın bu yıl, “Küresel Isınma” ve “Dünya ile Barış” konularına değinmek amacıyla bestelediği “Gaia – Dünya Senfonisi” ile dünyamızın bize anlatmak istediklerini dinlemeye çağırıyor. Bağımsız bilim adamı, çevreci, yazar ve araştırmacı James Lovelock’un öne sürdüğü, konserin bu yılki temasını oluşturan Gaia Hipotezi’ne göre; insanlığın dünyaya verdiği zarar yakın zamanda bir felaket olarak ortaya çıkacak. 2020’de kuraklık ve aşırı iklim değişiklikleri olacak. 2040’da Avrupa ve Pekin çölleşecek, Berlin Bağdat kadar sıcak, Phoenix yaşanamaz olacak. Miami ve Londra deniz seviyesinin yükselmesiyle su altında kalacak. Sel suları çok yeri kaplayacak. Yiyecek kıtlığı milyonlarca insanı göç etmeye zorlayacak.

İnsanlığın bu felaketlerle yüzleşmesi gerektiğine dikkati çekmeyi hedefleyen “Evrenin Onuruna” başlıklı konser, iki bölümden oluşuyor. İlk bölümde; Herbert Boeck yönetimindeki Vienna Jeunesse Orkestrası tarafından, Richard Strauss’un “Don Juan Uvertürü” ve Ludwig van Beethoven’ın “Üçlü Konçerto”su yorumlanacak. Orkestraya solist olarak keman sanatçısı Esen Kıvrak, çellist Çağ Ercağ ve piyano virtüözü Sabri Tuluğ Tırpan eşlik edecek. İkinci bölümde; Sabri Tuluğ Tırpan’ın Gaia Hipotezi’nden etkilenerek bestelediği “Gaia - Dünya Senfonisi”, Özel Alev Okulları Gençlik Korosu eşliğinde izleyicilere sunulacak.

9–10 Mayıs 2008 tarihlerinde saat 20:00’de, Kadıköy Süreyya Operası’nda iki kez sunulacak olan “Evrenin Onuruna” başlıklı konser ayni zamanda Özel Alev Okulları’nın kuruluşunun 10. yılını şereflendiriyor.

Rezervasyon: 0212 292 39 70

TRT Özerkliğini Yitiriyor Mu?

Apr 28, 2008 @ 06:37 am by Mehmet Karaarslan

TRT

Eski Cumhurbaşkanı Sezer’in iki kez veto ettiği ve Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün göreve geldikten sonra onayladığı (yeni) TRT Genel Müdürü İbrahim Şahin, TRT Haber Dairesi’ne AKP’ye yakın medya kuruluşlarından gelen13 kişiyi transfer etti. AKP iktidara geldiğinden beri ne yazık ki TRT’nin özerk yapısı sorgulanır hale geldi.

TRT Genel Müdürü Şahin, AKP’yi destekleyen medya kuruluşlarında çalışan kişileri sözleşmeli olarak TRT Haber Dairesi’ne yerleştirmeye başladı. İşe başlatılan 13 kişinin ortak özelliklerinin Aksiyon, Cihan Haber Ajansı ve Kanal 7 gibi kurumlarda çalışmış olması…

TRT Haber Dairesi’nin Ankara, Erzurum, Trabzon ve Antalya bürolarında kadrosuz muhabir devri ilk kez yaşandı. Zaman gazetesinde editör iken Kültür ve Turizm Bakanlığı Basın Danışmanı olan Ahmet Turan Ayhan’ın ardından bakanlıklardan iki transfer daha gerçekleşti. Aksiyon dergisi eski Ankara Temsilcisi olan Birol Uzunay, Bayındırlık Bakanlığı Basın Müşavirliği’nden sonra TRT’ye geçti.

Geçmişte TGRT, Kanal A gibi kuruluşlarda çalışmış olan ve son olarak Tarım ve Köyişleri Bakanlığı Basın Müşavirliği görevini yürüten Tunç Tuncel de, yatay geçişle TRT’ye geldi. Böylece farklı bakanlıklardaki basın müşavirliği kadrosu TRT kadrosuna geçmek için basamak haline geldi.

İnternet Kanunu ve İfade Özgürlüğü

Apr 26, 2008 @ 09:04 pm by Mehmet Karaarslan

internet kanunu

Biliyorsunuz, internet icat edildiği 1980’lerden bu yana yaşamımızı değiştirdi. Artık bilginin sirkülâsyonu o kadar hızlı ki saat başı haber bültenlerini beklemek yerine bilgisayarımızdan günlük gelişmelerini dakika dakika takip edebiliyoruz. Internet bize ayni zamanda büyük bir ifade özgürlüğü sunuyor. İnternetle ilgili kanun oluşturmak kolay, ancak yürütmesi zor. Çünkü aklimizin alamadığı büyüklükte bir yapıyla karşı karşıyayız. Devletimiz milyonlarca yayını sürekli olarak takip edemeyeceği için bir yayının suç teşkil etmesi için herhangi bir Cumhuriyet Savcılığı’na suç duyurusunda bulunmak gerekiyor.

Son zamanlarda YouTube’un sıkça engellenmesi büyük bir tartışma konusu oldu. Bu arada internet ortamında yapılan yayınların düzenlenmesi ve bu yayınlar yoluyla islenen suçlarla mücadele edilmesi amacıyla oluşturulan kanun yenilendi. (Bkz. Internet Kanunu)

En cok tartisilan konu ise internette ifade ozgurlugu. Uluslararası Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF) örgütü ve Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı’nın (AGİT) 20 Haziran 2006 tarihinde ortaklaşa yapılan bir çalışmayla yayımladığı “İnternet’te İfade Özgürlüğü”ne dair tavsiyeler İfade özgürlüğü kapsamında kalan konulara açıklık getiriyor.

Tavsiyeler şu sorulara yanıt getirmeyi amaçlıyor: İfade özgürlüğü kapsamında kaldığı sürece devletler, İnternet’te içerikleri denetlemeye çalıştıklarında nasıl bir temelde hareket etmeliler? Siteler filtrelenmeli midir? Yoksa, İnternet üzerindeki faaliyet gösteren yayınlar bunun için izin mi almalılar? İnternet’te teknik hizmeti üstlenenlerin sorumluluğu nedir?

RSF ve AGİT’ten altı temel ilke
Tavsiyelerin tüm devletleri ilgilendirdiğini açıklayan RSF, çalışmayı Dünya Bilgi Toplumu Zirvesi’ne de katkı oluşturması amacıyla duyurmuştu. Bildirge, şu altı temel ilkeye dayanıyor:

sınır tanımayan gazeteciler (RSF)

1. İnternet’te bilgi dolaşımını ilgilendiren her düzenleme Evrensel İnsan Hakları Bildirgesi’nin 19. maddesinden tanımlandığı üzere ifade özgürlüğü ilkesini dayanmalıdır.
2. Demokratik ve şeffaf bir toplumda, her vatandaş İnternet üzerinden erişmek istediği bilgiye kendisi karar verir. İçeriğin hükümetlerce filtrelenmesi ve sınırlandırılması (rating) kabul edilemez. Filtreleri İnternet kullanıcılarından başkası yerleştiremez. Daha üst düzeyde (ulusal ve hatta yerel) bir filtreleme bilginin özgür dolaşımına aykırıdır.
3. Bir İnternet sitesine hükümet yetkilileri nezdinde kayıt zorunluluğu getirilmesi kabul edilemez. Televizyon veya radyo kuruluşları için geçerli olan frekans tahsis şartı, altyapısı sınırsız kaynaklara dayanan İnternet için geçerli değildir. Tersine, İnternet yayınlarına kayıt zorunluluğu, İnternet üzerinde dolaşan fikirler, düşünce ve bilgilerin baskı altında tutulması gibi bir tehlike yaratır.
4- İnternet’te teknik hizmet verenler, yargı kararı karşı gelmedikçe, basit bir içerik iletimi veya bir içeriği barındırmaktan sorumlu tutulamazlar. Bir sitedeki içeriğin yasal ve yasadışı oluşuyla ilgili kararı teknik servisleri değil ancak Yargı verir. Böylesi bir yargı prosedürü ise, şeffaflık ve sorumluluk ilklerini dayanmalı ve karara itiraz hakkını saklı tutmalı.
5- Bir devletin mevzuatı, ancak kendi topraklarında barındırılan (host edilen) içeriklere uygulanabilir (”upload rule” ilkesi); bu topraklarda “yüklenen” içerikleri kapsayamaz.
6- İnternet, İnternet günlükleri (blog’lar) gibi gün geçtikçe gelişen, değişen medya çeşitleri ile yeni yayıncılık olanaklarını içeriyor. İnternet’te yazı yazan kişilerle birlikte İnternet habercileri, ifade özgürlüğüne dair temel haklardan, iletişimle kaynaklarının gizliliğine dair ek güvencelerden de yararlanabilmelidirler. (EÖ/TK)

Öte yandan “İfade Özgürlüğü” uluslararası temel metinlerde yer almaktadır. Bu özgürlüğü güvence altına alan Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi 19. maddesi ile şu hükmü getirmiştir. “Her ferdin fikir ve fikirlerini açıklamak hürriyetine hakkı vardır. Bu hak fikirlerinden ötürü rahatsız edilmemek, memleket sınırları mevzubahis olmaksızın malumat ve fikirleri her vasıta ile aramak, elde etmek veya yaymak hakkını içerir” Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 10. maddesi ise bu özgürlüğü şu şekilde düzenlemektedir. “Herkes görüşlerini açıklama ve anlatım özgürlüğüne sahiptir. Bu hak, kanaat özgürlüğünü, kamu otoritelerinin müdahalesi ve ülke sınırları söz konusu olmaksızın haber veya fikir alma ve verme özgürlüğünü de içerir”

İfade özgürlüğünün sınırları ise; Kamu sağlığı, Kamu ahlakı, Kamu güvenliği ve Başkalarının haklarını ihlal seklinde belirleniyor. TCK 301’inci maddedeki tartışma konusu ise her eleştirinin bir aşağılama ifadesi olarak kabul edilebilirliğinden kaynaklanıyor.

İndigo Dergisi Blog’a Hoş Geldiniz!

Apr 25, 2008 @ 06:14 pm by haber merkezi

Değerli İndigo Dergisi okuyucuları,
Bundan 3 sene önce dünyanın olumlu yönde değişimi için bir grup insan olarak biraraya gelmiş ve İndigo Dergisi’ni internet üstünden yayına başlatmıştık. Belki profesyonel değildik, ama sizlerin içindendik. Amacımız basında farklı bir çizgide hareket etmek, bir alternatif yaratmak ve bu alternatifi arayan okuyuculara ulaşmaktı. Minnettarız ki okuyucularımız, İndigo Dergisi’ne hak ettiği değeri verdi. İlk aylarda sahip olduğumuz 2,000 - 5,000 okuyucu tirajımız çığ gibi büyüdü. Bugün, aylık 50,000 ‘den fazla okuyucuya ulaşarak yayınımızı genişletiyoruz. Bu istatistikler bizi Türkiye’nin tirajı yüksek dergileri arasına koyuyor.

Blog Nedir?
Bu platformda, “Blog” kullanımını sağlayarak, sizlerin sesini anlık olarak Türkiye’ye ve dünyaya duyurmayı hedefliyoruz. Peki, Blog nedir? Sözlük anlamında Blog, teknik bilgi gerektirmeden, kendi istedikleri şeyleri, kendi istedikleri şekilde yazan insanların oluşturdukları, günlüğe benzeyen web siteleridir. Blog, genellikle güncelden eskiye doğru sıralanmış yazı ve yorumların yayınlandığı, web tabanlı bir yayını belirtir. Çoğunlukla her gönderinin sonunda yazarın adı ve gönderi zamanı belirtilir. Okuyucular yazılara yorum yapabilir. Yorumlar, blog kültürünün çok önemli bir dinamiğidir; bu sayede yazar ve okuyucular arasında iletişim sağlanır. Bunun dışında, geri izleme (trackback) mekanizmasıyla, belirli bir yazı hakkında yazılan diğer yazıların belirlenebilmesi de mümkündür. Bu platformda İndigo Dergisi’nin alan adı altında dünyanın bir numaralı blog servisi olan WordPress’i kullanmaktayız.

Neden Blog?
Günümüzde internet kullanımının katlanarak büyümesiyle katılımcı medya önem kazanmıştır. Öyle ki evinde veya ofisinde bir bilgisayara, internete sahip olan herkes, doğru ifadeyle, birer gazeteci/yazar olabilmektedir. İndigo Dergisi Yazı İşleri olarak, sizlerden biri olarak, sizin katılımınızı son derece önemsiyoruz.

Blog Düzenlemesi
İndigo Dergisi Blog Servisi’nin yönetmeliği ve düzenlenmesinde Kurumsal sayfamızdaki Yayın İlkeleri ve İçerik Politikası’nı göz önüne alarak ayni zamanda aşağıdaki kurallara uyulmasını bekliyoruz:

1. Yayımlanan içerik ve yorumlar, içerik sahibi ve yorum sahibinin kişisel görüşlerini yansıtmaktadır. İndigo Dergisi’nin görüşlerini yansıtmaz.

2. Üyeler (yazarlar) tarafından gönderilen içerik bloga iletilmeden önce onay için bekletilmektedir. Kurallara uygun olmayan bir yorum veya mesaja izin verilmemektedir. Kuralları ihlal etmeye devam eden yazarın üyeliği sonlandırılmaktadır.

3. Küfür, hakaret, tehdit, sataşma, aşağılama, kişi hak ve özgürlüklerine saygısız ve toplumsal hassasiyetleri zedeleyici nitelikteki yazılara izin verilmemektedir.

4. Blog editörleri mesaj/üye silme/değiştirme hakkını saklı tutar. Bu hakları kullanmak blog yöneticisinin inisiyatifindedir.

5. Blog dili Türkçe’dir. Yazı içeriğinde Türkçe imla kurallarına uymaya ve anlaşılır bir dil kullanmaya özen gösteriniz. Genel ahlak kurallarına aykırı ifadeler içeren mesajlar
editörler tarafından silinir.

6. Blog içeriğinde yasal veya yasadışı her türlü alım satım / ticari alışveriş yasaktır. Bu tür mesajlar tespit edildiğinde ilgili mesaj silinir, mesaj sahibi üyenin üyeliği iptal edilir.

7. Forum sayfalarına telif haklarına muhalif içerikler yüklemek yasaktır. Bu tür içeriklerin yüklenmesinden doğabilecek telif hakkı ihlallerinden içeriği giren üye sorumludur.

8. Amacımız İndigo Dergisi okuyucularının katılımını sağlamaktır. Bu bağlamda Yayın İlkelerimiz ve İçerik Politikamız dâhilinde ifade özgürlüğünü önemsemekte ve teşvik etmekteyiz.

***

İndigo Dergisi okuyucularının Blog’a yapacağı katılım ile yayıncı olarak benim, yazı işlerimizin, editörlerimizin, yazarlarımızın ve binlerce okuyucumuzun ufkunu genişleteceğine, bilgi paylaşımının hepimizi geliştireceğine inanıyorum. Okumayı, düşünmeyi, yazmayı, düşüncelerini ve tecrübelerini paylaşmayı seven herkesi İndigo Dergisi Blogu’na üye olmaya davet ediyorum.

Saygılarımla,

Mehmet Karaarslan
İndigo Dergisi, Yayıncı
Genel Yayın Yönetmeni


yeni başlık

kontrol paneli

profil

üye olun

indigo dergisi