Ana Sayfa Sağlık Grip sezonunda influenzadan korunma için 7 önlem

Grip sezonunda influenzadan korunma için 7 önlem

Sonbaharın gelmesiyle grip vakaları yeniden artarken influenzadan korunma yolları da gündemin ilk sıralarına yerleşiyor. Hava sıcaklıklarındaki değişimler, okulların açılması ve kapalı, kalabalık ortamlarda daha uzun zaman geçirilmesi, solunum yolu virüslerinin daha kolay yayılmasına zemin hazırlıyor.

Grip sezonunda influenzadan korunma için hemşirenin bir kişinin koluna yıllık grip aşısı yapması

Acıbadem Maslak Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Kristine Koyunseven, bazı basit ama etkili önlemlerle influenzadan korunma sağlamanın mümkün olduğunu söylüyor. Koyunseven, grip sezonu öncesinde alınabilecek 7 etkili önlemi ve belirtiler başladığında dikkat edilmesi gereken kritik 48 saati anlattı.

İnfluenza nedir, neden her yıl yeniden yayılıyor?

İnfluenza, halk arasında grip olarak bilinen mevsimsel solunum yolu enfeksiyonunun etkeni. Mevsimsel salgınlara A ve B tipleri neden oluyor. Virüsün genetik yapısı zaman içinde değişebiliyor ve bu durum hem salgınların her yıl tekrarlanmasını hem de aşıların düzenli olarak güncellenmesini gerektiriyor.

Dr. Kristine Koyunseven bu değişken yapıyı şöyle açıklıyor:

“İnfluenza, temel olarak A ve B tipleriyle mevsimsel gribe neden olan ve genetik yapısı zaman içinde değişebilen bir virüstür. Bu değişken yapı, influenza virüslerinin toplumda her yıl yeniden dolaşıma girebilmesinin ve grip aşılarının düzenli olarak güncellenmesinin önemli nedenlerinden biridir.”

Dünya Sağlık Örgütü’nün mevsimsel influenza bilgi notuna göre dünyada her yıl yaklaşık 1 milyar mevsimsel grip vakası görülüyor ve bunların 3-5 milyonu ağır seyrediyor.

İnfluenza belirtileri neler, kimler risk altında?

İnfluenza çoğunlukla ani başlayan belirtilerle kendini gösteriyor. En sık görülen belirtiler şunlar:

  • Ani başlayan ateş
  • Kuru öksürük
  • Kas ağrıları
  • Boğaz ağrısı ve baş ağrısı
  • Burun tıkanıklığı
  • Bulantı

Dr. Koyunseven’e göre hastalık bazı gruplarda daha ağır seyredebiliyor. Bu nedenle aşağıdaki gruplar için influenzadan korunma önlemleri ayrı bir önem taşıyor:

  • 65 yaş üzeri bireyler
  • Gebeler
  • Kronik hastalığı bulunanlar
  • Obezitesi olan kişiler

Belirtileri soğuk algınlığından ayırt etmek için influenzanın başlıca 10 belirtisini anlattığımız yazıya da göz atabilirsiniz.

Grip sezonunda influenzadan korunma için 7 etkili önlem

1. Yıllık grip aşınızı olun

Uzmanlara göre influenzadan korunma için en etkili yöntemlerden biri yıllık grip aşısı. Virüs zaman içinde değişebildiği için aşı içeriği, dolaşımdaki virüslere ilişkin küresel veriler doğrultusunda her yıl güncelleniyor.

  • Genel olarak 6 ay ve üzerindeki, aşıya engel bir durumu bulunmayan kişilerin her yıl aşı yaptırması öneriliyor.
  • Antikor korumasının en yüksek seviyeye ulaşması yaklaşık 2 hafta sürüyor.
  • Kuzey Yarımküre’de aşının influenza aktivitesi başlamadan, tercihen ekim ayı sonuna kadar yapılması gerekiyor.
  • Bu dönemi kaçıranlar, grip sezonu sürdüğü sürece aşı olabiliyor.

Aşının koruyuculuğu kişiye ve dolaşımdaki virüslerle aşıdaki suşların uyumuna göre değişebiliyor. Yine de hastalık gelişse bile şiddetini, yoğun bakım ihtiyacını ve ölüm riskini azaltabiliyor. ABD Hastalık Kontrol ve Korunma Merkezleri (CDC) de mevsimsel gripten korunma rehberinde her yıl aşı olmayı riskleri azaltmanın en iyi yolu olarak tanımlıyor. Aşı zamanlaması hakkında daha fazla bilgi için grip aşısı ne zaman yaptırılmalı yazımızı okuyabilirsiniz.

2. Sağlıklı ve dengeli beslenin

Dengeli beslenme, bağışıklık sisteminin normal işlevlerini destekleyerek vücudun enfeksiyonlara karşı doğal savunmasına katkı sağlıyor. Taze sebze ve meyvelerden zengin bir beslenme düzeni, bağışıklık yanıtı için gereken vitamin ve mineralleri karşılamaya yardımcı oluyor. Öğün atlamak ya da aşırı kısıtlayıcı diyetler yerine sürdürülebilir bir beslenme düzeni tercih edilmeli.

Ancak sağlıklı beslenme tek başına influenzadan korumuyor. Aşılamanın ve diğer önlemlerin yerini tutmuyor.

3. Uyku düzeninize dikkat edin

Uyku, beyin fonksiyonlarından bağışıklığa kadar vücudun temel bakım süreçlerinden biri. Metabolik atıkların temizlenmesi ve bağışıklığın düzenlenmesi gibi kritik görevler üstleniyor. Yetersiz ve kalitesiz uyku ise bağışıklığı zayıflatarak enfeksiyon riskini artırabiliyor. Bu yüzden solunum yolu enfeksiyonlarının sıklaştığı sonbahar ve kış aylarında düzenli ve yeterli uyku büyük önem taşıyor.

4. El hijyenine özen gösterin

El hijyeni, virüsün eller aracılığıyla göz, burun ve ağız mukozasına taşınmasını önlemeye yardımcı oluyor. Bu konuda şunlara dikkat edilmeli:

  • Elleri su ve sabunla düzenli olarak yıkayın; uygun durumlarda alkol bazlı el antiseptiği kullanın.
  • Öksürme, hapşırma ve ortak yüzeylere temastan sonra ellerinizi temizleyin.
  • Yıkanmamış ellerle göz, burun ve ağzınıza dokunmaktan kaçının.

5. Hasta kişilerle yakın temastan kaçının

İnfluenza, öksürme ve hapşırma sonrasında ortaya çıkan solunum parçacıklarıyla kolayca bulaşabiliyor. Bu nedenle hasta kişilerle yakın temastan mümkün olduğunca kaçınmak gerekiyor. Belirtileri olan kişilerin ise dinlenerek evde kalması, bulaşı azaltmada önemli rol oynuyor. Özellikle kapalı ve kalabalık ortamlarda yakın temas sınırlanmalı.

6. Ortamı sık sık havalandırın

Kapalı ve kalabalık ortamların düzenli havalandırılması, havadaki solunum parçacıklarının yoğunluğunu azaltıyor. Böylece bulaş riski de düşüyor. Ev, iş yeri ve sınıflarda pencereleri sık sık açarak temiz hava girişini sağlamak basit ama etkili bir önlem.

7. Gerektiğinde maske takın

Maskeler, öksürme, hapşırma, konuşma ve solunum sırasında çevreye yayılan parçacıkları azaltıyor. Böylece hem hastalığın başkalarına bulaşmasını hem de kişisel maruziyeti azaltmaya yardımcı oluyor. Etkili koruma için maskenin ağız ve burnu tamamen kapatması gerekiyor. Maske tek başına yeterli olmayabileceğinden el hijyeni, havalandırma, temastan kaçınma ve aşılamayla birlikte uygulanmalı.

Belirtiler başladıysa ilk 48 saat neden önemli?

İnfluenza tedavisinde zamanlama belirleyici olabiliyor. Dr. Kristine Koyunseven, antiviral tedavinin en çok erken başlandığında fayda sağladığını vurguluyor:

“İnfluenza tedavisinde antiviral ilaçlar, hastalık süresinin kısaltılmasına ve özellikle risk grubundaki kişilerde komplikasyonların azaltılmasına katkı sağlayabilir. Tedaviden en yüksek yararın sağlanabilmesi için antiviral ilaçlara, belirtilerin ortaya çıkmasından sonraki ilk 48 saat içinde başlanması önemlidir. Bununla birlikte ağır seyreden veya hastaneye yatış gerektiren durumlarda, 48 saat geçmiş olsa dahi hekim değerlendirmesiyle antiviral tedavi gündeme gelebilir.”

Bu nedenle ani başlayan ateş, öksürük ve kas ağrısı gibi belirtiler fark edildiğinde, özellikle risk grubundaki kişilerin vakit kaybetmeden bir hekime başvurması önem taşıyor.

Sık sorulan sorular: influenzadan korunma ve grip aşısı

Grip aşısı ne zaman yaptırılmalı?

Kuzey Yarımküre’de aşının influenza aktivitesi başlamadan, tercihen ekim ayı sonuna kadar yapılması öneriliyor. Bu dönemi kaçıranlar sezon boyunca aşı olabiliyor.

Grip aşısı ne kadar sürede koruma sağlar?

Antikor korumasının en yüksek seviyeye ulaşması yaklaşık 2 hafta sürüyor.

Grip aşısını kimler yaptırmalı?

Genel olarak 6 ay ve üzerindeki, aşıya engel bir durumu bulunmayan herkesin yıllık aşı yaptırması öneriliyor. Aşılama özellikle 65 yaş üzeri bireyler, gebeler, kronik hastalığı bulunanlar ve obezitesi olan kişiler gibi risk gruplarında önem taşıyor.

Sağlıklı beslenme gripten korur mu?

Dengeli beslenme bağışıklığı destekliyor ancak influenzadan korunma için tek başına yeterli değil. Aşının ve diğer önlemlerin yerini tutmuyor.

Grip belirtileri başladığında ne yapmalıyım?

Belirtiler başladığında bir hekime başvurmak önemli. Antiviral tedaviden en yüksek yararın sağlanması için ilacın ilk 48 saat içinde başlanması gerekiyor. Ağır seyreden durumlarda ise hekim 48 saatten sonra da tedaviyi değerlendirebiliyor.

Görüş: Dr. Kristine Koyunseven, Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı, Acıbadem Maslak Hastanesi.

Kaynaklar:

Yetişkinler hangi aşıyı ne zaman yaptırmalı: Erişkin aşılamada en güncel yaklaşımlar

Editor
İndigo Dergisi Editör – Haber Merkezi, 2005 yılından bu yana yayında olan bağımsız dijital medya kuruluşu İndigo Dergisi'nin (indigodergisi.com) haber ve güncel içerik ekibidir. İstanbul merkezli ekip, gündem, ekonomi, sağlık, bilim, teknoloji ve yaşam alanlarında araştırmaya dayalı haberler, açıklayıcı içerikler ve rehberler hazırlar. "Editör" imzasıyla bugüne kadar 26.500’ü aşkın içerik yayımlanmıştır. "Editör" imzası tek bir kişiyi değil, İndigo Dergisi Yazı İşleri bünyesinde çalışan editör ekibini temsil eder. Bu imzayla yayımlanan her içerik araştırma, yazım, doğrulama ve editoryal kontrol aşamalarından geçer ve ortak bir ekip çalışmasının ürünüdür. Ekip, Yönetici Editör ve yayın yönetimi altında çalışır. Editör – Haber Merkezi, okurun kararlarını doğrudan etkileyebilecek sağlık, beslenme ve finans konularında ek özen gösterir. Bu alanlardaki içerikler güncel bilimsel verilere ve resmi kaynaklara dayanır. İndigo Dergisi hiçbir siyasi parti, ideoloji, dini oluşum ya da çıkar grubuyla bağlantılı değildir. Editör Masası, Basın Konseyi'nin Basın Meslek İlkeleri'ne uymayı taahhüt eder. Türkiye Gazeteciler Cemiyeti'nin Türkiye Gazetecileri Hak ve Sorumluluk Bildirgesi'ni ve İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi'ni benimser. Irk, renk, cinsiyet, dil, din, siyasi görüş, köken ya da ekonomik durum gözetmeksizin herkesin eşitliğini esas alır. Ayrımcı ve yanıltıcı içeriğe yer vermez. Köşe yazılarındaki görüşler yazarlarına aittir; Editör Masası habere ve bilgiye dayalı içeriklerden sorumludur.