Canım Dediklerimiz

Kedilerle dalga geçmek, onlara eziyet etmek gibi bir amaçlarına hizmet edecek bahanelerine yol vermek için “Kediler dokuz canlıdır.” diyenlere kesinlikle gıcık olurum.

CatPeople19822_zps9137dcd7

Oysa biz insanlar; daha çok canlıyız. Bizim canlarımız hiç bitip, tükenmiyor.

İnanmıyorsanız; en başta kendinize bakın.

Bakın bakalım siz kaç canlısınız.

Kaç can; sizin canınız ya da siz; kaç canın canısınız.

Yeminle altından kalkamazsınız hiç saymayın.

 

İnsanız ya biraz samimi olunca hemen canımız yaparız; elin adamını ya da kadınını…

Oysa birine “canım,” demek; çok önemlidir bence.

 

Ama ne yazık ki çoğu insan; bırakın başkalarını önce kendisine yalancıdır. Karşısındakini önemlileştirmek, karşısındaki ile samimiyetini tescillemek için kullanır bu kelimeyi.

 

Yalancıyız işte daha ötesi veya ispatı var mı?

Ya da buna gerek var mı?

yalancı canımlarla; gizliden gizliye yalancı olduğumuzu tescilleriz kendi kendimize…

 

Çok kolaydır yani tek bir kelime ile bir saniye de birini canımız yapmak.

Sonra terk etmeler, terk edilmeler ya da yıllarca görüşmemeler.

Sonra tekrar canımlı yeni merhabalar…

 

Bir can canınızken; öyle ya da böyle bir nedenle bir anda önemsizleşiyor ve bir dönem her şeyiniz olan; o andan itibaren hiçbir şeyiniz oluyor.

Yazık…

 

Sonra yeni bir adam, yeni bir kadın ve yeni can…

Yeni bir arkadaş, yeni bir dost ve yeni can…

Ne maskelerimiz tükenir, ne de canımız yani…

İnsanız çünkü…

Yalancıyız çünkü…

 

Ucuzuz işte.

Canımızda beş paralıktır ve o yüzden çoktur ya…

 

Hani bazen insanın içi birilerini kaybedince yanar ya, akar ya gözyaşları, bakın işte o; canınızın acımasıdır, gerçek canınızın…

 

Velhasıl yaşam bu; biri gider, diğeri gelir ve bir anda canımız olur.

O yüzden candan çok ne var şu dünyada?

 

Bir de garipler vardır; öyle gariplerdir ki canları diğerlerine göre azdır.

Çok daha azdır onların canları…

Kolay ölürler yani…

 

Çünkü onlar öyle herkese “canım,” demezler.

Hele hele canlarından çok canları yapmazlar.

Kolay değildir yani onların canı olmak.

Az ve özel oldukları için de kıymetlidir yani onların canları…

O yüzden kıymet de bilirler.

 

Ama işte onlar; birini kendilerine can yaptıklarında, o birileri onları canı yapmayabilirler.

Aslında onlara göre o can; bir anlamda yedeklerdir ve alternatifleri vardır hep.

 

Daha güzeli, daha çekicisi, daha yakışıklısı, daha paralısı, daha, daha, daha…

Hiç bitmeyen dahalar hep varlardır.

İşte bu dahaları görmeyen, bu dahaları istemeyenler için yaşam hep zordur.

Ve onlar için canları gittiğinde, cansız kaldıklarında hissettikleri; ukala bir müşterinin garsonu “canım,” diye çağırması gibidir.

Önemsiz, sıradan ve öylesine…

Cansız…

Kediden de beter yani…

PAYLAŞ
Önceki yazıİşin Zor Bademim
Sonraki yazıAptallaştıran Televizyon
7 Nisan 1963 Ankara doğumluyum. Gazi Üniversitesi İşletme Bölümü mezunuyum. Son 10 yılı yönetim kurulunda olmak üzere yaklaşık 30 yıldır Türkiye’nin en eski (1958) halk oyunları derneği olan TUFAK (Turizm Folklor Araştırma Kurumu) derneğinin yönetim kurulu üyesiyim. Şimdilerde yeniden yapılanma çalışmaları bulunan www.haberdenyorum.com internet sitesinde günün yazılarını yazıyordum. Halen www.internethaber.com sitesinin açık görüş bölümünde yayınlanmak üzere düzenli olarak yaşama dair yazılar ve zaman zaman da şiirler yazıyorum.