Türkiye’de devalüasyon gerçekleşiyor mu?

Dolar 8 lirayı aştı… Merkez Bankasının geçtiğimiz hafta politika faizini sabit tutması ve gelişen dolar bazlı güncel konular Türkiye’de devalüasyonun gerçekleşmesini güçlü kılıyor!

devalüasyon

Türkiye’de devalüasyon gerçekleşiyor mu?

Bundan neredeyse 4 yıl önce bir yazı yazmıştım. “2017 yılında ekonomik krizi iliklerinize kadar hissedeceksiniz!” diye…

Tabi gerekçelerini bu yazıda detaylı olarak anlatmıştım. O günden sonra da belirli aralıklarla ekonomiye dair verilerle birçok yazımda ekonominin daha kötüye gittiğini, daha da gideceğini belirtmiştim.

Yaklaşık 4 yıldır Türkiye ekonomik bir girdabın içinde. AKP iktidarı, maalesef bugüne kadar ‘çeşitli iş adamlarını koruyacağım, özellikle 4 şirketi ileri taşıyacağım, kendi zenginimi yaratacağım’ diye akıl almaz hiçbir demokratik, serbest ekonomiyi uygulayan ülkelerde olmayacak hatalar yaptı.

2002 yılında iktidara geldiğinde çökük bir ekonomi vardı. Dolar, bugünkü kadar yükselmemiş olsa da, ülke o günlerde ekonomik olarak kan ağlıyordu.

Yapılan yapısal ekonomik reformlar, o günkü demokratik Türkiye şartları, bozulmamış hukuk düzeni, Avrupa Birliği ile olan uyum süreci, AKP iktidarının ekonomiyi düzeltmesini sağlamıştı. Bir anlamda bu Batı’ya güven vermiş ve küresel sermayeyi Türkiye’ye taşımıştı.

Peki sonra ne oldu?

AKP iktidarı, AKP’de olan rol oynayıcılar maalesef siyasi güç zehirlenmesi yaşadılar, kibirli bir siyasi sürece girdiler. Yapılan politik hatalar ekonomiyi etkiledi ve süreçte bu noktaya gelindi…

Hiçbir demokratik ülkede yargıya müdahale edilmez, Merkez Bankası’nın özerk kimliğine dokunulamaz.

Geçtiğimiz senelerde çok vahim bir tabloyla karşılaştık. Aydın kesim diye nitelendireceğimiz ekonomiyi çözümleyen (çakma) profesörler dahi bunu dile getirmediler. Neydi peki o olay?

Doğu Karadeniz’in yaylalarında ‘çay toplama seansları’ yapıldı. Demokratik ülkelerde utanç verici bir olaydır bu durumdur ve yargıya güveni azaltır ve bu da yatırımı etkiler. Bu seanslar oradaki (yargıç demek istemiyorum bu insana) bir kadının, kızına da terfi atlattı. Hem de öyle böyle değil! Torpilin ağ babası yaşandı!

Buna benzer birçok hata, AKP iktidarının kimyasını bozdu. İnşaat ekonomisine yapılan yatırım, teşvikler ülkeyi ekonomik bir sarmala soktu. Üretim yapılmadı. Girdi maliyetleri üreticiyi zora soktu. ÜFE / TÜFE’de denge sağlanamadı…

Enflasyon (bu iktidar dönemde gereksiz hale gelen) TUİK’e göre % 11-12 bandında. Hissedilen şu an için abartmadan söylüyorum %40 – 45 civarında.

Dolar 8 lirayı aştı… 3 Kasım’daki ABD’deki seçimler çok önemli hale geldi. Bunun ardından açıklanacak teşvik paketleri… Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’ndaki dolar rezervinin azlığı ve güçlü bir faiz baz artışına gidememesi. Ödenmesi gereken dolar bazlı borçlar…

Türkiye yakın bir zamanda (zorunlu dolar bazlı) devalüasyona giderse şaşırmayın!..

AKP şunu çok iyi biliyor: “Bizi, ancak ekonomi götürür!”

Kişioğlu, zıt düşüncelere sahip kişilerle tartışmayı seven ve her olaya bilimsel olarak yaklaşıp, olaylara septik yaklaşmaktan kaçınmayan biridir. Olayları derinlemesine incelemeyi ve yanlışın ortaya çıkarılıp doğruya nasıl ulaşılacağı konusunda fikir üretilip bunun üzerinden felsefe yapılmasını arzulayan biridir. Etik, ahlaki ve hukuki sınırları aşmadan herkesin, her ortamda eleştirilmesi taraftarıdır. Dogmatik düşüncelerden uzak; sormayı, sorgulamayı kendisine görev edinmiş ve bunun çabası içerisindedir… Her türlü bilgi alışverişine açık; farklı görüşlerin çarpıştıkça büyüyebileceğine ve kolektif düşünsel ürünlerin ikamesinin de olabileceğine inanmakta; halk için, halk yararına olan her şeyin de yanındadır…