En Karizmatik İmkansız Aşk: Vesikalı Yarim

Türkan Şoray’a 2. Altın Portakal’ını kazandıran ‘Vesikalı Yarim’ filmini, Şoray’ın yıldız oyunculuktan usta oyunculuğa terfi ettiği film olarak kabul edebiliriz. 

vesikalı yarim

Mütevazı bir hayatı olan manav Halil, 2 çocuklu evli bir adamdır. Bir akşam esnaf arkadaşlarının ısrarı sonucu pavyona gider. Pavyonda şarkıcı Sabiha ile tanışır. Sabaha kadar birlikte vakit geçirdiği Sabiha ile aralarında kısa sürede aşk başlar.Birbirlerine delice tutulan 2 âşık, Sabiha’nın evinde yaşamaya başlar. Sabiha pavyonu bırakır, Halil’de babasıyla çalıştıkları manavı bırakıp Çiçek Pasajı’nda kasayla portakal ve limon satmaya başlar.

iksv_ak?ll?yasam2013Pavyon fedaileri, Halil’i Sabiha’yı bırakması için tehdit eder. Sabiha ise Halil’in yuvasını yıkmak istemediğinden, onu kendinden soğutmaya çalışır. Birkaç kez Halil’den ayrılmayı dener ama yapamaz. En sonunda Halil’e bir mektup bırakıp gider. Sabiha’nın peşini bırakmayan Halil, pavyonda çıkan kavgada pavyon fedailerinden birini bıçaklayıp hapse düşer. Sabiha, Halil kendisinden soğusun diye hapishanede kaldığı müddetçe ziyaretine hiç gitmez. Pavyonda çalışmayı bırakan Sabiha, Halil tahliye olana kadar sabırla bekler. Halil’in tahliye olduğu gün ise tekrar pavyonda çalışmaya başlar. Pavyona gelen Halil’in son umut kırıntılarını da yok etmek için ona sıradan bir müşteri gibi davranır. Halil, Sabiha’yı bıçaklar. Sabiha, polise kendi kendini bıçakladığını söyleyip Halil’i tutuklanmaktan kurtarır.

Bir süre hastanede yatan Sabiha, Halil’e yaptıklarından pişmanlık duyar ve ne olursa olsun sevdiği adamla tekrar bir araya gelmeye karar verir. Halil’i bulmak için manava dükkanına doğru gider. Manava yaklaştığında Halil’i babasının yanında çocuğuna sarılmış şekilde görür. Halil’i bir süre uzaktan seyreder. Sonra arkasını dönüp yürür ve kalabalığa karışır.

Yönetmenliğin duayenlerinden Ömer Lütfi Akad, Orhan Veli Kanık’ın “Tahattur” şiirinden çok etkilenir ve bu şiirden yola çıkarak bir film yapmaya karar verir. Burhan Arpad ile şiiri temel alan bir hikaye yazması için anlaşsa da bu çalışma yarım kalır. Senarist Safa Önal, Sait Faik Abasıyanık’ın “Menekşeli Vadi” isimli hikayesini Ömer Lütfi Akad için senaryolaştırınca “Kent Üçlemesi” ya da “İmkansız Aşklar Üçlemesi” diye anılan üçlemenin ilk filmi Vesikalı Yarim’in ilk adımları atılmış olur. Senaryo, klişelerden uzaklığıyla ve unutulmaz diyaloglarıyla dikkat çeker.

[quote]Rahatlıkla bir başyapıt olarak değerlendirilebilecek olan 1968 yapımı film, sadece senaryosuyla değil duru, gerçekçi ve çarpıcı anlatımıyla, siyah – beyaz ziyafeti sunan görüntü kalitesiyle ve muhteşem oyunculuk performanslarıyla da göz dolduran bir yapım.[/quote]

vesikalı yarim

Türkan Şoray’a 2. Altın Portakal’ını kazandıran Vesikalı Yarim’i, Şoray’ın yıldız oyunculuktan usta oyunculuğa terfi ettiği film olarak kabul edebiliriz. Sabiha karakterinin Türkan Şoray filmografisinde ayrı bir yer tuttuğu çok açık. Film, ayrıca Türkan Şoray’ı sarışın olarak izleyebileceğimiz nadir filmlerden biri. Manav Halil karakteriyle filmin bir diğer dev performansına imza atan İzzet Günay, her ne kadar oyunculuk gücü döneminin rakip gösterilebilecek aktörlerinden fazla olsa da popülarite olarak onların gerisinde kalmış bir isim olması itibariyle aslında hak ettiği değeri görmemiş bir oyuncu. Manav Halil karakterinin İzzet Günay’ın kariyerinin zirve noktalarından biri olduğu rahatlıkla söylenebilir. Bu oyunculuk resitalinin Altın Portakal’la taçlandırılmamış olması ise hayli şaşırtıcı. Daha da şaşırtıcı olan Vesikalı Yarim’in Altın Portakal Film Festivali’nde “İnce Cumali” filmine geçilerek “En iyi 2. film” seçilmesi. Türk Sinema tarihinin rahatlıkla en iyi filmleri arasında gösterilebilecek olan Vesikalı Yarim’in ve deyim yerindeyse döktüren İzzet Günay’ın, festivalin kazananları “İnce Cumali” ve Fikret Hakan’dan daha başarılı oldukları tartışılmaz.

Sabiha karakterinin söylediği şarkıları Şükran Ay seslendirmiş. Özellikle filmin son sahnesindeki yürek sızlatan “Kalbimi kıra kıra” şarkısı filmle başarılı bir bütünlük sağlamış.

Vesikalı Yarim, Türk sinemasını derinden etkileyen ve defalarca esinlenilen hatta taklit edilmeye çalışılan bir başyapıt. Filmin usta senaristi Safa Önal’a göre Nobel kazanmış Orhan Pamuk’un “Kara Kitap” adlı romanı bile Vesikalı Yarim’den esinlenilerek yazılmış. Filmin etkisi ve gücünü Safa Önal’ın bu yorumu gayet net şekilde açıklıyor.