Yazı Dizisi: 10 Soruyla İran (2)

İran yazı dizisinin ikinci bölümünde; yemekler ve fiyatlar nasıl, dil sorun oluyor mu? gibi sorularla kapı komşumuzu daha da yakından tanıyoruz.

iraan

Yazı Dizisi: 10 Soruyla ‘İran’ (1)

Yazı Dizisi: 10 Soruyla ‘İran’ (3)

Fiyatlar Nasıl?

İran’da hemen hemen her şeyin fiyatı Türkiye’ye kıyasla daha düşük. Başta hesap yapmak biraz zorluyor çünkü bol sıfırlı paralar, bir de kağıtta yazan para birimi olan riyal yerine sıklıkla toman hesabıyla (1 toman = 10 riyal) konuşulunca kafalar karışıyor. Mesela 30.000 yerine 3.000 diyorlar, ya da bazen doğrudan 3… Ki bu da Türk parasıyla 2 liraya denk geliyor.

iran rialÇok önemli bir nokta, harcayacağınız tüm parayı yanınızda götürmeniz gerek. Orada bankanızdan para çekmeniz mümkün değil, uluslararası bir para giriş çıkışı yapamıyorsunuz. Bu yüzden ne kadar harcayacağınızı aşağı yukarı belirleyip, üstüne de bir miktar daha alıp gitmekte fayda var.

Herkesin bütçesi kendine göre. Ben sürekli yer değiştirmeme rağmen toplamda tüm ay 450 lira harcadım. Ama buna kalış ücreti dahil değil çünkü hiç ücretli bir yerde kalmadım. O kadar çok insan hayrına iş yapmaya paradan daha meraklı ki… Birçok yerde evlerde kalmaya davet edildik ve bolca kamp da yaptık. Kamp yapmak her yerde serbest, şehirlerdeyse parklar bunun için uygun. Ulaşım fiyatlarından bir önceki kısımda uzunca bahsetmiştim. Çok uygun olmakla beraber salavati de işe yarıyor.

İran’da beni şaşırtan, turist tuzaklarının yok denecek kadar az olmasıydı. İstanbul’a gelip 10 katı fiyatlar giydirilerek baştan aşağı soyulan garibim turistleri bilirsiniz. İslam devriminden beri turizmin zayıfladığı bu ülkede İran temalı hediyelik eşya dükkanına bile rastlamadım neredeyse. Yalnızca turistin ilgisini çekebilecek ziyaret yerlerine giriş genelde yabancı pasaportlulara İranlıların 8 katı kadardı.

iran pazar

Tabi her şehrin Fars desenli kumaşlarının bulunduğu bir pazarı mevcut. Pazar, İran’ın yerli halkı için de aynı pazar, gelen turist için de. Tabi pazarda pazarlık yapılır. Özellikle yabancılara mutlaka yüksek fiyattan başlatıyorlar tartışmayı. Zengin batı ülkelerinden değil de pazarlık kültürü olan Türkiye’den geldiğinizi söylerseniz belki işiniz kolaylaşır. Hatta satıcılarla önce Türkçe konuşmayı deneyebilirsiniz, çünkü İran’ın 4’te 1 nüfusu Türkçe biliyor, tüccarlar arasında da bolca Azeri var.

El yapımı işler için hem en bol çeşit hem de en uygun fiyatların bulunabileceği yer Yazd‘daki el işi pazarı. Kilimlerden takılara, klasikten en modernize edilmiş haline kadar el emeği birçok iş var burada.

elyapımı

Bir başka detay da, uygun enstrüman fiyatları. Tar, setar, def, santur, tömbek, fars kemençesi gibi enstrümanlar yaygınca bulunuyor ve Türkiye’ye kıyasla fiyatları çok daha uygun. Hele santur, dünyada en uygun fiyata burada bulunuyor. Örneğin 250 lira gibi bir fiyata güzelce ceviz bir santur almak mümkün.

Yemekler Nasıl?

Bol yağlı! Bol şekerli! Bol etli! Bir vejeteryan için yenebilecek şeyler biraz sınırlı. Normal bir restorana gidildiğinde etsiz hiçbir şey bulmak mümkün değil, yalnızca sade pilav. Ama etli yapılan bazı sebze yemeklerini nadiren etsiz bulmak da mümkün oluyor. “İçinde et var mı?” sorusuna yok deyip sandviçten sosis çıkınca, “Eee, sosis var et yok ki” cevabına çok rastlanıyor, o yüzden dikkat!..

çayhurma İran çay iran kültürü ne yenir iranda falafelci şalgamcıSokak yemeği olarak sıkça falafelciler, bir de daha atıştırmalık şalgamcılar var. Özellikle güneye doğru inildikçe falafelciler sıklaşıyor ve lezzetlileşiyor. Şalgamcı dediklerimse yollarda tezgahlarda beyaz ya da mor şalgam turpunu haşlayıp veriyorlar, bir de yanında başparmak kadar fasülyeler oluyor.

Bildiğimiz ayranın nanelisi, adı duh olarak orada da mevcut. Beyaz ekmekten başka çeşit bulmak bir hayli zor. Genelde ekmek dedikleri lavaş gibi ince, elektrikli fırın ekmekleri. Bir de daha makbul sayılan sengek dedikleri bizim pide ekmeğine benzer taş fırın ekmekleri var. Her yemeğin yanında bir de pilav var, pirinci burada alıştığımızdan biraz daha farklı. Çay desen o da var, oksijenmiş gibi sürekli içiyorlar. Gerçi ince belli bardak beklemeyin. Bir de ülkede yetiştiğinden hurmada bolluk var. Yani yemek kültürü öyle çok farklı değil, aşağı yukarı alışık olduğumuz gibi. Mutfaklarımız ortak lezzetlerle dolu, Türk mutfağından bildiğimiz birçok şey orada da karşımıza çıkıyor. Sadece belki daha bile fazla yağ ve şeker düşkünüler.

Her bölgenin kendine has bir tatlısı var. İran dünyada tatlılarıyla meşhurmuş zaten, İran’da en çok Yazd şehri tatlılarıyla nam yapmış durumda. Yemekte en süprizli kısım bu geniş tatlı çeşitliliği oldu benim için. Bana büyük bir kısmı sadece başka bir kılığa girmiş saf şeker kütlesi gibi geliyorlar, ama bu çeşitlilikte çok hafif tatlılar da bulabildim şükür.

iran tatlılar İran

Unutmadan, öyle masada oturup yemek yemekmiş falan, büyük şehirlerdeki restoranlar hariç pek rastlamadık. Genelde yere sofra denen büyük plastik bir bez açılıyor, yemek yerde oturup yeniyor. En lüks evlerde de, birçok restoranda da durum böyle.

Dil sorun oluyor mu?

İran’da ana dil Farsça, okullarda ise Arapça ve İngilizce öğretiliyor. Tabi burada da olduğu gibi göstermelik ve yetersiz bir seviyede, dolayısıyla kişinin kendi çabasıyla gelişmesine kalmış. Özellikle gençler arasında bolca İngilizce bilen var. En azından bizim ülkemize kıyasla katlarca fazla. Ama bunun dışında Türkçe de gayet geçerli bir dil. Ülkenin dörtte biri Türkçe konuşuyor. Türkçe derken, Türkiye Türkçesi değil ama anlaşmak mümkün oluyor en azından.

Bunun yanı sıra, Türkçede ne çok Farsça kelime olduğuna şaşabilirsiniz. Elinizde bir farsça kelime kitabıyla giderseniz, halihazırda epey Farsça bildiğinizi görürsünüz. Hele eski kelime hazneniz genişse. Bizdeki ‘yapmak’, ‘etmek’ anlamına karşılık gelen ‘kerden’ fiilinin çekimlerini de öğrenirseniz basbayağı derdinizi anlatırsınız yani. Akıcı bir iletişim kuramasanız bile ortak dil, ortak kültür demek; İran insanıyla daha samimi bir bağ kurmayı sağlıyor, çok da hoşlarına gidiyor.

iran yazı İran dil sokak tabelaları alfabe arapça farsça

Ancak yazıda Arap alfabesi kullanılıyor. Latin alfabesiyle yer ismidir, yön tabelasıdır oldukça nadir şeyler. Alfabeyi öğrenmek çok zor değil, hazır orada pratik yapacak bolca doğal olanak varken eğlenceli bile. Tabi ki şart değil. Yine de en azından sayıları öğrenmek çok faydalı olacaktır. Yoksa boyuna zorluk, ne gerek var 9 sembol öğrenmek varken…

Hatta Latin dillerinden herhangi birini de bilenler için komple Farsçayı öğrenmek bile kolay olacaktır. Bilemedim nasıldır nedendir, ama çok benzer kelimeler, sesler, gramer yapıları var. Fransızca bilen Farsça anlar kadar da değil elbet, ama öğrenmesi çok daha kolay olur diyeyim. Yeni bir dil öğrenmekten ziyade sahip olduğun dil bilgisini dönüştürmek, ya da dilin mantığını kavramış olmaktan kaynaklı gibi. Fakat bu günlük konuşma dili için geçerli; yazılı dilinse çok daha resmi ve öğrenmesi zor olduğu söyleniyor. Teşvik etmek adına, rahatlıkla yapılabiliyor diye söylüyorum, bir ayın sonunda bütün günü farsça konuşarak geçirmenin yanı sıra ufak ufak felsefi görüşlerimi bile paylaşabilmeye başlamıştım!


Yazı Dizisi: 10 Soruyla ‘İran’ (1)

Yazı Dizisi: 10 Soruyla ‘İran’ (2)

Yazı Dizisi: 10 Soruyla ‘İran’ (3)