Ana Sayfa Ekonomi Beyaz yaka için siperde bekleme: Yöneticilerin yarısı kışı hayatta kalma olarak görüyor

Beyaz yaka için siperde bekleme: Yöneticilerin yarısı kışı hayatta kalma olarak görüyor

Beyaz yaka yöneticiler sonbahara büyüme planlarıyla değil, “mevcut durumu koruma” refleksiyle giriyor. Araştırma ve danışmanlık şirketi AGS Global’in üst düzey yöneticilerle yaptığı araştırmaya göre katılımcıların yüzde 51,1’i önümüzdeki kışı tek kelimeyle “mücadele / hayatta kalma” olarak tanımlıyor.

Beyaz yaka yöneticilerin ekonomik kaygısını yansıtan, ofiste belgeye endişeyle bakan gözlüklü iş insanı

“Sonbahara ve Şehre Dönüş: Beyaz Yakalı Yöneticilerin Eylül-Ekim Karnesi” başlıklı rapor, Türkiye’nin önde gelen şirketlerindeki C-Level ve üst düzey yöneticilerin katılımıyla hazırlandı. Sonuçlar, beyaz yakalı profesyonellerin radikal kararlar almak yerine “hayatta kalma” psikolojisine geçtiğini gösteriyor.

Fon krizi güveni sarstı, birikim dönemi kapandı

Araştırmanın en çarpıcı sonuçları yatırım ve sermaye piyasalarına yönelik tutumlarda ortaya çıktı. Son dönemdeki fon krizinin ardından sermaye piyasalarına güven sorulduğunda katılımcıların yüzde 51,1’i güveninin kesinlikle azaldığını, yüzde 21,3’ü ise azaldığını söyledi.

  • Birikimleri korumak için en çok tercih edilen liman yüzde 46,8 ile altın ve değerli madenler.
  • Katılımcıların yüzde 36,2’si artık yatırım yapamadığını belirtiyor.
  • Yüzde 37,1’i birikim yapmayı tamamen bırakıp yalnızca giderlere odaklanmış durumda.
  • Yüzde 25,7’si harcamalarını radikal biçimde kıstığını söylüyor.

Enflasyonun seyrine ilişkin resmi veriler TÜİK’in enflasyon ve fiyat istatistiklerinden takip edilebiliyor.

Beyaz yaka 2027’den büyüme değil, stabilite bekliyor

Türkiye ekonomisinin önümüzdeki 12-24 aylık gidişatına dair katılımcıların yüzde 29,8’i durgunluğun derinleşeceğini öngörüyor. Yine yüzde 29,8’lik bir kesim, belirsizliklerin yüksekliği nedeniyle öngörüde bulunamıyor.

2027 beklentilerinde ise büyüme ve sıçramanın yerini yüzde 53,2 ile “stabilite ve mevcut durumu koruma” aldı. Küresel ölçekte de umutlar sınırlı: Katılımcıların yüzde 44,7’si küresel dengeler konusunda temkinli, yüzde 40,4’ü ise kötümser.

Özel okul, özel sağlık ve tatil bütçesi zorlanıyor

Ekonomik kısıtlamalar yaşam standartlarını ve temel harcamaları da doğrudan etkiliyor:

  • Eğitim: Çocuğunu özel okula gönderenlerin yüzde 25,8’i diğer harcamalarından ciddi biçimde kısmak zorunda kaldı, yüzde 9,7’si ise çocuğunu devlet okuluna geçirdi. Profesyonellerin yüzde 43,6’sı kendi kişisel ya da mesleki eğitimini erteledi.
  • Sağlık: Yüzde 46,8’lik kesim özel sağlık hizmetine yalnızca şirketin sunduğu sağlık sigortası sayesinde erişebiliyor. Tamamen kamu hastanelerine yönelenlerin oranı yüzde 27,7.
  • Tatil: Geçen yaz yüzde 23,4’lük kesim bütçe nedeniyle tatil yapamadı, yüzde 17’si ise yurt içi fiyatlardan kaçarak yurt dışını tercih etti. Gelecek tatil planı sorulduğunda yüzde 29,8’i yalnızca hayal kurabildiğini, yüzde 27,7’si sadece çalışmaya odaklandığını söyledi.
  • Teknoloji: Yeni cihaz ihtiyacı olanların yüzde 29,8’i yüksek fiyatlar nedeniyle mevcut cihazını tamir ettirip kullanmaya devam ediyor.

İş hayatında “statükoyu koruma” dönemi

Sonbahara giriş katılımcıların yüzde 40,4’ünde nötr, yüzde 23,4’ünde yenilenmiş bir his yaratırken yüzde 17’si ofise dönüşte “Eylül sendromu” yaşıyor. Yöneticilerin yüzde 61,7’si ise “tatil bitti” hissine rağmen iş temposuna hemen uyum sağladığını belirtiyor.

Kariyer hedeflerinde yüzde 46,8’lik çoğunluk mevcut pozisyonunu ve şartlarını korumaya odaklanmış durumda. Radikal bir değişim ya da kendi işini kurma arayışında olanların oranı yalnızca yüzde 14,9. Beyaz yakalıların iş hayatındaki diğer eğilimleri için 2026 beyaz yaka trendleri yazımıza da göz atabilirsiniz.

Yapay zeka bir can simidi olarak görülüyor

Araştırmanın teknoloji ayağında yapay zeka araçlarının yükselişi dikkat çekiyor. Üretken yapay zeka araçları beyaz yakalıların yüzde 34’üne iş süreçlerinde büyük bir rahatlama sağlıyor. Katılımcıların yüzde 63,8’i, bu teknolojilere ayak uyduran “pragmatik” profesyonellerin gelecekte kariyerlerinde öne çıkacağına inanıyor.

“Beyaz yaka için sıçrama değil, siperde bekleme dönemi”

AGS Global Kurucusu Ahmet Güler, sonuçları şöyle değerlendiriyor:

“Araştırmamız açıkça gösteriyor ki, beyaz yakalı profesyoneller ve üst düzey yöneticiler için artık büyüme, risk alma ve sıçrama dönemi değil; tam anlamıyla ‘siperde bekleme ve hayatta kalma’ dönemi yaşanıyor. Özellikle son dönemde piyasaları sarsan fon krizleri, yöneticilerin yatırım iştahını ve sermaye piyasalarına olan güvenini ciddi şekilde tahrip etmiş durumda. Enflasyonist baskı ise bırakın yatırım yapmayı, beyaz yakanın tasarruf ve birikim yapma refleksini tamamen felç etmiş.”

Güler’e göre yöneticiler, çocuklarının eğitimi ya da özel hastane kullanımı gibi temel standartlarını koruyabilmek için şirket yan haklarına sıkı sıkıya tutunuyor ve bu yüzden radikal kariyer maceralarından kaçınıyor: “2027’ye giden yolda iş dünyasının ana pusulası büyüme değil, mevcut şartları koruyarak bu fırtınalı dönemi en az hasarla atlatmak olacaktır.”

Beyaz yaka sonbahar karnesi hakkında sık sorulan sorular

Beyaz yakalı yöneticiler kışı nasıl tanımlıyor?

AGS Global araştırmasına göre yöneticilerin yüzde 51,1’i önümüzdeki kışı “mücadele / hayatta kalma” olarak tanımlıyor.

Beyaz yaka birikimlerini nerede değerlendiriyor?

En çok tercih edilen liman yüzde 46,8 ile altın ve değerli madenler. Katılımcıların yüzde 36,2’si ise artık yatırım yapamadığını söylüyor.

Yöneticiler 2027’den ne bekliyor?

Katılımcıların yüzde 53,2’si 2027’den büyüme yerine stabilite ve mevcut durumu koruma bekliyor.

Görüş: Ahmet Güler, AGS Global Kurucusu.

Kaynaklar:

Beyaz yakalının gizli pandemisi: Tükenmişlik sendromu

Editor
İndigo Dergisi Editör – Haber Merkezi, 2005 yılından bu yana yayında olan bağımsız dijital medya kuruluşu İndigo Dergisi'nin (indigodergisi.com) haber ve güncel içerik ekibidir. İstanbul merkezli ekip, gündem, ekonomi, sağlık, bilim, teknoloji ve yaşam alanlarında araştırmaya dayalı haberler, açıklayıcı içerikler ve rehberler hazırlar. "Editör" imzasıyla bugüne kadar 26.500’ü aşkın içerik yayımlanmıştır. "Editör" imzası tek bir kişiyi değil, İndigo Dergisi Yazı İşleri bünyesinde çalışan editör ekibini temsil eder. Bu imzayla yayımlanan her içerik araştırma, yazım, doğrulama ve editoryal kontrol aşamalarından geçer ve ortak bir ekip çalışmasının ürünüdür. Ekip, Yönetici Editör ve yayın yönetimi altında çalışır. Editör – Haber Merkezi, okurun kararlarını doğrudan etkileyebilecek sağlık, beslenme ve finans konularında ek özen gösterir. Bu alanlardaki içerikler güncel bilimsel verilere ve resmi kaynaklara dayanır. İndigo Dergisi hiçbir siyasi parti, ideoloji, dini oluşum ya da çıkar grubuyla bağlantılı değildir. Editör Masası, Basın Konseyi'nin Basın Meslek İlkeleri'ne uymayı taahhüt eder. Türkiye Gazeteciler Cemiyeti'nin Türkiye Gazetecileri Hak ve Sorumluluk Bildirgesi'ni ve İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi'ni benimser. Irk, renk, cinsiyet, dil, din, siyasi görüş, köken ya da ekonomik durum gözetmeksizin herkesin eşitliğini esas alır. Ayrımcı ve yanıltıcı içeriğe yer vermez. Köşe yazılarındaki görüşler yazarlarına aittir; Editör Masası habere ve bilgiye dayalı içeriklerden sorumludur.