Marmara’nın kurtarılmış mercanları Ferhan Coşkun fotoğraf sergisinde

Marmara’daki ekosistemin yokolmasını engelleyebilmek için deniz mercanlarını güvenli bölgelere taşıyan ADAMER Projesi gönüllülerinden sualtı fotoğrafçısı Ferhan Coşkun, bu çalışma sırasında çektiği fotoğraflarla ikinci sergisini açıyor. # Mercan Aşkına isimli sergi, 16-18 Şubat arası İstanbul Beşiktaş’taki Deniz Müzesi’nde ziyaret edilebilecek.

Mercan Aşkına: Ferhan Coşkun fotoğraf sergisi (Adamer projesi)

Ağaçsı yapıları sayesinde başka canlılar için yumurtlama ve yaşam alanı görevi gören deniz mercanların çoğu aslında Akdeniz’e özgü türlerdir. Mercanlar, ülkemizde sadece Kaş-Fethiye arasında ve Ayvalık kıyılarında bulunuyor, fakat Marmara Denizi de Karadeniz ve Ege Denizi arasında koridor görevi yaptığından, az da olsa mercan kolonisine sahip. Prens Adaları, Yassıada ve Sivriada derinliklerinde yüksek biyolojik çeşitlilik barındıran mercan toplulukları var. Hatta; İstanbul Üniversitesi Su Bilimleri Fakültesi’nde bu konuda tez çalışması yürüten Dr. Eda Topçu’nun ortaya koyduğu üzere, bazı mercan türleri dünyada sadece Marmara Denizi’nde ve insanların dalarak ulaşabileceği derinliklerde yaşıyor.

Marmara’nın bozulan ekolojik yapısı sonucu yok olmaya yüz tutan bu mercan türleri ‘ADAMER Projesi’ kapsamında yerleri değiştirilmek suretiyle yaşatılmaya çalışılıyor. Sualtı fotoğrafçısı ve dalgıç Ferhan Coşkun, bu çalışma sırasında çektiği fotoğraflardan hazırladığı sergisini 16-18 Şubat arası Beşiktaş Deniz Müzesi’nde sergileyecek.

# Mercan Aşkına isimli bu sergi ADAMER Projesi’nin ilk fotoğraf sergisi. ADAMER, mercan kurtarma çalışmaları ve nakledilen mercanların takibine devam ediyor ve yeni fotoğraflardan oluşan başka sergiler de planlanıyor. # Mercan Aşkına sergisinde Serco Eksiyan’in video çekimleri, Bengiz Özdereli ve ekibinin hazırladığı proje belgeselinin fragmanı da yer alacak.

Marmara’nın yokolan ekolojik ortamı

Binlerce yıldır çevresinde insanların yaşadığı Marmara Denizi, yedi şehirden yaklaşık 25 milyon insanın atıklarıyla kirleniyor. Dört büyükşehirdeki sanayi kuruluşları ve kanalizasyon sisteminin boşaltıldığı Marmara Denizi’nde halen varlığını sürdüren mercan kolonileri ekosistemin en önemli parçalarından. Mercanlar için diğer büyük bir tehlike de gırgır tekneleri.

Aslında ender bulunan bu mercanları korumak ve izlemekle yükümlü ülkemizde yeterli bilinç  hala yok. İki sene önce Yassıada’da başlayan inşaat ve dere çamurlarının denize dökülmesi sonucu Marmara Denizi’ndeki mercan topluluklarında toplu ölümler meydana geldi. Bunun en canlı örneği Yassıada ve Sivriada açıklarında 30 metre derinlikte yaşayan son sarı mercanlar. Mercanlarla birlikte süngerler, pinna kabukları ve daha birçok önemli deniz canlısı da yok oldu. Yakın zamanda Sivriada’da yakınlarıda da bir inşaat başlayacak. Dolayısıyla bu bölgede de benzer bir ekolojik bozulma bekleniyor.

ADAMER Projesi

Sivriada’daki mercanları bekleyen yok olma sürecini önleyebilmek adına, Adalar Denizle Yaşam ve Spor Kulübü Derneği (ADYSK) üyeleri Eylül 2017’de harekete geçti. İspanya’da mercan neslini korumak için yapılan nakil çalışmasını örnek alan Adalılar, İstanbul Üniversitesi Deniz Bilimleri ve İşletmeciliği Enstitüsü ve Türk Deniz Araştırmaları Vakfı’ndan bilim insanlarının rehberliğinde bir çalışma başlattı. Bu kurumlara bağlı uzmanlar ve bilim insanları 100’ün üzerindeki sarı mercanı insansal etkilerden uzak olan Neandros (Balıkçı) Adası’na taşıdı.

Nakilden yaklaşık beş ay sonra kontrol etmek için yapılan dalışlarda mercanların büyük bölümünün yeni yerlerine uyum sağladığı ve yaşama tutundukları görüldü. Ekosisteme katıldıkları görülen sarı mercanların yine pek çok deniz canlısı için yumurtlama ve yaşam alanı olmayı sürdüreceği gözlendi.

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından verilen izin ile, Su ürünleri Genel Müdürlüğü, İstanbul Valiliği, İstanbul İl ve Adalar İlçesi Tarım Müdürlüğü ve Sahil Güvenlik ile koordineli olarak gerçekleştirilen proje kapsamında, mercanların yeni adresi olan Neandros Adası’nın deniz koruma bölgesi ilan edilmesi için de çalışmalar başlatıldı.

Buna göre, Neandros (Tavşan-Balıkçı Adası) Tek Taş lokasyonunda 10 metre altına demir, çapa atılmaması gerektiği ve mümkünse bu bölgede dalış faaliyeti icra edilmemesi konusunda gerekli özen ve hassasiyetin sağlanması için farkındalık yaratılacak. Amaç; bu bölgenin tamamıyla balıkçılığa kapatılması ve Adalar ve çevresini koruma alanı ilan edilmesi. ADAMER Projesi ile ülkemizde ilk kez bu tür bir nakil ve koruma çalışması gerçekleştirilmiş oldu.

Ferhan Coşkun kimdir?

1975 Edirne doğumlu, 1994 yılından beri Bilgisayar Programlama ve Analizi dalında çalışıyor.
1980’li yılların sonlarında fotoğraf çekmeye başlayan Coşkun, bu hobisini yıllar sonra tanıştığı dalış sporuyla birleştirerek kendini sualtı fotoğrafçılığı konusunda geliştirdi. İstanbul Aktif Balıkadamlar Spor Kulübü Derneği‘nin genel sekreteri olan Coşkun aynı zamanda İFSAK (İstanbul Fotoğraf ve Sinema Amatörleri Derneği) üyesi.
Fotoğrafçı sergi afişinde kullandığı asker balığı fotoğrafıyla 2016 Türkiye Sualtı Sporları Federasyonu Altın Palet Sualtı Görüntüleme Türkiye Şampiyonası, Balık Kategorisi birinciliğini kazanmıştı.

Lüfer Belgeseli: Bir belgesel bir balığın soyunu kurtarabilir mi?

Önceki yazıE-devlet soyağacı öğrenme hizmete girdi!
Sonraki yazıDünya nüfusu büyürken şehirlerin geleceği ne olacak?
1974 Ankara doğumlu ama 2 yaşından beri Istanbullu. Çocukluk ve gençliği cimnastik ve dans çalışmalarıyla geçti. 2000 yılından beri yoga yapıyor. 2002 yılında evlenip yurtdışına yerleşti ama bir ayağı hep Istanbul'da oldu. Çocuklardan sonra, Norveç'te hayalindeki işin eğitimini alma fırsatı geçti eline. Trondheim Üniversitesi'nde Medya Bilimi ve Görsel Kültür dalında lisans ve yüksek lisans okudu. İki yıl Zürih, 10 yıl Trondheim'da yaşadıktan sonra 2014 yazında eşinin memleketi Almanya'ya yerleşti. Şİmdi iki oğlu ve eşi ile sakin bir hayat sürmekte, ve Türkiye'nin Gezi Gençleri'nce yönetileceği çağdaş bir ülke olduğu hayalini kurmakta. // ENGLISH: Born in Ankara in 1974, moved to Istanbul at age 2. Spent lots of time with gymnastic and contemporary dance at early ages but last 15 years practices rather yoga. Married to an German man in 2002 and move to Zurich. Later lived 10 years in Norway/Trondheim and eventually settled down in Germany. Studied Media Science in Trondheim and finished master degree in 2012. Has two sons. Looking forward the days that Turkey is eventually leaded democratically by the Gezi youth.