yeni başlık  |  kontrol paneli  |  profil  |  üye olun  |  indigo dergisi   İndigo Dergisi Blog » dünya

Türkiye Maden Rezervlerinde Dünya Sıralamasında

Aug 25, 2008 @ 07:54 am by haber merkezi

Maden rezervi açısından dünyanın en zengin ülkeleri arasında yer alan Türkiye, altın potansiyelinde dünyada ikinci sırada bulunuyor. Dünya bor potansiyelinin yüzde 72’si de Türkiye’de.

Türkiye maden rezervi açısından dünyanın en zengin ülkeleri arasında yer alırken, adeta büyük bir servetin üzerinde oturuyor. Türkiye yer altı kaynakları yönünden dünya madenciliğinde adı geçen 132 ülke arasında toplam üretim değeri itibariyle 28’inci, maden çeşitliliği itibariyle 10’uncu sırada yer alıyor.

Zengin olunan madenler arasında ilk sırayı, 3,066 milyar ton ile dünya rezervlerinin yüzde 72’ini oluşturan, bor mineralleri alıyor. Türkiye’nin teorik altın potansiyelinin 6 bin 500 ton olduğu tahmin ediliyor. Türkiye, bu potansiyelle dünyada ikinci potansiyel durumunda bulunuyor. Teorik jeotermal enerji potansiyeli 31 bin 500 MWt (megavat termal) olan Türkiye, bu potansiyeli ile dünyada 7’inci, Avrupa da ise birinci konumda bulunuyor.

DİĞER ÖNEMLİ REZERVLER
* Çinko-kurşun: Türkiye’nin metal içeriği olarak 860 bin ton kurşun, 2,3 milyon ton çinko rezervi bulunuyor.
* Demir: Ortalama yüzde 50-55 tenörlü işletilebilir demir rezervi toplamı 113 milyon ton dolayında bulunuyor.
* Krom: Türkiye’nin krom rezervi 26 milyon ton civarında.
* Bor: Türkiye 3 milyar 66 milyon ton olan bor rezervleri ile dünya bor potansiyelinin yüzde 72’sini elinde bulunduruyor.
* Alüminyum: Alüminyum üretimine uygun boksit rezervi 87 milyon ton civarında bulunuyor.
* Bakır: Türkiye’de toplam bakır rezervi, metal içeriği olarak 1,5 milyon ton bakır düzeyinde bulunuyor. Ekonomik olarak değerlendirilmeyen düşük tenörlü bakır kaynakları dahil edildiğinde toplam bakır kaynağı metal içeriği olarak 3,5 milyon tonu buluyor.
* Trona: Türkiye’nin Beypazarı ve Kazan yataklarıyla beraber toplam trona rezervi 836 milyon ton düzeyinde.
* Alçıtaşı: Büyük alçıtaşı potansiyeline sahip olan Türkiye’nin rezervleri tam olarak belirlenmedi. Yıllık alçı taşı üretimi 3 milyon ton civarında.
* Mermer ve doğal taşlar: Türkiye’nin 80 bölgesinde 150’den fazla değişik renk, desen, ve kalitede mermer rezervleri bulunuyor. Türkiye’nin mermer potansiyelinin 5,1 milyar metreküp civarında olduğu tahmin ediliyor.
* Seramik ve cam ham maddeleri: Sektörün ana ham maddesini kuvars, kuvarsit, kuvars kumu, feldspat, kil ve kaolen oluşturuyor. Türkiye’de 89 milyon ton kaolen, 354 milyon ton seramik ve refrakter kil, 239 milyon ton feldspat, 1,3 milyar ton kuvars kumu, 2,3 milyar ton kuvars-kuvarsit potansiyeli bulunuyor.
* Çimento ve diğer yapı malzemeleri: İnşaat sektöründe büyük oranda hafif yapı elemanı ve beton agregası olarak da kullanılan ponza potansiyeli 1,5 milyar metreküp, perlit potansiyeli ise 5,7 milyar ton düzeyinde.
* Bentonit: Türkiye’de Ankara Çankırı, Tokat, Edirne ve Ordu illerinde yoğunlaşan değişik alanlarda kullanılabilir 250 milyon ton bentonit rezervi bulunuyor.
* Manyezit: 41-48 manyezit içerikli 111 milyon ton manyezit rezervi bulunuyor.

Türkiye Güreşte Olimpiyat Şampiyonu

Aug 20, 2008 @ 08:42 pm by haber merkezi

Türkiye, Pekin Olimpiyat Oyunları’ndaki ilk altın madalyasını serbest güreşte kazandı. Pekin’de 66 kilo serbest stilde mindere çıkan milli güreşçimiz Ramazan Şahin Ukraynalı Andriy Stadnik’i yenerek altın madalya kazandı.

Ramazan Şahin’in kazandığı altın madalya Türkiye’nin 1996 Atlanta Olimpiyatları’nda aldığı altın madalyadan sonra ilk altın madalya oldu. Rusya’nın Dağıstan Özerk Bölgesi’nden 3 yıl önce gelerek Türkiye vatandaşlığına geçen Ramazan Şahin, böylece kariyerine Avrupa ve Dünya şampiyonluğundan sonra olimpiyat şampiyonluğunu da eklemeyi başardı. Maçtan sonra Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün telefonla aradığı Ramazan Şahin çok heyecanlandı ve “Sağ olun cumhurbaşkanım. Madalya Türk milletine armağan olsun” dedi.

8 temmuz 1983’te Dağıstan’da doğan Ramazan Şahin’in gerçek ismi Ramazan İbrayhanov. 2006 yılında dönemin spordan sorumlu Devlet Bakanı Mehmet Ali Şahin’in girişimleri sonucu Türk vatandaşlığına geçirilen milli güreşci, Mehmet Ali Şahin’in soyadını aldı. Çeçen asıllı olan Ramazan Şahin’in annesi halen Dağıstan’ın Mahaçkale şehrinde yaşıyor. Pekin’de olimpiyat şampiyonluğu başarısını elde eden Ramazan Şahin’in babası hayatını kaybettiği için milli güreşçi ‘öksüz’ lakabı ile tanınıyor.

Rusya Gürcistan’dan Çekiliyor

Aug 17, 2008 @ 10:41 pm by haber merkezi

Rusya Devlet Başkanı Medvedev, Gürcistan ile ateşkes imzalamaya karar verdi. Rusya, ateşkes anlaşmasının ardından Gürcistan’daki birliklerini çekmeye başlayacak.

Fransa Cumhurbaşkanlığı’ndan yapılan açıklamaya göre, Nicolas Sarkozy telefonla Rusya Devlet Başkanı Dimitriy Medvedev’i aradı. Sarkozy, görüşmede Gürcistan’dan çekilmemesi halinde Rusya’nın Avrupa Birliği ile ilişkilerinde ciddi sorunların yaşanabileceği uyarısında bulundu. Medvedev ise, Rus ordusunun Gürcistan’dan yarın öğleden itibaren çekilmeye başlayacağını söyledi. Rusya ve Gürcistan’ın imzaladığı ateşkes anlaşması, Fransa Cumhurbaşkanı Sarkozy’nin girişimiyle sağlanmıştı. Ateşkes, her iki tarafın da çatışmaların başladığı 8 Ağustos tarihinden önceki konumlarına dönmelerini öngörüyor.

————————————————————————————————————
Video: Rusya Devlet Başkanı Medvedev, Gürcistan ile ateşkes imzalamaya karar verdi

ABD Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice, Tiflis’te Osetya savaşının bitmesine ve Rus askerlerini bölgeyi terk etmeye zorlayan ateşkes anlaşmasının imzalandığını açıkladı. Batı yanlısı hükümete destek bildirmek üzere Gürcistan’a gelen Rice, Gürcistan Devlet Başkanı Mihail Saakaşvili’nin Fransa ve ABD’nin önerdiği resmi ateşkes anlaşmasını imzaladığı görüşme sonrası yaptığı açıklamada, Rus ve Oset paramiliterlerin Gürcistan’ı terk etmesi gerektiğini söyledi. Rice, Gürcistan Devlet Başkanı Mihail Saakaşvili ile ortak basın toplantısında, “Gürcistan’ın sınırlarının değişmesi hiçbir müzakerede söz konusu olamaz” şeklinde konuşarak Saakaşvili’nin “Gürcistan’da toprak kaybı asla kabul edilemez” şeklindeki açıklamasına destek verdi.

Güney Osetya: Merak Edilen Sorular

Aug 12, 2008 @ 10:35 pm by haber merkezi

Güney Osetya’da, Gürcistan ve Rus birlikleri arasındaki çatışmalar sürerken, çatışmanın taraflarının olası stratejileri ve bölgeyle ilgili soruların olası yanıtları tartışılıyor.

1. Çatışma neden başladı?
Yanıtlar büyük ölçüde farklı. Güney Osetya’da gerginlik son haftalarda artmıştı ve taraflar birbirlerini kışkırtıcılıkla suçluyordu. Gürcistan, Güney Osetya’nın başkenti Tshinvali’ye saldırı başlatmadan birkaç saat önce ateşkes çağrısında bulunan Batı yanlısı Gürcistan Cumhurbaşkanı Mihail Saakaşvili, Güney Osetya başkentine saldırılarının ayrılıkçı Oset güçlerin ateşkesi bozması nedeniyle başladığını söyledi. Saakaşvili, ayrıca saldırılarının, Rusya’nın ayrılıkçı Osetler’e destek için askeri birlik göndermesine bir yanıt olduğunu söyledi. Rusya ve Osetler ise Saakaşvili’yi “döneklikle” suçladı ve Rus birliklerinin Osetya’ya Gürcistan saldırısı nedeniyle girdiğini savundu.

2. Gürcistan’ın stratejisi ne?
Gürcistan’ın küçük ordusunun, savaş alanında Rusya’nın kendi ordusundan kat kat üstün ordusunu yenebileceğini düşünmüş olamaz. Eğer Gürcistan’ın bir stratejisi varsa, bu stratejinin Rusya’nın büyük ve sert bir saldırı başlatarak uluslararası kamuoyunun tepkisini çekmeyi göze alamayacağı varsayımına dayanıyor olması gerekir.

Ya da Gürcistan böyle bir karşı saldırıyı kışkırtmış olmalı. Rusya’nın büyük saldırısı, NATO’ya girmek isteyen Gürcistan’a, çatışmayı Rusya’nın yalnızca Gürcistan’a karşı değil, diğer Avrupa ülkelerine karşı da bir tehdit olarak göstermesine izin verdi.

3. Rusya’nın stratejisi ne?
Rusya’nın askeri stratejisi, savaşa ezici bir asker ve zırhlı gücü sokmak. Siyasal olarak ise, bu hareketini vatandaşlarını ve daha önceden Güney Osetya ve Abhazya’da konuşlanmış bulunan Rus barış gücü birliklerini korumak için gerekli olarak sunuyor. İki ayrılıkçı bölgedeki insanların çoğuna Rus vatandaşlığı verilmişti. Rusya’nın iki ayrılıkçı bölge dışında başka Gürcü topraklarını sürekli olarak işgal etmek isteyip istemediği bilinmiyor. Böyle bir hareket, Rusya’nın uluslararası alanda kınanmasına yol açar ama Rusya şimdiye dek Batı’nın eleştirilerini ve uluslararası planda yapılan ateşkes çağrılarını kızgın bir biçimde reddetti.

4. BM ve Batı’nın durumu
ABD Başkanı George W. Bush ve Batılı müttefikleri, defalarca her iki tarafa da ateşkes çağrısında bulundu ama Rusya’ya karşı kullanacakları sonuç alıcı fazla olanakları yok görünüyor.

5. Rus askerleri Güney Osetya’da değil miydi?
Güney Osetya’daki ayrılıkçı savaşı sona erdiren 1992′deki anlaşmada, Güney Osetya’da Rusya, Gürcistan, Rusya’ya bağlı Kuzey Osetya bölgesi ve Güney Osetya askerlerinin barış gücü olarak görev yapmasına izin verilmişti. Gürcistan, Rus barış gücü birliğinin ayrılıkçı Güney Osetya’yı desteklediğini ileri sürüyordu. Gürcistan ayrıca, bölgenin nihai statüsünü belirlemek için çalışacak dörtlü “ortak kontrol komisyonunun” Gürcistan’a karşı tutum takındığını savundu.

6. Ayrılıkçı bölgeler ne istiyor?
Güney Osetya ve Abhazya, asıl olarak Gürcistan’dan ayrılmak istiyor. Güney Osetyalı ayrılıkçıların, Kuzey Osetyalı soydaşlarının da egemenliği altında olduğu Rusya ile birleşmekten yana olduğu görülüyor. Abhazlar ise daha çok bağımsızlıktan yana.

7. Gürciler kimlerdir?
Gürcüler, çoğu hala kendi kültürel geleneklerini sürdüren ama ortak noktaları Gürcüce konuşmak olan bir dizi kabilenin soyundan geliyor. Gürcüce, kendine özgü bir alfabe kullanan oldukça zor bir dil. Oset dilinin Gürcüce ile ilgisi yok. Abhazlar ise kimi zaman Gürcüler’in uzak akrabaları olarak tanımlanıyor. Gürcistan’ın büyük çoğunluğu Ortodoks Hristiyan ama ülkede Müslümanlar ve Yahudiler de yaşıyor. Gürcüler, sık sık şarabı kendilerinin icat ettiğini ileri sürüyor. Gürcü kültürünün merkezi figürlerinden biri olan şarap, tercihen ayrıntılı bir “şerefe” konuşması yapılmadan içilmemesi gereken kutsal bir içki.

8. Osetler kimlerdir?
Osetler, Rusya, Gürcistan ve Türkiye’de yaşayan bir etnik grup. 700 bin kadar Osetin çoğunluğu kuzey Osetya olmak üzere 500 bin kadarı Rusya’da yaşıyor. 60-70 bin Oset ise Güney Osetya’da bulunuyor.

9. Gürcistan’a neden Gürcistan deniyor?
Aslında ülkenin Gürcüce adı “Sakartvelo.” Batılılar yüzlerce yıl önce, ülkenin koruyucu azizi Hristiyan azizlerinden Aziz George olduğu için, ülkeye Georgia (Gürcistan) demeye başladılar.

Rusya Gürcistan Savaşı

Aug 11, 2008 @ 07:34 pm by haber merkezi

Rus birliklerinin Abhazya’dan Gürcistan’ın içine doğru 40 kilometre ilerlediği belirtildi. Son gelen bilgilere göre, Rusya, Güney Osetya’nın 60 km uzağındaki Gori’yi ele geçirdi. Yabancı ajanslarda yer alan haberlere göre şu ana kadar savaşta yaşamını yitirenlerin yüzde 90′ını siviller oluşturuyor.

Gürcistan Cumhurbaşkanı Mihail Saakaşvili, Gürcü halkının çok büyük bir tehlike ile karşı karşıya olduğunu söyledi. Saakaşvili, televizyondan yaptığı ulusa sesleniş konuşmasında, Güney Osetya’da silahlı operasyonu ilk kendilerinin başlattığının haber verilmekte olduğunu, ancak bunun doğru olmadığını kaydetti. Güney Osetya’daki çatışmalarda kayıplarının çok olduğunu vurgulayan Saakaşvili, Rus güçlerinin Yukarı Kodori (Yukarı Abhazya), Gori ve diğer kentleri bombaladığını belirterek, “Bu savaşı biz başlatmadık. Bu duruma kısa sürede son vermemiz lazım” dedi.
————————————————————————————————————

  • Video: Gürcistan Cumhurbaşkanı Saakaşvili açıklamada bulundu (NTV)
    ————————————————————————————————————
    ABD, Rusya’yı açıkca tehdit etti
    Savaşın dördüncü gününde ABD, Rusya’yı açıkca tehdit etti. ABD Başkan Yardımcısı Dick Cheney, Rusya’nın Gürcistan’daki askeri eylemlerinin cevapsız bırakılmamasının zorunlu olduğunu söyledi. Cheney’in basın sekreterliği görevini yürüten Le Ann McBride konuya ilişkin yaptığı açıklamada, Cheney’in bugün Gürcistan Devlet Başkanı Mihail Saakaşvili ile bir telefon görüşmesi yaptığını belirerek, “Başkan Yardımcısı, Gürcistan’ın egemenliği ve toprak bütünlüğüne yönelik bu tehdit karşısında, ABD’nin, Gürcistan halkı ve onların demokratik yollarla işbaşına gelmiş hükümeti ile dayanışma içinde olduğunu dile getirdi” şeklinde konuştu.

    McBride, Cheney’in telefon görüşmesi sırasında Saakaşvili’ye “Rusya’nın saldırganlığı cevapsız bırakılmamak zorundadır ve buna devam etmesinin ABD ve daha geniş çerçevede uluslararası toplumla ilişkilerinde ciddi sonuçları olacaktır” ifadelerini kullandığını vurguladı.

    Başbakan Erdoğan: Kafkas ittifakı oluşturabiliriz
    Başbakan Tayyip Erdoğan, Gürcistan’daki gelişmeleri değerlendirdi ve bölge ülkelerine Kafkas İttifakı kurma çağrısında bulundu. Erdoğan, Dışişleri Bakanı Ali Babacan’in, Rus ve ABD’li meslektaşları ile görüştügunu, kendisinin ise catışmaların ikinci gününde Saakaşvili ile görüştügunu belirtti. Gazetecilerin Boru Hattı’na yönelik saldırı ile bugün Kemah’ta düzenlenen saldırı arasında kurulan bağlantıyı hatırlatması üzerine ise “Bu ihtimali düşünmek bile istemiyorum” dedi. Erdoğan, Balkan ülkelerin arasındaki diplomatik ve askeri işbirliğini hatırlatarak Kafkaslar’da da böyle bir ittifak kurulması için bir öneri dile getirdi. Gazetecilerin bu ittifakta Rusya’da bulunmalı mı sizce sorusuna ise “Evet Rusya’sız olmaz” yanıtını verdi.
    ————————————————————————————————————

  • Video: Güney Osetya’daki dramdan objektiflere yansıyanlar (NTV)
    ————————————————————————————————————
    Rusya ateşkes önerisini reddetti
    Rusya, Gürcistan’ın ateşkes önerisini, Gürcü güçlerinin çatışmayı hala sürdürdüğü gerekçesiyle kabul etmedi. Kremlin sözcüsü tarafından yapılan açıklamada, “Güney Osetya’daki barış gücü askerlerimizden aldığımız bilgilere göre, Gürcistan askeri güç kullanmaya devam ediyor ve bu yüzden de bu belgeyi gündeme bile alamayız” dedi.

    Gürcistan Cumhurbaşkanı Mihail Saakaşvili, Fransa Dışişleri Bakanı Bernard Kouchner ve Finlandiya Dışişleri Bakanı Alexander Stubb ile birlikte Güney Osetya sınırındaki Gori kentine gitti. Ancak bu ziyaret sırasında korku dolu anlar yaşadı. Oldukça rahat görünen, peşindeki gazeteci ordusuyla sohbet eden Saakaşvili, bir korumasının kendisine bir şeyler söylemesi üzerine bulunduğu noktadan hızla uzaklaştı. Panik anları sırasında yere düştüğü de gözlenen Saakaşvili adeta kaçırılırcasına Hummer jeepine bindirildi. Saakaşvili’ye keskin nişancıdan ya da bir Rus hava akımından söz edildiği tahmin ediliyor. Ancak bu konuda açıklama yapılmadı.

  • Pekin Olimpiyatları Başlıyor

    Aug 08, 2008 @ 08:07 am by haber merkezi

    Pekin’de bugün başlayacak olan 29. Olimpiyat Oyunları’na Türkiye tarihinin en kalabalık kafilesi ile katılıyor. İlk kez 12 dalda birden olimpiyatta boy gösterecek olan Türkiye’yi 68 sporcu temsil edecek.

    205 ülkeden 10 bin 500 sporcunun 24 Ağustos’a kadar mücadele edeceği olimpiyatlarda 28 branşta 302 altın madalya dağıtılacak. Pekin’de olimpiyatlar için 25 milyar $ harcanırken, bu rakamın bir rekor olduğu belirtildi. Oyunlarda evsahibi Çin 639, ABD’de de 536 sporcu ile katılımda başı çekiyorlar. Olimpiyatları izlemek için ABD Başkanı George Bush, Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy de Pekin’e geldi. Pekin’de diplomatik görüşmelerin hızlandığı da dikkat çekti.

    Açılış töreninde 4. sırada yer alan Türk Olimpiyat Takımı, atletizmde 16, güreşte 13, halterde 6, tekvandoda 4, boksta 5, yüzmede 11, yelkende 6, ilk kez katılacağı masa tenisinde 2, okçulukta 2, atıcılık, judo ve bisiklette ise 1′er sporcudan oluşuyor. Fenerbahçe 16 sporcu ile olimpiyatlara en fazla sporcu veren kulüp durumunda. Pekin’e gelen Spordan Sorumlu Devlet Bakanı Murat Başesgioğlu, “Olimpiyat Köyü’ne bayrağımızı da çektik. Sıra sporculara geldi. Onlardan da madalyaları kazanıp, bayrağımızı göndere çektirmelerini bekliyoruz. Hedefimiz Atina’daki madalya sayısını geçmek” dedi.

    1 Ağustos 2008 Güneş Tutulması

    Aug 01, 2008 @ 06:43 am by haber merkezi

    Hava şartları uygun olursa, Türkiye’nin kuzey bölgelerinden kısmen izlenebilecek tam tutulma, Kanada’nın kuzeyinden başlayacak. Grölland ve kuzey kutbunu geçip, Rusya’nın kuzeyinden, Kuzey Buz Denizinden, Sibirya ve Altay’lardan gelerek Çin üzerinde sonlanacak. Türkiye saatiyle 13.21de kuzey Marmara ve Doğu Karadeniz’de Güneş’in %20si kapanmış olarak gözlenebilecek.

    Tam güneş tutulması Kanada’dan başlayıp kutup bölgelerini geçtikten sonra Asya’ya girerek Rusya, Moğolistan’ı kat edip Çin’de son bulan 237 km genişliğinde dar bir koridor içinden görülecektir. Parçalı tutulma Kuzey Amerika’nın kuzeydoğusu, Avrupa ve Asya olmak üzere geniş bir alandan görülebilecektir. Ay’ın gölgesi Türkiye saati ile12:23′de kuzey Kanada üstüne düştüğünde tam tutulma başlayacaktır. Türkiye saati ile 13:21′de tam tutulmanın 2 dakika 27 saniye ile en uzun süreceği yer Rusya’da olacaktır. Gölge Dünya üzerinde 2 saat süreyle 10.200 km yol kat ederek saat 14:20′de Dünya’yı terk edecektir.

    Astrolojik Yorum: Ümit Çilingiroğlu
    İndigo Dergisi, Astroloji Editörü

    Tutulmanın en önemli etkileri, teknolojik gerilim ve kapitalizm mekanizmalarının değişmesi olarak söylenebilir. Tutulmadan en çok etkilenebilecek ülke Çin. Can ve mal kayıplı büyük bir deprem, olimpiyatlarda sorunlar, özgürlük hareketlenmeleri yaşanabileceklerden. İran’da da sıcak noktalar hareketleniyor, deprem olasılığının yanı sıra tansiyonlar yükselebilir. Ekonomik yaptırımlar ve baskılar artabilir. İran hükümeti uykusuz geceler geçirebilir. Ülkemizde ise “Kaderi değişim zamanı”. Son geri sayım başlıyor. Güneş tutulmasının, hem Cumhuriyet’in ilan edilmesi (29.10.1923) hem de Meclis’in açılışı (23.04.1920) haritaları üzerindeki vurguları göz önün alındığında, toplum olarak büyük geçişler yaşayacağımızı söyleyebiliriz. Toplumsal korkularımızı açığa çıkaracak politik olayların yanı sıra doğada rahat durmuyor. Şiddetli bir deprem, aşırı yağışların neden olacağı büyük bir yer kayması (Karadeniz) can ve mal kayıpları getirebilir. Politik arenada karşılıklı çekilen silahlar hedefini bulmayabilir. Cumhuriyet tarihinin en büyük ekonomik krizi baş gösterebilir. Baskıcı tutumlar ve olası suikastlar tüm hesapları değiştirebilir. Korkulanın beklendiği kadar güçlü olmadığı görülebilir. Hukuk sürecine müdahaleler ters tepkilere neden olabilir. Üretim ve tüketim arasındaki açık büyürken, ekonomik değişkenler sıkıntıları arttırabilir. Yönetim sistemleri ve askeri mekanizmalar karşı karşıya kalabilir. Büyük dağın efsanesi ardına saklanmak istenen, asıl gerçek açığa çıkabilir. Pandorra’nın kutusundan, umulmadık kişilerin (büyük bir şirket patronu, meşhur bir sanatçı, eski bir din adamı, dışişlerinden bir bürokrat) akıl almaz ilişkileri fırlayabilir.

  • Hazır Ol! (Astroloji Servisi, Ağustos 2008, İndigo Dergisi)
    ——————————————–
  • İstanbul New York ile Yarışıyor

    Jul 27, 2008 @ 09:55 am by Mehmet Karaarslan

    143 şehri kapsayan 2008 yılı “Yaşam Maliyet Araştırması” nda İstanbul en pahalı 23’üncü şehir çıktı.

    Global insan kaynakları yönetim danışmanlığı firması Mercer’in altı kıtada 143 şehri kapsayan 2008 yılı “Yaşam Maliyet Araştırması” nda Moskova üçüncü kez en pahalı şehir oldu. İstanbul ise 23’üncü sıraya yükselerek pahalılıkta 22’nci sıradaki New York ile yarışmaya başladı. Tüm dünyada 40’tan fazla ülkede 25 binin üzerinde müşteriye hizmet veren insan kaynakları yönetim danışmanlığı firması Mercer, araştırmada her şehirde konut, ulaşım, yiyecek, giysi, ev eşyaları ve eğlence dahil olmak üzere 200’den fazla kalemi karşılaştırdı.

    Uluslarası firmaların yurtdışı görevlerine atadığı çalışanları için rekabetçi ve adil bir yaşam kalitesi ve ödenek sağlanması amacıyla yapılan araştırmada en pahalı ilk üçü sırasıyla Moskova, Tokyo ve Londra paylaştı. Geçtiğimiz yıl aynı araştırmada 38’inci sırada yer alan İstanbul, 2008 yılı sonuçlarına göre sıralamada 13 puan yükselerek pahalılıkta 23’üncülüğe çıktı. Dünyanın en kapsamlı yaşam maliyeti araştırması olan Mercer araştırması New York baz alınarak gerçekleştiriliyor.

    100 puana sahip referans şehir New York, sıralamada bu yıl 22’nci olarak yer alıyor. Araştırmada, bir önceki yılın aksine dünyanın en pahalı ve ucuz şehirleri arasındaki mesafenin genişlediği de gözleniyor. Mercer Araştırma Müdürü Yvonne Traber “Mevcut pazar koşulları ABD dolarının daha da zayıflamasına neden oldu. Euro’nun ve diğer bazı para birimlerinin de güçlenmesi ile birlikte bu yılın sıralamalarında önemli değişiklikler meydana geldi” dedi.

    Mercer Yaşam Maliyeti Araştırması’nın ilk 20’sine göz atıldığında Oslo, Hong Kong, Zürih ya da Singapur gibi Batı Avrupa ve Asya’nın geleneksel olarak pahalı şehirleri halen üst sıralarda yer alıyor. Ancak, Doğu Avrupa, Brezilya ve Hindistan’daki bazı şehirlerin yukarılara doğru tırmandığı görülüyor. Örneğin Prag 20 sıra yükselerek 29’uncu sıraya, Varşova 32 sıra yükselerek 35’inci sıraya, Sao Paulo 37 sıra yükselerek 25’inci sıraya geldi.

    ABD, Uluslararası Ceza Mahkemesince Yargılanabilir

    Jul 21, 2008 @ 07:37 am by haber merkezi

    Uluslararası Ceza Mahkemesi, diş teknisyeni Yılmaz Yukarıgöz’ün ABD’nin işlediği savaş suçlarından yargılanmasının yolunu açabilmek için yaptığı suç duyurusunun incelenmesine karar verdi. Daha önce Sudan Devlet Başkanı Ömer el Beşir’i soykırımdan suçlu bulan mahkeme, inceleme sonucunda varacağı kararla Birleşmiş Milletler’i (BM) zorlayarak ABD’nin yargılanmasının yolunu açabilir. Uluslararası Ceza Mahkemesi, Türkiye’den yapılan başvurunun incelenmesine karar verdi.

    Uluslararası Ceza Mahkemesi, diş teknisyeni Yılmaz Yukarıgöz’ün ABD’nin işlediği savaş suçlarından yargılanmasının yolunu açabilmek için yaptığı suç duyurusunun incelenmesine karar verdi. Daha önce Sudan Devlet Başkanı Ömer el Beşir’i soykırımdan suçlu bulan mahkeme, inceleme sonucunda varacağı kararla Birleşmiş Milletler’i (BM) zorlayarak ABD’nin yargılanmasının yolunu açabilir.

    Yılmaz Yukarıgöz’ün 1 Mart tezkeresinin gündeme geldiği 2003 yılında ABD’ye karşı başlattığı mücadele uluslararası düzeyde devam ediyor. 5 yıl boyunca ABD’nin dünyanın birçok yerinde işlediği savaş suçlarıyla ilgili bilgi ve belgeler toplayan Yukarıgöz, 7 Mart 2008’de resmen Uluslararası Ceza Mahkemesi’ne başvuruda bulundu. ABD’nin suç dosyası, mahkemeyle eşzamanlı olarak ABD’nin resmi müdahale kronolojisinde bulunan ülkelerden 15 tanesinin Türkiye büyükelçiliklerine yollandı.

    ‘İnsan ırkına karşı suç’

    Yukarıgöz, suç duyurusunda, “Uluslararası suçlarda, Roma Statüsü’ne göre bizzat mağdur olarak anılamayacağım için bu mahkemelere başvurma hakkım bulunmamaktadır. Ancak işlenen suçlar insan ırkına göre işlenmiştir ve benim bu ırkın bir üyesi olarak, suçluların cezalandırılmasını isteme hakkım bulunmaktadır. ABD’nin ve diğer emperyalist devletlerin yarın ‘demokrasi’ adını verdikleri bir çıkar uğruna benim ülkeme de saldırmayacaklarının garantisi bulunmamaktadır” dedi.

    Bugün Babalar Günü..

    Jun 15, 2008 @ 01:46 pm by Nihal Demir


    Öncelikle tüm Babalar’ın ve Baba adayları’nın Babalar günü kutlu olsun..

    2.jpg

    Babalar Günü’nü tarihçiler, yıllar önce bir görenek olarak düzenli binlerce kutlama yapıldığını kaydetti. Onların çalışması, Babylon’da bir oğlun yazdığı 4,000 yıl öncesine ait bir kil kartında Babalar Günü mesajı bulmaları ile yola çıkarlar. Mesajda şunlar vardır “babasına uzun ve sağlıklı bir yaşamı diler”. Neyin bu baba-oğul düetine neden olmuş olduğu ile ilgili hiçbir bilgi yoktur ama birkaç ülkenin Babalar Günü kutlamasının geleneği ile bağlantılı olduğuna inanılır.

    fatherson.thumbnail.jpg Babalar Günü, bir baba tarafından çocuğunu kaldırarak oynanan, onaylanma ve takdir edilme ile sonuçlanan güzel bir festivaldir ve amaç daha kuvvetli bir toplumu inşa etmekdir. Babalar günü hikayesi anneler günü hikayesi kadar çok eskilere dayanmasada resmi olarak çeşitli zamanlarda bir çok ülkede kutlanmaktadır. Babaların evrensel zaman dilimine karşı bütün zamanlar boyunca alaycı tavırlarıyla bu festivali resmiyete geçmeden öncesine kadar hürmet görerek günümüze kadar ulaşmasını sağlamışlardır.

    Günümüzde Babalar günü kutlama hikayesi ise; Batı Virginia’da yaşayan John Dowdy’nin annesi öldükten sonra onun yerini alan untitled.bmp babası için böyle bir gün kutlanmasını istediği söylenmiştir. Diğer bir bilgide, 1910 yılında Washington’daki John Bruce Dodd’un 6. çocuğunun doğumu sırasında hayatını kaybeden annesinin ardından hayatını çocuklarına adayan babası William Smart’a özel bir gün armağan etmek amacıyla bu fikri ortaya attığı belirtilmektedir. Dodd, Anneler Günü kutlanırken Babalar Günü’nün olmayışını büyük bir haksızlık olarak nitelendirmiş ve babasının doğum günü olan 5 Haziran’ın Babalar Günü olarak ilan edilmesi için çalışmalara başlamış ama bu çalışmalar bir sonraki yılın 19 Haziran’a kadar sürmüştür.”

    11.thumbnail.jpg Almanyada ise Babalar günü, Paskalya bayramından sonraki 40. gün İsa Peygamberin urcu anlamına gelen dini “Christi Himmelfahrt” bayramıdır. Bu bayramın içeriği ise İsa’nın Allah’a ulaşmasıdır. Himmelfahrt bayramı Pantkok yortusundan dokuz gün önceki Perşembe gününe rastlar. Almanyada bu dini bayram aynı zamanda Babalar günü olarak da kutlanmaktadır.

    Babalar Günü, dünyada ilk kez 19 Haziran 1910′da Washington’ın Spokane şehrinde kutlanmış ve diğer eyaletlere de yayılmıştır. Resmi olarak ise, 1924 yılında ABD Başkanı Calvin Coolidge’in desteğiyle kutlanmıştır. 1966 yılında da o dönemin başkanı Lyndon Johnson, her yıl haziran ayının üçüncü pazarının ‘Babalar Günü’ olarak kutlanacağını açıklayan bir bildiri yayınlamıştır. Başkan Richard Nixon, sonunda 1972′de sürekli olarak kutlanmasını sağlayacak yasayı işaret etti. O günden bu güne de, babalarımız için çok özel olan bu günü coşku ve heyecanla kutlamaktayız.

    Pek çok ülkede Türkiye de dahil olmak üzere Haziran ayının 3. Pazar günü kutlanmaktadır. Birçok ülkede ise Babalar günü farklı zamanlarda kutlanmaktadır.

    aruba_father_son.thumbnail.jpg 23 Şubat
    Rusya, Ukrayna, Beyaz Rusya

    19 Mart
    Bolivya, Honduras, İtalya, Lihtenştayn, Portekiz, İspanya, İsviçre

    5 Mayıs
    Romanya

    8 Mayıs
    Güney Kore (Ana Baba Günü)

    Miraç Günü
    Almanya

    Haziran’ın 1. Pazar günü
    Litvanya

    5 Haziran
    Danimarka

    Haziran’ın 2. Pazar günü
    Avusturya, Belçika, Ekvador

    17 Haziran
    El Salvador, Guatemala

    Haziran’ın 3. Pazar günü
    Arjantin, Bangladeş, Bulgaristan, Kanada, Şili, Çin, Kolombiya, Kosta Rika, Küba, Kıbrıs, Fransa, Yunanistan, Hong Kong, Hindistan, Jamaika,Japonya, Malezya, Malta, Mauritius, Meksika, Hollanda, Panama, Pakistan, Peru, Filipinler, Porto Riko, İrlanda, Singapur, Slovakya, Güney Afrika, Sri Lanka, Trinidad ve Tobago, İngiltere, ABD, Venezuela, Türkiye, Zimbabve.

    23 Haziran
    Nikaragua, Polonya, Uganda

    Temmuz’un 3. Pazar günü
    Uruguay

    31 Temmuz
    Vietnam

    Temmuz’un son Pazar günü
    Dominik Cumhuriyeti

    8 Ağustos
    Tayvan

    Ağustos’un ikinci Pazar günü
    Brezilya

    Eylül’ün ilk Pazar günü
    Avustralya, Yeni Zelanda

    Kasım’ın ikinci Pazar günü
    Estonya, Finlandiya, Norveç, İsveç

    5 Aralık
    Tayland

    Önümüzdeki yıllarda ise; “21 Haziran 2009 Pazar günü, 20 Haziran 2010 Pazar günü, 19 Haziran 2011 Pazar günü, 17 Haziran 2012 Pazar günü, 16 Haziran 2013 Pazar günü” Babalar gününü kutlayacağız.

    Sonraki Sayfa »
     

    indigo dergisi blog-logo