Türkiye’de kaçak botoks operasyonları art arda gelirken kliniklerde “botoksum tutmadı” şikayetleri de artıyor. Medikal estetik uzmanı Dr. Merve Demir Güzel, bu şikayetlerin önemli bir bölümünün arkasında kaçak, sulandırılmış veya soğuk zinciri kırılmış ürünlerin bulunduğunu belirterek hastalara uygulama öncesinde flakonu görme haklarını hatırlatıyor.
Nisan ayında Iğdır’da jandarmanın durdurduğu bir araçta 12 bin 600 kaçak botoks ilacı ele geçirildi. Piyasa değeri yaklaşık 56 milyon 700 bin lira olan ilaçların güzellik merkezlerine dağıtılmak üzere hazırlandığı açıklandı. İstanbul’da daha önce düzenlenen benzer operasyonlarda da yüzlerce dolgu ve botoks ürününün yanı sıra dolgu eritmede kullanılan ilaçların ele geçirildiği bildirildi. Yani komplikasyon durumunda kullanılan panzehir bile kayıt dışı dolaşabiliyor. Operasyon haberlerinin ortak noktası ise soğuk zincirde tutulması gereken ürünlerin sağlıksız ortamlarda, sıradan depolarda saklanması.
“Tutmadı” şikayeti neden artıyor?
Uzmanlara göre “Geçen ay yaptırdım, hiç tutmadı” şikayetinin arkasında genellikle üç neden bulunuyor:
- Kaçak veya sahte ürün: İçeriği bilinmeyen, ruhsatsız yollarla ülkeye sokulmuş ürünler
- Aşırı sulandırma: Bir flakonun olması gerekenden fazla hastaya bölünmesi
- Soğuk zincirin kırılması: Ürünün taşıma veya depolama sırasında uygun sıcaklıkta tutulmaması
Botulinum toksin, sıcaklığa duyarlı bir protein. Üretimden uygulamaya kadar belirli bir sıcaklık aralığında tutulması gerekiyor. Bu zincir bir noktada kırıldığında ürün görünüşte aynı kalırken etkisini kaybedebiliyor.
Dr. Merve Demir Güzel, “tutmadı” diyerek gelen hastalara ilk olarak ürünü sorduğunu söylüyor: “Bana ‘tutmadı’ diye gelen hastaya ilk sorum şu oluyor: Uygulama sırasında flakonu gördünüz mü? Çoğu ‘hayır’ diyor. Bir kısmı ‘önceden hazırlanmış şırıngayla geldi’ diyor. Bu, ürünün ne olduğunu, ne zaman açıldığını, kaç kişiye bölündüğünü bilmediğiniz anlamına geliyor. Sonucun tutmaması bu senaryoda sürpriz değil.”
Kaçak botoksta etkisizlik en hafif sonuç
Kaçak ürünle yapılan uygulamanın riski botoksun tutmamasıyla sınırlı kalmıyor. İçeriği bilinmeyen bir ürün enjekte ediliyor ve sterilizasyon koşulları belirsiz. Ürünün gerçekten botulinum toksin olup olmadığı, hangi konsantrasyonda olduğu ve ne zaman üretildiği bilinmiyor. Sorun çıktığında başvurulacak bir üretici, ruhsat sahibi ya da sorumlu da bulunmuyor.
Demir Güzel, hastaların en çok küçümsediği riske dikkat çekiyor: “Kaçak ürünle yapılan bir uygulamada botoksun tutmaması aslında en iyi senaryo. Kötü senaryo, o şırınganın içinde ne olduğunu kimsenin bilmemesi. Ben hastalarıma şunu söylüyorum: Yüzünüze enjekte edilen şeyin adını, seri numarasını ve son kullanma tarihini görmek sizin hakkınız. Bunu göstermeyen yerden çıkın, gerekçe aramayın.”
Ruhsatlı ürün nasıl anlaşılır?
Türkiye’de botulinum toksin içeren ürünler Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu (TİTCK) tarafından ruhsatlandırılıyor ve TİTCK’nin ruhsatlı ürünler listesi kamuya açık. Hastanın kontrol edebileceği başlıklar şöyle:
- Ürün adı: Uygulanacak ürünün TİTCK ruhsatlı listesinde olup olmadığı
- Flakon: Orijinal ambalaj, etiket, seri numarası ve son kullanma tarihi
- Açılış: Flakonun hastanın önünde açılması
- Tedarik: Ürünün ecza deposu veya eczane üzerinden temin edilmiş olması
Demir Güzel, Sağlık Bakanlığı’nın daha önce illere gönderdiği yazıda medikal estetik kursu düzenlenmesinin ve sertifika verilmesinin yasak olduğunun hatırlatıldığına dikkat çekiyor. Yani duvarda asılı bir sertifika, uygulayıcının yetkisi ya da ürünün ruhsatı hakkında bilgi vermiyor.
Demir Güzel, kendi kliniğinde flakonu göstermeyi standart haline getirdiğini söylüyor: “Ben her hastanın önünde flakonu açıyorum, etiketi gösteriyorum. Bu bir jest değil, standart. Hasta ‘siz zaten doktorsunuz, niye bakayım’ diyor bazen. Ben de ‘bakın ki alışkanlık edinin, başka yere gittiğinizde de sorun’ diyorum. Bu soruyu sormaya alışan hasta, kendini korumayı öğrenmiş oluyor.”
Her “tutmadı” kaçak demek değil
Demir Güzel, şikayetin her zaman ürüne bağlanmaması gerektiğini de vurguluyor. Ruhsatlı ürünle yapılan uygulamalarda da beklenen sonuç alınamayabiliyor. Dozun kas yapısına göre yetersiz kalması, uygulama noktasının hatalı olması, sulandırma oranının yanlış hesaplanması ve nadiren vücudun toksine karşı direnç geliştirmesi bu nedenler arasında sayılıyor. Botoksun yüz bölgesindeki kullanım alanları için koruyucu botoks yazımıza da göz atabilirsiniz.
“Her tutmayan botoks sahte değil. Bazen doz o hastanın kasına göre az kalmış olur, bazen uygulama noktası kaymıştır, bazen de nadiren vücut direnç geliştirmiştir. Ama bu ihtimalleri konuşabilmek için önce ürünün ne olduğunu bilmemiz gerekir. Ürün belirsizse diğer her şey belirsizdir.”
Randevu öncesi kontrol listesi
- Uygulamayı yapan kişi hekim mi?
- Kuruluş, Sağlık Bakanlığı ruhsatlı bir sağlık tesisi mi? (Güzellik salonu bu kapsamda değil.)
- Ürünün adı size söylendi mi, TİTCK listesinde var mı?
- Flakon önünüzde açıldı mı?
- Etiket, seri numarası ve son kullanma tarihini gördünüz mü?
- Fatura veya fiş aldınız mı? (Sorun durumunda başvuru için gerekli.)
Sık sorulan sorular
Botoks tutmadıysa ne yapmalıyım?
Öncelikle uygulamayı yapan yere hangi ürünün kullanıldığını sorun. Net bir yanıt alamıyorsanız ruhsatlı bir sağlık kuruluşunda hekim değerlendirmesi alın.
Kaçak botoks nasıl anlaşılır?
Dr. Demir Güzel’e göre hasta için en güvenilir yol flakonu görmek ve ürün adını TİTCK veritabanından kontrol etmek. Önceden hazırlanmış şırıngayla gelen, ürünü göstermeyen uygulamalar uyarı işareti.
Güzellik salonunda botoks yaptırmak yasal mı?
Hayır. Botulinum toksin uygulaması yalnızca hekim tarafından ve ruhsatlı sağlık kuruluşunda yapılabiliyor. Uygulayıcı hekim olsa bile güzellik salonu bu kapsamda değil.
Ucuz botoks her zaman kaçak mı?
Fiyat tek başına gösterge değil. Ancak piyasa ortalamasının çok altındaki fiyatlar, ürün ve uygulayıcı hakkında soru sorulmasını gerektiriyor.
Kaçak ürünle işlem yaptırdıysam nereye başvurabilirim?
Sağlık sorunu yaşıyorsanız önce hekim değerlendirmesi alın. Şikayet için SABİM (184) ve TİTCK’ye başvurulabiliyor. Fatura, fotoğraf ve belgelerin saklanması önemli.



