İrritabl bağırsak sendromu nedir?

İrritabl bağırsak sendromu, diğer adıyla hassas bağırsak sendromu olan, nedeni tam olarak bilinmeyen, bağırsak hareketlerinde değişiklik ile ortaya çıkan bir hastalıktır. Hayatı tehdit edici bir hastalık olmasa bile kişinin yaşam kalitesini önemli ölçüde etkiler.

irritabl bağırsak sendromu

İrritabl bağırsak sendromunda karın ağrısı veya karında rahatsızlık hissi, ishal, kabızlık, şişkinlik gibi semptomları vardır. İBS’de görülen bu semptomlar bireyin beslenme alışkanlıklarına göre şiddetlenebilmekte veya hafifleyebilmektedir. Bu amaçla İBS beslenme tedavisinde FODMAPs (Fermente Oligo-sakkarit, Disakkarit, Mono-sakkarit ve Polyoller) diyeti uygulanmaktadır. Ayrıca bazı çalışmalarda D vitamini, prebiyotik ve probiyotik takviyelerinin İBS hastalığının semptomlarını hafiflettiği gözlemlenmiştir. Hastalarda öncelikli olarak hayat tarzının ve beslenme alışkanlıklarının değiştirilmesi önerilmektedir.

İrritabl bağırsak sendromu belirtileri neler?

  • kabızlık
  • ishal
  • karın ağrısıyla birlikte kabızlık ve ishalin birlikte görülmesi

Ek olarak:


  • karın bölgesinde ve yakınlarında şişlik nedeniyle oluşan gaz sancısı
  • düzensiz bağırsak hareketleri

Son tanı kriterlerine göre son 3 ay içerisinde, haftada en az bir gün karın ağrısı veya rahatsızlık hissi ile birlikte üç bulgudan en az ikisinin eşlik etmesi ile İBS tanısı konulmaktadır. Bunlarla birlikte tanı konulabilmesi için belirtilerin hasta başvurmadan en az 6 ay önce başlamış olması gerekmektedir.

İrritabl bağırsak sendromu kimlerde görülür?

İBS’nin toplumlarda görülme sıklığı %10-25 arasında değişiklik göstermektedir. Ancak çok fazla kişide belirtilerin en az biri bulunur. İBS erkeklere oranla kadınlarda daha sık görülmektedir. İBS’lilerin yaklaşık yarısında belirtiler 35 yaşından önce görülür; hastalığı olanların %40’ı 35-50 yaş aralığındadır.

İrritabl bağırsak sendromu nedenleri

İBS’nin nedeni tam olarak anlaşılamamış olsa da nedenlerinden birinin bağırsak duvarındaki kasların düzensiz kasılması olduğu düşünülmektedir. İBS gelişme olasılığını arttıran bazı durumlar vardır.

Bunlar şu şekilde sıralanabilir:

  • psikolojik etmenler
  • bağırsak kas ve sinirlerinin anormal çalışması
  • bağırsakların duyarlılığında artış
  • gastrointestinal enfeksiyonlar (bağırsak parazitleri ya da ülserler)
  • kötü beslenme alışkanlıkları ve besin alerjileri

İrritabl bağırsak sendromunda beslenme tedavisi nasıl olmalı?

Bu hastalarda öncelikli olarak yaşam tarzının ve diyet alışkanlıklarının değiştirilmesi önerilmektedir. İBS belirtileriyle besin tüketimi arasında bir ilişki olduğu bilinmektedir. İBS beslenme tedavisinde yeterli sıvı alımı sağlanmalı, az ve sık beslenilmelidir. Alkol, kafein içeren içecekler, gaz yapıcı besinler, gazlı içecekler, acı baharatlar tüketilmemelidir. Çiğ sebze-meyve ve süt hastalarda belirtileri artırdığı için kontrollü tüketilmelidir.

FODMAPs Diyeti

Son dönemde düşük FODMAP içerikli diyetin İBS semptomlarının iyileşmesinde olumlu etkilerinin olduğunu gösteren çalışmalar yapılmıştır. Düşük FODMAP içerikli diyet, fermente oligosakkaritler, disakkaritler, monosakkaritler ve poliollerin diyette azaltılması prensibine dayanmaktadır. Yüksek FODMAP içeren besinler aşırı tüketildiğinde sindirilemediğinde bağırsak sisteminde bulunan bakteriler tarafından fermente edilebilirler. Bu fermentasyon sonucunda gaz, karın ağrısı, kramp ve ishal gibi problemler görülür. Diyette düşük FODMAP içeren besinlerin tercih edilmesi ile bağırsaklarda meydana gelen bu sindirim ve emilim bozukluğunun sebep olduğu fermentasyon ve beraberindeki gaz, karın ağırısı, diayare gibi problemler önlenebilmektedir.

fodmaps diyeti

Prebiyotik ve probiyotiklerin iritabl bağırsak sendromu üstünde olumlu etkileri neler?

Probiyotikler, bağırsakta bulunan yararlı bakterdir. Prebiyotikler ise, ince bağırsak enzimlerince parçalanamayan doğal karbonhidratlar olup Laktobasillus ve Bifidobakteri gibi belirli probiyotik bakterilerin çoğalmasını uyarırlar. Probiyotik ve prebiyotiklerin İBS semptomlarına etkisi incelendiğinde şişkinlik, konstipasyon ve yemek sonrası şişkinlik semptomlarında belirgin iyileşmeler görülmüştür. Probiyotikli yoğurtlar yararlı bakteri sayısını arttırıp dengeyi sağlayarak şikâyetlerin hafiflemesine neden olabilirler. Bu nedenle İBS’u olan bireylerin her gün bir kâse probiyotik yoğurt veya kefir (özellikle ev yapımı) yemeleri önerilebilir.

ÖRNEK DİYET LİSTESİ

Sabah

· Yumurta

· Domates

· Zeytin

· Mısır ekmeği

Akşam


· Patates çorbası

· Et köfte (ekmek içi ilavesiz)

· Zeytinyağlı yeşil fasulye (soğan ve sarımsak ilavesiz)

· Sade pirinç pilavı

· Laktozsuz yoğurt

· Mısır ekmeği

Ara öğünler

· Mısır (patlamış/haşlanmış)

· Yaban mersini (1 çay kaşığı)

· Kestane (20 adet

Öğle

· Domates çorba (glutensiz un)

· Izgara balık (garnitür soğansız)

· Marul salata-limon

· Mısır ekmeği

 


Sonuç olarak, son yıllarda birçok klinik çalışmadan alınan sonuçlar değişken olmakla birlikte, prebiyotik ve probiyotik kullanımının, İBS’ye faydalı olabileceği gözlemlenmiştir. Ancak probiyotik ve prebiyotiklerin hastalık bulguları üzerindeki etkileri orta derecede olup, kullanılan ürünün türüne göre değişmektedir. Ayrıca yüksek FODMAP besinleri birkaç hafta boyunca diyetinizden tamamen çıkardığınızda bulgular azalma görülür. Birkaç hafta sonra yüksek FODMAP besinlerden bazılarını teker teker yeniden ekleyebilirsiniz. Düşük FODMAP diyetini uygulamak zor olabilir. Bu nedenle, bu konuda size yardımcı olabilecek bir beslenme uzmanından destek alabilirsiniz.

Geçirgen Bağırsak Sendromu nedir? Belirtileri neler?


Diyetisyen Nurettin Şahinli Kırıkkale’de doğdu. Yükseköğrenimini Kırşehir Ahi Evran Üniversitesinde Gıda İşleme Bölümü Gıda teknolojisi programında ön lisansını 2014’te aldı. Daha sonra lisansını Doğu Akdeniz Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik bölümünde 2017 yılında tamamladı. Yüksek lisans eğitimini T.C. Üsküdar üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsünde Nörobilim alanında yapmaktadır Bazı yerel gazetelerde sağlık ve tıp alanında güncel yazıları bulunan İntern Nörobilim Uzmanı & Diyetisyen Nurettin ŞAHİNLİ, İstanbul Çekmeköy’de Umut Obezite ve Diyet Kliniğini kurucu olarak açmıştır. 2019 yılının sonlarında ise yine İstanbul Çekmeköy ilçesinde “UMUT SAĞLIKLI BESLENME VE DİYET DANIŞMANLIĞI” merkezini 2. kez kurmuş danışanlarını kabul etmektedir.