Maradona: Dünya kupalarında yaşadığım en unutulmaz dakikalar

Diego Armando Maradona… Dünya futbolunun yaşayan en büyük efsanesi… FIFA.com’a verdiği röportaj ile dünya kupalarında yaşadığı en unutulmaz beş anısını futbolseverler ile paylaştı.

Diego Armando Maradona

El Diego, futbolseverler arasında babadan oğula aktarılan bir futbol efsanesi olarak bilinir. Sihirli sol ayağı ile yaptıkları futbol sohbetlerinin en neşeli dakikalarıdır. Milimetrik paslar, benzersiz çalımlar ve başka bir futbolcu tarafından atılması mümkün olmayan inanılmaz goller, iddialı demeçler; kısacası saha içinde ve saha dışında yaptığı herşey her zaman futbolseverlerin ilgi odağı olmuştur.

Maradona; dört dünya kupasında yer aldı, Arjantin formasıyla 21 maçta forma giydi, futbolseverlere son derece renkli öykücükler armağan etti. FIFA.com, Maradona ile röportaj yaparak ünlü oyuncunun Dünya Kupası’nda yaşadığı acı-tatlı onlarca dakika arasından unutamadığı beş özel anını futbolseverlere sundu.

18 Haziran 1982 / Arjantin 4-1 Macaristan / Dünya Kupası’ndaki İlk Gol

‘Topun kaleye girmesini istedim, başka birşey düşünmüyordum. Belçika’ya karşı oynadığımız ilk maçımızı kaybetmiştik. Daha önce U-20 Dünya Kupası’nda attığım goller vardı ama bu duyguyu asıl dünya kupasında gol atmak ile karşılaştıramazsınız. Annenizin yatağınıza kahvaltı servisi yapması gibi, saf ve tertemiz bir mutluluk. Annemi öpermiş gibi hissetmiştim. Aklımdan geçen o kadar şey vardı o anda.’

2 Temmuz 1982 / Arjantin 1-3 Brezilya / Batista’ya tekme attığı için kırmızı kart gördü

‘Bu konuyla ilgili olarak Batista ile konuştum, hatta aynı sözleri Falcao’ya da söyledim. Skor 3-1 olunca bizimle alay etmeye başladılar. Ayrıca ben kaybetmekten hiç hoşlanmam. Bana “Diego, yaptığımız içimizde hissettiğimiz futbolu oynamaktı” şeklinde yanıt vermişti. Ama, size birşey söylemek isterim. Ben üç fark ile galip durumdayken siz topun peşinden koştuğunuz sırada, “Ole! Ole! Ole” diye bağırsaydım, emin olun ki siz de deliye dönerdiniz. Damarlarınızda bir damla kan akıyorsa, ateşiniz yükselir. Ama evet, yanlış oyuncuyu tekmeledim. İnanılmaz!’

22 Haziran 1986 / Arjantin 2-1 İngiltere / Yüzyılın Golü

‘Yaşamım boyunca böyle başka bir gol atmadım. Gerçekleştirilmesi çok zor birkaç golüm vardır ama bu Dünya Kupası’nda atıldı. Bu gol, her çocuğun rüyasıdır. Tüm rakipleri çalımlayıp geçmek… Shilton’un ne yaptığını hala anlayamıyorum. Hayaletler veya uzaylılar dünyaya inip onu kaleden mi uzaklaştırdılar? Kaleyi benim için apaçık bıraktı, Onu çalımladım ve işte bu! Ne zaman annemi Televizyonda bu golü izlerken yakalasam “Anne! Yine mi gollerimi izliyorsun?” derim. O da bana “İzlemekten hiçbir zaman yorulmuyorum” der. O golü izlerken büyük bir huzur duyduğunu söyler. “Sen istediğin yere git. Ben senin gollerini izlemeyi sürdüreceğim.”

03 Temmuz 1990 / İtalya 1-1 Arjantin (Arjantin penaltı atışları sonucunda 4-3 kazandı) / Zenga’yı sahneden indirmek

‘Çok tuhaf bir durumdu, penaltı atışlarına geçildiğinde sahadaki italyan futbolcular bana normal sürede kazanmayı hakettiklerini söylüyorlardı. De Agostini ve Zenga beraberliğin adil bir skor olmadığını ifade ettiler. Ama, böyle bir maçta önemli olan kazanmayı hakedip haketmediğiniz değildir, öyle değil mi? Bu onların görüşüydü, benim görüşüm farklıydı! Yugoslavya’ya karşı bir penaltı kaçırmıştım. Bu yüzden orta yuvarlaktan penaltı noktasına doğru yürürken “Bu penaltıyı kaçırırsan, aptalsın. En kötüsü sensin. Sevdiğin insanlara ihanet edemezsin. Annen, baban, kardeşlerin, Arjantin halkı, herkes!” diye düşünüyordum. Sonra, Zenga’dan daha iyisini yaptım ve yolumuza devam ettik. İtalyanlar’ı yenen bendim.

24 Haziran 1990 / Arjantin 1-0 Brezilya / Claudio Caniggia’ya verilen sihirli bir gol pası

‘Brezilyalılar bu gol için Alemao’yu suçladılar ama ben Onu çok hızlı çalımlamıştım. Benim umursamadığım oyuncu Dunga’ydı. Dirseğimi kullanarak bana faul yapmasını engelledim. Yani, sorun Alemao’nun değil Dunga’nın faul yapmamasıydı. Kendisine çalım atmama izin verdi. Cani (Claudio Caniggia) golü attığında Tanrı’ya, anneme ve dünyadaki tüm azizlere şükrettim. O, basit bir sevinç gösterisinde bulundu, yumruğunu kaldırdı, sanki hiçbir şey olmamış gibi. Daha sonra kendisini gördüğümde “Dinle! Günün bu soğuk ışığı altında ne yaptığını gördün mü?” dedim. O da “Evet, bir gol attım” dedi. Ben de Ona “Hayır, gol atmadın. Tüm stadyumu sessizliğe gömdün” diye yanıt verdim. Soyunma odasına döndüğümde, Brezilyalılar’a saygılarımı sunmak için, Brezilya milli takım forması giydim. Forma, arkadaşım Careca’nındı. Brezilya’yı yendik ama onlar tur atlamayı haketmişlerdi. Bütün maç boyunca bizi geriye hapsettiler ama biz kazandık. Bu nedenle dünyanın en güzel sporu futboldur.’

Kaynakça: FIFA.com, Maradona: My Most Memorable World Cup Moments

Pele: Neymar, Brezilya’ya liderlik etmek için hazır