Ekonomist Uğur Gürses: Daha ekonomik krizin başındayız!

Ekonomist Uğur Gürses: “Türkiye bir resesyon ile karşı karşıya. Daha krizin başındayız. Domino etkisi yaşanacak. Bu kısa vadede atlatılacak bir kriz değil.”

Ekonomist Uğur Gürses: Daha ekonomik krizin başındayız!

Uğur Gürses, ekonomik kriz konusunda yıl sonunu işaret ederek; “Bu domino etkisi yıl sonunda kendini gösterecek. Kısa vadede atlatılacak bir kriz değil bu!” ifadelerini kullandı. Gazete Duvar’da İrfan Aktan’ın sorularını yanıtlayan Uğur Gürses şöyle konuştu:

“Şirketler zorlanacak!”

“Çalışma sermayesini bile bulamayan firmalar önce tasarruf tedbirlerine gidecekler ya da batacaklar. Çünkü Türkiye borçla büyüyen bir ülke. Geçmiş 10-15 yıl, Türkiye’ye akan dövizin, bol paranın ve bundan ötürü büyüyen kredilerin sebep olduğu yüksek tüketim döneminin hikâyesiydi.

Eskiden bankalar çok rahat ucuz kredi verirken şimdi yüksek faizle veriyor veya hiç vermek istemiyor. Bol para dönemi geride kaldığı için şirketler zorlanacak ve finansman sorunu yaşayanlar ‘tasarruf önlemi’ alacak. Tuvaletlerdeki kâğıtları azaltmaktan başlayıp personel yemeklerinden kısmaya ve giderek işçi çıkarmaya gidecekler.”

“Kimse ben batıyorum diye bağırmayacak”

Ekonomist Uğur Gürses: Daha ekonomik krizin başındayız!
Ekonomist Uğur Gürses: Daha ekonomik krizin başındayız!

İnsanların sokakta eylem yapmamasının krize alıştığı anlamına gelmeyeceğini belirten Uğur Gürses, şöyle devam etti:

“Kaldı ki dün bir kilo et alabilen insanların bugünkü alım gücü yarım kiloya düşmüş olabilir ama bu düşüş bir erozyon gibi devam edecek. Şirketlerin batışı 1994 veya 2001 krizlerindekinden farklı olarak belki sessizce olacak ama olacak. İnsanlar işsiz kalacak, şirketler batacak ve belki kimse “ben batıyorum” diye bağırmayacak.”

“Yıl sonuna doğru domino etkisi yaşanacak”

Bu sürece ilişkin bir takvim öngörüsünde bulunabiliyor musunuz?

Uğur Gürses: Yıl sonuna doğru bu domino etkisi gibi yaşanacak. Ama enflasyon artışı, dolayısıyla hane halkının harcanabilir gelirinin küçülmesi de devam edecek. Böylesi bir şok en çok yoksulları dövecek. Asgari ücretle geçinen 17 milyona yakın yoksul var. Onların harcama sepeti içinde hızlı tüketim malları, gıda, barınma, kira giderleri var. Halihazırda zaten gıdada yıllık fiyat artışı yüzde 20’de. Ama üretici fiyatları penceresinden baktığımızda bu rakam yüzde 30’ları geçmiş durumda.

“Kısa vadede atlatılacak bir kriz değil bu”

Tüketici fiyatlarındaki artış yüzde 20 iken, üretici fiyatlarının yüzde 30’ları geçmiş olması ne anlama geliyor?

Uğur Gürses: Bu, üreticiden tüketiciye doğru, yüzde 30’dan itibaren fiyat artış yansımasının olacağı anlamına geliyor. Bu ayki enflasyon büyük olasılıkla yüksek gelecek. İvme olarak yüzde 20-25’lik bir patikaya doğru gidiyor. Ne yazık ki Ankara bunu geçici bir krizmiş gibi sunmaya devam ediyor. İktidar “bunu atlatırız, geçecektir” diyor ama kısa vadede pek de atlatılacak bir kriz değil bu.

Düşük faizin bedeli bu olduğu halde Erdoğan neden faiz karşıtı bir politika izleyerek, artışları hep “faiz lobisine” bağladı?

Uğur Gürses: Erdoğan pragmatist bir politikacı. Faiz karşıtı pozisyonun mesajı finansal piyasalara değil, halka, seçmene yönelik. Erdoğan bugüne kadar ortaya çıkan krizleri bile seçmenini konsolide etmek için kullanmayı hep becerdi. Ama bundan sonra bunu yapabilecek mi, emin değilim.

Erdoğan, kriz her belirdiğinde “faiz lobisi, dış güçler bize kumpas kuruyor” diyordu. Ama iş dayanılmaz noktaya gelince de faiz artışlarına hep izin verdi ve Merkez Bankası beşer puanlık artışlar yapabildi. (Röportajın devamını Gazete Duvar‘dan okuyabilirsiniz)

Bankalarda mevduat faiz oranları ile kredi faizlerinde şok yükseliş!