Dijital teknolojilerin çocukların ve gençlerin hayatında merkezi bir konuma gelmesiyle birlikte, oyun süreleri ebeveynler için en büyük endişe kaynaklarından biri haline dönüştü. Psikiyatri Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Alptekin Çetin, bu durumun sadece bir zaman yönetimi problemi olmadığını, çocuğun ruhsal ve sosyal gelişimini derinden etkilediğini vurguluyor. Ailelerin en çok merak ettiği oyun bağımlılığı nasıl anlaşılır sorusunun yanıtı, çocuğun oyunla kurduğu ilişkinin niteliğinde gizlidir.

📌 Öne çıkanlar:
- Oyun bağımlılığı, yalnızca ekran süresinin artması değil, duygusal ve akademik yaşamın ciddi şekilde etkilenmesidir.
- Oyun oynarken öfke kontrolünde zorlanma ve sorumlulukları ihmal etme en önemli uyarı işaretleri arasındadır.
- Ebeveynlerin rehberlik edici ve denetleyici rolü, koruyucu bir yaklaşım sunarak dijital dengeyi sağlar.
Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Alptekin Çetin, dijital dünyada çocukların karşılaştığı tehlikelere dair önemli uyarılarda bulundu. Teknolojinin günlük yaşamın ayrılmaz bir parçası olması, çocukların oyunlarla çok erken yaşlarda tanışmasına neden oluyor. Bu yoğun temas, beraberinde “Çocuğum oyun bağımlısı mı?” endişesini getiriyor.
🎮 Çok yönlü bir sorun olarak oyun bağımlılığı
Dr. Öğr. Üyesi Alptekin Çetin’e göre oyun bağımlılığı, sadece bilgisayar başında geçirilen saatin artmasıyla açıklanamaz. Bu durum, çocuğun duygusal dengesini, sosyal çevresini ve okul başarısını doğrudan etkileyen karmaşık bir sağlık sorunudur. Uzmanlar, sorunun bütüncül bir yaklaşımla ele alınması gerektiğini belirtiyor.
“Oyun bağımlılığının yalnızca ekran süresinin artmasıyla sınırlı olmadığına dikkat çeken Çetin, ‘Çocuğun duygusal, sosyal ve akademik yaşamını etkileyen ciddi bir sorun olarak ele alınması gerekir’ dedi.”
⚠️ Dikkat edilmesi gereken kritik belirtiler
Çocuklarda bağımlılık belirtileri genellikle davranış değişiklikleriyle kendini gösterir. Dr. Öğr. Üyesi Alptekin Çetin, ebeveynlerin şu işaretlere karşı uyanık olması gerektiğini vurguluyor. Ekran karşısında geçirilen sürenin kontrolsüz bir şekilde artması ve cihaz fark etmeksizin sürekli oyun oynama isteği ilk sinyallerdendir.
Özellikle duygusal tepkilerdeki değişimler en belirgin işaretlerden biridir. Çocuğun oyun oynarken öfke kontrolünde zorlanması, oyunu bırakması istendiğinde aşırı tepki vermesi ve günlük düzenin bozulması riskin büyüklüğünü gösterir. Uyku düzeninin bozulması ve sosyal izolasyon, sağlıklı sınırların aşıldığının kanıtıdır.

🛡️ Ebeveynlerin rehberlik ve denetim sorumluluğu
Cihazların yaygınlaşması, kontrol ve sınır ihtiyacını da artırıyor. Dr. Öğr. Üyesi Alptekin Çetin, dijital araçların çocuğun hayatının merkezine yerleşmemesi gerektiğini belirtiyor. Kullanım sürelerinin ve zaman dilimlerinin mutlaka ebeveynler tarafından belirlenmesi hayati önem taşıyor.
Ebeveynlerin çocuklarıyla kuracağı iletişimde şu noktalar kritik rol oynar:
- Kuralların net, tutarlı ve her zaman takip edilebilir olması.
- Oyun saatlerinin önceden belirlenmesi ve esnetilmemesi.
- Rehberlik edici bir tutum sergileyerek çocuğa dijital denge bilinci aşılanması.
🩺 Tedavi süreci ve psikoterapinin önemi
Oyun bağımlılığı tedavisinde ilk aşama, uzmanlar tarafından yapılacak kapsamlı bir değerlendirmedir. Bu süreçte oyunun çocuğun hayatında ne kadarlık bir alan kapladığı, hangi sorumlulukların aksadığı ve nerede kontrol kaybı yaşandığı detaylıca analiz edilir. Gerekli görüldüğünde beyin tetkikleri ve psikolojik testler uygulanabilir.
“Dr. Öğr. Üyesi Çetin: ‘Oyun bağımlılığında tek başına ilaç tedavisi yeterli değildir. Mutlaka psikoterapi sürecinin tedaviye eşlik etmesi gerekir. Psikoterapide, oyunu kontrol edebilme becerilerinin geliştirilmesi hedeflenir’ dedi.”
İlaç tedavileri bazı vakalarda isteği azaltmak veya eşlik eden ruhsal sorunları çözmek için kullanılsa da asıl çözüm psikoterapi ve davranış değişikliğidir. Uygun görülen durumlarda beyin uyarım tedavileri de bir seçenek olarak sunulmaktadır.
🌐 Dijital çağın görünmez tehlikesi: Oyun bağımlılığı neden artıyor?

Modern dünya, çocukları dijital bir okyanusun ortasına bıraktı. Eskiden sokak oyunlarıyla sosyalleşen nesillerin yerini, ekran başında küresel bir ağa bağlı yaşayan gençler aldı. Dijital oyunların tasarımı, dopamin salgısını sürekli tetikleyen ödül mekanizmaları üzerine kuruludur. Bu durum, çocukların beyin yapısında henüz gelişim aşamasında olan haz merkezlerini doğrudan etkileyerek bağımlılığa giden yolu açar.
Oyun dünyasının bu kadar cazip hale gelmesinin arkasında şu temel unsurlar yatar:
- Sürekli erişilebilirlik ve taşınabilir cihazların yaygınlığı.
- Oyun içi ödüller, seviye atlama ve “kaçırma korkusu” (FOMO) tetikleyicileri.
- Gerçek dünyada karşılanamayan başarı ve aidiyet hissinin dijital dünyada kolayca bulunması.
😠 Çocuklarda oyun oynarken öfke nöbetleri ve psikolojik altyapısı
Pek çok ebeveyn, çocuklarının oyun başından kalkması istendiğinde sergilediği şiddetli öfke patlamalarından şikayetçidir. Bu öfke, sadece bir inatlaşma değil, aslında beynin ödül sisteminin aniden kesilmesine verdiği nörolojik bir tepkidir. Çocuk, oyun sırasında yüksek düzeyde dopamin salgılarken ekranın kapanmasıyla bu akışın durması, bir tür “yoksunluk krizi” benzeri duygusal bir dalgalanma yaratır.
“Öfke kontrolünde yaşanan zorluk, çocuğun dijital dünya ile kurduğu bağın artık kontrol edilebilir seviyeden çıkıp bağımlılık evresine geçtiğinin en somut göstergesidir.”
Bu süreçte çocuğun tepkilerini kişiselleştirmek yerine, bunun bir kontrol kaybı belirtisi olduğunu anlamak önemlidir. Duygusal regülasyon becerisi henüz gelişmemiş olan çocuklar, engellenme hissiyle başa çıkamazlar ve bu enerjiyi çevrelerine saldırganlık olarak yansıtabilirler.
🔍 Sadece ekran süresi mi? Bağımlılığın gizli işaretlerini tanımak
Ebeveynlerin en büyük hatası, bağımlılığı sadece saatlerle ölçmektir. Ancak oyun bağımlılığı nasıl anlaşılır sorusunun cevabı, geçirilen sürenin ötesinde, bu sürenin çocuğun hayatından neleri çaldığında gizlidir. Eğer çocuk uykusundan feragat ediyorsa, yemek yemeği unutuyorsa veya arkadaşlarıyla yüz yüze görüşmek yerine sadece ekranı tercih ediyorsa, kırmızı çizgiler aşılmış demektir.
Bağımlılığın derinliğini anlamak için şu davranışsal değişimlere bakılmalıdır:
- Oyun oynamadığı zamanlarda aşırı huzursuzluk ve sürekli oyun hakkında konuşma.
- Okul başarısında ani ve açıklanamayan düşüşler.
- Kişisel hijyen ve öz bakım becerilerinde ihmalkarlık.
- Yalan söyleyerek oyun süresini gizlemeye çalışma.
📵 Ebeveynler için dijital detoks rehberi ve sağlıklı sınır koyma yöntemleri
Bağımlılıkla mücadelede yasaklamak genellikle ters teper. Bunun yerine, teknolojiyle sağlıklı bir ilişki kurmayı öğretmek kalıcı çözümdür. Dijital detoks süreçleri, kademeli olarak uygulanmalı ve çocuğun hayatındaki boşluk, anlamlı fiziksel aktivitelerle doldurulmalıdır. Ailece teknolojiye ara verilen saatler oluşturmak, bu sürecin ilk adımı olabilir.
Sınır koyarken uygulanabilecek stratejiler şunlardır:
- Ekran sürelerini “pazarlık” konusu olmaktan çıkarıp net kurallara bağlamak.
- Cihazların ortak kullanım alanlarında (salon gibi) kullanılmasını sağlamak.
- Çocuğun ilgi duyabileceği spor, sanat veya hobi kurslarını teşvik etmek.
🛋️ Oyun bağımlılığı ile başa çıkmada bilişsel davranışçı yaklaşımlar
Psikoterapi süreçlerinde en sık kullanılan yöntemlerden biri olan bilişsel davranışçı terapi (BDT), çocuğun oyuna yüklediği anlamı değiştirmeyi hedefler. Çocuk, neden oyun oynamaya ihtiyaç duyduğunu ve hangi duygularından kaçmak için ekrana sığındığını keşfettiğinde, değişim süreci başlar. Bu süreçte uzmanlar, çocuğun özdenetim becerilerini geliştirmesi için çeşitli teknikler uygular.
“Tedavi sadece oyunu bırakmak değil, çocuğun gerçek dünyadaki sosyal ve akademik işlevselliğini yeniden kazanmasıdır.”
Aile terapisi de bu sürecin ayrılmaz bir parçasıdır. Ebeveynlerin hatalı iletişim kalıpları düzeltilmeden, çocuğun davranışlarında kalıcı bir iyileşme beklemek zordur. Uzman eşliğinde yürütülen bu süreçte, evdeki gerginlik yerini anlayışa ve ortak çözüm arayışına bırakır.
🌟 Modern dünyada teknoloji dengesi: Çocukları korumanın 5 altın kuralı
Teknolojiyi tamamen hayatımızdan çıkarmak imkansız olsa da onu yönetmek mümkündür. Geleceğin yetişkinlerini korumak için bugün atılacak adımlar, onların zihinsel sağlığını belirleyecektir. İşte sağlıklı bir teknoloji dengesi için 5 altın kural:
- Model olun: Kendi telefon kullanım alışkanlıklarınızı gözden geçirin; çocuklar söylediklerinizi değil, yaptıklarınızı taklit eder.
- Kaliteli zaman: Her gün en az bir saati teknolojik cihazlar olmadan çocuğunuzla sohbet ederek veya oyun oynayarak geçirin.
- Eğitici içerik: Oyunların sadece eğlence değil, strateji ve yaratıcılık geliştiren türlerini tercih etmeye teşvik edin.
- Uyku hijyeni: Uykudan en az bir saat önce tüm ekranları kapatarak melatonin salgısının bozulmasını engelleyin.
- Erken müdahale: Belirtileri fark ettiğiniz anda bir uzmandan destek almaktan çekinmeyin.
❓ Sıkça sorulan sorular (FAQ)
Oyun bağımlılığı her yaş grubunda aynı mı görülür?
Hayır, küçük çocuklarda daha çok öfke ve ağlama krizleri görülürken, ergenlik döneminde sosyal izolasyon, akademik başarısızlık ve depresif belirtiler daha ön plana çıkar.
Çocuğumun oyun oynamasını tamamen yasaklamalı mıyım?
Tamamen yasaklamak, çocuğun gizli saklı oynamasına veya sosyal çevresinden kopmasına neden olabilir. Önemli olan yasaklamak değil, sağlıklı bir sınır ve denge oluşturmaktır.
Hangi oyunlar daha fazla bağımlılık yapar?
Özellikle sonu olmayan, sürekli çevrimiçi oyuncularla rekabet gerektiren (MMORPG ve Battle Royale türleri) oyunlar, bağımlılık riski en yüksek olanlardır.
İlaç tedavisi oyun bağımlılığını bitirir mi?
İlaç tedavisi genellikle eşlik eden dikkat eksikliği veya depresyon gibi durumlar için kullanılır. Oyun bağımlılığının temel çözümü psikoterapi ve yaşam tarzı değişikliğidir.
Ebeveynler ne zaman profesyonel yardım almalı?
Eğer çocuk oyun yüzünden temel ihtiyaçlarını (yemek, uyku, hijyen) ihmal ediyorsa ve aile içi çatışmalar kontrol edilemez hale geldiyse vakit kaybetmeden uzmana başvurulmalıdır.
🌐 Bunlar da ilginizi çekebilir:
- Çocukların Yapay Zeka Kullanımı Rehberi
Çocuklarda yapay zeka araçlarının bilinçli kullanımı, dijital okuryazarlık ve veri güvenliği farkındalığı; ebeveyn rehberliği ve yaşa uygun sınırlar. - Çocuklukta Görülen Şiddetin Beyin Üzerindeki Etkileri
Erken yaş travmaları, stres hormonları ve nörolojik gelişim ilişkisi; bilişsel işlevler, duygusal düzenleme ve uzun vadeli psikolojik sonuçlar. - Çocuğunuzun Size Güvenmesini Sağlayın
Ebeveyn-çocuk iletişimi, güven duygusunun temelleri ve tutarlı davranış modelleri; duygusal bağlanma ve sağlıklı aile içi etkileşim unsurları.








