Terör saldırısını üstlenmeyecektiniz madem niye yaptınız?

Terör örgütleri eylemlerini, kendi amaçlarını duyurabilmek, kendi isimlerini ve güçlerini ortaya koyabilmek için yaparlar. Peki, çok büyük ve ses getiren bir patlamadan, onlarca insanın katledilmesinden sonra neden hiçbir örgüt çıkıp da olayı anında üstlenmez?

 Terör saldırısını üstlenmeyecektiniz madem niye yaptınız

17 Şubat’ta Ankara’yı kana bulayan patlamadan sonra da aynı şeyi düşünmüştüm, 13 Mart’taki patlamadan sonra da aynısını düşünüyorum.

Terör eylemleri ne için yapılır?

Kimse insan öldürmeye meraklı olduğu için gidip birilerini parçalamaz. Mutlaka bir amaç vardır. Terör örgütleri eylemlerini, kendi amaçlarını duyurabilmek, kendi isimlerini ve güçlerini ortaya koyabilmek için yaparlar. Peki, çok büyük ve ses getiren bir patlamadan, onlarca insanın katledilmesinden sonra neden hiçbir örgüt çıkıp da olayı anında üstlenmez?

Üstlenmeyecektiniz madem, niye yaptınız?

Devletimiz araştırıyor; canlı bombaların kimliğini ve bağlı oldukları örgütü buluyor. Diyor ki; şu üniversitede okuyan ve şu örgütün gösterilerinde görülen bir kadın. Demek ki patlamanın sorumlusu o örgüt.

İşaret edilen örgütten ses var mı?

Hayır?

Üstlenmiyorlar. Demek ki onlar yapmadı.

Biz yapmadık diyorlar mı?

Hayır…!

Birileri yaptı; kim yaptıysa biz de bundan nemalanalım mı diyorlar acaba?

Olayın faili olarak görülen örgütlerin uzantıları görüş beyan ediyorlar. Saldırıların süreceğini söylüyorlar ama onlar da üstlenmiyorlar. Sadece saldırıdan hoşnut olduklarını anlıyoruz. Belli ki içlerindeki intikamın ateşine iyi gelmiş saldırı. Apaçık bunu söyleyebilenler saldırıyı yapsalar  söylemezler mi?

Göğüslerini gere gere söylerler.

1 Şubat’ta ne oldu?

Patlamadan günler sonra olayı TAK isimli bir sol örgüt üstlendi.

Peki, niye bekledi bu kadar zaman üstlenmek için?

Niye ilk gün çıkıp, biz yaptık demediler?

Ses getirmek için yapıyorlar madem,  ilk gün, sıcağı sıcağına olayı üstlenmeleri gerekmiyor muydu?

Yoksa birileri TAK’a eylemi hediye mi etti?

Düşünelim şimdi. Kim ortalığı kana bular da kendini gizler?

Halkı birbirine düşürmek, dini, mezhebi, ırkı, kullanarak halkı cephelere bölmek, bundan nemalanmak isteyen birileri olabilir mi?

Gizli bir terör örgütü mesela..

Olabilir mi?

Önceden olmadı mı?

Derin Devlet denen bir kavram vardı mesela. Yıllar sonra öğrendik neler yaptıklarını.

Başka güçlerin derinleri var mıdır mesela?

Ben bunu düşünüyorum artık. Gizlice bizi birbirimize düşürmeye çalışanları düşünüyorum.

Gerçeklerin derinlerini düşünüyorum.

Bu konuyu çok düşünmek gerektiğini de düşünüyorum..

Bence siz de bunu düşünün artık..


Birlikte düşünelim..

Birlikte düşünüp, birlikte bulalım barışa giden yolu..

Yoksa derinler hepimizi harcayacaklar yakında…


PAYLAŞ
Önceki yazıTuz tüketimi zararlı mı?
Sonraki yazıBoğaziçi Köprüsü kapandı, İstanbul trafiği felç oldu
1963 yılında İzmir’de doğmuşum. İzmirli olmaktan her zaman gurur duymuşumdur. Uzun yıllar İzmir’den uzak yaşasam da son iki yıldır memleketime kesin dönüş yaptım. Bu şehirde yaşamaktan büyük keyif alıyorum. Şifacı bir aileden geliyorum. Aile büyüklerinin “el alma” yöntemi ile bana hediye ettikleri iyileştirici gücü ihtiyacı olan herkese uygulayarak evrendeki pozitif enerjilere katkı sağlamaya çalışıyorum. Okuma yazma öğrendiğim yıldan itibaren kitap okumaya başladım diyebilirim. Çocukken elime ne geçerse okurdum. Yaş 35, yolun yarısı eder mi, bilmem? Ama 35’inden sonra düşündüklerimin ve sorguladıklarımın yön değiştirmesiyle birlikte okuduklarımın da tamamen değiştiği kesin. 35’imde elime tesadüfen geçen bir kutsal kitap tercümesi ile evreni sorgulamaya başladım. Merakım beni tüm kutsal kitapları, kutsal kitapların yorumlayan incelemeleri, mitolojileri, varoluşu sorgulayan felsefeleri, tasavvufu, sembolleri, gizemleri ve ölüm ötesini araştırmaya yöneltti. Astroloji ile tanışmam sonrasında kaderin varlığından emin oldum. Bilgi sonsuzdu ve öğrendikçe yeni sorgular doğuran yaşam bilmecesinin labirentlerinde gezinmek müthiş bir hazdı. Edindiğim bilgiler ışığında kendi öngörülerimi ve sezgilerimi de kullanarak profesyonel anlamda rüya yorumlaya başladım. İlk başladığım günden bu yana, yıllardır Hürriyet Gazetesinin, Hürriyet Aile sayfasında rüya yorumlama işini sürdürüyorum. Ayrıca “eborsahaber” sitesinin finansal astroloji sayfasını yönetiyorum. İhtiyacı olanlara danışmanlık hizmeti veriyor, rüyalarla ve astroloji ile yollarını aydınlatmaya çalışıyorum. Dünyanın ve evrenin büyüklüğü içindeki önemsiz mevcudiyetinizin çok önemli görevleri olabiliyor. Ben her bireyin, insan haklarını ve eşit yaşam koşullarının sağlanmasını savunmakla ve bunun için savaşmakla yükümlü olduğuna inananlardanım. Dünyadaki acıların, açlığın, hastalıkların, savaşların ve ölümlerin bitmesi için bireysel mücadelenin şart olduğunu biliyorum. Evren cinsiyet, dil, din, ırk gözetmez; bizler bir tuzağın içindeyiz ve gözlerimize mil çekilmiş. Kendi yarattığımız çirkin dünyada kendi acılarımızla boğuşuyoruz. Yeni bir dünya yaratacağız bir gün; bir gün mutlaka baskın negatif enerjilerden kurtaracağız dünyayı, inanıyorum. Siz de inanın; siz inanmazsanız biz de başaramayız çünkü…