Anayasa değişikliği teklifi 9. madde kabul edildi

Anayasa değişikliği teklifinde Cumhurbaşkanı’nın Yüce Divan’a sevkine ilişkin 9. madde Meclis Genel Kurulda 343 oy ile kabul edildi.

Anayasa değişikliği teklifinde Cumhurbaşkanı'nın Yüce Divan'a sevkine ilişkin 9. madde Meclis Genel Kurulda kabul edildi.

Değiştirilmesi teklif edilen 8. madde:

E.  Cumhurbaşkanının cezai sorumluluğu

Madde 105 – Cumhurbaşkanı hakkında, bir suç işlediği iddiasıyla Türkiye Büyük Millet Meclisi üye tamsayısının salt çoğunluğunun vereceği önergeyle soruşturma açılması istenebilir. Meclis, önergeyi en geç bir ay içinde görüşür ve üye tamsayısının beşte üçünün gizli oyuyla soruşturma açılmasına karar verebilir.

Soruşturma açılmasına karar verilmesi halinde, Meclisteki siyasî partilerin, güçleri oranında komisyona verebilecekleri üye sayısının üç katı olarak gösterecekleri adaylar arasından her siyasi parti için ayrı ayrı ad çekme suretiyle kurulacak onbeş kişilik bir komisyon tarafından soruşturma yapılır. Komisyon, soruşturma sonucunu belirten raporunu iki ay içinde Meclis Başkanlığına sunar. Soruşturmanın bu sürede bitirilememesi halinde, komisyona bir aylık yeni ve kesin bir süre verilir.

Rapor Başkanlığa verildiği tarihten itibaren on gün içinde dağıtılır, dağıtımından itibaren on gün içinde Genel Kurulda görüşülür. Türkiye Büyük Millet Meclisi üye tam sayısının üçte ikisinin gizli oyuyla Yüce Divana sevk kararı alabilir. Yüce Divan yargılaması üç ay içerisinde tamamlanır, bu sürede tamamlanamazsa bir defaya mahsus olmak üzere üç aylık ek süre verilir, yargılama bu sürede kesin olarak tamamlanır.

Hakkında soruşturma açılmasına karar verilen Cumhurbaşkanı seçim kararı alamaz.
Yüce Divanda seçilmeye engel bir suçtan mahkûm edilen Cumhurbaşkanının görevi sona erer.

Cumhurbaşkanının görevde bulunduğu sürede işlediği iddia edilen suçlar için görevi bittikten sonra da bu madde hükmü uygulanır.

Mevcut metin:

E.  Sorumluluk ve sorumsuzluk hali

Madde 105 – Cumhurbaşkanının, Anayasa ve diğer kanunlarda Başbakan ve ilgili bakanın imzalarına gerek olmaksızın tek başına yapabileceği belirtilen işlemleri dışındaki bütün kararları, Başbakan ve ilgili bakanlarca imzalanır; bu kararlardan Başbakan ve ilgili bakan sorumludur.

Cumhurbaşkanının resen imzaladığı kararlar ve emirler aleyhine Anayasa Mahkemesi dahil, yargı mercilerine başvurulamaz.

Cumhurbaşkanı, vatana ihanetten dolayı, Türkiye Büyük Millet Meclisi üye tamsayısının en az üçte birinin teklifi üzerine, üye tamsayısının en az dörtte üçünün vereceği kararla suçlandırılır.

Türkiye Barolar Birliği’nin halkı bilgilendirme notuna göre:

DEĞİŞİKLİK: Anayasa değişikliği teklifinin 10. maddesiyle (Anayasa Komisyonu’nda 9.madde olarak kabul edilmiştir) Anayasa’nın 105. maddesinin başlığıyla birlikte değiştirilmesi teklif edilmekte olup; maddenin Cumhurbaşkanı’nın cezai sorumluluğuna hasredilmesi önerilmektedir.

Teklif uyarınca, Cumhurbaşkanı hakkında bir suç işlediği iddiasıyla soruşturma açılabilmesi ve Yüce Divan yargılamasının yolunun açılabilmesi, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin çok yüksek nitelikli çoğunluk kararlarıyla (üye tamsayısının salt çoğunluğunun teklifi ve üye tamsayısının üçte ikisinin kabul oyu) mümkün olabilmektedir. Bu yöntem, Cumhurbaşkanı’nın görev süresi tamamlandıktan sonra, bu süre içinde işlediği iddia edilen suçlar bakımından da aynı şekilde uygulanmaya devam edecektir.

DEĞERLENDİRME: Önerilen bu düzenleme kapsamında her şeyden önce, Cumhurbaşkanı’nın “kişisel suçları” ile “görev suçları” arasındaki ayrımın dikkate alınmadığı görülmektedir. Başka bir ifadeyle, Cumhurbaşkanı’na Cumhurbaşkanlığı göreviyle ilgili olmayan suç isnatları yöneltilmesi söz konusu olduğunda dahi (ölüm veya yaralanmayla sonuçlanan trafik kazasına sebep olmak gibi), adeta “Vatana İhanet” suçlamasına eşdeğer düzeydeki bir usul engeliyle karşılaşılmaktadır.

“Cumhurbaşkanı Yardımcıları” ve “Bakanlar” hakkında önerilen düzenlemelere bakıldığında ise, bunun tam tersi bir durum göze çarpmaktadır. Bu kapsamda her şeyden önce Cumhurbaşkanı Yardımcıları ve Bakanların “görev suçları” ile “görevleriyle alâkalı olmayan suçları” arasında bir ayrım yapılmakta ve görev suçlarında yukarıdakine benzer bir soruşturma yöntemi öngörülürken (Meclis üye tamsayısının salt çoğunluğunun teklifi ve üye tamsayısının beşte üçünün kabul oyu), görevleriyle ilgili olmayan suçlarda ise yasama dokunulmazlığı hükümlerinden yararlanacakları belirtilmektedir.

Bilindiği üzere, demokratik rejimlerinde ise esas olan; her makamda bulunan kişinin, sahip olduğu ve kullandığı yetkiler çerçevesinde hesap verebilmesidir. Başka bir deyişle “kamu hukukunda sorumluluk, yetkiyi takip eder”. Önerilen düzenlemede ise Cumhurbaşkanlığı makamı bir yandan en yüksek yetkilerle donatılmakta, diğer yandan ise cezai denetimi imkânsıza yakın bir şekilde güçleştirilmiş olmaktadır.

BAĞLANTILI HÜKÜMLER: Cumhurbaşkanı Yardımcıları ve Bakanların cezai sorumlulukları (Teklif m. 11, Anayasa m. 106/5 ve 106/10)

Kritik 8. madde de kabul edildi


Anayasa değişikliği teklifinde yürütme yetkisini cumhurbaşkanına veren 8. madde 340 oy ile Meclis Genel Kurulda kabul edildi. Buna göre Anayasa’nın 104. maddesinin neredeyse tümüyle baştan yazılması öneriliyor. Cumhurbaşkanı’nın görev ve yetkilerinin neler olduğu sıralıyor. Bu kapsamda, değiştirilmesi teklif edilen 104. maddenin 17. fıkrasında, teklif kapsamındaki en önemli değişiklik önerilerinden biri olan “Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi” düzenlenmektedir. Anılan düzenleme uyarınca, Cumhurbaşkanı’nın yürütme yetkisine ilişkin konularda Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi çıkarabileceği öngörülmekte ve bu Kararnamelere ilişkin çeşitli esaslara yer verilmektedir.

6. madde kabul edildi

TBMM’nin yürütmeyi (bakanlar kurulunu) ‘hukuki denetim’ imkanını ortadan kaldırılan anayasa değişikliği teklifi 6. maddesi 343 oy ile kabul edildi. Anayasa değişiklik teklifinin 6. maddesi, “Anayasa’nın 98. maddesinde” yapılması önerilen değişiklik uyarınca, maddenin Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin bilgi edinme ve denetim yolları” olan kenar başlığının Anayasa metninden çıkarılması öngörülüyor.

5. madde kabul edildi

Meclis Genel Kurulu’nda TBMM’nin yürütme üstündeki denetim yetkisini kaldıran 5. madde 343 oy ile kabul edildi. Bu durum, teklifin kabulü halinde, artık Türkiye’de Yasama Organı’nın Yürütme Organı üzerinde anayasal araçlar yoluyla herhangi bir siyasî denetim sahibi olamayacağı anlamına gelmektedir. Üstelik bu durum, Yasama ve Yürütme organları arasında “sert kuvvetler ayrılığı” modeli olarak bilinen ABD tipi saf Başkanlık Sistemlerini bile aşan bir değişiklik önerisidir. Zira anılan ülkede Yasama Organı (Kongre), Başkan’ın birlikte çalışacağı Bakanların göreve getirilmesinde önemli ölçüde söz sahibi olmaktadır. Dahası, Kongre Bütçe Yasası yoluyla Başkan’a harcama yetkisi verme tekelini elinde bulundurmakta ve Yürütme Organı üzerinde etkili bir denetim sahibi olabilmektedir.


CHP’li Yalçınkaya: Rejim değiştiriliyor. Tek adam yönetimi getiriyor

18 maddelik Yeni Anayasa değişiklik teklifi tam metni