Cumhuriyet Davası: Cumhuriyetçiyiz yetmez mi?

Cumhuriyet gazetesinin birçok yazarı bugün tutuklu yargılanıyor! Dün Ergenekon’dan tutuklanan Ahmet Şık, bugün FETÖ’nün propagandasını yapmaktan tutuklandı ve yargılanıyor! Bu ülkede mi adalet var?!

Cumhuriyet Davası: Cumhuriyetçiyiz yetmez mi?

Cumhuriyet gazetesi neden hedefte?

Bugün “FETÖ” olarak adı konulan İslamcı terör örgütü; yıllar önce ise birilerinin “ağ babası, hoca efendisi” kısaca Fethullah Gülen’in “hizmet hareketi”, “cemaat”i olarak nitelendiriliyordu…

Bu “hizmet hareketi” her şey yolundayken bugünün iktidarı olan AKP tarafından el üstünde tutuluyor ve “hizmet”e dokunan yanıyor, dokunmaya çalışana ise AKP iktidarı “cıs” diyerek harekete geçiyordu…

Bugünün tartışmasında AKP’lileri izleyince hayrete düşmemek elde değil! Adeta kanıma dokunan şeyler oluyor!

Kızıyorum; çünkü, örgütün güçlenmesine önayak olan bu iktidardı!

Öfkeleniyorum; çünkü, örgütün devlete çöreklenmesinin baş mimarı bu iktidardı!

Sinirleniyorum; çünkü, “Ne istediniz de vermedik?” diyen bu iktidardı!

Evet, AKP’li yetkililer pek de haksız değiller! FETÖ, zamanında ne istediyse AKP’den aldı, bünyesine kattı!

Bir örnekle “ne istediler ve ne aldılar” bunu anlatalım. Olayın kahramanı İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş

Zaman gazetesinin Yenibosna’da bir binası var ve o binanın yeri yeşil alandı ve bu alan depremde toplanma merkeziydi. Kadir Topbaş‘ın başında bulunduğu İstanbul Büyükşehir Belediyesi o arsanın planını değiştirdi, imarda oynamalarla Zaman gazetesine o alan verildi.

İstanbul’da depremde toplanma yeri olan 300 yer, AKP döneminde yapılaşmaya açıldı ve İstanbul’da toplanma yeri yine AKP iktidarı döneminde % 84 azaldı. Ne yapıldı bu alanlara? AKP iktidarın sevdiği şey: AVM.

Zamanında kardeş olan bu ikili, şimdi birbirine ters düştü. Hani argo bir söz vardır; “kardeş ayağı g.. ayağı” diye. Boşuna söylenmemiş bir söz…

Bu “kardeş”ler savaşırken olan bizim “Cumhuriyet”çilere oluyor…

Adalet istedikleri gibi eğilip bükülüyor! Cumhuriyet gazetesine soruşturma açılıyor; ancak soruşturmayı açan ilk savcı, FETÖ’den şüpheli bir savcı…

Böyle adalete ne dersiniz?

Gülüp geçersiniz…

Musa Kart, adam yıllarca iktidarları eleştirdi karikatürü ile; ancak ne hikmet ise “bilmeden FETÖ’ye yardım” eden Kart, yıllarca elini kolunu sallaya sallaya dolaştı (!) ve yıllar sonra anlaşıldı adalet tarafından FETÖ’ye yardım ettiği!..

Bu ülkenin adaletine bir öpücük daha konduralım!

Ahmet Şık…

Bu adam da yıllar önce FETÖ ile ilgili (buraya dikkat) bir kitap yazma aşamasındayken adamın kitabına el konuldu, adam tutuklandı! Kim el koydu kitaba? FETÖ’nün kolluk kuvveti…

Adam o zaman Ergenekon örgütünün gazetecileri arasındaydı. Yıllar geçti, bu kez Ahmet Şık yine tutuklandı, yargılanıyor! Şimdi neden tutuklandı? Şimdi de “terör örgütü propagandası yapmak” suçlaması ile FETÖ örgütüne destek olmaktan!

Kimi yazarlara yine çok komik iddialarla dava açılıp bu insanlar mahkeme salonlarında tutulmaya çalışılıyor!


Peki bu gazeteciler neden hedefte?

İlk gözaltılar başlandığında Cumhuriyet gazetesinin 76 yaşındaki duayen yazarı Aydın Engin gözaltına alındığında muhabirin ‘neden gözaltına alındınız?’ sorusuna şöyle cevap vermişti: “Cumhuriyet gazetesinde çalışıyorum yetmez mi?”.

Evet, Sn. Engin çok haklı; Cumhuriyetçiyiz yetmez mi?


‘Cumhuriyet Gazetesi’ bazı hayatlara dokunandı