Kılıçdaroğlu ve CHP, Man Adası’nın diyetini mi ödüyor?

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun Man Adası belgelerini kamuoyu ile paylaşmasından hemen sonra İçişleri Bakanı Süleyman Soylu “Sen bittin Kılıçdaroğlu!” dedi. Biten acaba Kılıçdaroğlu mu yoksa Türk hukuku mu?!

Kılıçdaroğlu ve CHP, Man Adası diyetini mi ödüyor?

CHP, Man Adası’nın diyetini mi ödüyor?

Türkiye’de politika çok farklı işliyor… Batı’da bir olay olduğu zaman onun diyetini, olayın sorumlusu ödüyor; yani önce istifa ediyor, sonra ise olayın adli boyutu var ise “gel kardeşim, şöyle bir bakalım ne yapmışsın” diyerek adamı yargının karşısına çıkarmakta mahsur görmüyorlar!

Doğrusu da bu olsa gerek! Aslına bakılırsa AKP’den önce, yani 15 yıl önce Türkiye’de de bu şekildeydi! Türkiye’de başbakan olmuş Mesut Yılmaz; bir dönem bakanlık yapmış Koray Aydın, Yüce Divan’da yargılanmışlardı. Sonra ne (!) olduysa oldu, AKP döneminde “kirli işler”e bulaşanlar görmezden gelindi. Bu durum tabii ki, toplum vicdanında da AKP’nin sorgulanır olmasına neden oldu!

Geneli itibari ile AKP safında olan üst siyasi kimliğin veya bu kimliğe gönül bağı olan halk nezdinde bu karanlık işler görmezden gelinmeye başlandı. Ortaya koyulan fikirlere, düşüncelere, iddialara karşı kulağını kapatan bir AKP portresi izliyoruz bugün!

Öyle ki, ulusal kanallarda AKP’ye destek veren bazı avukatların kanıt niteliği taşıyan Man Adası belgelerine ‘kağıt parçası’ niteliği ile bakması, beyinlerin de kirlendiğini gösteriyor. Böyle bir toplumun temiz olması veya temiz kalmasını beklemek çok fazla iyimserlik olacaktır! Doktorların (bilinçli) yaptığı bir tıbbi hata, Hipokrat‘a karşı bir ihanet kabul ediliyorsa, bu tür avukatların da varlığı Themis‘e karşı bir ihanettir!

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun Man Adası belgelerini ortaya koyduktan sonra AKP kanadından çok sert açıklamalar geldi! Kimi AKP’li “Bunun bedelini ödeyecek” derken; kimi de “Sen bittin Kılıçdaroğlu” ifadelerini kullandı!

Hep sorgulanır ya “Türkiye demokratik, hukuk devleti midir?” diye… Bu soruya ben cevap vereyim… Türkiye, Mozambik gibi ülkelerin hemen ardından gelen bir demokrasi, bir hukuk devletidir. Yani onlar kadar demokrasisi olan, onlar kadar hukuku olan bir devlettir! Bunun başka bir açıklaması olamaz!

Neden?

Savcı tarafından soruşturulma başlatılması gerekmez miydi?

Çünkü, gerçek bir hukuk devletinde AKP tarafından Kılıçdaroğlu’na yöneltilen bu ifadelerden hemen sonra (şu an Türkiye’de var mı (!) bilmiyorum ama) bir savcı tarafından soruşturma başlatılması gerekirdi. Sonuç itibari ile ana muhalefet liderine yönelik söylemlerden bahsediyoruz!

Hukuksal kimlikten yoksun olan Türkiye’de bu söylediğimin tam tersi yaşanıyor. ‘Man Adası belgeleri’nin arkasından belki de Kılıçdaroğlu, o belgelerin diyetini ödüyor. Sadece Kılıçdaroğlu değil, CHP de!

CHP’li Ataşehir Belediye Başkanı Battal İlgezdi “yolsuzluk” nedeniyle görevden uzaklaştırıldı. Hepimiz de biliyoruz ki, CHP’ye yapılan bu hukuksuz durum sadece siyaseten yapılan bir operasyon! AKP iktidarının her zaman yaptığı bir pratik bu!..

Kudüs sonrası İsrail yine dostumuz olur!

Kişioğlu, zıt düşüncelere sahip kişilerle tartışmayı seven ve her olaya bilimsel olarak yaklaşıp, olaylara septik yaklaşmaktan kaçınmayan biridir. Olayları derinlemesine incelemeyi ve yanlışın ortaya çıkarılıp doğruya nasıl ulaşılacağı konusunda fikir üretilip bunun üzerinden felsefe yapılmasını arzulayan biridir. Etik, ahlaki ve hukuki sınırları aşmadan herkesin, her ortamda eleştirilmesi taraftarıdır. Dogmatik düşüncelerden uzak; sormayı, sorgulamayı kendisine görev edinmiş ve bunun çabası içerisindedir… Her türlü bilgi alışverişine açık; farklı görüşlerin çarpıştıkça büyüyebileceğine ve kolektif düşünsel ürünlerin ikamesinin de olabileceğine inanmakta; halk için, halk yararına olan her şeyin de yanındadır…