Ana Sayfa Güzellik Estetik Diş beyazlatma mineye zarar verir mi? Sağlıklı beyazlatma için 7 öneri

Diş beyazlatma mineye zarar verir mi? Sağlıklı beyazlatma için 7 öneri

Estetik diş hekimliğinde en sık talep edilen işlemlerden biri olan diş beyazlatma, sosyal medyada yayılan yöntemler ve kolay ulaşılan ev tipi ürünlerle her geçen gün daha çok gündeme geliyor. Ancak daha beyaz bir gülüş uğruna bilinçsizce yapılan uygulamalar, diş minesinin zarar görmesinden hassasiyete ve diş eti sorunlarına kadar farklı problemlere yol açabiliyor.

Diş beyazlatma sonrası beyaz dişleri görünen gülümseyen bir kadının yakın plan ağzı

Diş Hekimi İpek Rizvan, her renk değişikliğinin aynı yöntemle giderilemeyeceğini ve beyazlatma öncesinde dişlerle diş etlerinin mutlaka değerlendirilmesi gerektiğini söylüyor:

“Dişlerin rengi yalnızca çay, kahve ya da sigaraya bağlı olarak değişmiyor. Yaş, genetik özellikler, kullanılan bazı ilaçlar ve dişin kendi yapısı da rengi etkileyebiliyor. Bu nedenle bir kişide başarılı olan yöntem başka bir kişide aynı sonucu vermeyebilir.”

Sağlıklı diş beyazlatma için 7 öneri

1. Önce lekenin kaynağını belirleyin

Dişlerdeki her koyu görünüm beyazlatma gerektirmiyor. Yüzeyde biriken plak, diş taşı ile çay ve kahve lekeleri profesyonel diş temizliğiyle önemli ölçüde azalabiliyor. Rizvan, “Öncelikle renklenmenin yüzeysel mi yoksa diş dokusundan mı kaynaklandığını anlamak gerekiyor. Bazen hastanın beyazlatma ihtiyacı olduğunu düşündüğü görüntü, yalnızca profesyonel temizlik sonrasında bile ciddi ölçüde değişebiliyor” diyor.

2. Limon, karbonat ve aktif kömürden uzak durun

Sosyal medyada önerilen limon, karbonat, aktif kömür ve benzeri uygulamalar diş yüzeyinde geri dönüşü zor hasarlara neden olabiliyor:

“Diş yüzeyini aşındırarak daha açık bir görüntü elde etmek, sağlıklı bir beyazlatma değildir. Özellikle asitli ve aşındırıcı maddelerin sık kullanılması diş minesini olumsuz etkileyebilir. Mine kaybı arttıkça dişlerde hassasiyet gelişebilir ve uzun vadede estetik açıdan daha olumsuz bir tablo ortaya çıkabilir.”

Bu yöntemlerin risklerini evde diş beyazlatma yöntemleri ve karbonat-limon tehlikesi yazımızda ayrıntılı olarak ele aldık.

3. Beyazlatıcı macunun sınırını bilin

Markette ve internette çok sayıda beyazlatıcı diş macunu bulunuyor. Bu ürünler özellikle çay, kahve ve sigaraya bağlı yüzey lekelerini azaltmaya yardımcı olabiliyor; ancak profesyonel diş beyazlatma ile aynı sonucu vermiyor. Rizvan, “Dişin kendi rengini birkaç ton açmak ile yüzeydeki lekeleri temizlemek birbirinden farklı işlemler” diyor.

4. Kahve ve çaydan sonra ağzınızı suyla çalkalayın

Yeniden renklenmeyi önlemede günlük alışkanlıklar da önemli. Kahve, çay ve yoğun renk pigmenti içeren içeceklerden sonra ağzı suyla çalkalamak işe yarayabiliyor:

“Her kahvenin ardından diş fırçalamak günlük yaşamda mümkün olmayabilir. Ancak ardından su içmek veya ağzı suyla çalkalamak, renk verici maddelerin diş yüzeyiyle temas süresini azaltmaya yardımcı olabilir.”

5. Fazla ürün, daha fazla beyazlık demek değil

Ev tipi ürünlerde en sık yapılan hata, kullanım süresini ya da miktarını artırmak. Ürünü önerilenden uzun süre diş üzerinde tutmak daha iyi sonuç vermiyor:

“Beyazlatıcı ürünlerde süre ve yoğunluk önemlidir. Daha hızlı sonuç almak amacıyla ürünü daha sık kullanmak ya da önerilenden uzun süre uygulamak diş hassasiyetini ve diş eti irritasyonunu artırabilir. Beyazlatma kontrollü yapılması gereken bir işlemdir.”

Selçuk Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Dergisi’nde yayımlanan bir derlemede de diş hassasiyeti, beyazlatma tedavilerinin sık görülen ancak genellikle geçici bir yan etkisi olarak tanımlanıyor.

6. Dolgu ve kaplamaları hesaba katın

Beyazlatma yalnızca doğal diş dokusunda etki gösteriyor. Ön dişlerinde dolgu, porselen kaplama ya da başka restorasyonlar bulunan kişilerde işlem sonrası renk farkı oluşabiliyor:

“Dolguların, porselenlerin veya implant üstü restorasyonların rengi aynı şekilde değişmez. Özellikle gülüş hattında mevcut restorasyonlar varsa işlem öncesinde renk planlamasının buna göre yapılması gerekir.”

7. Hassasiyet varsa önce nedenini araştırın

Beyazlatma öncesinde mevcut çürükler, çatlaklar ve diş eti sorunları değerlendirilmeli. Özellikle sıcak ve soğuğa hassasiyeti olanlar kontrolsüz uygulamalardan kaçınmalı. Rizvan, “Hastanın ağız sağlığı, diş yapısı ve hassasiyet düzeyi değerlendirilmeden herkes için aynı ürünü ve aynı yöntemi önermek doğru değildir” diyor.

Diş beyazlatmada hedef en beyaz değil, en doğal sonuç

Diş rengi; ten rengi, yaş, genetik özellikler ve doğal diş yapısına göre kişiden kişiye değişiyor. Bu nedenle gerçekçi bir beklenti önem taşıyor:

“Amaç mümkün olan en beyaz dişe ulaşmak değil; kişinin yüzüyle uyumlu, doğal görünen ve ağız sağlığını koruyan bir sonuç elde etmektir. Sağlıklı bir gülüşün yalnızca renginden değil, diş ve diş etlerinin bütününden söz ediyoruz.”

Profesyonel uygulamanın nasıl yapıldığını merak ediyorsanız diş beyazlatma tedavisi (bleaching) nedir yazımızı okuyabilirsiniz.

Diş beyazlatma hakkında sık sorulan sorular

Diş beyazlatma mineye zarar verir mi?

Hekim kontrolünde ve önerilen süre ile yoğunlukta yapılan uygulamalar kontrollü bir işlemdir. Asıl risk, limon ve karbonat gibi aşındırıcı yöntemler ile ürünlerin aşırı kullanımından kaynaklanıyor.

Karbonat ve limon dişleri beyazlatır mı?

Bu yöntemler diş yüzeyini aşındırarak geçici olarak daha açık bir görüntü yaratabilir; ancak mine kaybına ve hassasiyete yol açabileceği için sağlıklı bir beyazlatma sayılmaz.

Beyazlatıcı diş macunu işe yarar mı?

Yüzey lekelerinin azalmasına yardımcı olabilir; ancak dişin kendi rengini açan profesyonel beyazlatma ile aynı sonucu vermez.

Beyazlatma dolgu ve porselenlerin rengini değiştirir mi?

Hayır. Beyazlatma yalnızca doğal diş dokusunu etkiler; bu nedenle restorasyonu olanlarda renk planlaması önceden yapılmalıdır.

Diş beyazlatma sonrası hassasiyet normal mi?

Hassasiyet görülebilir ve genellikle geçicidir. Ancak işlem öncesinde de hassasiyet varsa nedeni mutlaka araştırılmalıdır.

Kaynaklar:

Diş beyazlatma (bleaching) yaptırmadan önce bunlara dikkat!

Editor
İndigo Dergisi Editör – Haber Merkezi, 2005 yılından bu yana yayında olan bağımsız dijital medya kuruluşu İndigo Dergisi'nin (indigodergisi.com) haber ve güncel içerik ekibidir. İstanbul merkezli ekip, gündem, ekonomi, sağlık, bilim, teknoloji ve yaşam alanlarında araştırmaya dayalı haberler, açıklayıcı içerikler ve rehberler hazırlar. "Editör" imzasıyla bugüne kadar 26.500’ü aşkın içerik yayımlanmıştır. "Editör" imzası tek bir kişiyi değil, İndigo Dergisi Yazı İşleri bünyesinde çalışan editör ekibini temsil eder. Bu imzayla yayımlanan her içerik araştırma, yazım, doğrulama ve editoryal kontrol aşamalarından geçer ve ortak bir ekip çalışmasının ürünüdür. Ekip, Yönetici Editör ve yayın yönetimi altında çalışır. Editör – Haber Merkezi, okurun kararlarını doğrudan etkileyebilecek sağlık, beslenme ve finans konularında ek özen gösterir. Bu alanlardaki içerikler güncel bilimsel verilere ve resmi kaynaklara dayanır. İndigo Dergisi hiçbir siyasi parti, ideoloji, dini oluşum ya da çıkar grubuyla bağlantılı değildir. Editör Masası, Basın Konseyi'nin Basın Meslek İlkeleri'ne uymayı taahhüt eder. Türkiye Gazeteciler Cemiyeti'nin Türkiye Gazetecileri Hak ve Sorumluluk Bildirgesi'ni ve İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi'ni benimser. Irk, renk, cinsiyet, dil, din, siyasi görüş, köken ya da ekonomik durum gözetmeksizin herkesin eşitliğini esas alır. Ayrımcı ve yanıltıcı içeriğe yer vermez. Köşe yazılarındaki görüşler yazarlarına aittir; Editör Masası habere ve bilgiye dayalı içeriklerden sorumludur.