Kilo Vermek İçin Yeterince Mutlu Musun?

Herkesin hayatında, kilo vermeye çabalayıp bir türlü başaramadığı ve bu yüzden de kendiyle epeyce kavga ettiği dönemler olmuştur. Peki, sağlıklı kilo vererek ideal kiloya kavuşmanın aslında sadece kendimizi ve çevremizi sevmekle başladığını, ne kadar mutlu hissedersek diyetlerle sporun sonucunu o kadar hızlı alacağımızı söylesem buna inanır mıydınız?

mutluluk_zayiflama_gym_fitness

Evet, ne kadar kendimizi seversek ve onaylarsak o kadar hızlı kilo verebiliyoruz! Nasıl mı? Bize bunun nasıl olabildiğini Özel Anadolu Sağlık Merkezi İç Hastalıkları Uzmanı Pınar Sarıyıldız anlatıyor…

Röportaj: Dr. Pınar Sarıyıldız

Pınar Hanım, onlarca kadın her yıl çeşitli zayıflama merkezleri ve katı diyetler altında kilo vermeye çalışıyor. Bu merkezler ya da diyetler mucizeler vaat etse de aslında görünen o ki pek de vaat ettikleri kalıcı sonuç gerçekleşmiyor. Peki, nerede yanlış yapıyoruz?


Öncelikle kilo problemi yaşayan kişilerde, bu hastalığın kontrolü şart! Eğer bazı kontroller yapılmadan diyete başlandıysa, kalıcı çözümün ortaya çıkmaması bu nedenle olabilir. Çoğu insan için diyet yapmak, kısa süreli bir programa uymak olarak düşünülüyor. Oysaki yemek yeme alışkanlıklarının tamamen tekrar gözden geçirilmesi gerekiyor. Bu durumda bir süre diyet yapıp, akabinde eski beslenme alışkanlıklarına hızla dönülüyor. Diyetler sırasında bazal metabolizma hızı düşer, ideal kiloya varıldıktan sonra diyetisyenler hastaları “koruma diyeti” ne alırlar Kalıcı kilo kaybı sağlandı demek için verilen kilonun en az 6 ay, ideali 1 yıl korunması gerekir. Tabii bunlar konunun tıbbi yönleri. Benim konuya yaklaşımım burada bitmiyor. Konu ile ilgili ‘düşünce kalıplarını’ da çalışmanın şart olduğu kanaatindeyim. Bu ne demek? Eğer kişinin konu ile ilgili sabit bir fikri varsa bunlar tespit edilmeli, sonra iptal edilmelidir. Örnek olarak: ‘Ben asla… Kilonun altına inemem’, ‘Su içsem yarıyor’, ‘Yaş arttıkça kilo artar’, ‘Menopoz döneminde 10 kg alınması normaldir’, ‘Zayıf insanlar sinirli olurlar’, ‘Daha önce kilo vermeyi denedim ve başaramadım, yine denersem tekrar başarısız olurum.’ Diyetler sırasında ve tüm hayatımız boyunca ‘düşünce rejimi’ nin de gerekli olduğu kanaatindeyim.

Ben de geçmişte verdiğim onca savaşa rağmen kendimden en çok keyif aldığım ve sevdiğim, mutlu olduğum dönemimde hiç diyet yapmadan atıverdim kilolarımı. Üstelik bir de bebek dünyaya getirmeme rağmen… Sadece kendimi dinledim ve iştahım ve yemek arzum kendiliğinden dengelenmişti. Tam olarak ne yapmıştı hissettiğim mutluluk bana?

Vücudumuz bizimle sürekli konuşuyor. Ama kelimeler ile değil, hislerimizle konuşuyor. Aslında konu ile ilgili farkındalığı olan insanlar bunu fark ederler ve dinlerler. Kendileri için en doğru seçimi içsel olarak yaparlar.Mutluluk önce kişinin kendini sevmesinden başlar, buna vücudumuz da dâhildir. Kaç kilo olursa olsun, kişi vücudunu sevmeli, onu olduğu gibi kabul etmeli ve her gün sağlıklı ve düzgün bir şekilde çalıştığı için şükür edilmelidir. Yani, kişi “Mutluluk zayıflıktır” diye düşünüyorsa, o kişi 2-3 kilo bile alsa kendini mutsuz hisseder. Sistemimiz stres hormonları salgılamaya başlar, ve tüm düzeyde hasar gelişimi tetiklenir. Mutluluk halinde ise salgılanan hormonlarımız bizim daha sağlıklı, uzun, huzurlu yaşamamızı sağlarlar. Eğer her çikolata veya kalorili gıda yediğimizde vicdan azabı yaşıyorsak, sistemimiz yine stres hormonlarını salgılayacaktır. Sizin de belirttiğiniz gibi uygun miktarlara yenilirse, her şey yenilebilir (eğer buna engel tıbbi bir hastalığımız yoksa). Şiddetli reddedişler, yoğun istekleri çağırır, nefisin kontrolünde kendimize bazı izinler vermemiz faydalıdır. İçsel olarak bunun bize iyi geleceğini bilirsek, gerçekten de iyi gelir.

Peki, kendimizi sevdiğimizde, etrafımızla barışık olduğumuzda vücudumuz nasıl çalışır? Kendimizden nefret ettiğimizde ya da depresyondayken bedenimiz nasıl çalışır?

Mutluluk hormonlarının tıbbi literatürde en önemlisi Serotonin’dir. Diğer bu kaskatta görevi olan nörotransmitterler Endorfin ve Melatonin’dir. Serotonin duyguları, iştahı etkileyen, ağrı kesici etki, ısı kontrolü sağlamak gibi özellikleri olan bir sinir ileti kimyasalıdır. Araştırmalar gösteriyor ki; depresyon, migren, hiperaktivite, insülin direnci, hatta obezitenin en önemli temelinde serotonin de bulunuyor. Serotonin yeterli olduğunda rahat uyku uyuyoruz, iştahımız azalıyor, ruh sağlığınız düzeliyor, enerjiniz artıyor.

Mutluluk sağlayan hormanlar

İç Hastalıkları Uzmanı Pınar Sarıyıldız
İç Hastalıkları Uzmanı Pınar Sarıyıldız

Azaldığında ise sinirli, huzursuz ve depresyona neden oluyor, iştahı bozuyor, obezite veya anoreksiya, bulimia nevroza gibi yeme bozukluklarına yol açıyor. Endorfin, endojen morfinimizdir. Ağrı kesici ve mutluluk-haz verici olarak görev yapar. Bilinen en etkili gevşetici rahatlatıcı maddelerden biridir. Melatonin hormonunun temel görevi vücudun biyolojik saatini koruyup ritmini ayarlamaktır. Bilinen en güçlü antioksidanlardan biridir. Yaşlanmayı geciktirici, hastalıklardan koruyucu etkisi dışında beyine mutluluğu hissettirme konusunda da görevi vardır. Melatonin aynı zamanda uyku hormonudur. Uyku ile uyanıklık ve uyanıklık ile uyku arasındaki geçişin baş organizatörüdür. Bu 3 hormonu mutluyken bol bol salgılıyoruz. Ama depresyondayken maalesef düzeylerinde belirgin düşüklükler meydana geliyor.

İdeal kilo ve zayıflamak için formül

beden ölçüsü ideal kilo hesaplamaO zaman kendimizi yeniden nasıl programlayalım ki ideal kilomuza ulaşalım?

Bilinçaltımız elimizdeki gizli silahımızdır.Öncelikle kilo ile ilgili sahip olduğumuz tüm olumsuz düşünce kalıplarını iptal etmeliyiz. Sonrasında sadece beden değil, ruh-beden-zihin üçlüsünden oluşan bir varlık olduğumuzu anlamalıyız. Bu bedenin sahibi olan da odur. Ve bedenimiz onun kabul ettiğine %100 uymak zorundadır. Tüm varlığınız ile-sadece egonuz ile değil- ideal kilonuzda olmayı seçmelisiniz. İstemek değil, çünkü istediğimiz şey sahip olamadığımız şeydir. Eğer isteme alanında kalırsak, maalesef o isteğimiz ile ilgili yokluk durumunu deneyimlemeye devam ederiz. Akabinde bu konu ile ilgili yapmanız gerekenin en iyisini, mümkünse %100’ünüzü göstermelisiniz.


Formül: Spor + Sağlıklı Beslenme + Az ama sık yemek + Diyetisyen

Pek çok insanın yalnızca zayıflamak için değil, teşhisi konmuş hastalıklarını yenmek üzere bile, bilinçaltlarındaki onlara zarar veren düşünce kalıplarını atıyor ve hastalıklarını tamamen iyileştirmekte başarılı olabiliyorlar. Peki, bu durumda bedensel rahatsızlıkların ortadan kalkması için beynimizi nasıl kullanmalıyız?

Malum tıp bilimi düşünce kalıplarının hastalıkların ana nedeni olduğunu düşünmüyor. Ben bireysel olarak farklı düşünüyorum. Ciddi bedensel hastalık durumlarında kişide panik duygusu hâkim oluyor. Bu ise düşünce kalıbının ortadan kaldırılması için gerekli olan içsel alana geçişi zorlaştırıyor. Enerji alanında ortaya çıkan ve kişinin titreşimini düşüren enerji blokajlarının birer birer ortadan kaldırılması toplam enerjinin artmasını sağlayacaktır. Bu ise hastalık dâhil, tüm konular üzerindeki uygulatıcı gücün artmasına neden olacaktır. İyileşmeyi kolaylaştıracaktır. Yanlış anlaşılmak istemem, 14 yıllık hekim olarak hala batı tıbbının uygulayıcısıyım. Ancak bireysel olarak sadece bu uygulamanın kişinin tam şifasında yeterli olmadığı çok hastalık ve hasta gördüm. Bence doğru olan her 2 konuda ayrı ayrı çalışma yapılmasıdır. Hem modern tıbbın tedavilerinin, hem de alternatif tıbbi yöntemlerin ve olumsuz düşünce kalıplarının düzeltilmesinin tam iyileşmeyi sağlayacağı kanaatindeyim.

Her yeni güne mutlu başlamak için kendimize neler söylemeliyiz sizce? Örneğin sizin her sabah kendinize söylediğiniz motivasyon cümleleri var mı?

ideal kiloMotivasyon amacıyla kullanılan cümlelerin öncelikle pozitif olması gerekiyor. Yani “Şişman olmak istemiyorum” yerine “Zayıf olmayı seçiyorum” cümlesi daha uygun. İkinci önemli nokta ise ‘Şimdiki zaman’ kipini kullanmamız. “Kilo vereceğim” yerine ‘Kilo veriyorum’daha uygun. Bireysel düzeyde hem biyolojik, hem de psikolojik olarak birbirimizden farklı özelliklere sahibiz. Bu nedenle herkesin kendi isteklendirme cümlelerini kurmasının daha doğru olduğu kanaatindeyim. Benim güne başlarken, yataktan kalkmadan önce “şükran sürecinde” kullandığım motivasyon cümlelerinden en sevdiklerim: ‘Kendimi seviyor, beğeniyor ve onaylıyorum’, ‘Her şeyin en iyisine ve en güzeline layığım”, ‘Hayatım her geçen gün daha da güzelleşiyor’

Bizleri verdiğiniz bilgilerle aydınlattığınız için çok teşekkürler. Şifa hep sizinle olsun.

İstediğimiz her şeye sahibiz aslında, ancak olacağına gerçekten inandığımızda… İçinde yaşadığımız mükemmel sistem, bizi her zaman destekliyor. Bize isteklerimizi gerçekleştirmemiz için türlü imkânlar sağlıyor. Bizimse tüm yapmamız gereken yapabileceğimize inanmak ve bunun için ne gerekiyorsa adım adım gerçekleştirmek. Unutmayalım ki neyin gerçekleşeceğine gerçekten inanırsak ve bilinçaltımıza yüklersek, gerçekleşecek olan da odur.

 

İlgili yazılar

Kilo Kilo Dediğin Nedir Gülüm?

Olumsuz Düşünce Fazla Kilo


Liposuction ile Kilo Vermek