Yaşım 30… Zaman hızlı mı akmaya başladı?

Yaşım 30… Genç miyim peki? Valla cevabını pek iyi bildiğim bir soru değil. Bedenen evet, ruhen hayır. Ama ölüm için evet, gencim.

Yaşım 30... Zaman hızlı mı akmaya başladı?

Yaşım 30… Genç miyim peki?

30’lu yaşların başındayım. Bunu söylerken bile kendimi tuhaf hissediyorum. Çünkü çocukken hep çocuk kalacakmışsın, hiç büyümeyecekmişsin gibi gelir. Annem bir gün bir yakınımızın 32 yaşında öldüğünü ve çok genç olduğunu söylemişti. İşte o gün verdiğim cevabı hatırladığımda, bugün kendimi tuhaf hissediyorum. Anneme dönüp: “Neresi genç, yaşayacağını yaşamış, 32’de genç miymiş?” demiştim. Şimdi yaşım 30… Genç miyim peki? Valla cevabını pek iyi bildiğim bir soru değil. Bedenen evet, ruhen hayır. Ama ölüm için evet, gencim. Çocukken çevremdeki yaşlı insanlar kendi çocukluklarından bahsettiklerinde şaşırır, inanmazdım onların anlattıklarına. Sanki hep o yaştalarmış ta hiç çocuk olmamışlar gibi gelirdi. Hep aynı şeyi söylerlerdi:” Hayat çok kısa, zaman su gibi akıp gitmiş, hele de 30’dan sonra göz açıp kapamak kadar kısa oluyor”.

Yaşım 30… Zaman su gibi akıyor hele de 30’dan sonra

Önceleri benim için çok anlamı olmayan bu cümleler şimdilerde kafamın içinde dönüp duruyor. Çünkü 30 yaşına vardığında bir duruyorsun. Dönüp bir arkana bakıyorsun. Şaşırıyorsun. Çocukken bir türlü geçmediğini düşündüğümüz zaman, tıpkı eskilerin söylediği gibi hızla akıp gitmiş ve gitmeye de devam ediyor tik tak sesleri eşliğinde. Şaşırıyorsun. Çünkü yaşadığın her günü hatırlamıyorsun.

Geçen 30 yılın ardından hatırlamaya çalıştığında aklına belli bazı anılar geliyor. Bazen sanki birtakım görüntüler beliriyormuş gibi oluyor ama devamı gelmiyor. Gelen anıların hepsi hayatında duygu yönünden seni en çok etkileyen anılar oluyor. Ya çok mutlu olduğun, ya çok üzgün olduğun, ya çok eğlendiğin ya da çok korktuğun anılar hücum eder aklına anı diye. Yani duygu olarak en yoğun hissettiğin anlar, sadece anı olarak kaydediliyor. Dolayısıyla dönüp baktığında en çok hangi anıları hatırladığından çok hangi duyguları hissettiğin önemlidir. Mutluluk, mutsuzluk, korku, utanç hatta ilk aşk veya ilk öpücüğün hissettirdiği heyecan…

Ben kendi adıma tüm geçmişime dönüp baktığımda en çok pişmanlık duygusunu hissettim diğerlerine nazaran. Ne çok şeyi yanlış yapmışım ya da ne çok şeyi yapmamışım.

Şimdi sevgili okur, yaşın kaç olursa olsun, 30’a gelmeyi beklemene gerek yok, dön ve arkana bak. En çok hangi duyguyu hissediyorsun. Sonra… Sonra daha fazla arkana bakma, takılı kalma geçmişe, dön önüne, geleceğine ve bundan sonraki hayatına hangi duygunun yön vermesini istiyorsan ona göre yaşa hayatını. Unutma hayat kısa, zaman hızlı akıyor, hele de 30’dan sonra…

Önceki yazı2016’da en çok iş ilanı yayınlayan sektörler hangileri?
Sonraki yazıTanrı’ya ihtiyaç var mıdır?
01 Ekim 1986 tarihinde İstanbul’un Fatih ilçesinde doğdum. Eğitim hayatıma Farabi İlkokulu’nda başladım ve 2.likle de bitirdim. Ortaokulu ise 21. Yüzyıl Koleji’nde okul 3. lüğüyle bitirdim. Liseyi Hasan Şadoğlu Lisesi’nde tamamladım. Ardından üniversite hayatı geldi. Maltepe Üniversitesi Felsefe bölümünü 2009 yılında bitirdim. Felsefe bölümünün yanı sıra psikoloji bölümünden de yandal yaptım. Üniversite hayatım boyunca birçok seminere katıldım. Bunlardan bazıları; 1. Etik ve İnsan Hakları Konferansı (İngilizce) , Konuşmacı, 2009- Norveç Oslo Üniversitesi Felsefe öğrencilerinin katılımıyla, 2. İnsan Hakları Evrensel Bildirgesinin 60. Yılında İnsan Hakları: Hepimiz için Onur ve Adalet, Asistan, Maltepe Üniversitesi, 2008, 3. Aydın Doğan Vakfı 19. Genç İletişimciler Yarışması, Birincilik Ödülü, Asistan( Milliyet Gencim), 2008, 4. İlköğretim Okulları Ders Kitaplarında İnsan Hakları Araştırması, Tarih Vakfı düzenlemesiyle, Asistan, 2008, 5. İnsan Hakları Çalışma Projesi, Sunucu, Maltepe Üniversitesi, 2007, 6. Aile Eğitimi Çalıştayı, Maltepe Üniversitesi. Bunun yanı sıra Star TV’de staj yaptım. Mezun olduktan sonra ilk olarak Hedef Dershaneleri’nde felsefe öğretmenliği yaptım. Hemen ardından Fen Bilimleri Dershanesi Çekmeköy şubesinde rehberlik öğretmenliği görevime başladım. Diğer döneme Fen Bilimleri Dershanesi’nin Kadıköy şubesine aynı görevle geçiş yaptım. Aynı sene Maltepe Üniversitesi Psikoloji bölümünde yüksek lisansıma başladım. Yüksek lisanstan sonra Bahçeşehir Üniversitesi’nde pedagojik formasyon eğitimimi tamamladım. Ayrıca “Pozitif Koçluk” eğitimimi de aynı yıllarda tamamladım. 3 yıl boyunca Fen Bilimleri Dershanesi’ndeki görevimi sürdürmemin ardından Denizatı Koleji’nde rehberlik öğretmeni olarak çalışmaya başladım. Çalışma dönemimde “Çocuklar için Projektif Çizim Testi” eğitimimi tamamladım. Bu kurumda da 2 yıl görevime devam ettim ardından kendi isteğimle görevimden istifa ettim. İstifa etmemdeki amaç, öncelikle uzun zamandır kullanmadığım için gerileyen İngilizcemi ilerletmek için kursa gitmekti. Bunun dışında felsefeci olmam dolayısıyla kendi alanımda çalışmak istememdi.