Türkiye Maden Rezervlerinde Dünya Sıralamasında
Maden rezervi açısından dünyanın en zengin ülkeleri arasında yer alan Türkiye, altın potansiyelinde dünyada ikinci sırada bulunuyor. Dünya bor potansiyelinin yüzde 72’si de Türkiye’de.
Türkiye maden rezervi açısından dünyanın en zengin ülkeleri arasında yer alırken, adeta büyük bir servetin üzerinde oturuyor. Türkiye yer altı kaynakları yönünden dünya madenciliğinde adı geçen 132 ülke arasında toplam üretim değeri itibariyle 28’inci, maden çeşitliliği itibariyle 10’uncu sırada yer alıyor.
Zengin olunan madenler arasında ilk sırayı, 3,066 milyar ton ile dünya rezervlerinin yüzde 72’ini oluşturan, bor mineralleri alıyor. Türkiye’nin teorik altın potansiyelinin 6 bin 500 ton olduğu tahmin ediliyor. Türkiye, bu potansiyelle dünyada ikinci potansiyel durumunda bulunuyor. Teorik jeotermal enerji potansiyeli 31 bin 500 MWt (megavat termal) olan Türkiye, bu potansiyeli ile dünyada 7’inci, Avrupa da ise birinci konumda bulunuyor.
DİĞER ÖNEMLİ REZERVLER
* Çinko-kurşun: Türkiye’nin metal içeriği olarak 860 bin ton kurşun, 2,3 milyon ton çinko rezervi bulunuyor.
* Demir: Ortalama yüzde 50-55 tenörlü işletilebilir demir rezervi toplamı 113 milyon ton dolayında bulunuyor.
* Krom: Türkiye’nin krom rezervi 26 milyon ton civarında.
* Bor: Türkiye 3 milyar 66 milyon ton olan bor rezervleri ile dünya bor potansiyelinin yüzde 72’sini elinde bulunduruyor.
* Alüminyum: Alüminyum üretimine uygun boksit rezervi 87 milyon ton civarında bulunuyor.
* Bakır: Türkiye’de toplam bakır rezervi, metal içeriği olarak 1,5 milyon ton bakır düzeyinde bulunuyor. Ekonomik olarak değerlendirilmeyen düşük tenörlü bakır kaynakları dahil edildiğinde toplam bakır kaynağı metal içeriği olarak 3,5 milyon tonu buluyor.
* Trona: Türkiye’nin Beypazarı ve Kazan yataklarıyla beraber toplam trona rezervi 836 milyon ton düzeyinde.
* Alçıtaşı: Büyük alçıtaşı potansiyeline sahip olan Türkiye’nin rezervleri tam olarak belirlenmedi. Yıllık alçı taşı üretimi 3 milyon ton civarında.
* Mermer ve doğal taşlar: Türkiye’nin 80 bölgesinde 150’den fazla değişik renk, desen, ve kalitede mermer rezervleri bulunuyor. Türkiye’nin mermer potansiyelinin 5,1 milyar metreküp civarında olduğu tahmin ediliyor.
* Seramik ve cam ham maddeleri: Sektörün ana ham maddesini kuvars, kuvarsit, kuvars kumu, feldspat, kil ve kaolen oluşturuyor. Türkiye’de 89 milyon ton kaolen, 354 milyon ton seramik ve refrakter kil, 239 milyon ton feldspat, 1,3 milyar ton kuvars kumu, 2,3 milyar ton kuvars-kuvarsit potansiyeli bulunuyor.
* Çimento ve diğer yapı malzemeleri: İnşaat sektöründe büyük oranda hafif yapı elemanı ve beton agregası olarak da kullanılan ponza potansiyeli 1,5 milyar metreküp, perlit potansiyeli ise 5,7 milyar ton düzeyinde.
* Bentonit: Türkiye’de Ankara Çankırı, Tokat, Edirne ve Ordu illerinde yoğunlaşan değişik alanlarda kullanılabilir 250 milyon ton bentonit rezervi bulunuyor.
* Manyezit: 41-48 manyezit içerikli 111 milyon ton manyezit rezervi bulunuyor.

Ramazan Şahin’in kazandığı altın madalya Türkiye’nin 1996 Atlanta Olimpiyatları’nda aldığı altın madalyadan sonra ilk altın madalya oldu. Rusya’nın Dağıstan Özerk Bölgesi’nden 3 yıl önce gelerek Türkiye vatandaşlığına geçen Ramazan Şahin, böylece kariyerine Avrupa ve Dünya şampiyonluğundan sonra olimpiyat şampiyonluğunu da eklemeyi başardı. Maçtan sonra Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün telefonla aradığı Ramazan Şahin çok heyecanlandı ve “Sağ olun cumhurbaşkanım. Madalya Türk milletine armağan olsun” dedi.
Rusya Devlet Başkanı Medvedev, Gürcistan ile ateşkes imzalamaya karar verdi. Rusya, ateşkes anlaşmasının ardından Gürcistan’daki birliklerini çekmeye başlayacak. 


ABD, Rusya’yı açıkca tehdit etti



Hava şartları uygun olursa, Türkiye’nin kuzey bölgelerinden kısmen izlenebilecek tam tutulma, Kanada’nın kuzeyinden başlayacak. Grölland ve kuzey kutbunu geçip, Rusya’nın kuzeyinden, Kuzey Buz Denizinden, Sibirya ve Altay’lardan gelerek Çin üzerinde sonlanacak. Türkiye saatiyle 13.21de kuzey Marmara ve Doğu Karadeniz’de Güneş’in %20si kapanmış olarak gözlenebilecek. 




babası için böyle bir gün kutlanmasını istediği söylenmiştir. Diğer bir bilgide, 1910 yılında Washington’daki John Bruce Dodd’un 6. çocuğunun doğumu sırasında hayatını kaybeden annesinin ardından hayatını çocuklarına adayan babası William Smart’a özel bir gün armağan etmek amacıyla bu fikri ortaya attığı belirtilmektedir. Dodd, Anneler Günü kutlanırken Babalar Günü’nün olmayışını büyük bir haksızlık olarak nitelendirmiş ve babasının doğum günü olan 5 Haziran’ın Babalar Günü olarak ilan edilmesi için çalışmalara başlamış ama bu çalışmalar bir sonraki yılın 19 Haziran’a kadar sürmüştür.”