Hedef koyabilme becerisi nasıl geliştirilir?

Hedef belirlemek, yetişkinler için olduğu kadar çocuklar ve ergenler için de son derece önemli bir konudur.

Çocukların hedef koyabilme becerisi nasıl geliştirilir?

Ne istediğini bilen çocuklar, geleceğin kendine güvenen ve başarılı yetişkinleri olmaktadır. Çocuk ve ergenlerin hedef koyabilme becerisinin gelişmesinde ebeveyn tutumlarının çok önemli olduğunu vurgulayan ERA Okulları PDR Birimi’nden Psk. Dnş. Gizem Kolçak, hedef belirleme konusunda hangi dönemde neler yapılması gerektiğini anlatıyor.

Hedef; bir hayalin, bir düşüncenin tarih veya zaman belirleyip, eylem planıyla desteklenmesi ve harekete geçirilmesi demektir. Hedef belirlemek yetişkinler için olduğu kadar çocuklar ve ergenler için de son derece önemlidir. Ne istediğini bilen çocuklar geleceğin kendine güvenen ve başarılı yetişkinleri olmaktadır.


Hedefler, anne karnından yaşlılığa kadar uzanıyor. Gebelik döneminde daha kısa süreli, haftalık olan hedeflerle başlayan süreç ilerleyen dönemde daha uzun süreçler olarak karşımıza çıkıyor. Bu uzun süreçler için “0-2 yaş”, “okul öncesi”, “okul dönemi” ve “ergenlik dönemi”ni saymak mümkündür.

Bu dönemlerde en önemli görev ebeveynlere düşmektedir. Tüm süreçlerde aile üyelerinin cesaretlendirici bir tavır ile basit ve kısa süreli hedefleri çocuklarına sunmaları, doğru bir ilk adım olacaktır. Hedef koyabilme becerisi ne kadar erken kazandırılırsa çocuk için o kadar yararlı olacaktır.

Okul öncesi dönem

Okul öncesi dönemde ebeveynler çocukları için pek çok hedef belirler. Sütten kesme, çatal-kaşık kullanımı ya da tuvalet eğitimini bu hedefler arasında saymak mümkündür. Fakat unutmamanız gereken nokta, okul öncesi dönemi yaşayan çocuğun kendi hedeflerinin de olabileceğidir. Zamanla ve yavaş yavaş sizden ayrışarak bireyselleşen çocuğun kendisi de pek çok hedef belirleyebilmektedir.

Bu konuda, pek çok davranışta olduğu gibi çocukların ebeveynlerden model aldığını unutmamak gerekir. Yani, hedef belirlemeyi de ebeveynlerden öğrenmektedirler. Yaş dönemine uygun olacak şekilde basit ve uygulanması kolay hedefler belirlenmelidir. Çizgileri taşırmadan boyama yapabilmesi, oyuncağın amacına göre kullanımı, yeni bir şarkı öğrenmesi gibi dönemsel hedefler çocukları cesaretlendirecektir.

Ebeveynler onlara sorumluluk verdikleri zaman çocuklarının daha da başarılı olmaya çalışacağını görecektir. Özgüvenleri ve hedef koyma becerileri gelişecektir. Bazı konularda seçenek sunmak da, hedef belirlemesinde yardımcı olacaktır. Örneğin, oyuncak alınacağı zaman belirlenen iki oyuncak arasında seçim yapması istenebilir.

Okul dönemi

Okul dönemi, çocuğun kendi kararlarını vereceği sosyal bir ortamdır. Ayrıca davranışlarının şekilleneceği sorumluluk alanları da olacaktır. Bu dönemde, akademik başarı ön plandadır. Sınavlardan yüksek not ile geçmek gibi yeni hedefler ortaya çıkacaktır. Bu dönemde en hassas nokta ise çocuğu iyi tanımaktır. Çünkü hedeflerin yüksek beklentilerden arınmış olması, uzun süreli hedefe doğru yol alırken kısa süreli hedefleri besleyecektir. Ve bu durum daha başarılı sonuçlar doğuracaktır.

Ancak çocuklar kendi hedeflerini belirlerken ebeveynlerin yardımına ihtiyaç duyabilmektedir. Örneğin okuldaki kulüp seçiminde zeka oyunları ile ritm kulübü arasında karar veremediğinde ebeveynin müdahalesi şüphesiz ki çok önemlidir. İşte bu noktada çocuğu tanıyor olmak, onun başarılı olacağı kulübü seçebilmek, çocukta “doğru karar verdim” hissi oluşturabilmek adına önemli bir adım olacaktır.

Ergenlik dönemi

ergenlik dönemi

Ebeveynlerin en çok kaygılandığı dönem olan ergenlik döneminde hedef oluşturma süreci biraz daha karışık bir hal alabilmektedir. Kimlik karmaşası, zıt duygu durumları, ikili duygu durumları ve sınav süreçleri ile birlikte iplerin iyice gerilmeye başladığı bu dönemde, ebeveynlerin her zamankinden daha stratejik hamlelerde bulunması gerekmektedir.

Sınavların yaklaşmasıyla birlikte anne ve babalar çocuklarından artık daha somut hedefler duymak istemektedir. Ancak ebeveynlerin bu dönemde yapması gereken en önemli şey, çocuklarının hayallerini desteklemektir. Her ne kadar ebeveynlerin çocukları için gelecek hayalleri olsa da, bunların çocuğunkilerle uyuşup uyuşmadığına dikkat etmeleri gerekir. Çocuğun da bir birey olduğu unutulmamalıdır.


Ergenlik kararsızlıkların yoğun yaşandığı bir dönemdir. Bugün çok tutkuyla bağlandıkları bir hayal ya da hedef yarın onlar için sıradan olabilir. Bu sebeple, ebeveynlerin çocukları dinlerken sabırlı olması ve değişime izin vermesi çok önemlidir.

Örneğin bir 8. sınıf öğrencisi, fen lisesi ve sosyal bilimler lisesi arasında kararsızlık yaşayabilir ya da bir 9. sınıf öğrencisi alan seçerken sayısal mı, sözel mi karmaşası yaşayabilir. Aileler, bu dönemlerde uzman desteği almaktan çekinmemelidir. Psikolojik danışma ve rehberlik birimlerinde uygulanan pek çok test, envanter ve ölçme aracı ile çocukların ilgi ve yetenekleri ile ilgili doğru sonuçlara ulaşılabilmektedir.

Hedef belirleme aşamaları

Çocuk ya da ergenin hedef belirleyebilmesi için öncelikli olarak kendisiyle ilgili farkındalık sahibi olması gerekmektedir. Yeteneklerinin, güçlü-zayıf yönlerinin, ilgi alanlarının ya da bilgi donanımının farkında olan çocuk ve ergenlerin hedef koyması ve bu hedeflere ulaşması daha kolaydır. İstek ve hedef belirlemek arasında somut farklılıklar olduğunu unutmamak gerekir. İstek duygusu davranışa dönüştüğünde hedef olabilir. Hedef belirleme aşamaları ise şöyle sıralanmaktadır:

  • Kısa Vadeli Hedefler (1 hafta / 1 ay içerisindeki hedefler: Haftalık proje ödevleri)
  • Orta Vadeli Hedefler (6 ay / 1 yıl içerisindeki hedefler: Yeni bir hobi eğitimi)
  • Uzun Vadeli Hedefler (1 yıl / 5 yıl içerisindeki hedefler: Lise eğitiminin tamamlanması)

Nasıl plan yapılır?

Belirlenen hedef doğrultusunda bir plan ve çalışma yapılması gerekmektedir. Plan program genel olarak öğrencilerin gözünü biraz korkutsa da özenle hazırlanmış bir plan onları başarıya götüren en önemli adımdır.

Bireylerin genel olarak, plan ve çalışma programlarının kısıtlayıcı olduğuna dair bir görüşleri vardır. Oysa doğru hazırlanmış bir plan, zamanı istekler ve zorunluluklar arasında dengeli olarak dağıtır. Pek çok kişi farklı farklı planlar uygulamış olmasına rağmen başarılı olmamış olabilir.

Çünkü plan bireyseldir. Hedefe ulaşmak ve başarılı olmak için hazırlanmış bir plan kişisel, uygulanabilir ve hayatı kolaylaştıracak şekilde olmalıdır. Genel ifadeler yerine özel hedefleri içermelidir. Örneğin, ‘Matematik Çalışması’ değil de ‘Üslü Sayılar Konu Tekrarı’ gibi detaylandırılmalıdır. Planın esnek olması da önemlidir. Uygulamada aksaklıklar yaşandığında devreye girecek bir B planı olmalıdır.

Ebeveynler ne yapmalı?

Tüm sürecin en zor kısmı hedef seçmektir. Günümüzdeki ergenlerin en çok zorlandığı konu da budur. Pek çok gencin ya hedefi yoktur ya da sık sık hedef değiştirmekte ve seçtiği hedefe güvenememektedir. Bu tür durumlarda ebeveynler şunlara dikkat etmelidir:

Çocuklar ebeveynlerinin onları her koşulda sevdiğini ve onlara güvendiğini hissetmelidir.Ebeveynler çocuklarını her zaman cesaretlendirmelidir. Hata yapsa ya da başaramasa da tekrar tekrar denemesi için yüreklendirmelidir.

Ebeveynler çocuklarının hata yapmasına izin vermelidir. Öğrenirken, sınırlarını fark ederken, denerken ya da yanılırken ailesinin yanında olduğunu bilmesi yeterlidir.


Benzer yazılar:

Çocuk gelişimi: Nasıl bir anne baba olmalı?


İndigo Dergisi Haber Merkezi | İndigo Dergisi, 18 yıldır yayın hayatında olan bağımsız bir medya kuruluşudur. İlkelerinden ödün vermeden tarafsız yayıncılık anlayışı ile çalışmaktadır. 2005 yılında kurulan İndigo Dergisi, indigodergisi.com web sitesi üzerinden tamamen dijital ortamda günlük yayın yapmaktadır. Aynı zamanda Türkiye’nin ilk internet haber dergisi olmakla birlikte, tüm yayın kadrosu ve okurlarıyla birlikte sürekli gelişmektedir. İndigo Dergisi’nin amacı; gidişatı ve tabuları sorgulayarak, kamuoyu oluşturarak farkındalık yaratmaktır. Vizyonu; okuyucularında sosyal sorumluluk bilinci geliştirerek toplumun olumlu yönde değişimine katkıda bulunmaktır. Temel değerleri; dürüst, sağduyulu, barışçıl ve sosyal sorumluluklarının bilincinde olmaktır. İndigo Dergisi, Türkiye’nin saygın İnternet yayınlarından biri olarak; iletişim özgürlüğünü halkın gerçekleri öğrenme hakkı olarak kabul etmekte; Basın Meslek İlkeleri ve Türkiye Gazetecileri Hak ve Sorumluluk Bildirgesi’ne uymayı taahhüt eder. İlaveten İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’ni benimsemekte ve yayın içeriğinde de bu bildiriyi göz önünde bulundurmaktadır. Buradan hareketle herkesin ırk, renk, cinsiyet, dil, din, siyasi veya diğer herhangi bir milli veya içtimai menşe, servet, doğuş veya herhangi diğer bir fark gözetilmeksizin eşitliğine ve özgürlüğüne inanmaktadır. İndigo Dergisi, Türkiye Cumhuriyeti çıkarlarına ters düşen; milli haysiyetimizi ve değerlerimizi karalayan, küçümseyen ya da bunlara zarar verebilecek nitelikte hiçbir yazıya yer vermez. İlkelerinden ödün vermeyen şeffaf yayıncılık anlayışını desteklemektedir. Herhangi bir çıkar grubu, örgüt, ideoloji, politik veya dini; hiçbir oluşumun parçası değildir. Köşe yazarlarımızın yazdıkları fikirler, kendi özgür düşünceleridir; İndigo Dergisi yayın politikası dahilinde değerlendirilir ve yayın ilkeleri ile çelişmediği müddetçe, düşünce ve ifade özgürlüğünü teşvik ederek yayına alınır. İndigo Dergisi, sunduğu tüm bilgilerin doğruluğunu teyit ve kontrol eder; bu bilgilerin geçerliliğine son derece önem verir.