İnsanoğlu ve ikiyüzlülük üzerine

Çok şey var insanoğlu ve ikiyüzlülük üzerine söylenecek. Çünkü ikiyüzlülük sadece insanın olduğu yerde var…

ikiyüzlülükÇocukluğumdan beri hayvanları çok severim. Dönem dönem çeşitli hayvanlar besledim. Hayvanlara yapılan işkencelere dair de her zaman sesimi çıkarmışımdır. Ancak bu sevgimde dahi ikiyüzlüyüm. Niye mi diye soracak olursanız, ömrüm boyunca hayvansal gıdalar tükettim ve tüketmeye de devam ediyorum.

Elbet hayvansal gıdalar tüketmekle ilgili çeşitli sağlık bahaneleri üretebilmek mümkün. Bahanesiz baktığımda ve dürüst düşündüğümde ise hayvansal gıda tüketimimin sadece sağlıkla ilgili olmadığını kendime itiraf etmekteyim.

O zaman bu ikiyüzlülük değil de ne? Sanırım insanoğlu (elbette bu konuda tam duyarlı insanlar hariç) yalnızca sevdiklerine adil.

Evdeki kedimiz, bahçedeki köpeğimiz, kafesteki kuşumuz ya da akvaryumdaki balığımızı beslerken, sağlıklı olabilmeleri için elimizden geleni yaparken, midemizi doldurmak adına başka bir hayvanı tüketmek, tuhaf ve çelişkili bir şey…

Ancak insan ve ikiyüzlülük sadece hayvanlarla sınırlı değil. Kendimize objektif bakabilirsek, hayatın birçok alanında dürüst olmadığımız görebiliriz.

Mesela bir kitaba 20 Lira çok diyen ama bu parayı günlük sigara tüketimi için harcayan tanıdıklarım var.

Ya da çok görmüşümdür sokakta bir kabahat işleyen insana tepki gösterip de aynı tepkiyi kendi yakınları bir kabahat işlediğinde göstermeyen.

Muhakkak ki doğrudan veyahut dolaylı olarak böyle bir dolu örneğe siz de şahitlik etmişsinizdir.

İnsanın başkalarına ikiyüzlülüğü yanında bir de kendine ikiyüzlülüğü vardır ki, o hepsinden daha da beterdir.

Bu tip ikiyüzlülükler genellikle başarısızlıkları örtmek için insanın kendisine söylediği yalanlardır.

‘Yapabilirdim ama gerek yoktu. Yapsam da bir işe yaramayacakmış zaten. Ben zaten istemiyordum. Olsun böyle de iyi.’ gibi içsel telkinler hep ikiyüzlülük kokar aslında.

İnsanoğlunun başlangıcından bugününe değin, dinlerden siyasete, tarihten ikili ilişkilere kadar hemen hemen her yerde ikiyüzlülük var ve olmaya devam edecek. Ve ne yazık ki çoğumuzda bu durumun bir parçası olarak kalacağız.

Bu kritiği yaparken kendimi eleştirimin ya da tespitimin dışında tutmadan konuştuğumun bir kez daha altını çizmek isterim. Çünkü ben de çoğu insan kadar hatta belki de çoğundan daha da fazla ikiyüzlüyüm.

Yarını düşünürken bugünü kaybedenler

14.03.1985 tarihinde Kadıköy'de dünyaya geldim. Kadıköy'de doğdum, Kadıköy'de büyüdüm. Yazma sevdası içime düşünce önce 2 roman yazdım, sonra da sinemaya dair yazılar yazmaya başladım. 2011'in başından beri bloğum cagrigirlangic.blogspot.com da 500'ü aşkın filme dair yazdım. Hala da devam ediyorum. Sonra metin yazarlığı yapmaya başladım ve yazarlık mesleğim haline geldi. Yazımına devam ettiğim Türk Sinema Tarihi Ansiklopedisi, emek ve zaman isteyen bir proje. Sabırla yazımına devam ediyorum. Bir sinema yazarı olarak yazmaya başladığım, sonrasında ise deneme, gündem, kritik, yaşam ve kişisel gelişim yazıları yazmaya başladığım İndigo Dergisi ise hem beni geliştiren, hem de bir parçası olmaktan haz aldığım yer.