Yırtık perde: Gerçek akıl işidir, doğru ise seçim işi

Aklın; gözlerimiz açık olarak göremediğimiz değerine karşı, akla gözü kapalı olarak iman etmediğimiz müddetçe sonsuza uzanan o perdenin üzerine zincir üstüne zincir vurulacak ve kendimizi özgür sanarak bütün bir hayatımızı yalana adayacağız! Bir güneş gibi tepemize dikilmiş ve beynimizi pişiren gerçekleri alıp ta bağrımıza basamayacağız ve yine bağrına bir hançer saplanmış olan ruh gibi ortalıkta kan ve revan içerisinde dolaşacağız.

Yırtık perde: Akıl

Her şey değişti ama her şey dönüşmedi. Doğrusu köleliğin yeryüzünden ne zaman kaldırıldığını hatırlamıyorum. Kaldırılmamış olabilir mi acaba? Yada acaba bizim ellere ve ayaklara takılan zincir olarak tanıdığımız kölelik, kölelik değil mi? Belki de yöntemler çok çok ilerledi! Zincirler artık zihinlere ve yüreklere vuruluyor. Akıllar çarpıtılıyor zihinler bulandırılıyor. Hangi konuda ne düşünmen gerektiği baştan sana paket olarak sunuluyor. Paketler çok çeşitli! Seç seçebildiğini ve özgür iradeni kullandığını zannet! Oysa her birinin içeriği bir diğeri ile özde bir. Kesin kontrolün şaşmaz taktiği. Her zaman etkili. Kontrolün ise derdi: İnsanoğlu verilen seçenekler içerisinde seçimini yapıp diğer seçeneklere asla yönelmemeli. Düşünmemeli. Düşünen insan tehdittir. Kontrole tehdit. Kontrol böyle algılar! Senin gerçek düşüncelerini daha sen düşünmeden senden çalar.

Perdeyi yırtma vaktidir bugün! Bugün aydınlık güneş ışıklarıyla kucaklaşma vakti! Vakit geç olmadan ve güneş batmadan açalım, açılmayan perdeyi. Perde, güçlü duvara sımsıkı çivili ve duvar çetin ve duvar zor! İnsan perdeyi yırtmaktan başka çare bulamıyor! Perde elbet yırtılacak, yırtılmazsa eğer duvar yıkılacak. Dışarıdaki gerçeğin ışığı ruhlarla bir olacak. İçerideki karanlık ise ışık tarafından hep kovalanacak. Ve perde!

Cehaletin göklere çıkarıp da yere bir türlü indirmediği gözü kapalı bağlılığı en azından akla uyarlamadığımız sürece göklerdeki cehalet yerlerdeki aklı dirhem dirhem eritecek ve hükmünü sürecektir. Akla gözü kapalı bağlı olanın aklı başına gelir! Bu kör bağlılıklar, içinde yaşadığını keşfediştir. Aklı başında olanın derdi akılsız olan her işi terk etmektir. Körü körüne bağlılığı terk etmek için kendinizi akla tamamen ve koşulsuzca ve mutlak manada teslim edin!

Gerçek akıl işidir, doğru ise seçim işi.

Doğruyu tecrübe etmek için yada deneyimlemek için gelmedik, gerçeği deneyimlemek için buradayız. Gerçek akıl işidir, doğru ise seçim işi. Seçimlerimiz bizlerin doğruları ama gerçek bizlerin tabi olduğudur. O halde tüm yanılsamalardan sıyrılalım. Gerçeğe akıl köprüsüyle uzanan yolları açalım. Aklı isteyelim ve akılla bilelim. Tutkulardan uzak duralım. Tutkular bağımlılık ve her bağımlılık bir kölelik! Akıllıca isteyen zaten alması gerekeni bilir. Ne alması gerektiğini bilmeyen istese bile o istek değildir. Beni oyala demektir. Bu nedenle sırlar ifşa edilemiyor ve sadece hazır olanlar gerçeği kavrıyor.

Yürekleri acıdan kıvrım kıvrım kıvrandıran manzaralar karşısında zaten önünde hiç başımı kaldırmadan secdeye kapandığım bilgiye olan imanım daha da artıyor. Özgür iradesini bilmeye adamamış ve bilmek adına kendisini yüce dağlara vurmamış olmak, iradesini akan zaman nehrine gönüllü teslim etmektir. Zamanda savrulup gitmektir. Midesi ile hormonları arasında seyahat edip duran bir bilinç, bilinç değildir.

Yeryüzünün varolduğu o doğum gününden beridir insanlığın büyük bir dirençle reddettiği büyük akıl oluşumuna doğru küçücük adımlarla bile olsa yönelen tüm büyük şuurlara selam olsun! Adımın küçüklüğü önemli değildir. Adım atmak yönelişin büyüklüğüdür. Çünkü bilmek çaba ve faaliyet gerektirir ve sonunda bizlere kesinliği verir. Bunun için sorular kapısından koşar adım içeriye girmek gerekir. Soru sormak çok akıllıcadır. Bizleri bilmeye ulaştıracaktır.

Özelde herhangi bir şeyi genelde ise her şeyi aklımızla biliriz. Aklımız onay verdiği için algılar dünyasından haberliyiz. Akıllarımızı başlarımızdan “çaldırmamak” için sımsıkı tutalım ve ardından özgürce sorular soralım. Sorularına engel oluyorlarsa eğer demek ki aklının peşindeler! Sorular bir yanıt arar. O yanıtın ardında bir gerçeği kavrar. Sorularınızı özgürce sorabilin ki ulaşacağınız gerçekler sizlerde kalsın. Akıl hırsızlığı mağdurları ortalığı kaplamasın.

Bir yağmur gibi yağıyor tepemizden sağanak mı sağanak! Başlarımızı nereye çevirip te baksak? Nereye kaçsak kurtuluş yok. Etraf bombardıman! “bilgi mağduru” çok! Her şeyi bilenler arıyorlar bir tek şey bilenleri. Emir büyük yerden onlar bulunup hemen yola getirilmeli. Her ne durumda olursak olalım. Yaşamımızda neşesiz kalmayalım. Kara gökler gibi tepemizde belirivermesin üzüntüler. Yok edilmesin neşeyle pır pır uçan yürekler. Yüreği temiz, aklı temiz, ruhu temiz bir yeryüzü hayali bence olası!

Koruyucu olan sadece ve sadece bilgidir

Koruyucu olan sadece ve sadece bilgidir

Aşağı yukarı ortalama bir yaşa sahip her insanın bir şekilde sezdiği ama üzerine bir türlü gitmediği ve derinden derine içini kemiren bir şeyler olmalı. Bu dünyada bir şeyler farklı gidiyor. Bir şeyler olması gerektiği gibi değil. Bir şeyler hep sır örtüleriyle gizlenmiş ve yine bir şeyler var. Düşünmen bile engelleniyor. Evet bir şeyler oluyor ve bitiyor bu dünyada. Sezmek bile psişik koruma sağlar. Sezgisel insanlar daha temkinlidir. Çünkü koruyucu olan sadece ve sadece “bilgi”dir.

Fiziksel olana dayalı ve sonrasında akılları baştan alıcı bir travma yaratan hormonal aşklarla bütün bir aşk serüveni boyunca acı çekip duracağımıza “bilgiye” ve “akla” aşık olalım daha iyidir. Hormonların yüceltilmesindense bilgi yüceltilsin ve akıl ile aşkın bilginin gönül nikahı kıyılıp bütün bir insanlık buna şahit gösterilsin. Olası işlerle olmazlar bile olur ve eğer niyetlerimiz keşif üzere ise aklın tahtı yeryüzüne kurulur ve bilir insan bilinmez gerçeği ve anlar insan aklın vardırdığı biricik “birliği”. Aklın yolu “bir”dir. “Bir” ise aklın ta kendisidir. Gördüğünüz gibi aklımdan zorum olsa gerek ki, neler hayal ediyorum. Ama hayallerimde sadece gerçekten özgür olduğumu biliyorum.

Aslı Kaynak: Melek olmaya kanat çırpan esmer bir güvercin