Dolar dolsa ne olur dolmasa ne olur?

Başbakan Binali Yıldırım geçtiğimiz aylarda “Dolar, dolsa ne olur dolmasa ne olur?” diye doların artışına yönelik ilginç bir yorum getirmişti. Peki gerçekten bu kadar basit bir şey mi doların yükselişi?

Geçtiğimiz aylarda Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin Başbakanı olan Binali Yıldırım doların artışı için “Dolar, dolsa ne olur dolmasa ne olur?” açıklaması yapmıştı.

Bakın bunu sokaktaki veya kahvehanedeki sohbet eden bir vatandaş söylemedi. Bu sözü bu ülkenin başbakanı söyledi!

Dolarla ilgili başka kim ne söyledi?

Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, “Bunun geçici olduğunu hep beraber göreceğiz. Pazartesi, salı bunlar geçmiş olacak” demişti. Ne zaman demişti? 2017 yılının Ekim ayında… O tarihte dolar 3,79 ‘du.

Dolar 2,32 iken “Kurdaki dalgalanma geçici” dedi.

Dolar 2,92 oldu “Kurdaki dalgalanma spekülatif” dedi.

Dolar 3,10 oldu “Kurda endişe edilecek bir şey yok” dedi.

Dolar 3,42 oldu “Piyasa dengesini bulacak” dedi.

Dolar 3,80 oldu, bu kez doların 2,92 olduğu tarihe geri döndü ve “Spekülatif hareketler” dedi.

Dolar 4,12 oldu “Bunlar kurdaki spekülatif ataklar” dedi.

Kur geçtiğimiz günlerde 4,92 ‘yi görünce de “Sağlıksız fiyat oluşumları yaşanmakta. En doğru hamlenin en uygun zamanda yapılacağına güvenim tam” dedi ve Zeybekci’nin “hamle” dediği şeyi Merkez Bankası faiz artırımına giderek yaptı ve dolar aşağı çekildi…

Şimdi…

Bir tarafta dolardan ‘bize ne ‘ diyen bir başbakan ve diğer tarafta ise doların aşama aşama yükselişini sokaktaki vatandaş yorumuyla karşılayan bir ekonomi bakanı…

Burada bir parantez açmakta fayda var. AKP ‘de ekonomi ile ilgili olan siyasilerin (Nihat Zeybekci, Naci Ağbal, Mehmet Şimşek) milletvekili adaylığında gösterilmediğini belirterek parantezi kapatalım…

AKP iktidarının ekonomi politikası tam anlamıyla iflas etmiştir. Bunu aslında onlar da görüyorlar, bunu biliyorlar. Zaten yaklaşan yıkımı gördükleri için de erken seçim kararı aldılar. Bu “ekonomi filmi” Türkiye için nasıl sonuçlanır bilinmez. 24 Haziran sonrası çok kara ve kötü bir tablo beklediği kesin bunu görmemek mümkün değil!

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugünlerde millete “Millilik TL ‘de kalmaktır” türünden açıklamalar yaparak doların yükselişini durdurmaya çalışırken Yıldırım, çıkıp “Dolsa ne olur dolmasa ne olur” diye bir açıklama yaparken kendisinin ve ailesinin Hollanda ‘daki şirketlerini düşünmüş olabilir. Sonuç itibari ile yatırımını yurt dışına yapmış! Buradaki vatandaşı neden düşünsün, değil mi?!

AKP ‘nin rakibi olan Selahattin Demirtaş dahi cezaevinden “Türk lirasından kaçıp dolara yönelmeyin. Krizi artırırsınız. Biraz daha sabredin” derken Yıldırım ‘ın bu açıklamasını nereye koymak gerekir bilinmez.

Haziran ayı ekonomi konusunda neden önemli?

Çok fazla uzatmak istemiyorum ancak şunu da belirtmek de fayda var: Merkez Bankası’nın olağan toplantısı 7 Haziran tarihi iken daha önce müdahale ederek doların ateşini düşürdü. 7 Haziran’daki kararı ne olur bilinmez ama 12 – 13 Haziran’da FED ‘in alacağı karar çok önemli hale geldi. Eğer FED, faiz artışına giderse (ki o yönde bir karar alacağı gözleniyor) o halde dolarda yukarıya doğru bir sıçrama tekrar gözlenebilir. Bunu da akıldan çıkarmamak gerekir…

Doları Dışişleri’ne çağırdılar! Top patladı mı?

Kişioğlu, zıt düşüncelere sahip kişilerle tartışmayı seven ve her olaya bilimsel olarak yaklaşıp, olaylara septik yaklaşmaktan kaçınmayan biridir. Olayları derinlemesine incelemeyi ve yanlışın ortaya çıkarılıp doğruya nasıl ulaşılacağı konusunda fikir üretilip bunun üzerinden felsefe yapılmasını arzulayan biridir. Etik, ahlaki ve hukuki sınırları aşmadan herkesin, her ortamda eleştirilmesi taraftarıdır. Dogmatik düşüncelerden uzak; sormayı, sorgulamayı kendisine görev edinmiş ve bunun çabası içerisindedir… Her türlü bilgi alışverişine açık; farklı görüşlerin çarpıştıkça büyüyebileceğine ve kolektif düşünsel ürünlerin ikamesinin de olabileceğine inanmakta; halk için, halk yararına olan her şeyin de yanındadır…