Türkiye’de yaygın ama bir o kadar da yanlış olan iki düşünceden bahsedeceğim. Mahut iki düşünce, insanların olayları kabullenişini perçinliyor.

1. Biz neyi değiştirebiliriz ki?
- Türkiye’de birçok insan düzenden muzdarip. Memnunsuz. Ancak iş bir şey yapmaya geldiğinde, neredeyse herkes hareketsiz. İnsanların ekseriyeti kendilerinin hiçbir şey değiştiremeyeceklerini düşünüyorlar.
- Peki bundan 100 yıl önce ülkenin çehresini değiştiren Mustafa Kemal atılımları tasarlarken… Ülkenin yüzde kaçı sizce bu değişimlere olumlu bakıyordu? O günkü yüzdeler acaba bugünün yanına yaklaşabilir miydi? Asla…
- Bugün ise, vatansever olduğunu iddia edenlerin bir kısmı, çocuklarına daha iyi bir gelecek vermek niyeti ile (kısmen meçhul) yurt dışına yerleşiyorlar.
- Hiçbir şeyi değiştiremeyiz düşüncesi, toplumumuzun birinci mel’un düşüncesidir.
2. “Biz Mustafa Kemal’in Askerleriyiz!”
- İkinci düşünce, sözde ilerici olduklarını ileri sürenlerde çok yaygın. Saygın olarak Mustafa Kemal’in askerleriyiz diyorlar. Mustafa Kemal’in askerleri olmak yeter-şart mıdır? Kurtuluş Harbi cereyan ederken de, Mustafa Kemal’in neferleri vardı. Ama başlarında o büyük önder vardı. Peki şimdi?…
- Askerler var, ama Mustafa Kemal?! Bu düşünsel sınırlandırma, hep bir mucize lider bekleme tevekkülünü perçinliyor. O askerler yine bir lider bekliyor. Bu külliyen yanlış.
- O neferlerin 100 sene önceden çok daha bilinçli, çok daha farkında, çok daha duyarlı askerler olarak nice komutanlar yetiştirmesi ve ülkelerine hizmeti kendi bireysel çıkarlarının önünde tutmaları gerek-şarttır.
Aksi takdirde, Büyük Önder’in askeri olma şerefinin yanından bile geçemezler.








