Herkes pürüzsüz bir cilt hayali kurarken, farkında olmadan yapılan bazı günlük hatalar bu hayali ulaşılmaz kılabiliyor. Genelde bir ergenlik dönemi sorunu sanılan akne, günümüzde 25 yaş üstü her 5 kadından 1’ini etkileyerek yetişkinlerin de kâbusu haline gelmiş durumda. Dermatoloji Uzmanı Dr. Vildan Şengöz, kalıcı izlerden korunmak ve sağlıklı bir cilde kavuşmak için mutlaka terk edilmesi gereken 7 hatalı alışkanlığı açıklıyor.
📌 Öne çıkanlar:
- Gece 23:00 ile 02:00 saatleri arasında uyanık kalmak, cildin kendini onarma sürecini engelleyerek akneye davetiye çıkarıyor.
- Bilinçsizce kullanılan vitamin ve mineral takviyeleri, iyileşme sağlamak yerine akne oluşumunu tetikleyebiliyor.
- Tedavi edilmeyen akneler, ciltte kalıcı leke ve derin izlerin oluşmasına neden olabiliyor.
Ülkemizde en sık görülen cilt hastalıklarından biri olan akne, genelde ergenlik dönemi sorunu gibi algılansa da, son yıllarda yetişkinlerde, özellikle kadınlarda belirgin bir artış gösteriyor. Öyle ki 25 yaş ve üzerindeki her 5 kadından 1’i akne problemiyle mücadele ediyor. Akne çoğu zaman ‘nasılsa geçer’ düşüncesiyle ihmal edildiği için ağrılı kistlere, ciltte kalıcı iz ve leke oluşumuna yol açabiliyor.
Acıbadem Kozyatağı Hastanesi Dermatoloji Uzmanı Dr. Vildan Şengöz, bu nedenle aknelerin mutlaka erken dönemde tedavi edilmesi gerektiğine dikkat çekerek şu uyarılarda bulunuyor: “Tedaviye erken başlanması aknenin şiddetlenmesini ve ciltte kalıcı iz ile leke bırakmasını engelleyebiliyor. Ancak, tedaviden başarılı sonuç alınabilmesi için hekimin önerdiği tedavinin aksatılmaması büyük bir önem taşıyor. Geçmiş yıllarda aknenin cilt ile sınırlı olduğu ve sadece bakım ürünleri veya cilt üzerine sürülen ilaçlarla iyileşeceği düşünülüyordu. Günümüzde ise aknenin sistemik bir metabolizma sorununun parçası olduğu biliniyor. Bu nedenle, akne tedavisinde bütüncül bir yaklaşımın benimsenmesi gerekiyor.”
Aknenin oluşumunda genetik yatkınlıktan çok hormonal değişimler, inflamasyon ve hatalı yaşam alışkanlıklarının sorumlu olduğunu belirten Dr. Vildan Şengöz, akneye neden olabilen 7 hatalı alışkanlığı ve çözüm yollarını anlattı.
🌙 Gece bu saatler arasında uyanık kalmak
Gece geç saatlere kadar uyanık kalınması akneye sebep olan etkenler arasında ilk sıralarda yer alıyor. Melatonin hormonu gece 23:00 – 02:00 saatleri süresince salgılanıyor. Bu zaman diliminde, melatonin hormonu, beyin başta olmak üzere, bağ dokusunun ve cildin yenilenmesini sağlıyor.
Dermatoloji Uzmanı Dr. Vildan Şengöz, sağlıklı gece uykusunun cildi içten temizlediğini ve parlaklık sağladığını, hatta en etkili cilt bakım ürünlerinden bile daha faydalı olduğunu belirtiyor. Bu saat aralığında uyanık kalmak ise cildin doğal onarım sürecini önlüyor ve akne oluşumuna zemin hazırlıyor.
🧴 Kozmetik ürünlerini bilinçsizce uygulamak
Bilinçsizce satın alınan yıkama ve peeling ürünleri çoğu zaman cilt bariyerine zarar veriyor. Hekim olmayan kişilerin önerisiyle ürün alan, peeling gibi işlemleri sık sık ve hatalı şekilde uygulayan kişilerde en sık görülen sorun cilt pH’ının bozulması oluyor. Peeling işlemi cildin üst tabakasını aldığı için parlak görünüm sağlasa da cildin koruyucu tabakasını zayıflatıyor.
Bariyerini kaybeden cilt ise bakteriyel enfeksiyonlara açık hale geliyor ve bunun sonucunda akne gelişebiliyor. Hekim önerisi olmadan kullanılan doğal ürünler de akne oluşumunun diğer nedenlerinden biri. Koruyucu bariyerini kaybeden cilt bakteriyel enfeksiyonlara daha açık hale gelince, akne gelişimi kaçınılmaz oluyor.
🚫 Siyah noktaları sıkmak
Aknenin ilk evresi genelde komedon, halk arasındaki bilinen adıyla siyah nokta oluyor. Bu lezyonların sıkılması veya koparılması, bakterilerin eklenmesiyle süreci daha da şiddetlendiriyor ve derin izlerle sonuçlanabiliyor. Bu nedenle, sadece komedon sorunu olsa bile dermatoloji uzmanına başvurulması ve hekim önerisiyle uygun cilt bakım ürünlerinin kullanılması büyük önem taşıyor.
💊 Vitamin ve mineral takviyelerini hatalı kullanmak
D vitamini, ferritin, folik asit, çinko ile magnezyum gibi vitamin ve mineraller cilt sağlığı açısından büyük önem taşıyorlar. D vitamini seviyesi 50’nin altına düştüğünde aknenin daha da şiddetlendiği biliniyor. Gerekli zamanlarda A vitamini ve türevleri de tedaviye eklenebiliyor.
Dr. Vildan Şengöz, akne tedavisinde bu takviyelerin doğru zamanda ve doğru dozda alındığında iyileşmeyi desteklediklerini ve iz kalma riskini azalttıklarını anlatarak, “Ancak, vitamin ve mineral takviyeleri mutlaka kişiye özel değerlendirilmeli. Çünkü, yanlış veya yüksek dozda alındıklarında akne oluşumuna zemin hazırlayabiliyor” uyarısında bulunuyor. [PubMed]
☕ Fazla kahve içmek
Yetişkinlerde aşırı kahve tüketimi kafeinin diüretik etkisi nedeniyle hücrelerdeki su ve minerallerin vücuttaki atılımını hızlandırıyor. Zaten yağ oranı yüksek olan cildin iyice nemini kaybetmesine ve bunun sonucunda akne oluşumuna sebep olabiliyor.
🍔 İşlenmiş gıdalar ve şekerli besinler tüketmek
Aşırı işlenmiş ve besin değerini yitirmiş paketli gıdalar, şekerli besinler ile trans yağları içeren gıdaların yanı sıra proteinden fakir ve karbonhidrattan zengin beslenme şekli insülin direncini arttırıyor. Ciltte yağ üretimini hızlandıran insülin direnci de akne oluşumuna yol açan ve şiddetini tetikleyen önemli faktörler arasında yer alıyor.
🍟 Kızartmalar ve trans yağlara dikkat!
Cilt sağlıklı yağlara ihtiyaç duyuyor. Zeytinyağı, ceviz, keten tohumu ve balık gibi omega-3 içeren gıdaların düzenli tüketilmeleri cilt sağlığını destekliyor. Kızartmalar ve trans yağlar ise inflamasyonu artıran ve hormon dengesini bozan etkileri nedeniyle akne oluşumuna sebep olabiliyor.
🧬 Akne oluşumunun altında yatan biyolojik mekanizmalar nelerdir?
Akne, temelde kıl folikülleri ve onlara eşlik eden yağ bezlerinin (pilosebase ünite) bir hastalığıdır. Cildin altında bulunan yağ bezleri, cildi nemli ve korunaklı tutmak için “sebum” adı verilen yağlı bir madde üretir. Normal şartlarda bu sebum, kıl folikülü boyunca yüzeye çıkar ve cildi besler. Ancak akne oluşum sürecinde bu mekanizmada üç temel sorun ortaya çıkar:
- Aşırı Sebum Üretimi: Hormonal uyarılar veya genetik faktörler nedeniyle bezler gereğinden fazla yağ üretir.
- Hiperkeratinizasyon: Cilt hücrelerinin normalden hızlı dökülmesi ve yapışkan bir hale gelerek folikül ağzını tıkamasıdır. Bu durum, sebumun dışarı atılmasını engeller.
- Bakteriyel Çoğalma: Tıkanan folikül içinde oksijensiz bir ortam oluşur. Bu ortam, cilt florasında doğal olarak bulunan Cutibacterium acnes bakterisinin aşırı çoğalması için ideal bir zemindir.
Bu üç faktör bir araya geldiğinde, vücudun savunma sistemi devreye girer ve bölgeye beyaz kan hücreleri gönderir. Bu inflamatuar yanıt, cilt yüzeyinde kızarıklık, şişlik ve ağrılı kistlerin oluşmasına neden olur.
⚖️ Yetişkin aknesi ile ergenlik aknesi arasındaki temel farklar
Ergenlik dönemi aknesi ile yetişkin aknesi, klinik görünüm ve yerleşim yerleri bakımından belirgin farklılıklar gösterir. Ergenlik aknesi genellikle yüzün “T bölgesi” olarak adlandırılan alın, burun ve çene hattında yoğunlaşır ve genellikle siyah veya beyaz noktalar şeklindedir.
Yetişkin aknesi ise daha çok “U bölgesi” denilen çene hattı, boyun ve yanakların alt kısımlarında görülür. Bu lezyonlar genellikle daha derinde, kistik yapıda, ağrılı ve iyileşmesi daha uzun süren karakterdedir. Yetişkinlerdeki bu tablo, genellikle hormonal dalgalanmaların ve kronik stresin bir yansıması olarak kabul edilir.
🛡️ Cilt bariyerinin önemi ve pH dengesinin korunması
Cildin en dış katmanı olan stratum corneum, vücudu dış etkenlere karşı koruyan bir bariyer görevi görür. Bu bariyerin sağlıklı kalabilmesi için cildin hafif asidik bir yapıda (pH 4.5 – 5.5) olması gerekir. “Asit manto” olarak bilinen bu tabaka, zararlı bakterilerin üremesini engeller ve cildin nem dengesini korur.
Sert temizleyiciler veya aşırı peeling uygulamaları, bu asit mantoyu bozarak cildin pH dengesini alkaliye kaydırabilir. Alkali ortam, akneye neden olan bakterilerin daha hızlı üremesine ve cildin savunmasız kalmasına yol açar. Bu nedenle, cilt bakımında bariyer onarıcı içeriklerin (seramidler, hyaluronik asit vb.) kullanımı kritik öneme sahiptir.
🍎 Beslenme ve cilt sağlığı arasındaki bilimsel ilişki
Beslenme alışkanlıklarının akne üzerindeki etkisi uzun yıllar tartışmalı olsa da, güncel araştırmalar yüksek glisemik indekse sahip gıdaların akne şiddetini artırabileceğini göstermektedir. Kan şekerini hızla yükselten besinler, insülin ve İnsülin Benzeri Büyüme Faktörü-1 (IGF-1) salgısını tetikler.
IGF-1 artışı, yağ bezlerinin büyümesine ve daha fazla sebum üretmesine neden olur. Ayrıca, bu hormon cilt hücrelerinin aşırı çoğalmasını teşvik ederek gözenek tıkanıklıklarını artırabilir. Bu zincirleme reaksiyon, beslenmenin sadece kilo kontrolü için değil, cilt sağlığı için de stratejik bir öneme sahip olduğunu ortaya koymaktadır.
💤 Melatonin hormonunun cilt yenilenmesindeki rolü
Vücudun sirkadiyen ritmini düzenleyen melatonin hormonu, aynı zamanda güçlü bir antioksidandır. Gece uykusu sırasında salgılanan bu hormon, gün boyu UV ışınları ve çevresel kirlilik nedeniyle ciltte biriken serbest radikallerle savaşır.
Melatonin, cildin DNA onarım mekanizmalarını destekler ve kolajen üretimini teşvik eder. Yetersiz uyku veya düzensiz uyku saatleri, kortizol (stres hormonu) seviyelerini yükseltirken melatonin seviyelerini düşürür. Yüksek kortizol ise ciltteki inflamasyonu artırarak akne oluşumunu tetikleyen bir diğer sistemik faktördür. [PMC]
❓ Sıkça sorulan sorular
- Çikolata tüketmek doğrudan sivilce yapar mı?
Çikolatanın kendisinden ziyade, içerdiği yüksek şeker ve süt ürünleri akneye yatkınlığı artırabilir; ancak kakao oranı yüksek ve şekersiz çikolataların etkisi daha düşüktür. - Güneş ışığı sivilceleri kurutur mu?
Güneş ilk etapta sivilceleri kurutuyor gibi görünse de, uzun vadede cildi kalınlaştırıp gözenekleri tıkayarak daha şiddetli akne patlamalarına neden olabilir. - Stres tek başına sivilce oluşumuna neden olur mu?
Stres doğrudan sivilce yapmaz ancak vücuttaki kortizol seviyesini artırarak yağ bezlerini daha fazla yağ üretmeye teşvik eder, bu da mevcut akne eğilimini şiddetlendirir. - Sivilcenin üzerine diş macunu sürmek işe yarar mı?
Diş macunu sivilceyi kurutabilir ancak içerdiği florür ve diğer kimyasallar cildi tahriş ederek yanıklara veya daha koyu leke oluşumuna yol açabilir, bu nedenle önerilmez. - Makyaj yapmak sivilceleri artırır mı?
“Non-komedojenik” (gözenek tıkamayan) ibaresi bulunan ürünler kullanıldığında ve cilt her gece derinlemesine temizlendiğinde makyaj yapmak sivilce oluşumunu doğrudan tetiklemez.
🌐 Bunlar da ilginizi çekebilir:
- Kışın Sağlıklı Cilt İçin 10 Altın Öneri
Soğuk hava, düşük nem oranı ve ani ısı değişimlerinin cilt bariyeri üzerindeki etkileri; nemlendirme, beslenme ve doğru bakım rutini odaklı koruyucu yaklaşımlar. - Duş Alırken Yapılan Hatalar ve Cilt Sağlığı
Yüksek su sıcaklığı, uzun duş süresi ve yanlış ürün seçiminin cilt florasına etkisi; kuruluk, hassasiyet ve bariyer zayıflamasıyla ilişkili bakım hataları. - Cildi Hızlı Yaşlandıran 10 Hatalı Alışkanlık
Güneş koruması eksikliği, yetersiz uyku ve düzensiz beslenme gibi faktörlerin erken yaşlanma sürecine katkısı; kolajen kaybı ve elastikiyet azalmasıyla bağlantılı günlük alışkanlıklar.









