Farklı Pencereden Şah Fırat Operasyonu

Süleyman Şah Türbesi’ne yapılan sözde “Şah Fırat” operasyonunun arkasında ne vardı? Hükümet gerçekten isteyerek mi yaptı; yoksa bir mecburiyet mi oluştu?  Bu yazıda bunun perde arkasını incelemeye çalıştık.

TSK Türk Askeri Suriye Şah Fırat Operasyonu

Farklı bir pencereden Şah Fırat

Şah Fırat operasyonun ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Başbakan Ahmet Davutoğlu ve Hükümet kanadı, Türk askerinin müthiş bir kahramanlık örneği gösterdiğini dile getirdiler. Peki görünmeyen Şah Fırat’ın arkasında ne vardı? Hükümetimiz ve askerimiz bu operasyonu kendi istekleri ile mi gerçekleştirdi yoksa bu operasyona zorunlu mu kılındı?  Operasyon demek ne kadar doğru bunu bilemiyorum! Çok kısa bir süre önce Şah Fırat Operasyonu’na Stratejik Bakış adlı yazım İndigo Dergisi’nde yayınlanmıştı. Bu yazıda Şah Fırat operasyonunu ironik bir bakış açısıyla ele almış, Suriye’ye yapılan sözde operasyonun Kuzey Irak’taki PKK kampları olan Hakurk’a, Zap’a neden yapılamadığını sorgulamıştım. Bu noktada Suriye’ye yapılan Şah Fırat operasyonunu ele alalım.

şah fırat operasyonu perde arkası

Şah Fırat Operasyonu’nda IŞİD etkisi

Ortadoğu‘nun artık korkulu bir kabusu olan IŞİD, Türkiye’nin Suriye‘ye girişinde de etkili oldu. IŞİD sadece Ortadoğu’yu değil, Türkiye’yi de tehdit eder hale geldi; Süleyman Şah Türbesi için de ciddi tehditte bulundular. Üç gün içinde Türk askerinin Süleyman Şah Türbesini boşaltmadığı taktirde yerle bir edeceklerini sosyal paylaşım siteleri aracılığı ile Türk ve dünya kamuoyuna duyurdular. Kobani‘de başarılı olamayan IŞİD, bir anlamda yönünü bu noktalara çevirdi.

Burada akla şu soru gelebilir: “Türkiye IŞİD’in yanında değil miydi; şimdi ne oldu?” Evet, Türkiye IŞİD’e daha önce çeşitli şekillerde yardımda bulundu; (1) ancak değişen siyasal konjonktür zamanla ülkelerin çıkarları doğrultusunda karar almaya yöneltir. Bazen tek taraflı olarak bir gruba, örgüte; bazense, aynı zamanda çift taraflı olarak yardım etmeye yöneltebilir. Türkiye de hızlı kararlarla yönünü değiştirdi. Hatırlanacağı üzere Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun “Kobani’ye buradan selam ediyorum. Kobani’deki her kardeşimin alnından öpüyorum. Kobani bize tarihin emanetidir.” (2) ifadesi buna bir örnektir. Kobani’de de hükümet PYD ve Peşmerge tarafında olup, yardım ettiği IŞİD’e sırt çevirdi. Hatta Hükümet, Peşmerge güçlerinin Türkiye üzerinden Kobani’ye geçmesine izin verdi.

Şah Fırat, bir operasyon değildi!

Bugün ise IŞİD’in Süleyman Şah üzerindeki tehdidi Şah Fırat’ı doğurdu. Şah Fırat bir operasyon muydu? Değildi. Sadece operasyon görüntüsü verildi. Ayrıca bu olayda Şam yönetiminin kararı (izni) beklenmeksizin Suriye topraklarına girilmesi uluslararası platformda da karşılığı yer bulacaktır ki Suriye hükümeti, açıklamasında, “Bu saldırgan tavrın sonuçlarından Türkiye sorumludur” (3) demeci de olayın ardından gecikmedi.

şah fırat operasyonu perde arkasıSüleyman Şah Türbesi için Hükümet’in önünde iki şık vardı: Birincisi IŞİD, operasyon yapıp Süleyman Şah’a ciddi zarar verebilir ve çok sayıda Türk askeri şehit olabilirdi.  Buradan da hareketle Hükümet, seçim sürecinde ciddi bir oy kaybedebilirdi. Bunu göze alıp orada askeri çatışmaya sürüklenebilirdi. İkincisi ise operasyon görüntüsü verilip askeri oradan çekip Türk bayrağını oraya dikerek milliyetçi oyları 2015 genel seçimlerinde kazanmaktı. Hükümet ikinci şıkkı tercih ederek “Şah Fırat Fatihi” olarak milliyetçi oyları kazanmayı tercih etti. Muhalefetten de aslında bu yönde bir tepki geldi. CHP’li Gürsel Tekin operasyon için “Şah değil; Mat operasyonu!” ifadesini kullandı. (4) O yüzden Hükümet’in ve TSK’nın ortak yaptığı sözde operasyon bir anlamda toprak kaybına neden oldu. Bir önceki yazımda ironiyle askerin şu an için ne Suriye’ye ne de PKK için Kuzey Irak‘a gerçek bir operasyon yapabileceğini belirtmiştim. Nedeni ise; TSK’nın gücünden değil, Türkiye’nin şu an uyguladığı siyasi iç ve dış politikasından kaynaklanmaktadır.

 

Kaynaklar:

  1. http://www.sozcu.com.tr/2014/dunya/turkiye-iside-destek-verdi-ama-simdi-pisman-615534/
  2. http://www.cnnturk.com/haber/turkiye/basbakan-davutoglu-kobaniye-selam-ediyorum
  3. http://haberler.rotahaber.com/Suriye-Hukumetinden-Sah-Firat-tepkisi_516828.html
  4. http://www.hurriyet.com.tr/gundem/28267972.asp
PAYLAŞ
Önceki yazıHayatın Bilmecesi: Kadın ve erkek
Sonraki yazıAnlamak mı? Anlamıyorum!
Kişioğlu, zıt düşüncelere sahip kişilerle tartışmayı seven ve her olaya bilimsel olarak yaklaşıp, olaylara septik yaklaşmaktan kaçınmayan biridir. Olayları derinlemesine incelemeyi ve yanlışın ortaya çıkarılıp doğruya nasıl ulaşılacağı konusunda fikir üretilip bunun üzerinden felsefe yapılmasını arzulayan biridir. Etik, ahlaki ve hukuki sınırları aşmadan herkesin, her ortamda eleştirilmesi taraftarıdır. Dogmatik düşüncelerden uzak; sormayı, sorgulamayı kendisine görev edinmiş ve bunun çabası içerisindedir… Her türlü bilgi alışverişine açık; farklı görüşlerin çarpıştıkça büyüyebileceğine ve kolektif düşünsel ürünlerin ikamesinin de olabileceğine inanmakta; halk için, halk yararına olan her şeyin de yanındadır…