İktidarın açlığa mahkum ettiği bir millet!

İktidar siyaset yapıyor ve halkı kandırmak zorunda; ki, halk da AKP’ye oy versin! Bugüne kadar halkı kandırabildi! Şayet bugünden sonra da halk, hala kandırılmaya motive olmuşsa Sayın Özdil’in “müstahak” vurgusu kabul edilebilir!

açlığa mahkum

İktidarın açlığa mahkum ettiği bir millet!

Türk milleti tarih boyunca sıkıntılar yaşamıştır. Savaş yıllarında yokluğun dibini görmüş, derin acılar hissetmiştir. Birinci Dünya Savaşı’nın içinde yer almış, İkinci Dünya Savaşı’nın yanından geçmiş. İsmet İnönü’nün, kendisine sitemde bulunduğu bir çocuğa karşı ifade ettiği o müthiş söz… “Seni aç bıraktım ama babasız bırakmadım”.


Tanrı bir daha bu millete o günlere benzer günler göstermesin, yaşatmasın!

Bugün yaşadığımız tablo, savaş yıllarındaki kadar kötü değil ama yaşanılan günlük olaylar insanı düşündürmüyor da değil.

Özellikle bugün gördüğümüz ekmek, yağ kuyrukları bu milletin yaşamaması gereken şeylerdir. Ancak, bu kuyrukların tek sorumlusu AKP iktidarı mıdır, sadece AKP’nin kara tablosu mudur?

Hayır!

Yılmaz Özdil’in de “Müstahak canım kardeşim” başlıklı yazısında belirttiği gibi, bugün yaşanan ekonomik krizin bir nedeni de toplumun sorup sorgulamaması!

‘İyilik olursa kuldan, kötülük olursa Allah’tan’ olan kaderci zihniyet gibi. “İyilik olursa AKP’den, kötülük olursa ABD’den, Esad’dan, ‘Ey Almanya’dan” yani kısacası “dış güçler” paranoyasından!


AKP siyasette algı yönetimini doğru gerçekleştirdiği için Türk toplumu algıyı kabullendi ve bunu, bugüne kadar gerçekçi kabul etti. Bu yüzden tek sorumlunun AKP olmadığını kabul etmek gerekir. Biraz da bu sorumluluğu halkın kendisi, üzerine almalıdır! Türk milleti bu sorumluluktan kaçamaz!

İktidar siyaset yapıyor ve halkı kandırmak zorunda; ki, halk da AKP’ye oy versin! Bugüne kadar halkı kandırabildi! Şayet bugünden sonra da halk, hala kandırılmaya motive olmuşsa Sayın Özdil’in “müstahak” vurgusu kabul edilebilir! Unutmamak gerekir ki, ‘halklar, hak ettikleri şekilde yönetilirler!’

Türkiye, Türk halkı acı bir tablo yaşıyor maalesef. 21. yüzyılda Batı’nın uzaya göndermek üzere araç geliştirdiği bir dünyada, ‘halk ekmeği’ kuyruğunda olan bir Türk toplumu, Batı dünyası ile değil, ancak geri kalmış Afrika ülkeleriyle kıyaslanabilir.

Geçtiğimiz günlerde Candaş Tolga Işık’ın programına konuk olan Metin Akpınar, anlayana o kadar güzel mesajlar verdi ki… “Köyden İndim Şehre” filminde, (benim ifademle) toplumda yer alan oportünist kimliği resmettiklerini, bunu anlattıklarını söyledi.

Buradan nereye gelmek istiyorum?

Sadece şu örneği vereceğim: Almanya’dan gelen göçmen Türkler buraya geldiklerinde ‘Türkiye cennet’ diyor. Neden bunu söylüyor? Çünkü cebindeki 1 Euro 14 lira. Madem güzelse Türkiye, gel buraya ve bu güzelliği sadece buradaki Türkler değil, siz de yaşayın!

Benim düşünceme göre Metin Akpınar’ın “o çıkar düşkünü 4 kardeş”in hikayesi Almanya’dan Türkiye’ye gelen vatandaşlarımız gibi.


Türk toplumu birlik, beraberliği sağlamadığı sürece ve bunun dışında okumadığı, sorgulamadığı taktirde bu milletin, daha çok ekmek kuyruğuna gireceğini düşünüyorum!..

Vatandaş Meral Akşener’e böyle seslendi: Kurtarın bizi bunlardan!

Kişioğlu, zıt düşüncelere sahip kişilerle tartışmayı seven ve her olaya bilimsel olarak yaklaşıp, olaylara septik yaklaşmaktan kaçınmayan biridir. Olayları derinlemesine incelemeyi ve yanlışın ortaya çıkarılıp doğruya nasıl ulaşılacağı konusunda fikir üretilip bunun üzerinden felsefe yapılmasını arzulayan biridir. Etik, ahlaki ve hukuki sınırları aşmadan herkesin, her ortamda eleştirilmesi taraftarıdır. Dogmatik düşüncelerden uzak; sormayı, sorgulamayı kendisine görev edinmiş ve bunun çabası içerisindedir… Her türlü bilgi alışverişine açık; farklı görüşlerin çarpıştıkça büyüyebileceğine ve kolektif düşünsel ürünlerin ikamesinin de olabileceğine inanmakta; halk için, halk yararına olan her şeyin de yanındadır…