Astroloji: 1 Eylül Başak burcunda Güneş tutulması

1 Eylül 2016 Perşembe günü saat 12:03’te Başak burcunun 9. derecesinde Ay – Güneş kavuşumu ve Güneş tutulması yaşayacağız. Peki Güneş tutulmanın hayatımıza etkileri nasıl olacak?

Astroloji: 1 Eylül Başak burcunda Güneş tutulması

Başak burcunda Güneş tutulması: Kaderimiz çabamızda saklı

Tutulma Kuzey Ay düğümü yönünde olacağı için, kadersel olarak gitmemiz gereken yöne doğru bizleri bir şekilde çekecek olaylara da gebe diyebiliriz. Başak burcundaki tutulma düzen, toplumsal hizmet ve iş-kariyer konularına vurgu yapıyor. Arınmayı, eskiler yerine yeni alışkanlıklar kazanmayı, kötü alışkanlıklardan sıyrılmayı; düşünmeyi, yeni kararlar almayı ama uygulamaya geçirmeden önce tekrar tekrar gözden geçirmeyi, toplumsal olarak hizmet kurumları ile ilgili düzenleme ve yenileşme çabalarını da yaşamımıza taşıyor içinden geçtiğimiz bu tutulma dönemi ve takip eden 6 aylık süreç.

1 eylül güneş tutulması harita

1 Eylül Güneş tutulmasının etkileri

Bakalım göksel semboller bu tutulmaya dair neler söylüyor bizlere:

• AY ve GÜNEŞ “detaycı, titiz, hizmet odaklı, çalışkan ve mükemmelliyetçi” Başak Burcunun ilk dekanında ve anın haritasında toplumsal statümüz, hedeflerimiz, iş ve kariyerimiz, itibarımızı ifade eden alanda. Bu alan toplumsal anlamda ise devletimizin hiyerarşik yapısını, otoritesini, ülke yöneticilerini anlatan alandır. Başak Burcunun haritanın 11. burcu olması nedeni ile sosyal gruplar, insancıl ideallerimiz, geleceğe dönük hayallerimiz, işten elde ettiğimiz kazançlarımız da tutulmanın etkisi altında bulunuyor.

• Haritada 13 derece Akrep burcu yükseliyor, bu da bize bir takım kriz ya da stres yaratan durumlarla karşı karşıya gelerek değişim ve dönüşüm geçireceğimizi anlatmakta. Kontrolcü, manipülatif, zorlayıcı ve güç takıntıları içerisinde hissetmek de olası. Bir tür varoluş mücadelesi vereceğimiz anlamına da geliyor bu aynı zamanda. Yükselen burcun yönetici gezegeni Mars, sorumluluklarımızı ödül ve cezaya dayalı sistemi ile bizlere hatırlatıp duran, sınırlayan Satürn ile kavuşum halinde ve maddi kaynaklarımızı anlatan ikinci alanda. Bu kavuşum aynı zamanda tutulmaya da oldukça zorlayıcı bir görünüm yapıyor bulunduğu yerden. Bu alan bizlerin sahip olduğu maddi ve manevi kaynakların ifade bulduğu bir alandır. Burada yükselen yöneticisi Mars ile kavuşan Satürn maddi değerlerle olan ilişkimizi, harcama ve kazanma durumumuzun zorlu şartlar içerdiğini anlatmakta. Maddi açıdan her birimiz bir takım kayıp ve zorlanmalara açık haldeyiz. Kafa karıştırıcı Neptün’ün Kiron ve Güney Ay Düğümlü kavuşumu ile birlikte gönderdiği stresli açı ile belki de her birimiz kadersel olarak kayıplarımızla, görmekten kaçındığımız ve belki de görmekten korktuğumuz gerçeklerle, üzüntü veren kayıplarla yüzleşiyor olacağız. Maddi kaynaklarda daralma, parasal konularda aldanma, gerçeği görememe gibi etkiler altında olduğumuzu söyleyebilirim.

• Tutulmanın yönetici gezegeni Merkür. Güçlü olduğu Başak burcunda olmasına rağmen retro harekette (Bu pozisyonda olmasının yaratacağı olası etkileri şu linkten okuyabilirsiniz: Astroloji: 30 Ağustos – 26 Eylül Merkür retrosu ve büyük iyicil Jüpiter ile kavuşumda. Büyük iyicil diyoruz Jüpiter’e ancak bazı gezegenler bazı burçlarda oldukça rahat ederlerken bazıları da bulundukları burçta doğalarının gereklerini tam olarak yerine getirmekte zorlanırlar. İşte Başak burcunun titiz, mükemmelliyetçi, her şeyi kılı kırk yarana kadar irdeleyen enerji elbisesi içerisinde daralmış ve sıkılmış vaziyetteki JÜPİTER’i böyle değerlendirmek de mümkün. Söz konusu bolluk, bereket ve genişleme olduğunda Başak elbisesi Jüpiter’e iki beden dar geliyor gibi de düşünebiliriz. Aneretik bir dereceden retroya başlayan Merkür ile kavuşumu ise zihnimizin vıdı vıdılarını, kusur arayan tarafını, huzursuz, endişeli ve sinirli hissetmeye yatkın bölümünü çoşturdukça çoşturacağa benziyor. ” Kim hakkımda ne düşünüyor acaba? ” sorusu ” elalem ne der? “sorusunu takip edip kendi cehennemimizi de bu tür sağlıksız düşüncelerimizle oluşturabiliriz.

• 9 derecedeki Başak burcundaki tutulma Kuzey Ay Düğümü ile kavuşumda ve kadersel bir takım itilimleri ve yüzleşmemiz gereken geçmiş alışkanlıklarımızı da anlatıyor, ancak egomuz ile ruhumuzu, bilinçli yaptıklarımızla bilinçsiz yaptıklarımız şeyleri ayıran, çözen adeta gerçeği görmeyi görmeyi engelleyen Neptün ile karşıt açıda. Aşırı hassas, kırılgan, mantık dışı davranışlar içerisinde olmaya, günlük hayatın dertlerinden kaçma eğiliminde olup kafa karışıklığı içerisinde kandırılmaya açık haldeyiz. Zarar görmeye öylesine açığız ki kendimizi her an ” kader kurbanı ” olarak bulabiliriz eğer üzerimize düşen sorumlu davranışlardan sürekli kaçıp, aklımızı kullanmaktan ziyade duygularımızla hareket ediyorsak şayet. Toplumsal anlamda ise bu açı etkisi ile ülke yöneticilerine ait bir takım sıkıntılı durumlar oluşabilir, halktan gizlenen bazı gerçekler olabilir ve bunlar bir şekilde ortaya çıkabilir, topraklarımızı ve güvenliğimizi ilgilendiren konularda üzüntü duyacağımız bir takım gelişmeler olabilir (4-10 aksı) Ayrıca toplumsal olarak sevilen, saygı duyulan sanat ve eğlence dünyasındaki kişilere dair üzücü durumlar da söz konusu olabilir. (5-11 aksı)

• Balık burcunda oldukça güçlü olan Neptün’ü görüyoruz haritanın aile, yuva ve yerleşimimizi anlatan alanında. Dizpozitörü Jüpiter’in Merkür kavuşumlu etkisi ile kalplerimizdeki kırıklar derinleşebilir. Yavaş yavaş bitmesi gerekenlerle bizleri aylardır yüzleştirmesine rağmen korktuğumuz gerçeklerle, bir türlü kabule geçemediğimiz durumlardan doğan hayal kırıklıkları ile yüzleşmemiz gerekebilir. Bazılarımız yaşadıkları çevreyi, yuva olarak bilip kabul ettikleri yerleri değiştirmek zorunda kalabilir. Çocuklarımızı ve yaşam sevincimizi anlatan bir alanda da etkisini gösterecek olan Neptün eskiden keyif veren şeylerin artık keyifli olmadığını düşünmemize neden olabilir. Bu dönemde medyada ya da yakın çevremizde çocuklarla ilgili üzüntü duyacağımız haberler de alabiliriz. 🙁 Tüm bu göstergelerin ışığında önümüzdeki 6 aylık süreçte hem bireysel hem de toplumsal olarak her birimiz stres ve üzüntü yaratan durumlarla yüzleşebiliriz demek mümkün.

“Coğrafya insanın kaderidir” der İbn-i Haldun, ve nerede doğarsak oranın kirine, çöpüne batar; oranın suyu ile yıkanır, oranın güneşi ile kavrulur ve oranın iklimi ile biçimlenir geleceğimiz diye de açıklar bu sözünü…

Sanırım bir aksiyon filmini aratmayan düzeyde gerilimler yaşadığımız, yüreğimizi yakan, kavuran olayların bir an olsun gündemimizden düşmediği, inandığımız değerlerin büyük bir hızla parça parça edildiği bu topraklarda yaşayan her birimizin kaderi de ülkemizin kaderinden ayrı düşmeyecek elbette. Bu tutulma ile birlikte ülkemiz ve üzerinde yaşayan bizler de yeni bir sürece doğru evrilmekteyiz. En umutsuz ve çaresiz anlarında bu coğrafyanın bağrından çıkan evlatlarının da güzel ülkeyi ne derece ileriye taşıdığı da aklımızdan hiç çıkmaması gereken bir gerçek. Evet zor zamanlardan geçiyoruz ama krizlerin de en büyük gelişme ve bir anlamda sıçrama potansiyeli taşıdığını da unutmayalım. . .

Tutulmalar kadersel olayları getirir hayatlarımıza ve bu bazen olumlu olaylarla olurken çoğunlukla bizim irademiz dışında, kişisel kader anlayışımızı aşan olaylar vasıtasıyla olur. Adeta göklerden gelen bir karar vardır ve bizden bu yönde uyum beklenir. Önce algılamakta zorlanırız ve “niye ben?” diye de sormaktan geri durmayız. Belirsizdir çünkü gelenler, olanlar, hazırlıksız yakalanırız ve gelecekle ilgili kurgularımız bir anda değişime uğrar.

Balık – Başak aksındaki Ay Düğümleri yaklaşık 1 yıldır görmemiz gereken, gitmemiz gereken yönü ve bu doğrultuda bırakmamız gereken, elden çıkarmamız gereken şeyleri anlatıyordu. Değişken nitelikli bu iki burç zaten değişimin kaçınılmaz bir yön olduğunu da vurguluyor kadersel olarak. Yaklaşık Nisan 2017 sonlarına doğru bu düğümler burç değiştirecekler ve ASLAN-KOVA aksına geçecekler. Bu geçişten sonra da tutulmaları bu sabit eksende, bu burçlarda deneyimleyeceğiz. Yani; demem o ki bizler değişim ve dönüşüm derken aslında yeni bir döngüye başlamadan önce yapmamız gerekenleri yapıp, almamız gereken dersleri alıp, kayıplarımız varsa onlarla yüzleşip, hayatımızda düzen isteyen alanların farkına varıp onları çaba ve özenle yeniden ele alıp yeni bir döneme adım atmak üzere olduğumuzu anlatıyoruz. Hayat bizi başka bir noktaya taşımak üzere değişim istiyor. Ancak o döneme kadar yeni hayatımızın inşasından da sorumluyuz. Sapla samanı ayırmak, verimliyi verimsiz olanla değiştirmek zorundayız hayat planlarımızda. Bu dönemi doğru değerlendirirsek kadersel olarak ilerlemek adına neleri yapmamız, nelerden vazgeçmemiz gerektiğini de anlayacağız zaten.

Hayatımızda beceri ve dikkat isteyen, verimli olanı verimsiz olandan ayırmamız gereken, yaşam planımızda Başak burcu doğum haritamızın hangi alanında ifade buluyorsa burada bir düzen oluşturmamızın zorunlu olduğunu unutmadan, organize ve planlı davranıp sorumluluklarımızı eksiksiz yerine getirmemiz gerekiyor. Kendi yeteneklerimizi geliştirmeyi, hatta ustalık kazanıp verimli olmayı öğrenmemiz gerekiyor. Ve unutmamız gereken bir durum daha var: evet kadersel etkilere açığız ama kişisel niyet ve çabalarımız da geleceğimizin yeni döngüsünü belirleyecektir. Evrenin yaratıcı ve büyük zekasına inanmak, elimizden gelenin en iyisini yaptıktan sonra da tam bir tevekkül hali içerisinde evrenle bir olup akışta kalmak da oldukça önemli bu süreçte.

isra suresi

Tutulmaya üçgen açı ile bağlantı kuran Plüton’un hırpalayıcı ama bir o kadarda yenileyen, dönüştüren enerjisi kişisel gücümüzü, ikna yeteneğimizi ve kişiliğimizin yaratıcı gücünü doğru kullandığımız taktirde, duygularımızda dürüst olup bir şeyin asıl gerçeğine odaklandığımızda krizlerle başa çıkmada bize yardımcı olacak, küllerimizden adeta bir Anka kuşu doğurmamıza yardım edecektir.

Duygusal derinliğimizi arttıran bu açının etkisini Neptün’ün yükselene yaptığı olumlu açı da destekliyor ve diyor ki bizlere; merhametli, duyarlı, yardımsever ve hayatın sana sunduklarına karşı biraz daha kabullenici olursan, kendini ideallerine adayıp bu uğurda çalışıp çabalarsan ve gerektiğinde de kişiliğinin katı yönlerini esnetmeyi başarabilir ve şartlara uyum sağlayabilirsen, geçmişinde yaptığın hatalardan gereken dersleri çıkartabilir ve bunları üzüntü ve gözyaşı nedeni olarak görmeyip de yaşamdaki deneyimler hanene yazarsan sana rüyasını kurduğun hayatın ilhamını fısıldayacağım. . .

Son olarak bu tutulmanın 1 Eylül doğumlu Başaklar, 28 Şubat doğumlu Balıklar, 2 Aralık doğumlu Yaylar, 31 Mayıs doğumlu İkizler ve bu tarihlerin 3 gün öncesi ve sonrasında doğanları doğrudan etkiliyor olacağını söylemek istiyorum. Burçlara göre olan etkilerini de bir sonraki yazımda detaylı olarak hazırlayıp sizlere sunacağım.

Sevgi ve ışıkla, gökyüzü rehberimiz olsun…

Astroloji: 30 Ağustos – 26 Eylül Merkür retrosu

Önceki yazıTürkiye Suriye’de yanlış politika izliyor!
Sonraki yazıHiç düşünmez misiniz?
1972 yılında Eskişehir’de doğmuştur. A.Ü.İletişim Bilimleri Fakültesi Reklamcılık ve Halkla İlişkiler Bölümü mezunudur. Öğrencilik yıllarından itibaren çalışma hayatının içerisinde olmuş, Özel kurum ve Kuruluşlarda, Halkla İlişkiler Yöneticiliği, Mağaza Yöneticiliği, Metin Yazarlığı, Reklam Planlaması gibi pozisyonlarda profesyonel iş yaşamı içerisinde yer almıştır. Çok uzun yıllar kişisel ilgi düzeyinde tuttuğu astrolojiye olan merakı AstroArt Astroloji okulunda Öner Döşer’den 3 yıllık Klasik Astroloji eğitimi almaya kadar uzanmıştır. Ayrıca yine aynı kurumda “Horory” ( soru astrolojisi) eğitimini de tamamlamıştır. Eğitimler sonunda ustalık sınavlarını başarı ile vererek Uluslararası Profesyonel Astroloji Derneği’ne ( APAI) katılma hakkı elde etmiştir. Ülkemizin eski astrologlarından Murat Gürgün ‘den, astrolojinin kişinin yaşam yolculuğu ve kişisel potansiyellerin farkındalığı üzerine kurgulamış olduğu “ Yol Haritası ” eğitimlerine 2 yıl boyunca devam ederek “Yol Haritası ve Yaşamı Yönetmek”, “ Yol Haritası ve Farkındalık”, “Yol Haritası ve Bilinç” etaplarını başarı ile tamamlamıştır. Anette Inselberg’den Reiki1 ve Reiki 2 uyumlamaları, Nedret Gülcan’dan Nefes Eğitimi, Buket Elbeyoğlu’dan EFT, EFT MATRİX eğitimleri de almıştır. Cemal Nur Sargut ‘un Tasavvuf derslerine katılmış ve bu konuda da kendini geliştirmek adına kurs ve seminerlere ve Mesnevi Okumalarına devam etmektedir. Mandala konusunda çeşitli kurum ve kuruluşlarda dersler vermekte, Astroloji ve Mandala çalışmalarını birleştirerek kişisel değişim ve dönüşüm çalışmaları yapmaktadır. Kendisine ait www.astrolojininrehberligi.wordpress.com blogundan astroloji penceresinden güncel gökyüzü yorumları yapmakta, astroloji danışmanlıkları vermektedir, İndigo dergisinde astroloji yazıları yazan Hülya DEĞER ,bol bol okumakta ve yazmakta, mandala çizmeye ve dersler vermeye devam etmektedir. Evli olan Hülya Değer, 18 yaşındaki Defne’nin ve 14 yaşındaki Kerem’in de annesidir.