İnsanlar işlerini yaptıkları için sevinir olduk

İnsanlar işlerini yaptıkları için sevinir olduk… Hakimin görev tanımlarını yerine getirmesi toplumu neden şaşırttı? Medya, hakimin sanığa sorduğu soruları neden haber yaptı? Ve biz bu haberleri okuyunca neden sevindik?

İnsanlar işlerini yaptıkları için sevinir olduk

İşinizi yaptığınız için size sevinen var mı?

Ne olmuştu?

İstanbul Gelişim Üniversitesi’nde Psikoloji Bölümü okuyan Asena Melisa Sağlam 14 Haziran günü İstanbul Pendik’te, şort giydiği gerekçesiyle Ercan Kızılateş tarafından bir minibüste saldırıya uğramıştı.

4 yıldan 11 yıla kadar hapis cezası istemiyle yargılandığı davanın ilk duruşmasında ise hakim Abdulvahap Duran’ın sanık Ercan Kızılateş’e “Bu şekilde giyinmek uygun değildir dediğinde ne bekliyordun? ‘Eve gidip üzerimi değiştireyim haklısın’ demesini mi bekliyordun? Amacın nedir? Neden böyle bir şey yaptın?” sorularını yöneltmesi yani sanığın ifadesini alması medyada yankılandı. Ve ben bu yankılanmayı gördükten sonra sormak istedim; ne zamandan beri insanlar işlerini yaptıkları için sevinir olduk?

İnsanlar işlerini yaptıkları için sevinir olduk

Meslek görev tanımlarını yerine getirmekten daha doğal bir şey var mı?

Herhangi bir ülkede işini yaptığı, görev tanımlarını yerine getirdiği için medyada adı geçen var mı, haberiniz yapılıyor mu, insanlar sizin bu haberlerinizi okuyup seviniyor mu?

Veya şu şekilde sormak istiyorum; sizler bir inşaat işçisinin bina inşa ettiğini gördüğünüzde seviniyor musunuz? Ya da haberini yapıyor musunuz? Mesela bir polis sadece bir iş gününde birçok olaya, suça şahit kalabiliyor; bunlar haber oluyor mu?

Veya bir doktor günde onlarca hasta ile ilgileniyor; hangisi haber oluyor? Bir mimarın çizimine toplum olarak seviniyor muyuz ya da bu çizim haber olabiliyor mu? Bir öğretmenin adı, öğrencilerine okuma yazma öğrettiği için ne zaman medyada yer aldı?

Değerli okurlar, meslek görev tanımları evrensel olmakla beraber her meslek sahibi insanlarda bu görev tanımlarını yerine getirmekle yükümlüdür. Ve bundan daha normal bir şey yoktur. Nitekim gündemde “şortlu kıza saldırı davası” diye yer alan ve bu dava ile ilgilenen hakim Abdulvahap Duran’ın görev itibari ile sanık Ercan Kızılateş’in ifadesini alması ve buna istinaden sorular yöneltmesi medyaya yankılanmış durumdadır.

Genel çatı itibariyle baktığımızdaysa aslında hakim Abdulvahap Duran’ın zati olarak meslek itibari ile görevini yapmış bulunmasına rağmen toplum olarak bu haberleri okuduğumuzda şaşırdık, sevindik, sosyal medyada paylaştık vs.

Peki, ne zamandan beri insanlar görev tanımlarını yerine getirdikleri için sevinir olduk ve ne zamandan beri böyle bir hâl alabildik ki artık hakimin bu olay karşısında sanığa sorduğu sorular, söyledikleri vs. haber olabildi ve biz bu haberleri okuyunca sevinebildik? Bir düşünmek gerek.

Şort giydiği için genç kadına minibüste saldırı

1993 Ankara doğumlu yazar Antalya’da ikamet ediyor. İnteraktif bir sinema ve dizi blogu olan SineTürkiye'de genel yayın yönetmeni olarak görev alan yazar, Süleyman Demirel Üniversitesi Radyo ve Televizyon Programcılığı bölümünde ön lisans; Akdeniz Üniversitesi Gazetecilik bölümünde lisans eğitimini tamamladı. Şu an Akdeniz Üniversitesi Gazetecilik Anabilim Dalı'nda Yüksek Lisans eğitimine devam etmektedir. Medya, kadın araştırmaları ve toplumsal cinsiyet konularıyla ilgilenen yazar ayrıca hayvan hakları savunucusudur; sokak hayvanlarının daha iyi koşullarda yaşayabilmeleri için çeşitli kampanyalara imza atmaktadır.