Kendi kendini inşa edebilen robotlar geliştirildi

Bilim insanları kendi kendini inşa edebilen küçük robotlar geliştirdi. Henüz gelişim aşamasında olan projenin, gelecekte uzay çalışmalarında önemli bir rol oynayabileceği belirtiliyor.

programlanabilir madde Video aşağıda – Kendi kendini inşa edebilen robotlar geliştirildi. Görünüşe göre programlanabilir madde, Dünya’nın geleceğinin kalbinde yer alabilir.

Binlerce nanobotun, yörüngeye yükselmek için en verimli şekli oluşturmak üzere komuta üzerine montaj ve demontaj yaptığını, bir asteroidi incelemek adına astronotlar için bir araç veya bir masa ve sandalyeyi oluşturduğunu düşünün… Açıkçası böyle bir olasılığın olduğunu bilmenin bile heyecan yaratmak için tek başına fazlasıyla yeterli olduğu söylenebilir.


Ve bu, birkaç MIT öğrencisi sayesinde mümkün olabilir. Yeni gelen bilgilere göre bir grup MIT öğrencisi, mikrobotları kontrol etmek ve hareket ettirmek için yeni yollar icat etmek amacıyla bir ekiple birlikte çalışıyor. Çalışmanın sonuçları ise geleceğin teknolojilerine dair oldukça umut dolu bir yaklaşım ortaya koyuyor.

Uzay çalışmalarında önemli bir rol oynayabilir

Ekiple birlikte çalışan öğrencilerden birisi olan MIT’de doktora öğrencisi Martin Nisser, bir anlamda “bir tür geri dönüştürülebilir 3D baskı” yaratmak istediklerini ifade ediyor.  ElectroVoxel (vokseller = hacimsel pikseller) olarak adlandırılan bu icat henüz test aşamasındayken Nisser, ElectroVoxel’lerin kendilerini hızlı ve ekonomik bir şekilde yeniden yapılandırmalarına olanak tanıyan yeni bir yol bulduğunu kaydediyor.

Katıldığı bir podcast esnasında “Yeniden yapılandırılabilir robotlarla ilgili en büyük zorluklardan biri, bu küçük modüllerin her birinin kendi kendine hareket edebilmesini istiyorsanız, her modüle hesaplama, elektronik sensörler, aktüatörler yerleştirmeniz gerektiğidir ve modüller giderek küçüldükçe bunu yapmak gerçekten zordur,” ifadelerine yer veren Nisser, sözlerine “Geliştirdiğimiz temel teknik katkı, yeniden yapılandırmayı gerçekleştirmek için elektromıknatısları bu modüllere yerleştirmenin bir yolunu bulmaktır… ki bu iyi, çünkü bu elektromıknatıslar gerçekten çok ucuzdur, kolayca üretilebiliyorlar ve fazla bakım gerektirmiyorlar.” diyerek devam ediyor.


Yaklaşık altı santimetre uzunluğunda olan mevcut prototiplerin 12 kenarının her birinde gömülü elektromıknatıslar bulunuyor. Elektromıknatıslardan geçen akımın yönünü düzenlemeye olanak sağlayan bir mikro denetleyici ve entegre devrelerin eklenmesiyle ise ElectroVoxel’lerin, paylaşılan bir eksen etrafında dönmesi ve başka bir ElectroVoxel’in yüzü boyunca çaprazlamasını sağlamak için yeterince karmaşık yollarla birbirini çekmesi veya itmesi mümkün olabiliyor.

ElectroVoxel’ler şimdilik biraz fazla yavaş hareket ediyor

Ancak MIT, mevcut şekil değiştiren modüler robotların nispeten hantal olduğunu söylüyor. Buna göre hareket kabiliyetlerinin kolaylaşması için büyük, pahalı motorlarla inşa edilmeleri, modüler robotların yavaş olmasına neden oluyor. Bu konuya ilişkin olarak Nisser, “Bu küplerin her biri komşularına göre dönebiliyorsa, aslında ilk 3B yapınızı başka herhangi bir isteğe bağlı 3B yapıya yeniden yapılandırabilirsiniz” şeklinde kaydediyor. Bu, standart olmayan aletler için, merkezkaç kuvveti aracılığıyla bir tür yapay yerçekimi başlatmak üzere dönme hareketleri oluşturmak adına kütleyi yeniden düzenlemek için ya da sizinle tehlikeli bir güneş patlaması arasına kütle yerleştirmek için oldukça faydalı olabilir.

inşa edebilen robotlar

ElectroVoxel’lerin şimdilik nispeten büyük olması, oluşturacakları herhangi bir yapının oldukça kaba ve pütürlü olacağı anlamına geliyor. Bu da demek oluyor ki Nisser ve ekibinin onları gerçekten kullanılabilir hale getirmek için küçültmesi gerekiyor. Bununla birlikte gelecekte bazı modüllerin bir takım araç ve aletleri taşıyabileceği, bazılarının bataryalarda güç depolarken bazılarının ise güneş panelleriyle enerji yakalayabileceği ifade ediliyor. Tabii bütün bunların olması için çok fazla çalışma yapılması gerekiyor.


Ancak yine de bu icadın gelecekte, bir yedek parça sipariş edip yarın teslim almamızın imkansız olduğu yerlerde, özellikle de uzayda, hayat kurtarıcı bir yere sahip olabileceği gerçeğini değiştirmiyor. Uzayın bir nevi fabrikasyonun son sınırı olduğunu ve orada bir şeyler inşa etmenin son derece zor olduğunu belirten Nissen, “Dolayısıyla, astronotları oraya göndermeye gerek kalmadan – ki bu çok tehlikelidir – ve her şeyi tek seferde göndermek zorunda kalmadan kendi montajlarınızı yapabiliyorsanız, bu gerçekten avantajlıdır. Ve biraz paradoksal olarak, yeniden yapılandırmanın çok avantajlı olduğu bir ortam olsa da, yeniden yapılandırma aslında bir bakıma çok daha basit… çünkü bir mikro yerçekimi ortamında, yerçekimi vektörleriyle savaşmak zorunda değilsiniz.” ifadelerini kullanıyor. (Kaynak: Webtekno)

Omniverse: Metaverse’in ötesi bir kavram