İktidarın çarpık dış politikası ve Atatürk realitesi

Türkiye, AKP’nin yanlış dış politikalarından dolayı maalesef uluslararası kamuoyunda güvenilirliğini kaybetti ve bu da birçok sorunu beraberinde getirdi…

taliban afganistan

İktidarın çarpık dış politikası ve Atatürk realitesi

AKP iktidarının son 20 yılda dış politikası çarpık bir yapıya kavuştu. Uluslararası alanda güven duyulmayan bir dış politikası var.


Küçük bir örnek vermek gerekirse ABD, koronavirüs aşısı ve kamuoyuna açıklanan verilerden dolayı Türkiye’ye güven duymuyor ve Türkiye’yi riskli bir bölge kabul ettiği için kendi vatandaşlarını Türkiye’ye gitmemesi konusunda uyardı.

Sadece ABD değil! Rusya da yakın geçmişi unutmadı! Geçtiğimiz günlerde Kahramanmaraş’ta bir yangın söndürme uçağı düştü ve Rusya, Türkiye’ye güvenmediği için düşen uçağın kara kutusunun Türkiye’de değil, Rusya’da açılmasını istedi…

Suriye konusu yıllardır çözüme kavuşturulamadı. Bu konuda verdiği çabadan dolayı Ümit Özdağ Hoca’nın çabasını kutlamak gerekir. Ciddi bir çalışma yürütüyor…

Suriyelilere bugüne kadar ortalama olarak 80 milyar dolar harcandığı ve 100 bini aşkın insana da vatandaşlık verildiği düşünülüyor. Bu rakamlar büyük rakamlar…

Geçtiğimiz günlerde Altındağ’da yaşanan olayların ardından Gaziantep’te Suriye’li bir vatandaş Türkleri tehdit eden bir açıklama yaptı. Bu tür provokatif eylemlere karşı dikkat edilmelidir!


AKP iktidarı kafası karışık bir politika yürütüyor. Suriye’de Esad’ın devrileceğini düşünen iktidar, PYD lideri Salih Müslim’i Ankara’ya davet etmiş ve bir restoranda yemek yemişti…

Bugün konuşulan konu ise Afganistan ve Taliban!

Taliban’ın, Türkiye ile yakın ilişki kurmak istemesini Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ‘memnuniyet verici’ olarak tanımlarken, ulusalcı kanadın lideri diyebileceğimiz Doğu Perinçek Taliban’ın, ABD’ye karşı bu kazanımını Atatürk ile kıyasladı…

Rasyonel bir bakış açısıyla Perinçek’in bu yaklaşımı doğru mu tartışılır! Şu anki konjonktürde emperyalizme karşı bir başarı olarak görüyor Perinçek ama ABD, farklı çıkarlar doğrultusunda  Afganistan’dan ayrılma ihtimali daha güçlü. İkincisi ise, bazen kazandığınızı düşünürken kaybetmişsinizdir! Tıpkı İran’da İslam Devrimi gerçekleşirken, bunu zafer olarak gören İran’daki solcular gibi!

Taliban orada ABD’ye karşı zafer(!) kazanmış olması, halkın kaybettiği bir zafer(!) olacaktır! Şeri hükümlerin uygulanacağı, laiklikten uzak bir devrimi, Atatürk realitesi veya Kemalizm devrim ve inkılapları ile kıyaslamak akıl dışıdır!

Atatürk o gün; saltanata, hanedanlığa, monarşik, otokratik, totaliter yapıya karşı savaşını yürüttü ve egemenliği halka vermiş bir lider!


Taliban ise, gücü daha yumuşak yapıdan alıp gerici, köhne bir yapıya doğru Afgan Milleti’ni götürecek, kadını ise toplumun alt kesimlerinde birey olarak görmeyecek bir sürece götürecektir!

Erdoğan: Taliban’ın yaptığı itidalli ve ılımlı açıklamaları memnuniyetle karşılıyoruz

Kişioğlu, zıt düşüncelere sahip kişilerle tartışmayı seven ve her olaya bilimsel olarak yaklaşıp, olaylara septik yaklaşmaktan kaçınmayan biridir. Olayları derinlemesine incelemeyi ve yanlışın ortaya çıkarılıp doğruya nasıl ulaşılacağı konusunda fikir üretilip bunun üzerinden felsefe yapılmasını arzulayan biridir. Etik, ahlaki ve hukuki sınırları aşmadan herkesin, her ortamda eleştirilmesi taraftarıdır. Dogmatik düşüncelerden uzak; sormayı, sorgulamayı kendisine görev edinmiş ve bunun çabası içerisindedir… Her türlü bilgi alışverişine açık; farklı görüşlerin çarpıştıkça büyüyebileceğine ve kolektif düşünsel ürünlerin ikamesinin de olabileceğine inanmakta; halk için, halk yararına olan her şeyin de yanındadır…