Ankara hali: Çocuk işçiler, yoksulluk ve pislik

Sebze-meyve halleri farkında olmasak da bizlerin hayatında önemli bir yere sahip. Her gün soframıza gelen yiyeceklerin çoğu buradan piyasaya aktarılıyor. Hem satıcılar hem de müşteriler için de önemli bir ticaret merkezi. Fakat Ankara’nın hali hakkında bilmemiz gerekenler sadece bunlar değil maalesef.

Ankara hali: Çocuk işçiler, yoksulluk ve pislik

Ankara hali: Çocuk işçiler

Daha önce hale hiç girmemiştim. Sadece dışarıdan baktığımda dağınık ve pis bir yer olduğunu düşünüyordum. Bunu da çok umursamıyordum. Geçen hafta basın fotoğrafçılığı dersim için, hocamın da önerisi ile hale fotoğraf çekmeye gittim. Burada göreceğiniz fotoğrafları da o gün çektim.

Hale adımımı atmam ile 90’lara adım atmam bir oldu. Çamurlu kaygan bir yoldan içeri girdim. İlk gözüme takılan şey tekeri bile tahta el arabaları oldu. Hemen her arabanın başında da bir çocuk. Çocuk dediğim tahminimce 12-15 yaş arası.

Keşif için tüm halde bir tur attım ve yeniden girişe gelip kameramı çıkardım. İnsanlar kameralara çok mu alışkın burada bilemiyorum ama gören herkes fotoğrafının çekilmesini istiyordu. Dört saatte bine yakın fotoğraf çekmişim. Girdikten yaklaşık yarım saat sonra bir ağabey ile aramda şöyle bir muhabbet geçti.

Beni görünce, “Çek çek, halin halini çek. Bu adamı da çek gel” dedi. Tabii bu tavır hemen herkeste olduğu ve oraya gitmemin de başka bir amacı olduğu için. “Ağabey bana dramatik, haber olacak şeyler lazım. Çocuk işçi falan yok mu?” dedim gülerek.

“Olmaz mı çocuk dolu” dedi. O sırada arabalı çocuklardan biri vardı yanımızda. “Kaç yaşında bu arkadaş?” diye sordum. 13 yaşındaymış. Bu kadar küçük olduklarını sanmıyordum aslında. Gün boyunca gördüm ki haddinden fazla çocuk işçi çalıştırılıyor. Üstelik bu çocukların bir çoğu da Suriyeli ve dertlerini anlatacak kadar konuşmayı bile bilmiyorlar.

Ankara hali: Çocuk işçiler, yoksulluk ve pislik

Ankara hali: Yıkamadan yemeyin!

Halde çalışan çalışmayan herkes pislikten şikayetçi. Oysa ben bu durumu dert etmediklerini sanıyordum. Zira dert etseler bu hale sokmazlardı. Fakat herkesten bu şikayeti duyunca, biraz da ağızlarından laf almak için bir ağabeyin “ne çekiyorsun” sorusuna,  ”pisliğinizi çekiyorum” diye çıkıştım.

Sohbet etmeye başlayınca bu konuda beni önce şaşırtan sonra da ne bekliyordun ki dedirten bir şey söyledi. “Burada tuvalet yok. Kamyonların arasında dolaş mutlaka tuvaletini yapan birini bulursun.” Maalesef 1-2 saat sonra tesadüfen bu gerçekle de karşılaştım.

Aslında kapalı dükkanlar var. Oraların tuvaletleri yok mu yoksa kullandırmıyorlar mı bilmiyorum. Olmasa bile kendi aralarında bir yolunu bulabilirlerdi aslında. Bu tercih pek hoş olmuyor çünkü. Sebze-meyve kasaları ve hatta balıklar da kasalar ile yerlere konuluyor. Bu yüzden bir öneri; asla yıkamadan yemeyin.

Ankara hali: Çocuk işçiler, yoksulluk ve pislik

Ankara hali: Yoksulluk

Ülkedeki sınıf ayrılıklarını, zengin ve fakiri bir arada görebileceğiniz yerlerden biri de hal. İşçi olarak çalışanların çoğu sigortasız ve en iyi ihtimalle asgari ücret alıyorlar. Çalışanların bir bölümü de emekli. 60-70 yaşlarında epey insan gördüm çalışan. Bir amcanın dediğine göre; hal, emeklilerin çalışmak zorunda kaldığı yer.

Bunun yanı sıra iş sahibi olanları ya da görece daha iyi konumda olan muhasebecileri, müşterileri, satıcıları da burada görmek mümkün. En zor durumda olanlar ise şüphesiz çöpe atılanları toplayan insanlar. Bazıları çöpe karışan sağlam yiyecekleri toplayıp satmaya gidiyor.

Bazıları yemek için topluyor. Bu işi yapan 3 ablanın fotoğrafını çekmiştim ama istemedikleri için buraya koymuyorum. Bu fotoğraftaki amca da onlardan biri.

Ankara hali: Çocuk işçiler, yoksulluk ve pislik

Ankara hali: çöp yığınları

Halin düzenli bir çöplüğü yok. En arkada eğimli bir yol şeklinde duvarla çevrilmiş yarım bir çukur var. Çöpler halin geneline yayılmış olsa da ağırlık burada biriktiriliyor. Çöpün karıştırıldığı, yiyeceklerin toplandığı yer de burası. Bu yazıyı yazma fikri de burada oluştu.

Buranın yanından 3’üncü geçişimde belediyenin bir çöp kamyonuyla kepçeyi gördüm. Fotoğraflarını çekmeye başladığımda ilk defa halde fotoğraftan rahatsız olan birini gördüm; kepçe operatörü. Beklendiği üzere, belediye çalışanı olduğu için basın olmamdan, haber olacağından endişelendi.

Kapısını açıp ne için çekiyorsun, iznin var mı diye sordu. Durumu izah etsem de tatmin olmadı ama bir şey de diyemedi. Bu sırada orada çalışan bir ağabey yaklaşıp bir yerde çıkacak mı çektiklerin diye sordu. Sonra da keşke çıksa diyerek devam etti. Bu çöpün yazın durulamayacak kadar çok koktuğunu ve halin tamamına yayıldığından bahsetti.

Çöp karıştıranları göstererek ”Bazen çöp yığılmadan sağlamlarını topluyor bu garibanlar. Bazen de böylesine kalıyorlar” dedi. Sonra da çöpçüyü göstererek ”Şu adamın haline bak. Pisliğin, mikrobun içinde sağlığıyla oynuyorlar adamın” dedi. Bu yazıyı yazma fikri de bu sohbet sırasında oluştu. Söylediği gibi hal sadece içinde çalışanların değil, hepimizin sağlığını tehdit ediyor bir bakıma.

Ankara hali: Çocuk işçiler, yoksulluk ve pislik

Ankara hali ve yeni bir hal

Son belediye seçimlerinden sonra hal’in şehir dışına taşınması da gündeme geldi. Bunun için çalışmalar da başlatılmıştı fakat biraz zaman alacağa benziyor. Tabii bu bir çözüm mü diye düşünürsek; çözüm olmadığı kanaatindeyim.

Zihniyet ve yönetim anlayışı değişmedikten sonra mekansal değişimin anlamı olmayacak. Umarız bu görüntüleri Türkiye’nin başkentinde daha fazla görmeyiz.

Kentsel dönüşümde 7 yeni düzenleme

Yaralı köpeği çöp kamyonunda preslediler!

Reuters: Suriyeli çocuklar Günde 15 saat kayıt dışı çalıştırılıyorlar