Türkiye Ortadoğu’da oyun kurucu olamaz

ABD koca bir kapitalist, emperyal devlettir ve gittiği yeri de kurutur. Ortadoğu’da gelişen olaylar Türkiye’nin dış politikasına oldukça dikkat etmesi gerektiğini gösteriyor. 

Türkiye Ortadoğu da oyun kurucu olamaz

Türkiye Ortadoğu’da oyun kurucu olamaz!

Ortadoğu’da gelişen olaylar Türkiye’nin dış politikasına oldukça dikkat etmesi gerektiğini gösteriyor. Amerika Birleşik Devletleri’nin Ortadoğu’da attığı her adım yeni bir durum yaratıyor. ABD, bölgede alan hakimiyetini daha da artırıyor.

İranlı Kasım Süleymani’nin Irak’ta öldürülmesi ve bunu belli bir istihbarat ve uzun süreli bir plan doğrultusunda gerçekleştirmesi ABD’nin bölgedeki siyasi ve askeri gücünü ortaya koyuyor.

ABD tehlikeli bir emperyalist devlettir. Binlerce kilometre öteden gelip başka topraklara yerleşerek askeri eylemler gerçekleştirmektedir.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İsrail bir terör devletidir” demişti. İsrail’in Ortadoğu’daki hamisinin ABD olduğunu unutmamak gerekir. Süleymani’nin öldürülmesinden sonra İran’ın aklının bir köşesinde de İsrail olduğunu unutmamak gerekir. Bir anlamda ABD ile İsrail “kan kardeş”i olduğunu unutmamak gerekir.

Bu iki devlete asla güvenilmemeli; bu devletler üzerinden de Türkiye’nin bir dış politika geliştirmesi Türkiye aleyhine bir durum yaratacağı ortadadır.

Geçtiğimiz günler Irak ‘yabancı kuvvet askerlerinin ülkeden çıkarılması’ için Meclis’ten karar çıkardı. Ancak, Trump “Irak’ta yerleşim için harcadığımız parayı ödesinler çıkarız” dedi. En son da Beyaz Saray sözcüsü açıklama yaparak Irak’tan çıkmak gibi bir niyetleri olmadığını ifade etti.

Bu noktada söylemek istediğim şu ki; ABD yıllar önce Irak’a demokrasi, egemenliği halka vermek için gideceğini söylemişti.

Şimdi ne oldu peki?

Irak Meclis’i, ABD’yi kendi ülkesinden göndermek istiyor. Ancak ABD de çıkmayacağını söylüyor. Ne oldu demokrasi ve ne oldu halkın egemenliği?

ABD koca bir kapitalist, emperyal devlettir ve gittiği yeri de kurutur. Bilindiği üzere ABD’nin İran dışında Türkiye dahil birçok ülkede askeri üssü bulunmaktadır. ABD’nin amacının ne olduğu artık herkesçe bilinmektedir. Türkiye şu an itibari asla Ortadoğu coğrafyasında lider ya da oyun kurucu olamaz. ABD’nin güdümünde hareket ettiği sürece de olamayacaktır.

Türkiye’nin dış politikasında son zamanlarda güzel şeyler olmuyor değil. Milli İstihbarat Teşkilatı’nın yurt dışında gerçekleştirdiği operasyonel faaliyetler önemli adımlar olarak söylenebilir. Bunun dışında kabul etmek gerekir ki, Akdeniz’de özellikle Yunanistan ve diğer egemen güçlere karşı Libya ile imzalanan anlaşma Türkiye’nin elini güçlendirdi. Ancak Libya’ya asker göndermek akla uygun görünmemektedir. Libya’da Hafter gücünün askeri potansiyelinin büyük olması Türk askerini Libya’da tehlikeye atmaktadır.

Türkiye bu noktada gücünü bilerek hareket etmeli ve Ortadoğu’da son yaşanan olaylar kapsamında dış politikasını revize etmesi gerektiği görülmektedir.

Evanjelizm akımı nedir? Neye hizmet eder?

Kişioğlu, zıt düşüncelere sahip kişilerle tartışmayı seven ve her olaya bilimsel olarak yaklaşıp, olaylara septik yaklaşmaktan kaçınmayan biridir. Olayları derinlemesine incelemeyi ve yanlışın ortaya çıkarılıp doğruya nasıl ulaşılacağı konusunda fikir üretilip bunun üzerinden felsefe yapılmasını arzulayan biridir. Etik, ahlaki ve hukuki sınırları aşmadan herkesin, her ortamda eleştirilmesi taraftarıdır. Dogmatik düşüncelerden uzak; sormayı, sorgulamayı kendisine görev edinmiş ve bunun çabası içerisindedir… Her türlü bilgi alışverişine açık; farklı görüşlerin çarpıştıkça büyüyebileceğine ve kolektif düşünsel ürünlerin ikamesinin de olabileceğine inanmakta; halk için, halk yararına olan her şeyin de yanındadır…