Can Dündar’a Almanya’dan Whistleblower ödülü

1,5 yıldır Almanya’da sürgün hayatı yaşayan Can Dündar’a yeni bir ödül daha verildi. Türkiye’deyken hazırladığı MİT tırları haberi sebebiyle Dündar’a layık görülen ödül “Whistleblower” olarak biliniyor.

Can Dündar Almanya Whistleblower ödülü

Alman Bilimadamları Derneği (Vereinigung Deutscher Wissenschaftler) ve Uluslararası Nükleer Silah Karşıtı Avukatlar Derneği (International Association of Lawyers against Nuclear Arms) tarafından her iki yılda bir verilen ödülün adı “Whistleblower”.

Göz önünde olan ama kimsenin fark etmediği bir durumda düdük çalarak insanların dikkatini çekerek bilgilendiren kişi anlamına gelen ve her iki yılda bir dağıtılan ödülün onuncusunun dağıtım töreni 2 Aralık 2017 tarihinde Almanya’nın Kassel şehrinde düzenlendi.

Whistleblower Ödül Töreni’nde İngilizce bir konuşma yapan Can Dündar, “Whistleblower Ödülü, Türkiye’de basın özgürlüğü için mücadele eden tüm gazetecilerle dayanışmanın büyük bir ifadesidir” dedi.

Kurumların yasalara uygun olmayan faaliyetlerinin en azından bir kısmını ortaya çıkaran ve kamuoyunda farkındalık yaratan kişilere verilen ödülü bu yıl Can Dündar ile paylaşan diğer iki kişi ise; Botropp kentinde yaşanan bir ilaç skandalını ortaya çıkaran ekonomist Martin Porwoll ile eczane teknik çalışanı Maria-Elisabeth Klein oldu. Porwoll ve Klein kanser ilaçlarında hile yaparak milyonlarca Euro kazanç elde eden eczane sahibinin yolsuzluğunu ortaya çıkarmışlardı.

Lev Kopelev Forumu da Can Dündar’a ödül vermişti

Cumhuriyet gazetesinin eski genel yayın yönetmeni Can Dündar’a daha önce de farklı Alman kuruluşları tarafından birçok ödül verilmişti. Dündar en son Kasım ayında Almanya’nın Köln şehrinde Rus sosyolog Lev Gudkov ile birlikte Lev Kopelev Forumu ödülünü almıştı.

Bu yıl Almanya eski Cumhurbaşkanı Joachim Gauck tarafından takdim edilen ödül, adını Rus yazar Lev Kopelev’den alıyor. Aynı isimli forum tarafından 2001 yılından bu yana; her yıl muhalif kişiliğiyle tanınan Kopelev’in çizgisindeki kişilere, projelere ya da örgütlere veriliyor. Forumun amacı ise Batı ve Doğu Avrupa arasındaki etkileşimi teşvik etmek.

Can Dündar’dan Almanca kitaplar

Wistelblower ödül töreninde Can Dündar’ın yakın zamanda Almanca olarak Hoffmann und Campe yayınevi tarafından yayınlan iki kitabı da satışa sunuldu.

Dündar’ın gazeteci Mete Akyol’un anısına ithaf ettiği ve Almanya’daki sürgün günlerini anlattığı; “Vatan Haini – İstanbul’dan Berlin’e” ve “Gerçek için ömürboyu” kitapları özellikle Alman okuyuculardan büyük ilgi görüyor.

İyi Parti’den flaş Reza Zarrab iddiası!

1974 Ankara doğumlu ama 2 yaşından beri Istanbullu. Çocukluk ve gençliği cimnastik ve dans çalışmalarıyla geçti. 2000 yılından beri yoga yapıyor. 2002 yılında evlenip yurtdışına yerleşti ama bir ayağı hep Istanbul'da oldu. Çocuklardan sonra, Norveç'te hayalindeki işin eğitimini alma fırsatı geçti eline. Trondheim Üniversitesi'nde Medya Bilimi ve Görsel Kültür dalında lisans ve yüksek lisans okudu. İki yıl Zürih, 10 yıl Trondheim'da yaşadıktan sonra 2014 yazında eşinin memleketi Almanya'ya yerleşti. Şİmdi iki oğlu ve eşi ile sakin bir hayat sürmekte, ve Türkiye'nin Gezi Gençleri'nce yönetileceği çağdaş bir ülke olduğu hayalini kurmakta. // ENGLISH: Born in Ankara in 1974, moved to Istanbul at age 2. Spent lots of time with gymnastic and contemporary dance at early ages but last 15 years practices rather yoga. Married to an German man in 2002 and move to Zurich. Later lived 10 years in Norway/Trondheim and eventually settled down in Germany. Studied Media Science in Trondheim and finished master degree in 2012. Has two sons. Looking forward the days that Turkey is eventually leaded democratically by the Gezi youth.