Brazilian Jiu Jitsu (BJJ) nedir? Nasıl öğrenilir?

Farklı tarihsel zamanlarda ve çeşitli Uzakdoğu kültürlerinde sezgisel olarak ortaya çıkmış ve son olarak Brezilya’da geliştirilmiş bir savunma sanatı olan Brazilian Jiu Jitsu (BJJ), dövüş sporları arasında yeni ama hem dünyada hem de ülkemizde popülaritesi hızla artan bir disiplin.

Brazilian Jiu Jitsu (BJJ) nedir nasıl öğrenilir İstanbul
Brazilian Jiu Jitsu (BJJ) nedir? Nasıl öğrenilir?

Brazilian Jiu Jitsu (BJJ) nedir? Nasıl öğrenilir?

Dövüş sporlarının bir çoğunun doğduğu yer Uzakdoğu’dur. Bu spor dallarının başka bir özelliği de disipline, saygıya ve etik kurallara aşırı özen göstermeliridir. Brazilian Jui Jitsu’yu ülkemize tanıtan spor eğitmenlerinden biri olan Gökçehan Kırbaç ile bir BJJ dersi öncesi buluşup bu spor dalını tanımaya çalıştık.

Röportaj: Gökçehan Kırbaç

Brazilian Jiu Jitsu Türkiye’de fazla tanınan bir spor değil. En yakın hangi spor dalına benziyor?

Gökçehan Kırbaç: Bir savunma sanatı olan Brazilian Jiu Jitsu, Japon dövüş sanatları ustası Maeda’nın 1914 yılında Brezilya’ya yerleşmesi ve Carlos Gracie’ye bu sanatı öğretmesi sonrasında Gracie Ailesi tarafından geliştirilmesi ile ortaya çıkıyor. Yani 100 yıllık bir geçmişe sahip. Özellikle Brezilya, ABD, İngiltere ve birçok Avrupa ülkesinde tanınan ve tercih edilen bir spor dalı. Ülkemizde de son iki yıldır popüler olmaya başladı.

BJJ, judonun terk ettiği yer tekniklerini almış bir spor dalı. Dolayısıyla judo ile daha yakınlar.

Judo ve Jiu Jitsu sporları nasıl doğmuş?

Gökçehan Kırbaç: Savunma sanatının temel taşları Yunanistan, Çin ve Japonya’ya kadar gider. Dolayısıyla Jiu Jitsu’nun kaynağı bir kişiye, bir gruba ya da bir zaman dilimine atfedilemez. Çünkü Jiu Jitsu farklı tarihsel zamanlarda ve çeşitli kültürlerde sezgisel olarak ortaya çıkmış ve son olarak Brezilya’da geliştirilmiş bir savunma sanatıdır.

Milattan önce 2000 yıllarında hayatın her şekline derin saygısı olan Budist rahipler, saldırgana zarar vermeden bir saldırıyı durdurma amaçlı bir kişisel savunma sistemi olarak Jiu Jitsu’yu  kullanmışlar. Böylece Jiu Jitsu, Budizmin gelişmesine paralel olarak Asya kıtasından Çin’e oradan da Japonya’ya doğru yayılmış.

Japonya’da Samuraylar arasında silahlı ve zırhlı düşmanı yenmek için bir metot olarak gelişen Jiu Jitsu sayesinde bir düşmanı etkisiz hale getirmenin en etkili yolunun düşmanı yere atmak ve eklemlerine bazı tekniklerin uygulanması olduğu öğrenilmiş. 1914 yılında ise Japon dövüş sanatları ustası Maeda’nın Brezilya’ya yerleşmesi ve Carlos Gracie’ye bu sanatı öğretmesi ve akabinde Gracie Ailesi tarafından geliştirilmesi ile ortaya çıkmış.

brezilya Jiu Jitsu deniz alan held

Bu Japonya kökenli bir spor değil mi? Neden Brezilyalı takısıyla tanınıyor?

Gökçehan Kırbaç: Japon dövüş sanatları ustası Maeda Brezilya’ya göç ettiğinde önce sirklerde çalışmaya başlıyor ve kendinden çok daha iri ve güçlü adamları yenmesi ile dikkat çekiyor. Gracie Ailesi’nin de dikkatini çeken Maeda’ya baba Gracie oğlu Carlos’u eğitmesi için emanet ediyor. Böylece Carlos Gracie Maeda’nın ilk Jiu Jitsu öğrencisi oluyor. Carlos Gracie, siyah kuşak olana kadar Maeda’dan eğitim alıyor. Sonra kardeşlerine öğretiyor ve Gracie Kardeşler dojolara giderek Jiu Jitsu’nun diğer dövüş sporlarından daha iyi olduğunu göstermeye çalışıyorlar. Böylece Japonya’dan gelen Jiu Jitsu, Gracie Ailesi ile Brezilya’da yayılmaya başlıyor. Yani bir dövüş sanatı doğmuş bu şekilde.

Brazilian Jiu Jitsu genelde yerde icra ediliyor öyle mi?

Gökçehan Kırbaç: Dövüşürken ya da savaşırken amaç ayaktaki adamı yere yıkmak ve yerdeki adamı eklemlere uyguladığınız baskıyla boğmaktır ya da boyna uyguladığınız baskıyla pes ettirmektir. BJJ’nin çıkış noktası bu.

BJJ’nin klasik Jiu Jitsu’dan tam olarak farkı nedir?

Gökçehan Kırbaç: BJJ ile klasik yani Japon Jiu Jitsu’su arasında farklar var. BJJ tamamen tekniğe dayalıdır ve tekniklerin uygulanması daha kolay olduğundan gücün önemi yoktur. Bugün BJJ’de 4 bine yakın teknik vardır. Japon Jiu Jitsu’su ise daha çok güce dayalıdır ve teknik sayısı daha azdır.

Jiu Jitsu kelime anlamı nedir?

Gökçehan Kırbaç: Jiu Jitsu’nun kelime anlamı “Arte Suave” yani “Zarif Sanat” demektir. Fiziksel olarak zayıf olanın güçlü olana galip gelmesini ifade eder.

Siz ne zamandar beri BJJ eğitmenliği yapıyorsunuz?

Gökçehan Kırbaç: 2003 – 2009 yılları arası Brezilya’da yaşadım. Oradayken bir arkadaşım sayesinde tanıştım BJJ ile. 2005 yılında aktif olarak Gracie Barra Jiu Jitsu ailesine katıldım. 2008 yılının sonuna kadar da BJJ idmanlarına devam ettim. 2009 yılında Türkiye’ye kesin dönüş yaptım ve bir yıl sonra da BJJ’yi ülkeme getirmeye karar verdim. Brezilya’ya geri dönüp Campinas’taki Gracie Barra Premium okulunda eğitmenlik programına katıldım ve Türkiye’ye BJJ eğitmeni olarak geri döndüm.

Sizden önce de bu eğitim veriliyor muydu İstanbul’da?

Gökçehan Kırbaç: Veriliyordu, evet.

Sanırım bu sadece 10 yıllık geçmişi olan bir dal Türkiye’de. Nasıl karşılandı bu spor İstanbul’da.

Gökçehan Kırbaç: İnsanlar bilmedikleri bir konuya mesafeli yaklaşıyor. Sporda da bu böyle. On yıl önce sadece bir öğrencim vardı. Şimdi ise onlarca öğrencimle BJJ çalışıyorum. Elbette yeni bir şeyin kabul görmesi sabır gerektiriyor. Tabii sosyal medya sayesinde bilgi paylaşımı çok hızlandığından BJJ’nin yaygınlaşması da o oranda arttı. Matrix, John Wick gibi birçok filmde de hem BJJ isminin geçmesi hem de tekniklerin kullanılması bilinirliğe katkı sağladı.

Kimler bu spora ilgi gösteriyor?

Gökçehan Kırbaç: Kendini savunmak hem fiziksel hem de zihinsel olarak kendini geliştirmek isteyen her yaş grubundan kadın ve erkekler BJJ’ye ilgi gösteriyor.

Derecelendirme yani kuşak atlama nasıl oluyor bu sporda?

Gökçehan Kırbaç: Öğrencinin kuşak sistemi beyaz kuşak ile başlar bir yıl sonra mavi kuşak olur. Mavi kuşakta iki yıl kalır ve mor kuşağa geçilir. Mor kuşağın süresi 1,5 yıldır ve sonra Kahverengi kuşak alınır. Bir yıl kahverengi kuşakta kaldıktan sonra Siyah kuşak alınır. Siyah kuşaktan sonra Siyah-Kırmızı kuşak alabilmek için yaklaşık 31 yıl yanı yedinci dan beklenir ve sonunda Siyah-Kırmızı alınır. Yedi yıl Siyah-Kırmızıda kalınır ve Kırmızı-Beyaz kuşak alınır. Üç yıl da Kırmızı-Beyazda kalınır sonra Kırmızı kuşak hak edilir. Fakat Kırmızı kuşak sadece bu sporun geliştiricilerine verilmiştir. Sadece Gracie ailesi bu kuşağa sahiptir.

Kuşak yükselirken teste mi tabii tutuluyor sporcu?

Gökçehan Kırbaç: Eskiden testliydi. Mesela beyaz kuşak için 20, mavi kuşak için 40 tane teknik grubu veriyorlardı. Bunların hepsini çalışıp 3 tane siyah kuşaklı sporcunun karşısına çıkıp onların seçtiği teknikleri sergiliyordunuz. Şimdi bunu kaldırdılar. Onun yerine tamamen öğrencinin devamlılığıyla, minder üzerinde gösterdiği terbiye, dojodaki düzen, uyguladığı teknik ve zamanla doğru orantılı olarak değerlendiriliyor.

Peki BJJ savaş sanatı mı yoksa savunma mı?

Gökçehan Kırbaç: BJJ’ye benzer tüm sporlarda atak vardır, dolayısıyla hepsi dövüş ya da savaş sanatıdır.

Anladığım kadarıyla bu spor vücudun her kasını çalıştırıyor. Peki bu sporu yapmanın başka ne avantajları var?

Gökçehan Kırbaç: BJJ sizi hayata hazırlıyor aslında. Biz burada bir saat teknik çalışıyoruz, akabinde de yarım saat boğuşuyoruz. Hocanızın size öğretmiş olduğu doğru çıkışı bulmaya çalışıyorsunuz içinde bulunduğunuz durumda. Boğuşurken stres altında doğru karar vermeyi öğrenirsiniz ayrıca bu esnada korku, adrenalin, heyecan hat safhaya çıkıyor ve siz öğrendiğiniz tekniklerden en doğrusunu bularak rakibinizi alt etmeye çalışıyorsunuz. Bu bir beyin çalışması aslında ve burada geliştirdiğiniz yetenek sizin normal hayatınıza da yansıyor; aşk, iş ya da sosyal hayatınıza olumlu bir şekilde etkiliyor. Çünkü stres altında doğru karar alma yetiniz gelişmiş oluyor.

Kısacası; BJJ ile kendini savunabilirsin,  kendine saygın ve güvenin artar, karakterin güzelleşir. Bu spor dalı bedenin her kısmını çalıştırır, özellikle kollar, karın ve kalça şekillenir. BJJ ayrıca metabolizmanı hızlandırır ve vücut direncini arttırır, solunum yollarını geliştirir. Bu sporu yaptıkça  ürkeklik  ve tedirginliğin yerini sakinlik ve kendinden eminlik alır,  oto kontrol gelişir. Bunların dışında  esnekliği arttırır, refleksleri sağlamlaştırır ve duyguları kontrol etmeye yardım eder.

Peki bu sporu kavga edip kazanmak ve ya gerçekten sokakta falan dövüşmek için öğrenmeye gelen de var mı?

Gökçehan Kırbaç: Biz Jiu Jitsu’nun en üst seviye öğretisi ile vücudumuzu, aklımızı ve ruhumuzu eğitmek için çalışıyoruz. Jiu Jitsu tekniklerini detaylı ve programlı uyguluyor, sürekli tekrar ediyoruz. Kazanma ve kaybetme felsefesinin ötesinde, biz bu sanatın eğitimini bireysel gelişimin ve aile ruhunun güçlenmesinin temel taşı olarak görüyoruz. Bunlar bizim misyonumuz ve gelen öğrencilerimle önce bunu paylaşıyorum.

Öğrencilerinizde zaman içinde ne gözlemliyorsunuz?

Gökçehan Kırbaç: Baştan ayak parmağına kadar her kas çalıştığından fiziksel olarak gelişiyorlar, vücutlarını daha kontrollü kullanıyorlar, dengenin ve ağırlık dağılımının kontrolünü öğreniyorlar, kendilerini daha güçlü hissediyorlar ve dolayısıyla kendilerine olan güven artıyor…

Stres atmaya da yarıyor mu?

Gökçehan Kırbaç: Sporun her dalı gibi BJJ de ruha iyi geliyor.

BJJ’nin Türkiye’de federasyonu var mı?

Gökçehan Kırbaç: Hayır, şimdilik yok.

Peki son bir soru: Bu sporun tehlikesi yok mu? Boğuşurken sakatlanmalar olabilir mi?

Gökçehan Kırbaç: Halı sahada oynanan futboldan çok daha az risk içeriyor. Eğer egonuzu minder dışında bırakır ve gerektiği yerde pes ederseniz bu sporu sakatlanmadan sağlıklı bir şekilde uzun yıllar yapabilirsiniz.

Kadınlar için Savaş ve Savunma Sanatı

1974 Ankara doğumlu ama 2 yaşından beri Istanbullu. Çocukluk ve gençliği cimnastik ve dans çalışmalarıyla geçti. 2000 yılından beri yoga yapıyor. 2002 yılında evlenip yurtdışına yerleşti ama bir ayağı hep Istanbul'da oldu. Çocuklardan sonra, Norveç'te hayalindeki işin eğitimini alma fırsatı geçti eline. Trondheim Üniversitesi'nde Medya Bilimi ve Görsel Kültür dalında lisans ve yüksek lisans okudu. İki yıl Zürih, 10 yıl Trondheim'da yaşadıktan sonra 2014 yazında eşinin memleketi Almanya'ya yerleşti. Şİmdi iki oğlu ve eşi ile sakin bir hayat sürmekte, ve Türkiye'nin Gezi Gençleri'nce yönetileceği çağdaş bir ülke olduğu hayalini kurmakta. // ENGLISH: Born in Ankara in 1974, moved to Istanbul at age 2. Spent lots of time with gymnastic and contemporary dance at early ages but last 15 years practices rather yoga. Married to an German man in 2002 and move to Zurich. Later lived 10 years in Norway/Trondheim and eventually settled down in Germany. Studied Media Science in Trondheim and finished master degree in 2012. Has two sons. Looking forward the days that Turkey is eventually leaded democratically by the Gezi youth.