Çek Cumhuriyeti: Yaşamaya değer bir ülke

Kent mimarisinden kadınlara verilen değere, meşhur tramvaylarından dünyaca ünlü birasına Çek Cumhuriyeti neden yaşamaya değer bir ülke?

yaşamaya değer bir ülke Çek Cumhuriyeti kapak

Avrupa denildiğinde ilk akla gelen ülkelerden biri değildir Çek Cumhuriyeti. Prag’tan başka şehri de pek bilinmez. Nesi meşhurdur deseler, akla kolayca bir cevap gelmez. Ama bir gerçek var ki Çek Cumhuriyeti yaşamaya değer bir ülke. Neden mi?

Çek Cumhuriyeti irili ufaklı 25 şehirden oluşmakta. Bu şehirlerin 11 tanesi 60 kilometrekarenin altında yüzölçümlerine sahipler. Ülkenin en büyük şehirleri başkent Prag, doğu sınırındaki Ostrava ve güneydoğu sınırındaki Brno. Çek cumhuriyetinin nüfusu 2015 yılı verilerine göre 10.553.443. Başkent Prag’ın nüfusu ise yaklaşık 1.260.000. Halk dindar olmadığı gibi ateizm oranı da bir hayli yüksek. Çek Cumhuriyeti zengin bir ülke değil ama ülkedeki insanlar mutlu.

Şehir planlaması, Çek Cumhuriyeti’nde ilk göze çarpan detay. Ülke, özellikle de Prag adeta orta çağdan günümüze kalmış bir yaşayan müze. Prag Kalesi, Karl (Karluv) Köprüsü, Astronomik Saat Kulesi, St. Vitus Katedrali, Tyn Kilisesi, Prag Ulusal Tiyatro Binası, Petrin Kulesi, Dans Eden Ev, Prag Ulusal Müzesi (Narodni Muzeum), sinagoglar, kiliseler, meydanlar ve ara sokaklarda dahi yıkılmamış, inadına korunmuş binalar büyülü bir atmosfer yaratıyor. Yüksek bir noktadan şehri seyrettiğinizde sadece tarihi binaları ve dünyanın hiçbir yerinde göremeyeceğiniz kadar kuleyi görüyorsunuz. Yoğun şekilde turist çeken şehir kendisini sadece turizm ile idame ettirecek düzeyde. Belki de bu nedenle İngilizce seviyeleri gayet iyi.

yaşamaya değer bir ülke Çek Cumhuriyeti 2

İyi ama bu ülkede yeni binalar yapılmıyor mu? İnşaatlar yok mu? Var. Ama şehrin merkezinde değil. Bu nedenle Sultanahmet Camii’nin arkasından görünen gökdelenler gibi bir görüntü kirliliği ile karşılaşmak mümkün değil. Çünkü şehir planlaması denen kavrama yüz yıllarca sadık kalınmış.

Prag’ta küçük sayılabilecek ve fakat önemli noktalar arası yol alan bir metro hattı var. Tramvay hatları ise nereye isterseniz, kolay ve rahatça gitmenizi sağlayacak şekilde planlanmış. Halk tramvay hatlarını ulaşım için kullanıyor. Bu bilinç sayesinde ne caddelerde trafik var, ne de araba çöplüğüne dönmüş yol kenarları.

Kadınlar Çek Cumhuriyeti’nde gündelik hayatta hep aktif durumdalar. Burada sözü geçen aktiflik, Türkiye’deki gibi belli işlerden kesinlikle uzak tutulan ve masa başında çalışmak zorunda bırakılan kadınların çalıştıkları işler değil.


Örneğin Çek Cumhuriyeti’nde tramvay süren bir kadın görmek oldukça normal. Tek başına restoranları çekip çeviren genç kızların işlerine olan hakimiyetleri görülmeye değer. Bir de Prag’ta bir istasyon çıkışında belki 80 yaşında, belki de daha yaşlı, çiçek satan bir kadın vardı. Onu soğukta titreyen elleri ile gazete kağıdına gül sararken görmek, ister istemez görenlerin gözlerini dolduruyordu. Ama kendisine çiçek almadan para vermek isteyenlere bir hayır deyişi vardı ki işte o onun nasıl bir emekçi ve ulu çınar olduğunun resmiydi.

İnsanlar zengin mi? Hayır değil, ama yaşam ucuz. Yeni duble yollar yapılıyor mu? Hayır zamanında ne yapmışlarsa, bugün için yeterli.

3. köprü? Karl Köprüsü yetiyormuş. Milli içecekleri? Dünyanın en iyi birası. Peki 3. çocuğu yapana çeyrek altın veriyorlar mı? Bak o yok işte.