Osmanlı: Muhteşem Yüzyıl ve çöküş

624 yıl süren Osmanlı’nın “muhteşem” dönemleri de oldu, yıllar boyu süren çöküş dönemleri de… Çöküşü anlamak, bizler için zirveye çıkışı anlamak kadar zaruridir. Peki nasıl oldu da zirvede olan Osmanlı İmparatorluğu zaman içinde gücünü kaybetmeye başladı?

osmanli devleti arma osmanı çöküşü muhtesem yuzyil hurrem kosem sultan kanuni suleyman

Batı Anadolu’da 14.yüzyılın hemen başında doğan Osmanlı yüzyıllar içinde üç kıtaya hakim olan bir cihan imparatorluğu oldu. Popüler kültürün naklettiği “muhteşem” dönemleri, imparatorluğa has bir kimlikle yaşadı. Günümüzde herkes imparatorluğun bu gücünü konuşur oldu. İnsanların hoşuna giden ‘muhteşem yüzyıl’lar oldu. Doğal olarak döneme olan ilgi arttı. Senaristler de sağ olsunlar ilgi çekmeyi de gurur okşamayı da iyi biliyorlar; tarih dersi vermeyi de. Okullarda öğretilemeyen tarih ilmini, imparatorluğun bir dönemiyle de olsa öğretiveriyorlar şıp diye!

Nitekim insan psikolojisi her zaman en iyiyi duymak ister, insanoğlu için en güçlü olanla ilgilenmek, en iyiye saygı duymak ve en iyiyi konuşmak daha az zahmetlidir. Dolayısıyla tarih sahnesinde eski karalar topluluğunda ve dünyada büyük izler bırakmış bu koca imparatorluğun da güçlü, şaşalı dönemlerini konuşmak, irdelemek, daha çekici olmuştur. Bu pek tabi anlaşılır bir durumdur. Fakat unutmamamız gereken, bu koca imparatorluğun 300 – 350 yıllık bir gerileme, küçülme ve sonunda çöküşü ile biten bir serüveni olduğudur.

Bu serüvenin en az muhteşem dönemler gibi gerçek olduğu da yadsınamazdır. Çöküşü anlamak, bizler için zirveye çıkışı anlamak kadar zaruridir.

Bu dönemle yüzleşebilmek, Osmanlı tarihinin bu dönemlerine de bakabilmek, çöküşü anlayabilmemizi sağlayacaktır.

Öncelikle bilmemiz gereken şey, tarihte olanların hiçbir zaman tek bir nedeni olamayacağıdır. Tarih bilimi, olaylara birçok neden ve alt nedenleriyle bakabilmeyi gerektirir. Öyle ki Osmanlıyı da çöküşe götüren birçok neden ve alt neden vardır.

osmanli tuccar tuccari osmanlida ticaret

Osmanlı neden çöktü?

Peki nasıl oldu da zirvede olan Osmanlı zaman içinde gücünü kaybetmeye başladı?

Özellikle 16. yüzyılın ikinci yarısı, Osmanlı Devleti için kritik zaman dilimi olacaktır. Bu dönemde rüşvet ve iltimasın artması, siyasi erkin içinde yavaş yavaş beceriksiz yöneticilerin yer alması; artan ağır vergiler ile sosyolojik yapının huzursuzlaşması, askeri sınıfın eski disiplininden uzaklaşması, saray içindeki çıkar çatışmaları gibi birçok neden sonun başlangıcı olacaktır.

Burada siyasi erkten ayrı olarak padişahları ele aldığımızda, bu döneme paralel olarak, Kanuni Sultan Süleyman döneminden sonra gelen padişahların da komplike olarak idarede etkin olmadıkları, olamadıkları görülecektir. Nitekim tüm bu genel sıkıntılar, 20. yüzyıla kadar baş ağrısına neden olacaktır. Bunun yanı sıra Avrupa’da cereyan eden gelişmeler, coğrafi keşifler, Rönesans ve reform hareketleri kıtanın hızla gelişmesine neden olacak ve doğal olarak çöküşün Avrupa eksenli nedenleri bu üç olgu üzerinde imparatorluğu derinden sarsacaktır.

Coğrafi keşiflerle ticaret yollarının yön değiştirmesi, Akdeniz pazarının eski canlılığını kaybetmeye başlaması, Amerika’dan Avrupa taşınan tonlarca altın, Osmanlı ekonomisini yerle yeksan etmeye yetecektir. Rönesans ile antik uyanışı yakalayan, reform ile de bağnazlık zincirlerini kıran Avrupa, bilimde hızlı bir şekilde çağ atlayacaktır. Pek tabi bu dönem için kendini yüksekte gören Osmanlı, yanı başında oluşan tüm bu hayati gelişmelere bir anlamda kayıtsız kalacaktır.

osmanli neden nasil coktu


18. yüzyıla gelindiğinde meydana gelen Sanayi Devrimi ve yaşanan Fransız İhtilali, Osmanlı İmparatorluğu’nu sarsan en büyük darbeler olacaktır. Sanayi devrimi, Osmanlı’da uzun süredir alınan askeri başarısızlıklara paralel verilen kapitülasyonlarla dibe giden ekonomiyi daha da derinleştirecektir, küçük esnaf yok olmaya yüz tutacak, Osmanlı batının açık pazar sömürü ülkesi haline gelecektir. Fransız İhtilali, getirdiği milliyetçilik akımıyla, birçok ulusu içinde barındıran Osmanlı için adeta kabus olacaktır. Ülkenin dört bir yanındaki ayrılıkçı hareketler, imparatorluğu ıslahatlara yöneltse de, imparatorluk yönetiminde yeni dönem ideolojileri oluştursa da, demokrasi adımları atılsa da, meşrutiyet yönetimleri kurulsa da parçalanmanın önüne geçilemeyecektir. Nitekim 20. yüzyılın ilk çeyreğinde Osmanlı tarih sahnesinden kopacaktır.

Tabi ki koca bir imparatorluğun uzun süren çöküşünü birkaç olgu, olay ve detaylarla anlatmak mümkün değildir.

Fakat en azından birkaç açıdan da olsa bu döneme bakabilmek; yüzyıllar süren bu çöküşü anlamak, bu evreyi irdelemek, Osmanlı’yı anlamamıza daha pragmatik katkılar sağlayacaktır. Tarih bizim tarihimizdir. Her yönüyle onu öğrenmek tarih sahnesine çıktığımız günden bu güne, tarihimizin her evresini irdelemek muhakkak görevimiz olmalıdır.


‘Osmanlı’nın Acı Yüzü: Kardeş Katli Yasası

Monarşik Yönetim ve ‘Osmanlı Devleti