Ana Sayfa Güzellik Estetik Endoskopik yüz germe kimlere uygun?

Endoskopik yüz germe kimlere uygun?

Saçlı deri içinde gizlenen yaklaşık 3 santimetrelik bir kesiyle yapılan endoskopik yüz germe, görünür iz istemeyenlerin ilgisini çeken yöntemler arasında. Ancak uzmanlar bu ameliyatın her hasta için klasik yüz germenin yerini tutmadığını vurguluyor.

Endoskopik yüz germe ameliyatı öncesi cerrahi bone takmış bir kadın hasta

Yeditepe Üniversitesi Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Anabilim Dalı’ndan Dr. Öğr. Üyesi Mert Ersan‘a göre yöntem, özellikle belirgin cilt fazlalığı olmayan ve yüzde yeni başlayan sarkmaları bulunan hastalara uygun. Ersan, “Küçük bir kesiyle tüm yüzdeki ve boyundaki problemleri düzeltmemiz mümkün değil” diyor.

Endoskopik yüz germe klasik yöntemden nasıl ayrılıyor?

Dr. Ersan’a göre iki yöntem arasındaki en önemli fark kesinin yeri. Klasik yüz germede kesi kulak önünden başlıyor ve görünür bir iz bırakıyor. Endoskopik yöntemde ise kesi, saç çizgisinin yaklaşık 2 santimetre gerisinde, saçlı deri içinde yapılıyor.

Ersan, kamera sisteminin cerraha sağladığı avantajı şöyle anlatıyor:

“En önemli fark aslında izin yerleşimi. Klasik bir yüz germede kesimiz kulak önünden başlar ve görünür bir vaziyettedir. Endoskopik yüz germede ise kesimiz saç içinde gizlidir, yaklaşık 3 santimetre uzunluğundadır. Endoskop yardımıyla bütün dokuları daha güzel bir şekilde, büyütmeli bir kamera sistemi vasıtasıyla görebiliyoruz.”

Ameliyat nasıl yapılıyor ve ne kadar sürüyor?

Endoskopik yüz germede herhangi bir doku çıkarılmıyor. Cerrah, saç içindeki küçük kesiden yerleştirilen kamera yardımıyla tüm yüz dokularını görüntüleyerek ameliyatı bu kesiden tamamlıyor. Ersan süreci şöyle özetliyor:

“Saç içinden, saç çizgisinin yaklaşık 2 santimetre arkasından bir kesi yapıyoruz. Buradan yaptığımız kesiyle tüm yüz dokularını kameralı bir sistem vasıtasıyla görüntülüyoruz ve tüm ameliyatımızı buradaki 3 santimetrelik kesiden yapıyoruz. Ameliyat bittikten sonra kesimizi kapatıyoruz. Dolayısıyla yine görünmeyen bir yerde izimiz kalmış oluyor. Ameliyat ortalama 2, 2 buçuk saat sürüyor ama tabi ki işlemden işleme değişiyor.”

Dokular neden yukarı doğru kaldırılıyor?

Yaşlanmayla birlikte yüz dokuları yer çekiminin etkisiyle aşağı doğru iniyor. Klasik yüz germede dokular daha çok dışa doğru çekiliyor. Endoskopik yöntemde ise kesi yukarıda olduğu için dokular yukarı yönde hareket ettiriliyor.

Ersan, bunun “daha doğal” sonuç anlamına geldiği yorumuna ise temkinli yaklaşıyor:

“Dokuların yer değiştirmesi yaşlanma paternine uygun bir şekildedir. Ancak ‘endoskopik yüz germe daha doğaldır’ demek doğru bir yaklaşım değil. Burada aslında hastanın beklentileri önemli. Bazı hastalar sonuçların daha dramatik bir şekilde değişmesini isteyebilir. Dolayısıyla burada beklentiyi anlamak çok daha sağlıklı olacaktır.”

Endoskopik yüz germe kimlere uygun?

Ersan’a göre yöntemin en uygun olduğu grup, genel olarak 20-50 yaş arasındaki ve belirgin cilt fazlalığı bulunmayan kişiler. Belirgin cilt fazlalığı varsa fazla dokunun klasik yöntemle çıkarılması daha uygun oluyor.

Yine de yaş tek başına belirleyici değil:

“Herkesin yaş alma paterni farklı. Bu ameliyatın en güzel endikasyonlarından bir tanesi kişiye özel planlanıyor olması. Bazı hastalarımız sadece yanak ve orta yüz bölgesinde bir değişim istiyor. Özellikle daha genç popülasyonda göz kenarlarında biraz değişiklik, badem göz estetiği ve kaş kaldırma estetiği isteyen hastalarımız var.”

Kısacası yöntem şu durumlarda öne çıkıyor:

  • Üst, orta ve alt yüzde yeni başlayan sarkmalar
  • Belirgin cilt fazlalığının olmaması
  • Görünür kesi izi istenmemesi
  • Yanak, orta yüz, göz kenarı ya da kaş bölgesine yönelik kişiye özel beklentiler

Boyundaki ciddi sarkmalarda tek başına yeterli değil

Endoskopik yüz germe boyundaki ileri düzey sorunları çözmüyor. Belirgin boyun bantları, “bulldog” görünümü ve kas gevşekliğine bağlı sarkmalarda kulak arkasından yapılan bir boyun germe ameliyatı da gerekebiliyor:

“3 santimetrelik kesiden bizim hedeflediğimiz bölge yüz bölgesi. Eğer boyunda ciddi bantlaşma varsa, belirgin bulldog görüntüleri mevcutsa ve ciddi anlamda kas gevşekliğine bağlı sarkmamız varsa bu ameliyat, kulak arkasından yapılan bir boyun germe ameliyatıyla yapılır.”

Ersan bu nedenle net bir uyarıda bulunuyor: “Endoskopik yüz germe ameliyatı, klasik yüz germe ameliyatının yüzde 100 alternatifi değil. Bu ameliyat daha çok bariz bir cilt fazlalığı olmadan sarkan dokuların yukarı alınması ameliyatıdır.” Klasik yöntemin nasıl uygulandığını yüz germe ameliyatı nasıl yapılır yazımızda okuyabilirsiniz.

İyileşme süreci: 3. haftadan itibaren sosyal hayata dönüş

Her ameliyatta olduğu gibi endoskopik yüz germe de yüzde bir travma yaratıyor. Ameliyat sonrası şu süreç bekleniyor:

  • Yüzde ödem, şişlik ve renk değişiklikleri
  • Genellikle 1-2 hafta evde istirahat
  • 3. haftadan itibaren sosyal hayata dönüş
  • İyileşme döneminde mümkün olduğunca güneşten korunma

Ersan, “Bunların iyileşmeye başlaması ve hastanın sosyalleşmeye başlaması ortalama 2-3 hafta arasında oluyor” diyor. Ameliyat öncesi akla gelen diğer soruları da yüz germe ameliyatlarında en çok merak edilenler yazımızda derledik.

Endoskopik yüz germe hakkında sık sorulan sorular

Endoskopik yüz germede iz kalır mı?

Yaklaşık 3 santimetrelik kesi, saç çizgisinin 2 santimetre gerisinde saçlı deri içinde kaldığı için görünür bir iz oluşmuyor.

Ameliyat kaç saat sürer?

Ortalama 2-2,5 saat sürüyor; süre yapılacak işleme göre değişebiliyor.

Hangi yaşta yapılabilir?

En uygun grup genellikle 20-50 yaş arası. Ancak karar yaşa değil, kişinin dokularına ve cilt fazlalığına göre veriliyor.

Endoskopik yüz germe boyun sarkmasını düzeltir mi?

Belirgin boyun bantları ve kas gevşekliğine bağlı ciddi sarkmalarda tek başına yeterli değil; boyun germe ameliyatı gerekebiliyor.

Ne zaman sosyal hayata dönülür?

Genellikle 1-2 haftalık evde istirahatin ardından 3. haftadan itibaren.

Kaynaklar:

Ameliyatsız yüz germe ile doğallığınızı kaybetmeden gençleşin

Editor
İndigo Dergisi Editör – Haber Merkezi, 2005 yılından bu yana yayında olan bağımsız dijital medya kuruluşu İndigo Dergisi'nin (indigodergisi.com) haber ve güncel içerik ekibidir. İstanbul merkezli ekip, gündem, ekonomi, sağlık, bilim, teknoloji ve yaşam alanlarında araştırmaya dayalı haberler, açıklayıcı içerikler ve rehberler hazırlar. "Editör" imzasıyla bugüne kadar 26.500’ü aşkın içerik yayımlanmıştır. "Editör" imzası tek bir kişiyi değil, İndigo Dergisi Yazı İşleri bünyesinde çalışan editör ekibini temsil eder. Bu imzayla yayımlanan her içerik araştırma, yazım, doğrulama ve editoryal kontrol aşamalarından geçer ve ortak bir ekip çalışmasının ürünüdür. Ekip, Yönetici Editör ve yayın yönetimi altında çalışır. Editör – Haber Merkezi, okurun kararlarını doğrudan etkileyebilecek sağlık, beslenme ve finans konularında ek özen gösterir. Bu alanlardaki içerikler güncel bilimsel verilere ve resmi kaynaklara dayanır. İndigo Dergisi hiçbir siyasi parti, ideoloji, dini oluşum ya da çıkar grubuyla bağlantılı değildir. Editör Masası, Basın Konseyi'nin Basın Meslek İlkeleri'ne uymayı taahhüt eder. Türkiye Gazeteciler Cemiyeti'nin Türkiye Gazetecileri Hak ve Sorumluluk Bildirgesi'ni ve İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi'ni benimser. Irk, renk, cinsiyet, dil, din, siyasi görüş, köken ya da ekonomik durum gözetmeksizin herkesin eşitliğini esas alır. Ayrımcı ve yanıltıcı içeriğe yer vermez. Köşe yazılarındaki görüşler yazarlarına aittir; Editör Masası habere ve bilgiye dayalı içeriklerden sorumludur.