Duran Adam Eylemi ve Sayın Başbakan

Taksim Meydanı’nda Erdem Gündüz’ün başlattığı ‘Duran Adam’ eylemi, gün geçtikçe duran adamların eylemine dönüştü. Özellikle de akşam saatleri giderek sayısı artan ‘duran adam’lara! Aslında bu eylem  sessizliğin ve duruşun da bir başkaldırı olabileceğini göstermek isteyen çok masumca, sessiz ve eylemsiz bir duruştu!

Peki  31 Mayıs sabahı saat 05.00 sularında, Gezi Parkı’ndaki çadırlarında uyuyan direnişçilere, şiddetle müdahale edilmeseydi, direniş eylemleri de bu kadar şiddetlenebilir miydi?  Bu müdahale olmasa, belki de direniş, tıpkı Erdem Gündüz’ünki gibi barışçıl bir eylem biçimine dönüşemez miydi? Bal gibi de dönüşebilirdi.

duran adam

Şimdi Sayın Başbakana vatandaş olarak nacizane birkaç soru sormak istiyorum:

Bütün dünya ülkemizde olanları canlı yayınlayıp, dünyanın sayılı kanallarının muhabirleri gaz bombası yüzünden yayınlarını kesmek zorunda kalırken, sorunu TOMA’yla, suyla, gazla çözmek yerine diyalogla halledebilseydiniz iyi olmaz mıydı Sayın Başbakan?

Yahut camiyi yaralı insanlara açan imamı görevden alıp, bir de gerçekliğini üstünden yirmi gün geçmesine rağmen ispatlayamadığınız  ‘’Cami içinde içki içtiler’’ sözü yerine o insanların can havliyle oraya sığındığını düşünerek empati yapıp,  gaz bombasını insanların yüzüne sıkarak, kör eden polisi korumak yerine yaralanmış gençleri hastanede ziyaret etseydiniz bu eylemler sonlanmaz mıydı Sayın Başbakan?

Ayrıca adliyeye çevik kuvvetle baskın düzenleyip avukatları cüppeleri üzerlerindeyken yaka paça gözaltına aldırmasaydık da  Reuters’de  bizi haber yapmasaydı diye hiç kendinizi sorguladınız mı Sayın Başbakan?

Peki direnişçiler için ‘biracı’, ‘sidik kokuyorlar’ diyerek oradaki gençleri incitmek yerine devlet olarak baba şefkatiyle yaklaşsaydınız bu tepkileri size karşı nefrete dönüşmeden engellemiş olmaz mıydınız Sayın Başbakan?

camide eylem ve gaz

Ya da yaşadığım yer olan güzel İzmir’imin, Kordonboyu’nda oturan güzel kızlarının saçından çekip coplayan polisin akıbeti belirsizken, ‘’Başörtülü bir vatandaşımızı yerlerde sürekleyip,dövdüler” gibi akılların almadığı hayal mahsulü senaryo ile ülkeyi kutuplaştırarak oylarınızı kemikleştirirken neler kaybettiniz? Bunu hesap ettiniz mi Sayın Başbakan?


Oturduğunuz makamdan, bindiğiniz arabaya, aldığınız maaşa kadar fazlasıyla  sayabileceğimiz birçok şeyin hazırlayıcısı olan cumhuriyetimizin kurucularına eğer  ‘’ayyaş’’ demeseydiniz milyonlarca insan gecenin bir vakti tenceresini tavasını alıp meydanlara gider miydi? Bunu hiç düşündünüz mü Sayın Başbakan?

Bir de sizin gibi düşünmeyenlerin demokratik taleplerini sergilemesini her seferinde ‘darbe girişimi’ olarak görmekten vazgeçerek, sizin tarifinizden farklı  olan bu gençliğin tek isteğinin  bireysel özgürlüklere ilişilmemesi olduğunu görebilseydiniz ballı börek olmaz mıydı Taksim Meydanı? Ne dersiniz Sayın Başbakan?

[quote]Sayın Başbakan! 31 Mayıs sabahı yapılan müdahalenin ardından tabi ki olay sadece Gezi Parkı değil artık.[/quote] Son olarak üzerinde baskılarınızı iyiden iyiye arttırdığınız gençliğin tek bir talebi var sizden: Lütfen bulunduğunuz yerde ‘one mınute’ Erdem Gündüz gibi durun! Durun ki düşünün Sayın Başbakan!