İktidarın komedi 24 Haziran seçim manifestosu!

AKP geçtiğimiz günlerde 24 Haziran seçim manifestosunu açıkladı. Sanki iktidarda başka bir parti varmış edasında yapılan açıklamaları gelin beraber yorumlayıp birlikte gülelim.

ak parti akp 24 Haziran seçim manifestosu

İktidarın komedi 24 Haziran seçim manifestosu!

AKP iktidarı geçtiğimiz günlerde 24 Haziran seçimleri için seçim manifestosunu açıkladı. Bu manifestoda, AKP’nin 24 Haziran’dan sonraki süreçte neler yapacaklarını kısa özetini ifade ettiler. Bu açıklamaları dinleyince insanın gülesi de gelmiyor değil. Sanki iktidarda başka bir parti varmış edasında yapılan açıklamaları gelin beraber yorumlayıp bu açıklamalara beraber gülelim…

• Yeni yönetim sistemimiz, yasama, yargı ve yürütme organlarımızı daha güçlü hale getirecek. Daha tarafsız bir adaletin tecellisi olacak.

2010 yılındaki Anayasa referandumunda “yetmez ama evet”çiler vardı. O dönemde bağımsız ve güçlendirilmiş yargıdan bahsedilmişti. Hatta AKP’nin o günlerdeki “hocaefendi”si olan Fethullah Gülen dahi ABD’den açıklamalar yapıp AKP için ‘evet’ yönünde halka telkinlerde bulunuyordu. Bizim ‘evet’çi halkımız da gidip o günlerde bağımsız (!) yargı için oy kullanıyordu. Halkın ‘evet’ demesi ile FETÖ örgütü güçleniyor ve yargı, büyük oranda FETÖ elamanlarının eline geçiyordu! O gün de AKP iktidarı bugünkü gibi bağımsız bir yargıdan bahsediyordu… Hatta ve hatta bazı yargı mensupları twitter üzerinden AKP’nin borazanlığını yapıyordu!..

Bunların dışında iktidarın, yakın geçmişte çay toplayan yargı mensupları oldu! Bu “önü düğmeli” yargıçlar, sırf koltukları için Doğu Karadeniz’in çay toplama seanslarına katıldılar! Kısacası 16 yıldır AKP asla ama asla tarafsız bir yargı oluşturma çabası içine girmedi; tam aksine, kendisine bağlı yargı oluşturmaya çalıştı; ki geçtiğimiz haftalardaki yargı atamalarında ayağa kalkan yargıçları gördük! AKP mi Allah aşkına bağımsız yargı oluşturacak?!..

Yeni sistemde, yönetimde söz sahibi olmanın yegane yolu seçimlerle milletin kararından geçecek. Bu sayede istikrar kalıcı hale gelecek. Demokrasi tüm kurallarıyla eksiksiz işleyecek.

“Milletin kararı” denilince hemen güldüm. Milletin kararını önemseyen AKP, bir başbakanı görevden aldı! Ardından İstanbul, Ankara gibi büyük şehirlerin “milletin kararı” ile seçilmiş belediye başkanlarını görevden aldı! Gülüyorum…

Ekonomik ivme hız kazanacak. Faizler enflasyon ve cari açık düşecek. Dar gelirli vatandaşlarımızın hayat standartları mutlaka artacak. Vergi sistemi daha adil hale gelecek. Dar gelirli vatandaşın üstündeki vergi yükü düşecek.

16 Nisan referandumundan hemen önce AKP iktidarı “ekonomi şahlanacak, ülke patinaj yapmaktan çıkacak, büyüyen ülke olacak” diye mitinglerde asıp gürlediler! Sadece bir yılda… Bugün, Dolar 4.30 seviyesinde, Euro 5.00 ve benzin 6.00 lira seviyesinde! 16 Nisan’dan sonra alın size şahlanan AKP ekonomisi! Merak etmeyin, AKP ile yola devam edildiği taktirde doların 5 lirayı görmesi de zor olmayacaktır!..

• Bölge ve sektör bazlı teşviklerle istihdam artışı sağlanacak yeni fabrikaların önü açılacak. İhracattaki yükselişimiz hızlanarak devam edecek. Enerjide dışa bağımlılığımız azalacak.

“Bölge ve sektör bazlı teşvik”!.. En çok güldüğüm maddelerden birisi de bu! Şimdi soruyorum, şeker fabrikaları kurulma nedenlerinden biri bölgede ekonomik çarpan katsayısını artırmak değil midir? Yani bölgenin ekonomik büyümesine katkı sağlamak değil midir? Eee, madem fabrika yapacaksın neden şeker fabrikalarını satıyorsun?! Gülüyorum…

• Şehirlerimiz, kültür sanat üreten kimlikli şehirler haline gelecek.

Kars’taki “ucube heykel”i hatırlıyor musunuz? Heykelin “ucube” olmasından dolayı heykel orada yıkılmıştı! Sinemaya büyük katkısı olmuş İnci sineması AKP döneminde yıkılmadı mı? Emek sineması AKP döneminde yıkılmadı mı? Bu AKP mi şehirleri kültür sanat ürettirecek? Gülüyorum…

• Dış politikamızın temel ilkeleri, bağımsızlık, milli çıkar, milli güvenlik ve vicdani duruş olmaya devam edecek.

Dış politikaya hiç girmiyorum… Temel ilkeleri değil, 16 yıl ilkesi olmadan sağa sola çarpa çarpa bugüne kadar geldi! “Sıfır sorun” denilen süreçte, sorunların bol olduğu dostumuzun düşman olduğu bir dış politikaya sahip olduk!

Kim sayesinde? Tabii ki AKP sayesinde!

Ben gülüyorum, siz ne yaparsınız bilmiyorum…

Gezici’nin son anketi: Akşener, İnce’nin üstünde

Kişioğlu, zıt düşüncelere sahip kişilerle tartışmayı seven ve her olaya bilimsel olarak yaklaşıp, olaylara septik yaklaşmaktan kaçınmayan biridir. Olayları derinlemesine incelemeyi ve yanlışın ortaya çıkarılıp doğruya nasıl ulaşılacağı konusunda fikir üretilip bunun üzerinden felsefe yapılmasını arzulayan biridir. Etik, ahlaki ve hukuki sınırları aşmadan herkesin, her ortamda eleştirilmesi taraftarıdır. Dogmatik düşüncelerden uzak; sormayı, sorgulamayı kendisine görev edinmiş ve bunun çabası içerisindedir… Her türlü bilgi alışverişine açık; farklı görüşlerin çarpıştıkça büyüyebileceğine ve kolektif düşünsel ürünlerin ikamesinin de olabileceğine inanmakta; halk için, halk yararına olan her şeyin de yanındadır…